Son Güncelleme: 6 Nisan 2016 11:42 Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri kapsamında Kaleli Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nda ‘Günümüz Gençliği ve Hz. Peygamber algısı’ konulu konferans gerçekleştirildi.
Yapılan açıklamaya göre, Geçtiğimiz Cuma günü “Kutlu Doğum Haftası” Kutlama Etkinlikleri kapsamında ; Hitit Ünv.İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı ve Hitit Ünv .Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yrd.Doç.Dr.Yakup Coştu’nun “Günümüz Gençliği ve Hz.Peygamber Algısı” konulu konferansı ile Hitit Üniversitesi İlahiyat Fak.Tefsir Anabilim Dalı Öğr.Gör.Ebubekir Atalay Yönetimindeki Tasavvuf Musikisi Konseri; Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Bşk.Selahattin Kaleli ve aile üyelerinin de davetli olarak katıldığı program, Kaleli Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu konferans salonunda öğrencilerin de yoğun katılımlarıyla coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi.
İstiklal Marşının okunması ile birlikte İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Selahattin Öz tarafından okunan Kuran-ı Kerim Tilaveti ile vatanımız,milletimiz ve bayrağımızın ebediyyen dalgalanması için şehit düşen tüm şühedanın ruhu için yapılan duayla program başladı.
Açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Yurt Müdürü İsmail Tuncel konuşmasında şunları belirtti: “Peygamberler, beşeriyetin başlangıcından itibaren Yüce Allah tarafından insanlara hidayet rehberi olarak görevlendirilmiş seçkin kullardır. Onlar en güzel ahlâk ile donatılarak insanlığa örnek olarak sunulmuş ve kendilerine itaat edilmesi istenmiştir. İlk insan Hz. Âdem (as) ile başlayan bu risalet zinciri, son peygamber Hz. Muhammed (sav) ile sonra ermiştir. Artık ondan sonra başka ilahî elçi gönderilmeyecektir. Dolayısıyla O, insanlığın hidayeti ve kurtuluşu için tek umut, son şansıdır. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunan, son hidayet rehberi Allah Rasûlü’nün (sav) insanlığa yol göstericiliğinin devamı ise onun en doğru şekilde tanınması, insanlara tanıtılması, daha sonra da bütün bir hayat için örnek alınmasıyla mümkün olacaktır.Günümüz insanının Hz. Peygamber’i (sav) anlaması konusunda takip edilmesi gereken adımlardan biri de, kanaatimizce onun insanî-beşerî yönünün öne çıkarılarak takdim edilmesidir. Peygamberler ilahi tebliğin insanlara ulaştırılması için Allah tarafından seçilmiş müstesna şahsiyetlerdir. Onlara diğer insanlarda bulunmayan mucizeler, ismet (günahtan korunma) sıfatı gibi beşer üstü özellikler verilmiştir ki, bunlar aynı zamanda peygamberliğin de şartlarındandır. Ancak buna rağmen peygamberler birer insandırlar. Esasında bizzat kelime-i şehâdetin muhtevası bu hususu açık bir şekilde gösterir.” dedi.
Konferansını vermek üzere kürsüye gelen Hitit Üni.İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı ve Hitit Üni.Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yrd.Doç.Dr.Yakup Coştu ise sözlerinde şunları belirtti: “Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), İslam dinini tebliğ eden ve getirdiği dini bizzat yaşamında tecrübe ederek insanlara gösteren ve öğreten kişidir. Allah’ın kendisi aracılığıyla gönderdiği dini, belirli bir zaman diliminde, belirli bir sosyal-kültürel ve ekonomik bağlam içerisinde kendi hayatıyla somutlaştıran, dönemindeki ve sonrasındaki tabi olanlar/olacaklar için örneklik teşkil eden kişidir, Hz. Peygamber. Peygamberin kendisi, sahabeler ve sonraki Müslümanların İslam’ı tecrübe etmelerinde önemli bir rol model olmuştur.
Din sosyolojisi bilimi, din ve toplum arasında karşılıklı bir etkileşimin olduğundan bahseder. Bu etkileşimde, bir taraftan din, içerisinde sosyalleştiği toplumsal sistemi şekillendirirken, insanlara anlam ve aidiyet hissi verirken, onlara zihniyet kazandırırken, öte yandan da toplumsal sistemin, inananların dini algı, dini yaşam ve tecrübe ediş biçimi üzerinde etkisi bulunmaktadır.
Günümüzün küresel dünyasının oluşturduğu sosyal gerçeklik, tarihsel süreç içerisinde eşi ve benzeri görülmemiş bir değişim ve dönüşüm hızına sahiptir. Çoğunlukla teknoloji merkezli olarak ortaya çıkan ve hayatın hemen hemen tüm alanını etkileyen bu toplumsal ve kültürel değişimler, insanların zihin dünyalarında, tutum davranışlarında muazzam bir farklılaşma kaynağı olmuştur.İçinde yer aldığımız günümüzün sosyal gerçekliği, tutum ve davranışlarımızı, zihniyetimizi etkilediği gibi, dini tutumlarımız ve dinsel zihniyet kalıplarımızı da şekillendirmektedir. Söz konusu bu sosyal gerçeklik, insanların Peygamber algısı üzerinde etkili midir? Peygamberin, tarihsel süreç içerisindeki rol model oluşu, günümüzün küresel ve modern dünyasında hala geçerli midir? Eğer, geçerli ise, Peygamberin rol modelliğini ve İslam’ı tecrübe ediş biçimini nasıl anlamalıyız? Günümüz gençliğinin sosyalleşme sürecinde, içinde yaşanılan sosyal gerçeklik belirleyici ve yönlendirici bir rol oynamaktadır. Buna göre; Gençlerin din algısı ve özelde de Hz. Peygamberin rol model oluşu algısı nasıl şekillenmektedir? Gençlerin sağlıklı bir dini sosyalleşme süreci yaşayabilmeleri, marjinallikten ve radikallikten uzak bir din algılarının oluşabilmesi ve de Hz. Peygamber’in kendileri için rol model olabilmesi için şu hususlara dikkat edilmesi önerilebilir: *Hz. Peygamberin İslam’ı tebliğ ederken ve yaşarken, belirli bir zaman diliminde ve sosyal kültürel bağlam içerisinde yaşadığı gerçeği unutulmamalıdır. *Hz. Peygamberin, yaşadığı zaman diliminden ve sosyo-kültürel bağlamdan kaynaklı zorunluluklar ile dini emir ve yasaklar arasındaki işlevsel bağlantının farkına varılarak, her iki gerçeklik birbirinden ayrılmalıdır. *Hz. Peygamber’in rol model oluş biçiminin, bağlamsal şartların üstünde ve ötesinde bir gerçekliğe sahip olduğu düşünülmelidir. *Bağlamsal şartlar ve zorunluluklar, dini bir algı olarak görülmemelidir.
Buradan hareketle; Günümüzün küresel dünyasının sosyal gerçekliğinin farkına varılmalı ve bu yadsınmamalıdır. Hz. Peygamberin rol modelliğinin (bağlamsal zorunluluklarının dışındaki) öz izdüşümleri takip edilmelidir.” diyerek konferansını tamamladı.
Konferansın arkasından sahne alan Hitit Üniversitesi İlahiyat Fak.Tefsir Anabilim Dalı Öğr.Gör.Ebubekir Atalay Yönetimindeki Tasavvuf Musikisi Konseri geceye adeta manevi bir ziyafet katarak dinleyicilerin gönlünü ve ruhunu huzurla doldurdu. Kutlu Doğum Haftasının coşkusu ve Peygamber Aşkını gönüllerinde hisseden davetli ve öğrencilerimiz; Çeşitli makamlarda seslendirilen ilahi, naat ve kasidelere de zaman zaman eşlik ettiler.
Programa katkılarından dolayı Kaleli Şirketler Grubu Yön.Kur.Başk.Selahattin Kaleli ve Yurt Müdürü İsmail Tuncel tarafından Doç.Dr.Yakup Coştu, Yrd.Doç.Dr.Selahattin Öz ve Öğr.Gör.Ebubekir Atalay’a plaket takdim edilirken; tüm Musiki Heyetine çiçek takdim edildi.
Yine tüm öğrenciler adına yurttaki fakülte temsilcileri olan; Yurt Öğrenci Temsilcisi Damlanur Şenel, İ.İ.B.F adına Merve Çelik, Fen Edb.Fak.adına Merve Topallı, S.Y.O adına Huri Özkul, Mühendislik Fak. adına Tuçe Şen, İlahiyat Fak. adına İrem Aydın ve M.Y.O adına Hatice Kübra Akgül isimli öğrencilere , Emine Ejder Kaleli ve Zehra Emre Kaleli tarafından çiçek takdim edilerek hatıra fotoğrafı çektirildi.



O Bahçeye Teras Bahçe ve Yer Altı Otoparkı Yapılacak
Çimento Arazisindeki Büyük Dönüşümün İhalesi 21 Nisan’da
ÇORBİS’te Uygulama ve Kilit Sistemi Yenilendi
Çorum’a Yeni Kardeş Şehir
Atık Su Arıtma Tesisi İçin Meclisten Önemli Karar
