Son Güncelleme: 27 Şubat 2016 13:55 Çorum Alperen Ocakları Şube Başkanı Fatih Yücel, 28 Şubat darbesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.
Yücel, 28 Şubat post modern darbesinin memleketin makus talihinde kara bir gün olduğunu söyledi.
Yücel açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Yüksek bürokrasi, sermaye, basın ve cuntanın uluslararası taşeronlarının yıllardır yaptıkları, Türkiye için öngördükleri statükoyu bozdurmamak ve taşeronlukla kazandıkları imtiyazları kaybetmemek adına irtica tehdidini bahane ederek, Türk milletine, onun maddi ve manevi değerlerine karşı yapılan alçakça bir saldırıdır.
Hukukun ve en temel insan haklarının ayaklar altına alınıp çiğnendiği, yıllardır Anadolu sermayesi olarak Anadolu insanının birikimlerinin küresel emperyalist sermayeye kurban edildiği bir gün… Bu tarihin aktörlerini ve bunun arkasında hangi alçaklıkların tertip edildiğini gayet iyi biliyor ve asla unutmuyoruz, unutturmuyoruz.
Devletin sırtına yapışmış, devletten beslenen, devletin kanını emen asalak sermayenin efendilerinin emrinde, büyük patronlarının kılıcını kuşandığı ve büyük patronlarının kılıcını salladığı bir “demokrasiyle savaş” ın adıdır.
Millî irâdenin tecellîgâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni saf dışı bırakan, varlığını hiçe sayan bir müdahalenin seyredildiği bir korku ve baskı kurma filminin sahnesidir.
Türk milletinin oyları ile yetki verip, iktidar yaptıklarının susturulduğu o dönemde, darbecilere, cuntacılara, post moderncilere, küresel emperyalistlere, velhasılı milletin aleyhinde olan tüm şer odaklara karşı meydan okuyan, millet hukukunu yiğitçe savunan, bir koca yürek vardı meydanlarda. “Ben milletim uğruna adamışım kendimi” diyerek Allah’tan başka hiçbir şeyden korkusu olmayan, “Zulüm Azrail olsa hep hakkı tutacağım” sözüyle imanından şüphe ettirmeyen, meydanlarda ki tavrı net olan, DİK duruşun ismi Şehid Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu süreçteki tavrı olabildiğince yerinde ve anlamlı olmasıyla birlikte net bir tavırdır.
“Namlusu milletine çevrilmiş bir tanka selam durmam” diyen liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu “Türkiye Cezayir olmaz, İran olmaz, Suriye olmasına da biz müsaade etmeyiz.” diyerek, kirli mahfillerin karanlıkta kalan necis suretlerini ifşa eden Türklük ve İslam sevdalısı Yiğit Adam, herkesin sustuğu yerde o haykırdı, mağdur edeninden mağdur olanına kadar herkesin hesap yaptığı o dönemde o hesap yapmadı ve yapılan kirli hesapları o bozdu.
Ülkeyi kaosa götürmek için her dönemde rol oynayan bütün demokrasi dışı odaklar hukuk önünde hesap vermelidir” şeklinde açıklamada bulundu.



30 Milyonluk Dolandırıcılığı Önledi
Alaca’da Gönüllere Dokunan Din Görevlisi
50 Yıllık Evlilik Hikayesi Gençlere Örnek Oldu
Yusuf Aygün İçin Son Görev
Kalp Krizi, Genç Yaşta Hayattan Kopardı
