Blog

  • Sungurlu’da Halk Ekmek Fabrikası Hizmete Girdi

    Sungurlu’da Halk Ekmek Fabrikası Hizmete Girdi

    Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, Şehit Süleyman Özmen Halk Ekmek Üretim Tesisi’nde test üretimlerinin tamamlandığını ve Kurban Bayramı (Arefe günü) itibariyle ekmek satışına başlayacağını açıkladı.

    Başkan Dere, seçim döneminde verdikleri sözlerden birini daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, vatandaşların yoğun talepleri doğrultusunda ilk etapta 10 ekmek büfesinde uygun fiyatlı satış yapılacağını ifade etti.

    Günlük üretim kapasitesiyle dikkat çeken tesiste, ilk etapta 5 bin ekmeğin 10 TL satış fiyatıyla vatandaşların hizmetine sunulacağı öğrenildi. Bayram sonrası oluşacak ihtiyaca göre üretimin artırılarak devam edeceği bildirildi.

    Son teknoloji ekipmanlarla donatılan Şehit Süleyman Özmen Halk Ekmek Üretim Tesisi ile ekmek büfelerinin şehre yakışır bir yatırım olduğunu vurgulayan Başkan Muhsin Dere, tesisin Sungurlu’ya hayırlı olmasını diledi.

  •  Dere, “Bu Hikâye İnancın ve Birlikteliğin Eseri”

     Dere, “Bu Hikâye İnancın ve Birlikteliğin Eseri”

    Arca Çorum FK’nın tarihi başarısının ardından, Sungurlu Belediye Başkanı ve Çorum FK Onursal Başkanı Muhsin Dere, şampiyonluk sürecine ilişkin duygu yüklü bir açıklama yaptı.

    Başkan Dere, Süper Lig’e yükselişi “bir hayalin gerçeğe dönüşmesi” olarak nitelendirirken, bu başarının yıllara yayılan inanç, emek ve fedakârlığın sonucu olduğunu ifade etti. Açıklamasında, taraftarın takımına olan bağlılığına dikkat çeken Dere, tribünlerde dualarla bekleyenlerin, kilometrelerce yol kat ederek takımının peşinden gidenlerin ve en zor zamanlarda umudunu kaybetmeyenlerin bu hikâyenin en önemli parçaları olduğunu vurguladı.

    Şampiyonluğa giden yolun kolay olmadığını belirten Dere, “Çok sınandık, çok mücadele ettik. Ancak hiçbir zaman inancımızı kaybetmedik. Büyük zaferlerin, inananların eseri olduğuna hep inandık” ifadelerine yer verdi.

    Final mücadelesinin oynandığı Konya’da taraftarın büyük desteğine de değinen Başkan Dere, Çorum FK’nın adeta kendi evinde oynar gibi bir atmosfer yaşadığını belirterek, tribünlerde yükselen desteğin yılların özlemi ve inancının yansıması olduğunu kaydetti.

    56 yıllık hasretin sona erdiğini ifade eden Dere, Süper Lig başarısının futbolculardan teknik heyete, kulüp yönetiminden emektarlara ve taraftara kadar bu büyük yürüyüşe katkı sunan herkesin ortak başarısı olduğunu söyledi.

    Başkan Dere açıklamasında, kulübe verdikleri destek ve katkılar nedeniyle şirket sahibi Savaş Balçık başta olmak üzere, kulüp başkanı Baran Korkmazoğlu, yönetim kurulu, eski kulüp başkanları, yöneticiler, siyasiler, bürokratlar ve takım emektarlarına teşekkür etti.

    Çorum FK’nın Süper Lig yolculuğunun burada sona ermeyeceğini belirten Muhsin Dere, Anadolu’nun gururu olarak nitelendirdiği kulübün Süper Lig’de kalıcı olmayı hedefleyen marka bir takım olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğini ifade etti.

  • Söylenecek Çok Şey Var

    Söylenecek Çok Şey Var

    Bayram geldi, okullar tatil oldu, izne çıkıldı… Güle oynaya bayramı karşılamak varken bayrama kaosla girdik. Söylenecek çok şey var ama onu gazetecilere bırakıyorum.

    İnsan söyleyeceğini söyleyemeyince, fiziksel veya psikolojik olarak hastalanabilir.

    Öfkelendiğimizde, kırıldığımızda, hayal kırıklığına uğradığımızda bunu bir şekilde ifade etmek gerekir.

    İfade ediş şekli kişiden kişiye değişebilir kimi yazar, kimi konuşur, kimi ağlar, kimi sinirden güler, kimi yer, kimi uyur… Ama bir şekilde dışa vurmak gerekir.

    Günlük hayatta haksızlığa uğradığımızı düşünüyorsak bunu konuşarak ifade etmeliyiz.

    Kaba bir davranışa maruz kalınırsa önce sessizleşip geri çekilmek, işe yarayabilir. Belki kaba davranan kişi sonradan telafi edebilir.

    Tepki verilmezse kabalığa maruz kalmanın dozu artarak devam edebilir.

    Muhatabın kapasitesine göre konuşma yoluna gidilebilir. Anlarsa zaten bir daha yapmayacaktır.

    Haksızlık her yerde yaşanabilir evde, okulda, hastanede, sokakta, sosyal medyada…

    Haksızlığa verilecek ilk tepki çok önemlidir. Kavga edilirse olay büyür ve çözüm üretilemez.

    Sakin kalınarak uzlaşı yoluna gidilirse ve tabii ki taraflar istekli olursa çok çabuk çözülür ve unutulur.

    Maalesef bizim toplumumuz olayları büyütüp, besleyip, kurcalamayı çok sever. Tabiri caizse pireyi deve yapar. Bu da kaostan beslenenlere yarar.

    Sorunsuz bir hayat düşünülemez. İnsanın olduğu yerde elbette sorun çıkar. İnsan sadece bilişsel bir varlık değildir; aynı zamanda duyguları da vardır. İşin içine duygular girince sorun kaçınılmazdır.

    İnsana özgü ne varsa yeri geldikçe ortaya konulur. İnsan, sever, üzülür, kıskanır, yanlış yapar, beklentiye girer, merak eder, öfkelenir…

    Duygular yok sayılamaz ama kontrol edilmezse çığırından çıkar etrafa zarar vermeye başlar.

    İnsanların içinden çıkamadığı sorunlar için hukuk vardır. Mahkemeler iki tarafı da dinler, kim haklı kim haksız karar verir.

    Hukuka güven duyulmazsa herkes kendi sorununu kendi çözer. Sonuç acı ve gözyaşıdır. Nihayetinde hukuka güvenmek zorundayız.

    İşbu noktalara gelmeden anlamak isteyen her türlü anlar ve çözüm bulunabilir. Behçet Necatigil ne güzel söylemiş.

    Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

    Kalbinizi dolduran duygular

    Kalbinizde kaldı.

    Anlatmak istediklerimiz karşımızdakinin anlama kapasitesi kadardır. Ya da anlamak istemesiyle doğru orantılıdır.

    Karşılıklı çaba, hoşgörü, anlayış olmadıkça bir arpa boyu yol gidilmez. Bu insan ilişkileri içinde geçerlidir, toplum içinde geçerlidir.

    İnsan anlaşıldığı yerde çiçek açar, gelişir, büyür ve üretir. Anlaşılmadığı yerde kurur kalır, yalnızlaşır.

    Kederi, üzüntüyü, mutsuzluğu yok etmenin tek yolu; okumak, üretmek, spor ve sanatla meşgul olmaktır.

    İnsanlar gelişirse, toplum gelişir, toplum gelişirse ülke gelişir, ülke gelişirse, dünya gelişir.

    Yaşanılası bir dünya için üretmeye devam…

                                                            Muazzez TOĞRUL

  • Çorumlu Eğitimcilerden İtalya Çıkarması

    Çorumlu Eğitimcilerden İtalya Çıkarması

    Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan Avrupa Birliği Erasmus+ Okul Ortaklıkları Programı kapsamında, Çorumlu eğitimciler 10-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Bisceglie şehrinde önemli bir proje çalışmasına katıldı.

    2025-1-TR01-KA121-SCH-000327265 numaralı proje kapsamında gerçekleştirilen programda; Karşıyaka Anaokulu Müdürü Samet Taşkın ve Müdür Yardımcısı Ferda Abalı, Çiğdem Anaokulu Müdür Vekili Leyla Külcü ve öğretmeni Serap Taş, 19 Mayıs İlkokulu öğretmeni Emel Gençer ile 75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu öğretmeni Yıldız Madak Şener yer aldı.

    TÜRK VE İTALYAN BAYRAKLARIYLA KARŞILANDILAR

    Çorumlu eğitimciler, Bisceglie’de bulunan Primo Circolo Didattico Statale “Edmondo De Amicis” okulunda okul yönetimi ve öğretmenler tarafından büyük bir misafirperverlikle karşılandı. Türk ve İtalyan bayrakları eşliğinde gerçekleştirilen karşılama programında iki ülkenin milli marşları birlikte söylendi.

    EĞİTİMDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İNCELENDİ

    Program süresince okul tanıtımları yapılırken, sınıf ortamları, geri dönüşüm projeleri ile öğrenci ve öğretmen etkinlikleri yerinde incelendi. Eğitimciler özellikle kapsayıcı eğitim, dijital vatandaşlık, sürdürülebilir çevre ve eğitimde dijital dönüşüm konularında detaylı gözlemlerde bulundu.

    ULUSLARARASI DENEYİM PAYLAŞIMI SAĞLANDI

    Gerçekleştirilen proje çalışmasının, Çorum’daki eğitim kurumlarında uluslararası deneyimlerin paylaşılması ve eğitim kalitesinin artırılması açısından önemli katkılar sunacağı ifade edildi.

    Yetkililer, Erasmus+ projelerinin öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlamasının yanı sıra farklı kültürler arasında güçlü bağlar kurulmasına da vesile olduğunu belirtti.

  • Başhekim Gömeç, Personel ve Hastalarla Bayramlaştı

    Başhekim Gömeç, Personel ve Hastalarla Bayramlaştı

    Kurban Bayramı dolayısıyla hastanede bayramlaşma programı düzenlendi.

    Başhekimlik makamında gerçekleştirilen programa hastane yönetimi, sağlık çalışanları, personel, hastalar ve hasta yakınları katıldı.

    SAMİMİ ORTAMDA BAYRAM TEBRİKLERİ

    Bayramlaşma programında çalışanlar ile birlikte hastalar ve hasta yakınları da bir araya gelerek bayram sevincini paylaştı. Samimi görüntülerin oluştuğu programda karşılıklı iyi dilekler iletildi.

    “BAYRAMLAR BİRLİK VE BERABERLİĞİ GÜÇLENDİRİYOR”

    Programda konuşan Başhekim Doç. Dr. Muhammed Gömeç, Kurban Bayramı’nın sağlık camiası başta olmak üzere tüm vatandaşlara sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi temennisinde bulundu. Gömeç, bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini ifade ederek tüm personelin ve vatandaşların bayramını kutladı.

  • Meclis Üyesi Taşkıran’a Ankara’da Önemli Görev

    Meclis Üyesi Taşkıran’a Ankara’da Önemli Görev

    Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye Vilayetler Birliği 62. Olağan Genel Meclis Toplantısı’nda, Çorum İl Genel Meclis Üyesi Başak Gözde Taşkıran büyük bir başarıya imza atarak encümen üyeliğine seçildi.

    Çorum’u Ankara’da Temsil Edecek

    Vilayetler Evi’nde düzenlenen ve Türkiye genelindeki il genel meclis temsilcileri ile valilerin katılım sağladığı birlik toplantısında, yeni dönem yönetim organlarının seçimi yapıldı. Yapılan oylamalar sonucunda, Çorum İl Genel Meclis Üyesi Başak Gözde Taşkıran, Türkiye Vilayetler Birliği’nin yönetim mekanizmasında yer alan encümen üyeliği kadrosuna seçilerek şehri ulusal düzeyde temsil etme hakkı kazandı.

    Bölgesel Kalkınma ve Yatırımlara Katkı Sağlayacak

    İl özel idarelerinin rehberliği, iş birliğinin artırılması ve iller arası projelerin desteklenmesi amacıyla faaliyet gösteren Türkiye Vilayetler Birliği’nde encümen üyesi olan Taşkıran, yeni dönemde yerel yönetim projelerinin şekillenmesinde aktif rol oynayacak. Edinilen bu önemli görev, Çorum’un yerel yönetim yatırımları ve bölgesel iş birlikleri noktasında Ankara’daki bağlarını daha da güçlendirecek bir gelişme olarak değerlendirildi.

    Türkiye Vilayetler Birliği Encümen Üyeliğine seçilen İl Genel Meclis Üyemiz Başak Gözde Taşkıran’ı tebrik eder, şehrimizi gururlandıracağı yeni görevinde başarılar dileriz.

  • O araçlara Sınırlama Geldi

    O araçlara Sınırlama Geldi

    Çorum Valiliği, Kurban Bayramı tatili nedeniyle Trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ve ölümlü/yaralanmalı trafik kazalarının önlenmesi amacıyla bir dizi kararlar aldı.

    İşte o kararlar:

    Kurban Bayramı tatili nedeniyle memleketlerine veya turizm bölgelerine giden vatandaşlarımızın 30 Mayıs-01 Haziran 2026 tarihlerinde dönüş yapacağı göz önünde bulundurularak;

    Trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi ve ölümlü/yaralanmalı trafik kazalarının önlenmesi amacıyla Valiliğimizce alınan karar doğrultusunda;

    •D-100 karayolunda, Amasya-Merzifon ilçesinden itibaren İstanbul ili istikametine, D-785 ve D-190 karayollarında, Ankara ili istikametine gidecek kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların ilimiz sınırları içerisinde 30.05.2026 Cumartesi günü saat 13.00’den itibaren 01.06.2026 Pazartesi günü saat 01.00’e kadar seyirlerine izin verilmeyecektir.

    Bu süreçte yaş sebze/meyve, canlı hayvan, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi bozulabilir gıdalar, dondurulmuş gıdalar, canlı ve kesme çiçek, ilaç, tıbbi malzeme, ambalajlı su ürünleri, posta/süreli yayın, hayvan yemi ile akaryakıt ürünlerinin tedarik süreçlerinde aksaklıkların yaşanmaması amacıyla yukarıda belirtilen ürünleri taşıyan kamyon, çekici ve tanker cinsi taşıtların öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süre ile bulunacak şekilde, İstisnai olarak seyirlerine izin verilecektir.”

  • Huzurlu Bayram İçin Tedbirler Tamam

    Huzurlu Bayram İçin Tedbirler Tamam

    Çorum Valiliği, Kurban Bayramı’nın huzur ve güven içinde geçmesi için bir dizi kararlar aldı.

    İşte o kararlar:

    “Birlik ve beraberlik ruhu içinde kutlayacağımız Kurban Bayramı’nın vatandaşlarımız için huzurlu, güvenli ve sağlıklı geçmesi amacıyla, her zaman uygulanan trafik ve asayiş önlemlerine ek olarak bayram süresince bazı ilave tedbirler alınması uygun görülmüştür.

    Bayram süresince yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek, muhtemel üzücü olayları engellemek ve toplum düzenini korumak için gerekli düzenlemeler yapılmış; ilgili kurum ve kuruluşlarımız tarafından sahada etkin denetim ve kontrol faaliyetleri planlanmıştır.

    Bu çerçevede;

    •İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından şehir içi ve şehirlerarası yollarda drone, radar ve alkolmetre gibi teknik cihazlarla yoğun trafik denetimleri yapılacaktır.

    •Yol ve hava durumları hakkında basın-yayın organları aracılığıyla bilgilendirme yapılacak, sürücüler zamanında uyarılacaktır.

    •Otobüs terminallerinde artan yolcu kapasitesi nedeniyle personel sayısı artırılacak, otobüs ve takograflar kontrol edilecek, emniyet kemeri kullanımı denetlenecektir.

    •Ankara ve Samsun yolu Çorum istikametlerinde ve Osmancık D-100 Karayolunda kurulan uygulama noktalarında kritik ve planlanan saatlerde kontroller sürdürülecektir.

    •Kurban satış ve kesim alanlarında, şehitlikler, mezarlıklar, AVM’ler, piknik ve mesire yerlerinde güvenlik önlemleri artırılmıştır.

    •Hayvan pazarlarında özellikle gece saatlerinde hırsızlık olaylarına karşı ekipler görevlendirilmiştir.

    •Kurban kesim işlemlerinin yalnızca belirlenen alanlarda gerçekleştirilmesini sağlamak, çevre ve görüntü kirliliğini önlemek, su kaynaklarının kirlenmesi önlemek ve halk sağlığını tehdit edebilecek durumlara karşı ilgili kurumlar tarafından koordineli bir şekilde denetimler yapılacaktır.

    •Pazar yerleri, alışveriş merkezleri, banka şubeleri ve ATM’lerde hırsızlık, kap-kaç, yankesicilik, dolandırıcılık ve sahte para kullanımı mobil banka dolandırıcılıklarına karşı tedbirler arttırılmıştır.

    •İlimiz genelinde yaşanması muhtemel her türlü kazaya karşı tüm sağlık kuruluşlarımızda, nöbetçi sağlık ekipleri 24 saat esasına dayalı olarak görevlendirilmiş ve 112 Acil Servis ekipleri artırılmıştır.

    •Halk sağlığı için fırın, pastane, lokanta ve gezici satıcılar başta olmak üzere tüm işyerlerinde gıda denetimleri yoğunlaştırılmıştır.

    •Su, kanalizasyon, elektrik, doğalgaz gibi temel hizmetlerde aksaklık yaşanmaması için ilgili kurumlarda nöbetçi personel 24 saat görev yapacaktır.

    •Mobil Göç Noktası uygulamaları bayram süresince kesintisiz sürdürülecektir.

    •Yardım Toplama faaliyetleri mevzuat kapsamında denetlecektir.

    Ayrıca, bütün vatandaşlarımızın huzurlu ve güvenli bir ortamda bayram geçirebilmeleri açısından vatandaşlarımız tarafından;

    •Kurban kesimleri yalnızca belirlenen kesim alanlarında yapılmalı, yol kenarı, park, bahçe ve dere yataklarında kesim yapılmamalıdır.

    •Kesim alanlarında uygunsuz bekleme ve araç parkından kaçınılmalıdır.

    Piknik ve mesire alanlarında ateşler mutlaka söndürülmeli, yangına sebep olabilecek çöp, cam ve plastik malzemeler bırakılmamalıdır.

    •Anız ve bitki örtüsü yakılmamalı, orman içinde ateş yakılmamalıdır.

    •Bayram süresince silahlarla atış yapılmaması büyük önem taşımaktadır.

    ÖNEMLİ İRTİBAT NUMARALARI:

    * 112 Acil Çağrı Merkezi 112

    * Belediye Zabıta 153

    * Çorum Gaz 187

    * Elektrik 186

    * Telefon 121

  • Yanlış İmanın Çocukları

    Yanlış İmanın Çocukları

    İnsan bazen günahla kirlenmez… Hakikate geç kaldığı için çürür.
    Çünkü bu çağ, düşünmeyi değil taraf olmayı öğretiyor. İnsanlara hakikati değil, ait olmayı sevdiriyor. Ve çoğu insan daha kendi ruhuna bile inmeden bir sloganın, bir cemaatin, bir liderin, bir kalabalığın içine sığınıyor.
    Sonra buna iman diyorlar.
    Oysa insanı her zaman inkâr mahvetmez. Bazen yanlış iman da insanın ruhunu çürütebilir. Hatta bazı insanlar imansızlıktan değil, yanlış inandıkları şeylerin içinde boğulur.
    İşte bunu geç anladım.
    Her “illâ” kurtuluş değildir çünkü. Bazı “illâ”lar boyna geçirilen görünmez zincirdir. İnsan bazen Allah’a yaklaşacağını sanırken kendi nefsinin putperesti olur.
    Çünkü nefs dediğin şey her zaman günahla büyümüyor. Bazen kutsallarla büyüyor. Bazen bir secdeyle… Bazen insanların alkışıyla… Bazen “haklı” görünmenin verdiği o şeytani hazla…
    Ve insan en çok da kendi nefsini din zannettiğinde kayboluyor.
    Sonra bir gün hayat seni iki denizin birleştiği yere getiriyor. Tam da oraya… Yani bütün ezberlerin sustuğu yere…
    Orada ne kalabalıklar yardım ediyor insana, ne sloganlar, ne de yıllarca peşinden gidilen sahte hakikatler…
    İnsan ilk kez kendi iç sesiyle baş başa kalıyor.
    Ve o an anlıyor: Hakikate varmadan önce insanın ilk mürşidi aslında şüphesiymiş.
    Çünkü şüphe etmeyen insan düşünmüyor. Düşünmeyen insan araştırmıyor. Araştırmayan insan ise önüne konulan her kutsalı hakikat sanıyor.
    Belki de bu yüzden en zor inkâr, insanın yıllarca secde ettiği yalanı fark etmesidir.
    Kolay değildir çünkü. İnsan bazen bir ömrü yanlış bir kapının önünde geçirir. Sonra o kapının hiç açılmayacağını anlar. Ama yine de ayrılmaya cesaret edemez.
    Çünkü hakikat bazen kapı açmaz. Önce bütün kapıları yıkar.
    İşte insanın içindeki kıyamet de o zaman başlıyor.
    Bir yanda çocukluğundan beri öğretilenler… Diğer yanda ruhunun susturamadığı o derin hakikat hissi…
    Ve insan o an anlıyor: Allah’a varmadan önce herkes kendi sahte ilahlarını gömmek zorunda.
    Kimi makamını gömer… Kimi kibirini… Kimi hocasını… Kimi liderini… Kimi de yıllarca “iman” sandığı korkularını…
    Çünkü bazı insanlar gerçekten Allah’a değil, kendilerine öğretilen korkulara secde ediyor.
    Sonra yıllar geçiyor…
    İnsan kalabalıkların içinde yürürken bile içten içe eksik hissediyor kendini. Çünkü ruh, bezm-i elestte verdiği sözü unutmasa da dünya gürültüsü o sesi bastırıyor.
    Ve belki de bütün trajedi burada başlıyor.
    Herkes “inandım” diyebiliyor… Ama çok az insan gerçekten “lâ” diyebiliyor.
    Çünkü “lâ” demek sadece inkâr etmek değildir. İnsanın kendi nefsine savaş açmasıdır. Kendi içindeki sahte tanrıları parçalayabilmesidir.
    Ben bunu geç öğrendim.
    Belki bu yüzden yolumu kaybettim. Belki bu yüzden Hızır’a geç kaldım. Belki de ilk günahım yanlış şeye bağlanmaktı.
    Ama son günahım… Kopmam gereken yerde hâlâ kopamamaktı.
    İbrahim Küçükler

  • Kirli Siyaset

    Kirli Siyaset

    ‘’Arsızlığa cesaret, zinaya aşk dediler. Bir neslin ahlakını böyle yediler.’’ (N.F.K)

     Son gelişmeler, ne gariptir siyaseti çok kirletti, mecrağından çıkartılarak benlik kavgasına dönüştü. Toplumdan uzaklaştı, adeta bürokratik tahammüllere döndü. Kişisel arzu ve istekler ön plana çıktı, demokrasi darbe aldı, elit tabaka oluştu, götüren, götürene, dürüstler azaldı, yiyenler, cep ellezi yapanlar, tacizciler, tecavüzcüler, ahlaksızlar bey oldu.

    Siyasi partiler arasında transfer olmamalı, fakat bazen gereklilikler zuhur edebiliyor, fikirler hedefinden kaymışsa, şahsi menfaatler ön plana çıktıysa, elbette bu tip hadiselerde parti değişimi olur. Dürüst siyaset, doğru yol yürümek, her babayiğidin harcı değildir, bir çoğu menfaat nerede ise oraya yamanıyor, kulvar değiştirebiliyor.

    Ahlak sıfırlanmışsa, kişisel arzu ve istekler depreştiyse çevresinde olanları yolunacak kaz olarak görür, dostu olmaz, menfaat birliği olur, oda öküz ölünce ortaklık biter hesabı, çıkarlar son bulduğunda yollar ayrılır. Nihayetinde yola çıktıkları ile değil de, yolda buldukları ile hareket eder, sonunda yalnız kalır.

    İnanç kavramının zayıfladığı toplumlarda benlik hortlar, nefis mücadelesi başlar, şahsi çıkarlar daima ön planda olur, toplum yararına işler yapılmaz, zaman zayi olur. Başın nereye gittiği belli olmayan kitlelerde kuyruk kendi başına hareket eder, yukarıdan aşağıya düzensiz, gelişi güzel hal ve tavır ortaya çıkar.

    Ataerkil toplumlarda aile en öndedir, saldırı veya iftiralar milletin temeline konulmuş dinamittir. Şu yaşananlar ibretlik hadisedir.

    ‘’ Kendisini aradım ve senin arkanda dururuz. Kocan bir yanlış yaptıysa gerekirse kocanı boşa ama partine bunu yapma, parti senin arkanda kale gibi durur, dedim.  5-6 ay sonra iktidara geleceğim ve seni affetmeyeceğim.’’ (Ö.Özel)

    ‘’ Cumhuriyet halk partisi iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma. Köksal Tehdit edildim ‘’ tepki gösteren özel, ‘’ bu tehditse, daniskasını ediyorum ulan. Cumhuriyet halk partisi tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte yürüyenlerin, ayağa kalkanların, iktidara yürüyenlerin partisidir.’’  

    Burcu Köksal; Gecenin her hangi bir saatinde kendisine beklenmedik mesajlar attığını, bunun ayrılık kararında etkili olduğunu söyledi. Ailenin kutsallığına inananlarla aynı yolda yürüyeceğim.’’ Tehdit edildim ama beni Özgür Özel tehdit etti.’’

    Yıllar önce siyaseti yine CHP kirletti, Güneş Motel hadisesi akıllardan hiç çıkmadı, hükümet devirdi, 11 vekil transfer edildi, 11 de bakan oldu, bunlardan en götürücüsü malum Gümrük ve Tekel bakanı Mataracı idi.

     Yıllar sonra İSKİ davası patlak verdi Ergün Göknel hadisesi. Paravan şirketler üzerinden kurum ihalelerinde büyük yolsuzluk yaptığı ve klor alımında fahiş fiyatlar uygulandığı zimmet ve yolsuzluk davası olarak tarihe geçti. Boşanma sürecinde ortaya çıkan bu olay, Göknelin hapis cezası almasıyla noktalanmıştır, tarihe CHP nin yolsuzluk davası olarak geçmiştir.’’ Olay boşanma aşamasında olan eşi Feray Göknel’in evrakları basına sızdırması ile ortaya çıkmıştır.’’

    Deveye sormuşlar, ‘’boynun neden eğri, nerem doğru ki demiş.’’

    Uşak belediye başkanının ahlaksız çıkışı tepki alacağı yerde övgülerde bulunan CHP kadın kolları genel başkanı Asu Kaya, Burcu Köksal’a ‘’ Öyle belediyenin önünde bindirme kıtaları toplayıp nara atmakla olmaz bu işler. Sokağa ineceksin. Ben pazara çıkıyorum. Çık pazara! Oyunu alıpta hırsızladıklarının gözünün içine bakarak konuş.’’

    ‘’ Başkan özveriyle Uşak için çalışıyor, tek derdi Uşak’a hizmet, Uşak belediyesinin bu şekilde gündeme gelmesinin sorumlusu iktidar. Yalım için oluşturulan demokrasi nöbeti alanını hınca hınç dolduracaklarını ve Yalım’a ve Uşak’lılara dayanışmalarını göstereceklerini ifade etti.’’

    Ne garip değil mi?

    Gencecik kadınları metres yapacak, nikahlı eşini aldatacak, buna meşruiyet kazandırma gayreti olacak, bu hangi ahlaki ölçülere sığar, izzet, iffet, onur nerede? Toplum ahlakı ve maneviyat yok sayıldı ise, teknoloji gelişmiş, süper güç olmuşsun ne çıkar, ahlakın yozlaştığı yerde adaletin terazisi şaşar, haklı, haksız bir birine karışır, dürüst liyakatli kişilere karşı, ahlaksızlar üstün olur ve aile sarsılır, devlet yok olur.

     Bu kadar hengamenin içerisinde şahsiyetten, liyakatten, şereften bahsetmek, yaşanan olayları tasvip etmek, Türk milletinin inancına ve ahlakına aykırıdır, hakarettir, biz de olan bu hadiseler batı ülkelerinde olsa derhal istifa mekanizması devreye girer, bu onurlu ve haysiyetli insanların işidir, herkeste bulunmaz. Toplum olarak at gözlüğü takmayalım görelim, o doğrultuda tavır alalım.

         ‘’ Bozuk olunca maya; ne ar tanır nede haya.’’ (Mevlana)

                                      ALLAH’A EMNET OLUN

                                                                                          Namık GEDİK