Son Güncelleme: 21 Mart 2016 09:16 Memur-Sen il Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, gündemde olan terör olayları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Saatci ”Kardeşliğimize, birliğimize, istikrarımıza, huzurumuza ve değerlerimize yönelik yapılan hain saldırıları kınıyor, bu toprakları terörün mekânı haline getirmek isteyenleri lanetliyoruz” dedi.
Terörün ana muhalefetin yerine geçmeye çalıştığını ifade eden Saatcı, “Bu ülkede terör ana muhalefetin yerine geçmeye çalışıyor. Çünkü ana muhalefet boşluğu ya da muhalefet partilerinin ürettiği boşluğu terör değerlendirmeye çalışıyor. Bu ülke bu açmazdan kurtulmalıdır. Bu ülkenin altına dinamit koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütleri ve destekçileri başarılı olamayacak. Milletimize düşen görev; birlik ruhu içerisinde, ortak akılla, aklıselime dayalı olarak teröre, terör örgütlerine, terörü besleyen ve yönlendiren kirli odaklara karşı yekvücut olmaktır. Hep birlikte medeniyet değerlerimizi kuşanarak uluslararası şebekeler tarafından desteklenen terör belasını alt edeceğiz. Tek yürek olarak kardeşliğimize kast edenlerin kirli emellerini boşa çıkartacağız. Tetikçileri ve tetikçilerin üst akıllarını el birliğiyle alt edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye karşı kurulan tuzakların her dönem karşında dimdik duran bir Memur-Sen olduğunu hatırlatan Saatcı,“Bir sendikadan çok öteyiz. Biz biliyoruz ki bu ülke korku tünelinde çıkmazsa ensesinde soluyan diz çöktürmeye çalışan parazitler milletin sırtında sökülüp atılmazsa bizim alacağımız kazanımların hiçbir anlamı yok. Ekonomik anlamda yapılacak iyileştirmelerin hiçbir anlamı yok. Çünkü hepsinin kaybedilmesinde bir düdük yeterlidir. Bu ülkede ekonominin bir süre toparlanamamasının ve her defasında bütün kazanımların sıfır noktasına dönmesinin arkasında yatan temel neden bu ülkede ham demokrasinin tam demokrasi olmayışı bu ülkede istikrarın bir türlü yakalanamayışı ve ensemizde her zaman tehdit savuranların hükümdarlığının devam etmesinden kaynaklanıyor. Onun için Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen ailesi olarak biz konuda ülkenin önünün açılması için vesayetçilerin değil millet ve millet iradesinin yanında yer aldık. Kim ne zaman bir tuzak kurduysa biz onun karşısına dikildik. 17-25 Aralık’ta millete küresel aktörlerin kurduğu tuzağın farkına vararak bu küresel bir operasyondur, Türkiye’ye operasyon çekiliyor. Bunun anlamı budur diyerek biz direniş gösterdiğimizde bize tepki gösterenler daha sonra bize hakkı teslim ettiler. Gezi’de emek örgütleri sokağa indirilip onlar üzerinden toplum karıştırılmak istenilerek mahşeri cümbüşçüler alana çekilip Türkiye’de yeniden 28 Şubat yaşanmaya çalışıldığında Soros’un projesi diktatörlükten demokrasiye modülleri adım adım uygulandığında o sokak hareketi tetiklendiğinde ve küresel oyun ortaya konulduğunda biz karşı çıktık” diye ifade etti.
Ülkenin altına dinamit koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütlerinin bu ülkede başarılı olamayacaklarını dile getiren Saatcı, “Bu ülkede Çanakkale ruhu gerçekleşecek. Etnik ayrışmalar bitecek. Yeniden kucaklaşmalar gerçekleşecek. Bu ülkenin altına dinamit koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütleri bu ülkede başarılı olamayacak. Bu ülke kendisinden beklenen kalkınmayı gerçekleştirerek mağdur ve mazlum coğrafyalarda yurtdışına çıktığımızda bizi gören gözyaşındaki ışıltıyla bizi kucaklayan bağrına basan ve ne zaman neredesiniz diyen insanların çağrısına cevap veren bir ülke haline gelecektir.”
Ülkenin altını oymaya çalışanların dokunulmazlığının olmaması gerektiğini ifade eden Saatcı, “Mecliste dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki ortaya konan iradeye sonuna kadar destek veriyoruz. Kürsü dokunulmazlığı hariç. Bu ülkenin altını oymaya çalışanların dokunulmazlığı olmasın. Bu ülkenin kaynaklarını cebine aşırmaya çalışanların dokunulmazlığı olmasın. Bu ülkede millete, vatana, insana, medeniyete, mazlum coğrafyalara, Türkiye düşmanlarına hizmet üretenlerin kürsüde sözünü söyleme fikrini açıklama hürriyeti dokunulmazlığı her zaman olsun” dedi.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için İstanbul Valiliğine giderek Taksim’i istediklerini vurgulayan Saatcı,“Bu ülkede terör ana muhalefetin yerine geçmeye çalışıyor. Çünkü ana muhalefet boşluğu ya da muhalefet partilerinin ürettiği boşluğu terör değerlendirmeye çalışıyor. Bu ülke bu açmazdan kurtulmalıdır. Siyaset bizim işimiz değil. Biz sendikayız. Ama siyasetin bıraktığı boşluklar ve ürettiği sorunlar bizi doğrudan etkiliyor. Emek ve Dayanışma Günü bu ülkede karışma gününe dönüşüyor. Çatışma gününe dönüşüyor. Taksim üzerinden üretilen gerginlikle ülkeye korku sarılıyor. Bütün millet tedirgin ediliyor. Ülkenin bütün kaynakları bir anlamda hırpalanmaya, heba edilmeye çalışılıyor. Memur-Sen olarak İstanbul Valiliğine başvurarak bu kez Taksim’i biz istiyoruz dedik. Adam gibi 1 Mayıs nasıl yapılır bunu da görsünler istedik” ifadelerini kullandı.
Terörün bitirilmesiyle yeni destanların önünün açılacağını belirten Saatcı,”Gençlerimizin küresel rekabete göre kendilerini hazırlamaları gerekir. Türkiye, bilimde, ekonomide, kültürde, sanatta, edebiyatta, sporda kısacası her alanda 21. Yüzyılın destanlarını yazmalıdır. Zaman, teknolojik gelişimde, üretimde, istihdamda destanlar ortaya koyma zamanıdır. Yeni Aziz Sancar’lar olma, yetiştirme zamanıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle Büyük Memur-Sen ailesi olarak, geleceğini kan ve rant üzerine kurmuş terör örgütlerini ve destekçilerini kınıyor, bölgesinde huzuru, demokratik kültürü, kardeşlik ve birlik iklimiyle öne çıkan Türkiye’nin yolunu kesmek, Güçlü ve Büyük Türkiye yolculuğunu sona erdirmek isteyenleri lanetliyoruz. Terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.



“20 Maddelik Talepler Bakan Işıkhan’a Sunuldu”
İmparator 380 Bine Satıldı
Hemşehrimiz Dekan Oldu
Yargı Mensuplarından Belediye Başkanı Şerif Arslan’a Ziyaret
Zehir’den Çorum Emniyeti’ne Polis Haftası Ziyareti
