Blog

  • Uğur Canbaş Hayatını Kaybetti

    Uğur Canbaş Hayatını Kaybetti

    Çorum’un tanınmış ve sevilen simalarından, Köy Hizmetleri’nden emekli Uğur Canbaş yaşamını yitirdi. Canbaş’ın vefat haberi, ailesi ve sevenleri başta olmak üzere kendisini tanıyan herkesi derin bir üzüntüye boğdu.

    Ailesini ve Sevenlerini Yasa Boğdu

    Emekli öğretmen Zeycan Canbaş’ın eşi, Cüneyt Canbaş ve Bülent Canbaş’ın babası olan merhum Uğur Canbaş, çevresinde sevilen ve saygı duyulan kişiliğiyle tanınıyordu. Merhumun vefatı, Çorum’da büyük bir teessürle karşılandı.

    Cenazesi Perşembe Günü Defnedilecek

    Merhum Uğur Canbaş’ın cenazesi, 4 Haziran 2026 Perşembe günü öğle namazına müteakip Hıdırlık Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Hıdırlık Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacak. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.

  • PFDK’dan Arca Çorum FK’ya Ceza Yağdı

    PFDK’dan Arca Çorum FK’ya Ceza Yağdı

    Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trendyol 1. Lig Play-Off mücadelesinde deplasmanda Esenler Erokspor ile karşılaşan ARCA Çorum FK ile ilgili disiplin kararlarını açıkladı. Kurul, yaşanan olaylar neticesinde kulübe ve bir idareciye çeşitli cezalar verdi.

    Taraftar Olaylarına Para ve Bloke Cezası

    24 Mayıs 2026 tarihinde oynanan Esenler Erokspor – ARCA Çorum FK maçında, Çorum FK taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat eyleminin bu sezon misafir olunan maçlarda ilk kez gerçekleştirilmesi sebebiyle kulübe ‘İhtar Cezası’ verildi. Ancak bu eyleme karışan Kuzey Alt Tribün B, C, D ve E numaralı bloklardaki taraftarların elektronik bilet kapsamındaki kartları bloke edilerek, bir sonraki deplasman maçına girişleri engellendi.

    Bunun yanı sıra, aynı müsabakada taraftarların neden olduğu saha olayları sebebiyle ARCA Çorum FK’ya 220.000 TL para cezası kesildiği duyuruldu.

    Kulüp Yöneticisine Ağır Ceza

    PFDK’nın açıkladığı kararlarda sadece taraftar olayları değil, idareci eylemleri de yer aldı. Aynı müsabakada görevli resmi güvenlik görevlilerine yönelik hakareti nedeniyle ARCA Çorum FK idarecisi Mehmet Akif Boyraz’a, 75 gün hak mahrumiyeti ve 120.000 TL para cezası verildiği açıklandı.

  • Çorum Açık Ateş Etkinliği Başlıyor!

    Çorum Açık Ateş Etkinliği Başlıyor!

    Çorum’un köklü mutfak kültürünü ve geleneksel açık ateşte pişirme tekniklerini ulusal ve uluslararası katılımcılarla buluşturacak olan Çorum Açık Ateş Etkinliği için geri sayım sona erdi.

    Çorumlu Obası

    4-6 Haziran 2026

    Geleneksel açık ateşte pişirme kültürünün yaşatılacağı etkinlikte; alanında uzman şefler, gastronomi profesyonelleri, kültür insanları ve ziyaretçiler bir araya gelecek.

    Çorum’un gastronomi mirasını, kültürel değerlerini ve eşsiz lezzetlerini birlikte keşfetmek için tüm hemşehrilerimizi etkinliğimize davet ediyoruz.

    Lezzetin, kültürün ve geleneksel ateşin etrafında buluşalım.

  • Neden İlham Hep Fakirlere Geliyor?

    Neden İlham Hep Fakirlere Geliyor?

    Uzun zamandır bunu düşünüyorum.
    İlham perisi neden gidip Boğaz manzaralı villalarda yaşamıyor da rutubetli evlerde dolaşıyor?
    Neden şiirler genellikle kırık masalarda yazılıyor da masif ceviz çalışma odalarında değil?
    Sanırım cevabı basit.
    Çünkü zenginin problemi yok.
    Adam sabah kalkıyor.
    Kahvesini içiyor.
    Arabasına biniyor.
    Tatile gidiyor.
    Akşam dönüyor.
    Yatıyor.
    Bitti.
    Ne yazsın?
    “Bugün de her şey yolundaydı.”
    Bundan roman çıkmaz.
    Ama fakirin hayatı öyle mi?
    Sabah uyanır.
    Elektrik faturasıyla göz göze gelir.
    Öğlene doğru banka mesaj atar.
    Akşam kiracı değil ev sahibi gibi davranan ev sahibinden telefon gelir.
    Gece ise tavana bakıp hayatı sorgular.
    “İnsan neden yaşar?”
    “Mutluluk nedir?”
    “Bu ay kira nasıl ödenecek?”
    İşte edebiyat tam burada başlar.
    Çünkü insanın karnı doyunca uyku gelir.
    Ama cüzdan boşalınca edebiyat gelir.
    Fakir edebiyatının temel malzemeleri de bellidir:
    Bir adet yalnızlık.
    İki kaşık hasret.
    Üç bardak çay.
    Bol miktarda yağmur.
    Ve mümkünse karşılıksız aşk.
    Karşılıklı aşkın zaten edebiyata pek katkısı yoktur.
    İnsan mutlu olunca yazı değil düğün davetiyesi çıkarıyor.
    Üstelik fakir edebiyatının değişmeyen dekorları da vardır:
    Rutubetli odalar.
    Islak sokaklar.
    Otobüs terminalleri.
    Garlar.
    Köy kahveleri.
    Yalnız parklar.
    Kısacası insanın içini açmayan her yer.
    Fakir yazarın bir başka özelliği de her şeyi sembolleştirmesidir.
    Kırık sandalye?
    Toplum eleştirisi.
    Boş cüzdan?
    Kapitalizmin trajedisi.
    Bitmiş çay?
    Hayatın faniliği.
    Aslında sandalye kırılmıştır.
    Çay da bitmiştir.
    Ama fakirin elinde bunlar bile romana dönüşür.
    Çünkü fakir adamın elinde her şey metafora dönüşür.
    Yağmur yalnızlık olur.
    Erişte sabır olur.
    Kira günü varoluşsal krize dönüşür.
    Bu yüzden fakir edebiyatı güçlüdür.
    Çünkü umut stokta azdır.
    Hayaller büyüktür.
    Para yoktur.
    Ama duygu premium pakettir.
    Yazarın çalışma masasında da yıllardır aynı şeyler bulunur:
    Bir kırık kalem.
    Bir bitik defter.
    Bir bardak soğuk çay.
    Ve umut…
    Ama dediğimiz gibi, umut stokta azdır.
    Bazıları yatırım yapar.
    Bazıları alışveriş yapar.
    Fakirler ise hikâye biriktirir.
    Çünkü zenginler alışveriş yapar.
    Fakirler hikâye.
    Belki de ilham perisinin maaşı yoktur.
    Bu yüzden sürekli fakirlerin yanında dolaşıyordur.
    Çünkü zenginin kafası yatırımla meşgulken, fakirin kafası evrenin sırlarına kadar gider.
    Demem o ki…
    Eğer son zamanlarda yağmura bakıp derin düşüncelere dalıyor, çay bardağında hayatın anlamını arıyor ve boş cüzdanınıza şiirsel anlamlar yüklüyorsanız…
    Tebrik ederim.
    Siz de fakir edebiyatı okulunun fahri profesörü olmuşsunuz.
    Kaleminiz ucuz olabilir.
    Ama acınız pahalıdır.
    Ve unutmayın:
    Fakiriz belki…
    Ama duygularımız premium.

    İbrahim Küçükler/ Fakir Edebiyatı Bölüm Başkanı

  • Yol

    Yol

    Bu kaçıncı yola çıkışım inanın bilmiyorum, ama her yola çıkışımda hüzünlenirim.

    İçime bir hüzün çöker.

    Mutsuzluğun, huzursuzluğun, karamsarlığın tavan yaptığı bir psikolojik durum hasıl olur.

    Kafamda yaşanmışlıklarım…

    Kan bağlarım, sevdiklerim, dostlarım, akranlarım, akrabalarım…

    Ne zordur vedalaşmak…

    Ayrılıp yola koyulmak…

    Bu bir yol hikayesi değil, bir yaşamın, yaşanmışlığın geride bırakılması hikayesidir.

    Bir daha ki yola çıkış hikayesine kadar…

    Belki de bir daha göremeyecek, bir daha yola çıkamayacak…

    Bu da başka bir ölümcül kahroluştur.

    Bir daha olmamak, olmayacak olmak…

    En zoru da bu olsa gerek…

    Yollarda fark edersin bir şeylerin eksildiğini, eksik kaldığını, yaşamın bir kesitini daha geride bıraktığını…

    Böyle anlarda zayıf kalır, güçsüz düşer, aciz bir insana dönüşürsünüz.

    Eliniz, kolunuz bağlanır.

    Ah insanoğlu ah!

    Sana yaşamda, yaşamak zorunda bırakıldığın şey hüzün ve gözyaşıdır.

    Ne zordur yola çıkmak…

    Her defasında bunu yüreğinin en derinliklerinde yaşamak…

    “Nereye böyle?” sorusu hep kafandadır.

    Tüm yaşanmışlıkları kendinle beraber uzaklara götürürsün.

    Beyninin içi yaşamışlıklarla dolar, taşar; yaşanmışlıklar ona yük olur…

    Neredeyse bir ömrü…

    Arabada çalan müzik geçmişi anlatır.

    Kafanda tüm geçmişin…

    Yolda gelecekle ilgili bir duygu oluşmaz, hayal kuramazsınız, istesen de gelecekle ilgili bir duyguyu var edemezsiniz…

    Geleceği düşünemezsiniz.

    Geçmiş ve sen…

    Suçlu hissedersiniz kendinizi, hatta tek suçlu ilan edersiniz…

    Sanki yaşanmışlıkları yok eden, yaşamı geride bırakan sensindir.

    Senin suçundur.

    Ne kadar yol alırsan o kadar derin olur hüznün…

    Hüzün ve isyan…

    İsyan mı?

    Hayır, hayır değil…

    Sadece hüzün…

    Yaşama, yaşamın acımasızlığına karşı…

    Yolla beraber götürdüğün geçmişin…

    Sanırım insanın ömür yolculuğu da bir yol…

    Başlangıç ve bitiş…

    Yaşlılık iyice artınca, elden ayaktan düşünce geçmişle yaşamak bu olsa gerek…

    Yaşlı insanların dalıp gitmeleri boşuna değil…

    Kafalarında koca bir geçmiş…

    Yaşanmamışlıkları daha büyük bir keder…

    Muhasebesini yapmak ne işe yarar…

    Ah eski günler…

    Ah çocukluk, gençlik…

    Hepsi şimdi yolculukta bir arada…

    Gözünün önüne gelir, her biri ile anıların depreşir, yüreğinin ortasında bir şeyler düğümlenir.

    Suçluluk duygusu ile yol alırsın.

    Yol bittiğinde azalır geçmişin.

    Yeni bir hayat başlar, yeniden biriktirmeye başlarsın anıları, yollarda hüzünlenmek için…

    Yollarda gelir geçmişin.

    Hiç çıkmasan bu yola, sevdiklerin kalmasa geride, tekrar yaşamasan bu duyguları…

    Hüzünlenmesen, için daralmasa, geçen zamana lanet okumasan, yaşam anılara kalmasa…

    Nafile…

    Her şey tükenmek üzerine kurulmuş, insanoğlu mecbur çıkacak bu yola hem de sonunu bile bile…

    Kim yolcu değil ki şu dünyada…

    Her birimiz bir yolcuyuz…

    Bunun bilincinde olanlara…

    Bin selam…

  • Devlet Protokolü ve Gençler Bayram Kahvaltısında Buluştu

    Devlet Protokolü ve Gençler Bayram Kahvaltısında Buluştu

    Çorumlu Eğitimci Sanayici ve İş Adamları Dayanışma Derneği (ÇESİAD), bayram vesilesiyle düzenlediği kahvaltı programında devlet protokolü, yerel yönetimler, siyaset temsilcileri ve üniversite öğrencilerini bir araya getirdi.

    ÇESİAD Başkanı Sayın Mehmet Yıldırım’ın ev sahipliğinde gerçekleşen program, yalnızca bir bayramlaşma ritüeli olmaktan çıkarak; gençler ile bürokrasi arasında doğrudan ve nitelikli bir iletişim köprüsü işlevi gördü.

    Geniş Kapsamlı Katılım

    Organizasyona Çorum ve il dışından üst düzey katılım sağlandı. Çorum Valisi Sayın Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Ortaköy Kaymakamı Sayın Burak Şapaloğlu ve Ortaköy Belediye Başkanı Sayın Taner İsbir yerel yönetimi temsilen programda yer aldı.

    Siyasi parti temsilcilerinden CHP İl Başkanı Sayın Dinçer Solmaz ve MHP İl Başkanı Sayın Mehmet İhsan Çıplak’ın aynı masada buluşması, Çorum ortak paydasındaki uzlaşı kültürünün somut bir göstergesi oldu. Ayrıca Vakıflar İstanbul 2. Bölge Müdürü Sayın Arif Özsoy, Cumhuriyet Savcısı Sayın Rukiye Gültekin ve ÇESOP Başkanı Sayın Recep Gür de davetliler arasında yer alarak etkinliğin bürokratik ağırlığını pekiştirdi.

    Öğrenciler İçin Nitelikli Temas Fırsatı

    Programın en önemli çıktılarından biri, üniversite öğrencilerinin devletin farklı kademelerinde görev yapan yöneticilerle doğrudan temas kurabilmesi oldu. Gençler, kariyer planlamaları ve bürokratik işleyiş hakkında fikir sahibi olurken, tecrübe aktarımı için değerli bir zemin oluşturuldu. Bu durum, sivil toplum faaliyetlerinin gençliğe ne kazandırdığı sorusuna net bir yanıt niteliği taşıdı.

    Organizasyonun planlanması ve yürütülmesinde aktif rol oynayan ÇESİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Muhammet Demirel, Tunay Bey, Cihat Bey, Esat Bey ve Davut Bey ve ÇESİAD Öğrenci Başkanı Bayram Seven’in koordinasyonuyla program başarıyla tamamlandı. Etkinlik, ÇESİAD’ın sadece bir hemşehri platformu değil, etki alanı geniş bir sivil toplum gücü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

  • Belediyeden Dev Tanıtım Hamlesi

    Belediyeden Dev Tanıtım Hamlesi

    Tarihi, kültürü ve köklü mutfak geleneğiyle dikkat çeken Çorum, gastronomi alanında uluslararası ölçekte ses getirecek bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Çorum Belediyesi öncülüğünde yürütülen “Gastro Çorum” projesi kapsamında, kentin gastronomi potansiyelini dünya vitrinine taşımaya yönelik önemli bir organizasyona imza atılıyor.

    Çorum’un, Türkiye’de Hatay, Gaziantep ve Afyonkarahisar’ın ardından UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil olması hedefiyle hazırlanan proje kapsamında, 4-6 Haziran 2026 tarihleri arasında “Açık Ateş Etkinlikleri” düzenlenecek. Etkinliklerle birlikte Çorum, gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayacak.

    İspanya, Brezilya, İngiltere, İtalya, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden açık ateş pişirme ustaları, gastronomi uzmanları, gurmeler, şefler ve yazarların yer aldığı çok sayıda uluslararası katılımcı Çorum’a gelecek. Türkiye’den ise alanında tanınmış şefler, aşçılar, gastronomi yazarları ve gazeteciler etkinliklerde yer alacak.

    Üç gün sürecek organizasyon boyunca Çorum’un tarihi, kültürel ve gastronomik değerleri geniş kapsamlı etkinliklerle tanıtılacak. Programda kortej yürüyüşü, Bedesten Meydanı’nda ateş yakma töreni, Hitit medeniyeti temalı gezi programları, fotoğraf sergileri, söyleşiler, gala yemeği, açık ateş yemek pişirme gösterileri, şef ve yerel ustaların bir araya geleceği workshop etkinlikleri ile gastronomi safari programları yer alacak.

    Etkinlik kapsamında konuklar ayrıca İskilip, Osmancık ve Dodurga ilçelerini ziyaret ederek Çorum’un yöresel lezzetlerini, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini yerinde görme fırsatı bulacak.

    Açık Ateş Etkinlikleri, insanlık tarihinin en eski pişirme yöntemlerinden biri olan ateşle pişirme kültürünü merkeze alarak Çorum mutfağının özgün yapısını ön plana çıkaracak. Yerel ürünler ve geleneksel tariflerin modern gastronomi anlayışıyla buluşacağı organizasyonun, kentin gastronomi turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

    ÇORUM HER ALANDA YÜKSELİŞTE, ŞİMDİ SIRA TURİZM VE GASTRONOMİDE

    Son yıllarda hayata geçirilen projelerle Çorum, yalnızca sanayi ve tarım alanındaki gücüyle değil; kültür, spor, turizm ve gastronomi alanlarında da adından söz ettiriyor. Uzun yıllar boyunca sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliklerin yeterince tanıtılamadığı yönündeki eleştirilerin ardından Çorum Belediyesi, şehrin marka değerini artırmaya yönelik önemli projeleri hayata geçirdi.

    Kent Meydanı Projesi, tarihi dokuyu yeniden ortaya çıkaran restorasyon çalışmaları, Bedesten ve çevresinde yürütülen dönüşüm projeleri, kültürel etkinlikler ve ulusal çapta ses getiren organizasyonlarla Çorum’un tarihi silueti yeniden görünür hale getirildi. Bu çalışmalarla birlikte şehir, bölgesel bir merkez olmanın ötesine taşındı.

    Ekonomisi, güçlü sanayisi ve tarımsal üretimiyle dikkat çeken Çorum, Arca Çorum FK’nın Süper Lig’e yükselmesiyle birlikte spor alanında da ülke gündeminde yer aldı. Şimdi ise hedef, şehrin turizm ve gastronomi potansiyelinin uluslararası düzeyde daha güçlü şekilde tanıtılması.

    Bu kapsamda Çorum Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen Gastro Çorum Projesi, şehrin tanıtımında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.  Dünyanın farklı ülkelerinden gelecek şefler, gastronomi uzmanları ve medya temsilcileri sayesinde Çorum’un mutfak kültürü, tarihi mirası ve turizm değerleri uluslararası ölçekte tanıtılacak.

    Belediye tarafından yürütülen çalışmalarla Çorum; sanayi, tarım, spor, kültür ve gastronomi alanlarında yükselen bir şehir profili çizerken, Anadolu’nun dikkat çeken cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor.

  • Hancı Ve Yolcu

    Hancı Ve Yolcu

    ‘’Her şeye canını sıkma ey gönül, ne bu dertler kalıcı, ne de bu ömür.’’ (Mevlana)

     İnsanların yeryüzüne teşrif ettiği, yaşadığı, belirli süre konakladığı misafirhane, eski deyimi ile han. Doğumla ömür sürdüğü, ölümle ebedi aleme göçtüğü, iki kapılı fani uzun ince bir yol. Her canlı misafir olarak gelip geçer, makamlar, mevkiler, mal, mülk, sıfatlar hancıya kalır gerisi gider.

     Ekabir, parmaklarının ucunda yürüyenler, engin dağları ben yarattım dercesine caka satanlar, hırs gözleri bürüyünce etrafını seçemeyenler, o makamların gelip geçici olduğunu unutanlar,  gurur abideleri, sel gider kumu kalır hesabı temeli atanlar kalır, gece kondu yapanlar yıkılır.

    Bir gün bir sohbette herkes bir yerlere gidiyor bizde gidelim dediğim vakit, değerli bir dostum; ‘’ sen köksün, dal değilsin, dal kırılır gider ve kurur, ama kök kalır’’  Makamlar gelir geçer, mesele iz bırakacak işler yapmak, saygıyla anılmak, eserin yoksa sadece hanın bir odasında süreli misafir olursun, günü geldiğinde misafirlik biter han kalır, meltem rüzgarı ile uçar gidersin.

    Hani derler ya söz uçar, yazı kalır, eser bırakacaksın, kibirle, gururla değil, devamlı hayırla yâd edilesin. Mevlana’nın dediği gibi ‘’ Nice İnsanlar gördüm üzerlerinde elbise yok, Nice elbiseler gördüm içinde insan yok.’’  Bu söz anlayanlar için çok büyük izah, mesele analiz edebilme kabiliyetinin var olması. Ne demek istemiş hazret görüntünün, zenginliğin, makamların, iç dünyayı, ahlakını velhasıl karakterini izah etmektedir.

    Canlılar içerisinde en büyük vefasızlık insandadır, bazen bir köpeğe, kediye, kuşlara yem, mama verirsin veya yaralı durumda ise yardım edersin, seni asla unutmaz, gördüğü vakit koşarak gelir, yani hayvanlar dilsiz fakat insan denilen canlıdan daha sadıktır. Yapılan iyiliği, hizmeti asla unutmaz.

    Şu koca alemde birçok kimse kondu göçtü, kimisi hayırla yad edilir, kimisi de lanetlenir, bazı hareketler vardır ki ALLAH rızası için yürünür, o doğrultuda mücadele edilir, gerekirse serden geçilir, onların isimleri tarihe not düşer, hainlerin isyankarların, makam işgal edip kaçanların esamesi okunmaz.

    Hiç bir vakit koltuğa güvenerek sağa sola çaka satmayın, ali cenap, müşvik, saygıdeğer olun ki hizmet ettiğiniz davanız yücelsin, sizde onunla zirveye çıkarsınız, makamlar gelip geçer mesele nihayetinde insan olmaktır. İnanç kavramı çerçevesinde hareket ederek, dava sadakati içerisinde görevi ifa etmek, gelecek yıllarda kendinden söz ettirmen anlamına gelir. Yaşamın bazı evrelerinden ibret almak, bozulan ahlakınızın düzelmesi, kendinize çeki düzen vermeniz için, hapishaneyi, hastaneyi, mezarlığı ziyaret ediniz.

    Hapishanede nice günahsız ve suçlunun yattığını, hastane; babayiğitlerin, zenginlerin biçare olarak kaldığını, mezarlıklarda zenginin, fakirin, sağlamın hastanın, ihtiyarın, gencin bir yerde yattığını görecek ibret alacaksın. Bu hayat felsefesinden ders çıkartamayanlar yaşamlarının her safhasında yanlışa, yanlış katacak, sarmal yumak olarak bataklıkta çırpınıp duracaktır. Ne zenginliğinize, ne makam ve mevkinize, mal varlığınıza güvenerek kendinizden gayrısına tepeden bakma, zira her çıkışın birde inişi vardır, işte o vakit, kırdığın, döktüğün, incittiğin karşına geçer seni lanetler.

    Kibir, gurur, böbürlenme yaratıcıya yani ALLAH’A aittir, çünkü alemin sahibidir. Öyle bir zaman gelir ki bir saniyelik nefesine hükmetme vakti bulamazsın. Han her daim yerinde durur, yolcu derdiyle, iyiliğiyle, kötülüğüyle gider, kimisi hoş yad edilir, kötü ise her zaman lanetlenir. Hani atalarımız ne demiş; ‘’incitme incinirsin, kırma kırılırsın.’’ Egolarıyla hareket etmeyenlerin daha müşvik ve alicenap olması onları insanlık alemin de saygı ile hürmetle edilmesini temin edecektir.

    Yalanla dolanla işi olanların şeytanın ortağıdır. Dünya baki, hayat fani, bu düsturla hareket daha fazla itibar ve dua kazandıracaktır.

    Hancı büyüktür, her derdi, canlıyı, garibanı, geleni, gideni misafir eder, gönlü kocamandır çok diye hayıflanmaz, iyiyi de, kötüyü de barındırır ancak herkesi yaptıklarıyla resmeder, kayıt altına alır. Şu koca alem de çok yolcu geldi geçti, iyi olanlar hoş seda, diğerleri nefret, kinle isimlerinin dahi duyulması surat asılmalarına neden olur.

     Elbette makam sahibi olmak, vazife icra etmek büyük zenginliktir, ancak bunu yaparken ‘’ben’’ olayını kaldırıp, ‘’biz’’ olursak işte o vakit kahraman ilan edilirsin. Zoru gördüğü zaman kaçanlar, sıcak yataklarından çıkamayanlar, yangın yanarken kaybolanlar, bahar gelince gözükenler açtığınız çiçekte yalan olur, adeta yapma çiçek gibi kokmazsın.

     İnsanın kalitesi üslubu, ahlakı, karakteri ve hakkaniyeti gözetmesiyle aşikar olur. Göstermelik, makyajlar yağmurun yağması veya terleme ile dışa vurur gerçek ayan olur, gelip geçici olduğunuzu, daim olmadığınız bilerek yasama ve yürütme yapın, anılarınızla anılın.

    ‘’Her ağızda telde fani her telde fanilik dırıltısı ‘ sonunda tek bir şarkı… Tabutun gıcırtısı.’’ (N. F.K)

                                            ALLAHA EMANET OLUN

                                                                                              Namık GEDİK.

  • Fazıla Körekoğlu Vefat Etti

    Fazıla Körekoğlu Vefat Etti

    Babacan Giyim firması sahiplerinden Yakup Körekoğlu ve merhum Nuri Körekoğlu’nun annesi Fazıla Körekoğlu (86) vefat etti.

    Mustafa Ertürk’ün anneannesi, emekli öğretmen Nuri Ertürk’ün kayınvalidesi, Ümit ve İsmail Körekoğlu’nun babaannesi Fazıla Körekoğlu’nun cenazesi, bugün Akşemseddin Camii’nde ikindi namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Ulu Mezarlık’ta defnedilecek.

  • Cengiz Beyaz Vefat Etti

    Cengiz Beyaz Vefat Etti

    Çorum’da Şoförler ve Nakliyeciler Odası’ndan emekli Cengiz Beyaz hayatını kaybetti.

    Merhum Evren ve Engin Beyaz’ın babası olan Cengiz Beyaz’ın vefatı, ailesi ve yakınlarını derinden üzdü.

    Merhumun cenazesi, 29 Mayıs 2026 Cuma günü Akşemseddin Camii’nde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Ulu Mezarlık’ta toprağa verilecek