‘’Başın selametini istiyorsan dilini tut, ağzından yakışıksız söz kaçırma. Söz bilerek söylenirse bilgi sayılır; bilgisizin sözü ise kendi başını yer. Söz söylemek faydasız değildir; ama çok sözden de fayda görmedim. Sende sözü sırasında ve az söyle.’’ (Yusuf Hashacib)
İnsanlar düşüncelerini ve iyi niyetli fikirlerini açık ve net dile getirerek samimiyetlerini ortaya koymalıdır. İçten pazarlık, hoş gözüküp saman altından su yürütmek, aldatmak, alavere dalavere ile dümen çevirmek, kişilik bozukluğunun tezahürüdür. Söz kurşun gibidir, ağızdan çıktığı vakit bir daha geri dönmez. Nerede ne konuşacağımızı söylemeden önce tartmalıyız.
Cemiyet hayatında, veya birebir diyaloglarda mutlaka güven aşılayan, adeta söz senettir düsturu ile hareket ederek güven kazanmak, inandırıcı olmak, samimiyetin ve insan olmanın özüdür. İnsanın en yumuşak hali merhametidir, incitmemek, incinmemek için kılı kırka yarar, bu durumdan kendine pay çıkartamayan kalbi kara güruh, bunu bir silah gibi kullanır ve karşı tarafın insan olma zaafını kötüye yorar.
Bölgemizde cereyan eden hadiseleri analiz edip ders çıkartamayanlar at gözlüğü takmışcasına bakar körler, düzenin eski zaman diliminde olduğu zannına kapılan gafiller yarını düşünmeden sanki köprüden önce son çıkış misali hareket etmektedirler, ancak yolun sonunun çıkmaz sokak olduğunun farkında değiller, bir galip edasıyla hareket etmektedirler.
Önce söz verip sonra dönenlerin akıbeti bellidir, sanmayın ki herkesi parmağınızda oynatırsınız, işi geciktiririz zihniyeti, ancak devlet uyumaz, yaşlanmaz, aklı zindedir daima yapılan hamleleri görür, yeri ve zamanı gelince gereğini yapar. Suriye’de cereyan eden hadiselerin galibiyetle sonuçlanacağını sananlar, dışarıdan yardım dilenenler, papaya çağrıda bulunanlar, ağlayarak Trump’a yalvaranlar dün kafa tuttuğunuz kapıya muhtaç oldunuz, nerede o aslanlar, 200,000 kişilik ordu saniyesinde söndü yaptıklarınızın bir gün karşınıza çıkacağını unutmayın, aklı selim hareket edin toplumun menfaatleri doğrultusunda uzanan eli bırakın tutmayı öpün baş üstü yapın.
Bu bölgede hiç bir zümreye devletçikler kurdurmazlar kolay lokma olur yutulursunuz, oyuncak olmayın, sahte vaatlere kanmayın birden boşlukta kalırsınız.
Kapitalist, emperyalistler çıkarları kadar seni besler zamanla daha güçlü birisi çıkarsa derhal dost değiştirir, nihayetinde ABD ‘’ biz size destek verdik DEAŞ için şimdi meşru Suriye hükümeti var’’ sizinle işi bitti bu kadar net. Batılı ülkeler bir bir ardınızdan çekildi tek başınıza kaldınız unutma devletle baş edemezsin, çünkü sen devlet değilsin. Bölgede yaşayan insanları topraklarından koparıp ülkemize entekre etme arzusu şahısların kendi düşünceleridir, herkes bulunduğu yerde yaşasın.
Siyasiler ve avaneleri ver yansın ediyor yüz yüze gelince gayet saygılı, Müşvik fakat halkın karşısına çıkınca aslan kesiliyorlar, mal bulmuş mağribiler bu iş şaka değil, devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz herkes aklını başına alsın, bugün sarf ettiğiniz sözler yarın sizin karşınıza kurşun gibi çıkar incitir, incinmek istemiyorsanız, incitmeyin. Perde arkasında paslaşan muhalefet, devletin bekasını düşünmeden rol kesmeye çalışıyor, yapıcı değil yıkıcı tavır ve davranışlar sergiliyorlar. Sonuçlarını tahmin edemediğiniz hiç bir hususta ahkam kesmeyin özünüz ne ise sözünüzde o olsun, verilen sözler yerine getirilsin.
Toplumun büyük kesimi devletin attığı adımı destekliyor ancak tabanı kaybetme korkusu ne yazık ki yanlış üstüne yanlış yaptırtıyor, içinden çıkılmaz hal alıyor. Hiç bir kimse kimseyi irdelemiyor, varlıklarından rahatsız olan yok, hal böyle iken rahatı yerinde olan insanları huzursuz etmek, kaos çıkartarak toplum üzerinde stres yaratmak sadece ortamı germeden başka bir yere gitmez. Bölgede hasıl olan depremleri propaganda malzemesi yapmayı siyaset sanan utanmazların iyi niyetli olmaları söz konusu olamaz.
Show yaparcasına sınırda grup toplantısı yapıp adeta gövde gösterisi yapanlar meydana gelecek hadiselerden de bizzat sorumludurlar, yangına körükle gitmek ateşi harlamaktır.
Suriye’de cereyan eden olay onların kendi iç meselesidir, egemen bir ülkenin içerisinde hasıl olan her hadiseye parmak basmak iç karışıklığa sebep olmak demektir ki bu bir savaş ilanıdır, Suriye sınırları içerisinde ikamet edenler o ülkenin tebasıdır, yaşanan ve yaşanacak tüm hadiseler dışarıdan başka bir zümreyi, ülkeyi, STK yı bağlamaz. Yarın ülkemiz sınırları içerisinde böyle bir hadise vuku bulursa batıdan veya güçlü olan ülkelerden destek mi istenecek, zihniyet bu, ancak öksüz kaldılar, terk edildiler.
Sırtlarını dayadıkları dağlar buzdan ibaretmiş güneşin vurması ile eridi, sırt üstü kündeye geldiler, elin atına binen tez iner.
Bir hareketi başlatmadan önce o konuda tüm zararı, ziyanı hesap etmek, oluşa bilecek zorlukları göğüslemek için tedbirler almak gerek, yıllarca insanımızın kanını emen bu embesiller şimdiye kadar dış besleme ile bugünlere geldiler, ancak bir gün bunun biteceğini tahmin etmediler, hali malum olanı yarını olmaz, yine bir sahip bulur ona tabi olur çünkü fıtratında asalaklık var, asla kendi ayakları üzerinde duramaz. Aklı selim olun size uzanan eli sıkı tutun, öpüp baş üstüne koyun.
‘’ Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiridir.’’ (Yusuf Hashacib)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK



Demokrasi Kime Göre, Kıyafet Neye Göre?
Sevgi Kurtarır
Çorum’a Dair
Nasıl Bir Çağ?
İnsanı Geçmişiyle Taşlamak
