Yazar: Heri Haber

  • İnşaattan Düşen İşçi Ağır Yaralandı

    İnşaattan Düşen İşçi Ağır Yaralandı

    Çorum’un Uğurludağ ilçesinde yüksekten düşen demir ustası ağır yaralandı.

    Olay, ilçeye bağlı Anbarcı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre bir şantiyede demirci ustası olan M.P., çalıştığı sırada ayağını bastığı tahtanın kayması sonucu 2.5 metre yükseklikten yere düştü.

    Ayağı kırılan talihsiz demir ustası, Bayat Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından hayati tehlikesinin bulunduğu için sevk edildiği Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

  • Çeltik Hasadı Başladı

    Çeltik Hasadı Başladı

    Sungurlu’ya bağlı Kula köyünde çeltik hasadına başlandı.

    İlçede çeltik ekilen tek köy olan Kula köyünde çeltik üreticisi Fatih Altuntaş’a ait tarlada biçerdöverler ürünleri biçmeye başladı.

    Paşa Çiftliği mahallesinde 150 dönümlük tarlada hasat zamanı gelen çeltik, biçerdöverler tarafından biçilerek hasadı yapıldı.

    Kendisine ait biçerdöver ile çeltik hasadını yapan Fatih Altuntaş, “Allah’a şükür yine hasat zamanı geldi. 900 dönüm arazi üzerinde çeltiğimiz var. İlk hasadı ırmak kenarında bulunan 150 dönümlük arazimizde yaptık. Yaklaşık 80 ton verim aldık. Şükürler olsun verim geçen yıla göre gayet iyi oldu. İnşallah devamı da bu şekilde olur hayırlısıyla.” diye konuştu.

    Çeltik üreticisi Altuntaş, hasadı yapılan çeltiğin kurutma makinaların da kurutulduktan sonra, Samsun, Sinop, Merzifon ve Osmancık gibi pirinç üretimi yapılan yerlere sattıklarını söyledi.

  • Yanlışlıkla Kene İlacı İçti

    Yanlışlıkla Kene İlacı İçti

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Hacı Osman köyünde meydana gelen olayda yanlışlıkla kene ilacı içen vatandaş zehirlendi.

    Edinilen bilgiye göre ilçeye bağlı Hacı Osman Köyünde yaşayan N.K.(45) isimli vatandaş akşam saatlerinde evinde su şişesi içerisinde bulunan kene ilacını su zannederek içti.

    İlacı içtikten kısa bir süre sonra yaptığı hatanın farkına varan N.K. Sungurlu Devlet Hastanesine giderek durumu anlattı. Yapılan incelemenin ardından şahsın zehirlendiğinin belirlenmesi üzerine N.K. tedavi altına alınırken hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Tüketici Güven Endeksi Azaldı

    Tüketici Güven Endeksi Azaldı

    Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %3,4 oranında azaldı; Ağustos ayında 71,1 olan endeks Eylül ayında 68,7 oldu.

    HANENİN MADDİ DURUM BEKLENTİSİ 89,6 OLDU

    Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre %2,5 oranında azalarak Eylül ayında 89,6 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

    GENEL EKONOMİK DURUM BEKLENTİSİ ENDEKSİ 94,7 OLDU

    Genel ekonomik durum beklentisi endeksi Ağustos ayında 97,9 iken, Eylül ayında %3,3 oranında azalarak 94,7 değerine düştü. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.

    İŞSİZ SAYISI BEKLENTİSİ ENDEKSİ 70,5 OLDU

    İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre %2,7 oranında azalarak Eylül ayında 70,5 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.

    TASARRUF ETME İHTİMALİ ENDEKSİ 20,2 OLDU

    Tasarruf etme ihtimali endeksi %10 oranında azaldı. Ağustos ayında 22,4 olan endeks, Eylül ayında 20,2 değerine düştü. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali olduğunu düşünen tüketicilerin bir önceki aya göre azaldığını gösteriyor.

    Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

    Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

  • Mecitözü’nden, Amerika’ya Doğal Taş

    Mecitözü’nden, Amerika’ya Doğal Taş

    Çorum’un Mecitözü ilçesinde ekmeğini taştan çıkaran ev hanımları, işledikleri yarı değerli taşları Amerika’ya ihraç ediyor.

    Türkiye’de yarı değerli doğal taş açısında zengin bir rezerv ve çeşitliliğe sahip olan ilçede çıkarılan doğal taşlar, kadınların geçim kaynağı oldu. Daha önce ev işleriyle zamanlarını değerlendiren kadınlar, Halk Eğitim Merkezinde mesleki eğitimi aldıktan sonra Mecitözü Kaymakamlığı tarafından kurulan atölyede doğal taşları işlemeye başladı.
    Kuvars, jasper, kalsedon, akik gibi taşların işlenmesine yönelik kursa katılan kadınlar, daha sonra hem dar gelirli kadınlara yönelik ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan yeni fırsatların oluşmasına olumlu etki yapmak, hem de ilçenin var olan değerlerini geliştirip markalaşma yolunda etkili bir yol oynamak amacıyla Mecitözü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdu. Atölyeyi devralan kadınlar, kursta öğrendiklerini kendi becerileriyle birleştirip değerli taşları dekoratif süs ve takı ürünlerine dönüştürdü.

    Değerli doğal taşları işleyerek ev ekonomilerine destek olan kadınlar, AK Parti Çorum Milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt’un girişimleriyle de bir firma ile imzalanan protokol kapsamında ilk etapta Amerika’ya gönderdikleri 500 kilo işlenmiş taş ile de ülke ekonomisine katkı sağlamaya başladı. Mecitözülü ev hanımlarına gelir kapısı olan doğal taşlar sahip olduğu özellikleriyle alternatif tıp ve negatif enerjiyi alarak stresi azaltması gibi etkilerinden dolayı da ayrı bir ilgi görüyor.

    “Dünyada yarı değerli taşları işleyerek bundan gelir elde eden ülkeler arasında Türkiye’nin yerini alması gerekiyor”
    AK Parti Çorum Milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt, dünyada yarı değerli taşları işleyerek bundan gelir elde eden ülkeler arasında Türkiye’nin yerini alması gerektiğini belirterek, “Değerli doğal taşların işlenmesinde Türkiye neden bir Filipinler olmasın” dedi.

    Ülkenin sahip olduğu doğal kaynakların buna müsait olduğunu dile getiren milletvekili Kurt, yarı değerli taşların dünyada karşılığının bulunduğuna dikkat çekti. Bir yıllık emeğin sonucunda Mecitözü’nde çıkan yarı değerli doğal taşların takı tasarım olarak işlenmesi için kaymakamlığın desteği, kadınlarımızın da işbirliği ve güç birliğiyle atölye kurulduğunu dile getiren Kurt, kooperatif üyesi ev hanımlarının doğal taşları çeşitli süs ve takı eşyalarına dönüştürerek ev ekonomilerine katkı sağlamaya başladığını açıkladı.

    Kadınların çalışmaları iyiye gittiğini anlatan Kurt, “Şu anda yeni stajyerler ve yeni çalışma arkadaşlarımız var. Bu yüzden çok mutluyum. Geçtiğimiz günlerde bir firmanın buraya getirdiği taşlar atölyemizde işlenerek Amerika’ya gönderildi. Bundan sonraki hedefimiz takı tasarımının artması. Fuarlara katılmak. Ayrıca burada üretilen tespihlerin sektörde yer alması ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    Mecitözülü hanımların eşlerine, çocuklarına ayırdıkları zamanın daha fazlasını atölyede geçirdiklerinin altını çizen Kurt, “Özveriyle, severek ve bu işi benimseyerek yaparak kendilerine bir yol çizdiler. Bu yolda onlara başarılar diliyorum. Onlara yol arkadaşlığı yapabildiğim için kendim de çok mutluyum. Bundan sonraki süreçte daha çok ihracata yönelik, iç piyasa da ticarete yönelik çalışmalarımız devam edecek. Yarı değerli taşlarla ilgili bazı yasal sıkıntılar var. Bunları da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla birlikte genel kurulda gündeme getirerek üstesinden geleceğiz” ifadelerini kullandı.

    Mecitözü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Milletvekili Kurt, “2023 vizyonuna giderken kadınların eğitim seviyesi ne olursa olsun iş edinme ve meslek edinme hakkına sahipler. AK Parti olarak politikalarımızda önce kadın dedik. Kadın hem anne hem evin reisi. Emek verip üretim yapan kadınlar mesleğine ve kazandığı paraya daha çok sahip çıkıyor. Üreten bir ülkeyiz. Özellikle Türk ve Çorum kadınları çok çalışkan. Verilen görevi harfiyen yapıyor. Bizim istihdam politikamızda da yerinde ve yöresel istihdam maddemiz var. Bunun en büyük örneğini Mecitözü’ndeki kardeşlerimiz ortaya koydu. Biz de buradan ürünleri alarak destek oluyoruz. Onların tanıtımını yapıyoruz. Kadın isterse başaramayacağı hiçbir şey yok. İstihdam projelerini artırmak için hepimiz çalışıyoruz. Bazı ilçelerde de kadın kooperatifleri kuruldu. Onlarda başarılı bir şekilde çalışmalarını yürütüyor” şeklinde konuştu.

    “Kadınlarımız artık kendileri için üretecek kendileri için kazanacak”
    Mecitözü Kaymakamı Coşkun Doğan, Mecitözülü kadınların artık kendileri için üretim yaparak kendileri için para kazanacağını ifade ederek, “Çorum Valiliğinin destekleriyle ilçede açılan Yarı Değerli Doğal Taş işleme Atölyesinde 7-8 aylık bir süreci geride bıraktı. İş-Kur ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü koordinesinde 20 kadın kursiyerimiz yarı değerli doğal taşları işlemeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada kendileri kooperatif kurdular. Mecitözü Kaymakamlığı olarak kendileriyle protokol yaparak kadınlarımızın tek başlarına ayakta kalmalarını sağlayacak desteği verdik. Ve burada görülen ekipmanların, malzemelerin kullanım hakkını onlara devrettik., Kadınlarımız artık kendileri için üretecek ve kendileri için para kazanacaklar” diye konuştu.

    “Ürünler iç ve dış pazarda rağbet görüyor”
    Mecitözü Halk Eğitim Merkezi Müdürü Erol Ateş, bölgede var olan kuvars, jasper, kalsedon, akik gibi taşlar atölyede işlenerek süs ve takı eşyalarının yanı sıra alternatif tıpta kullanılan taşlara dönüştürüldüğünü söyledi.

    Halk Eğitim Merkezi olarak ilçedeki kadınlara düzenledikleri kurslarla destek olduklarını açıklayan Ateş, “Kurs sonunda bayanlar kooperatif kurarak çalışma hayatına katılıyorlar. Şu anda ürünlerimizin arasında tercih ettiği kolye ve yüzük setleri, erkekler için tespih anahtarlık kol düğmeleri gibi ürünlerimizi var. Yurt içinde gümüş kaplı setler rağbet görüyor. Doğal el taşları işlenerek Amerika’ya ihraç ediliyor” dedi.

    “Ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz”
    Mecitözü Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Asuman Erdem ise atölye kurulalı 8 ay olduğunu belirterek, “Arkadaşlarımızla daha güzel işler ortaya koymaya çalışıyoruz. Herkesin emeğine eline sağlık. Bu kurs bize her şey kattı. Evde oturmaktan çok iyi. Ekmeğimizi taştan çıkarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
    Kooperatif üyelerinden İlayda Nur Erdoğan da, “Kursa başlamadan önce evde oturmakla yetiniyordum. Şimdi kendimi işe adadım. Daha ileriye gideceğimizi düşünüyorum. Kendimize daha çok geliştireceğiz. Buna inanıyorum. Bize destek veren herkese minnettarız” ifadelerini kullandı. İHA

  • ÇOFSAD, Çanakkale Yolunda

    ÇOFSAD, Çanakkale Yolunda

    Çorum Fotoğraf Sanatı Derneği, Çorum Belediyesi’nin ‘’Çorum Ecdadının İzinde Çanakkale Yolunda’’ projesi kapsamında cuma gecesi yola çıktı.

    Türk ulusunun kahramanlık destanın yazıldığı bu ilimizi profesyonel rehberler eşliğinde gezip, tanıyıp, dinleyerek , anlayarak fotoğraflandırmak dernek üyelerine muazzam bir deneyim yaşattı. Eşsiz Şehitler Anıtı, 57. Alay Şehitliği, Aynali Çarşı, Bursa Ulu Cami gezildi; Orhan Gazi ve Osman Gazi Türbeleri ziyaret edildi. Fotoğraflar, duygu yüklü anlar yaşanarak çekildi.

    Geziden oldukça mutlu olduklarını ifade eden dernek üyeleri , geçmişi yeniden hatırlama fırsatı veren başta Belediye Başkanı Muzaffer Külcü olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini dile getirdi.

  • ‘Ahilik Geleneği Yaşamalı ve Yaşatılmalı’

    ‘Ahilik Geleneği Yaşamalı ve Yaşatılmalı’

    20-22 tarihleri arasında kutlanan Ahilik Haftası nedeniyle Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çorum İl Başkanı Mehmet Akif Aras yazılı açıklamada bulundu.

    Ahilik Haftası nedeniyle bir açıklama yapan MHP İl Başkanı Mehmet Akif Aras, ahiliğin vicdanının milletin vicdanı olduğunu söyledi.

    Aras, ahiliğin Anadolu’nun vatanlaşmasındaki payına dikkat çerek, “Son yurdumuzun bağrında gül goncası gibi açarak; sanat, ticaret ve meslek sahibi olan ahilerin, olgun, ahlaklı, merhametli, iyiliksever ve her tavırlarında güvenilir olması vazgeçilmez bir kuraldır. Sözünde durma ahilikten esnaf ve sanatkarlarımıza miras kalan tarihi bir ahlak ve terbiye kaidesidir. Ecdadımız farklı sanat ve mesleklerin sırlarını öğrenirken, ahlaki esaslarla da bezenmiş; yani sa­natın incelikleri, ahlakın ilkeleriyle eşzamanlı, eşanlamlı kazanılmıştır.” dedi.

    “Bugün her esnaf kardeşimiz Ahi Evren’in bize emanetidir” diyen Aras, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Milliyetçi Hareket Partisi aileleriyle birlikte sayıları 10 milyonu bulan esnaf kardeşlerimizin sözcüsü, tercümanı ve ön şartsız destekçisidir. ‘Esnafım’ demenin tarihsel kıvancı MHP’yle tekrar canlanacaktır. MHP esnafımızın hakkını savunmak, perişanlığını bitirmek için her hazırlığını tamamlamaktadır. Milliyetçi Hareket, esnafın partisi, esnafın müdafaasıdır. Çiftçinin, memurun, işçinin, emeklinin, dar ve orta gelirlilerin can simididir. Şu an, bir yanda işini yapan, mesleğini icra eden esnaf kardeşim; Milliyetçi Hareket Partisi senin için vardır, senin mutluluğun için geceyi gündüze katacaktır. Bu, ahiliğin vicdanını millet vicdanı gören Milliyetçi Hareket’in sözüdür, senedidir, açık çekidir.”

  • ‘Ahilik Değerlerimiz Bizim Farkındalığımızdır’

    ‘Ahilik Değerlerimiz Bizim Farkındalığımızdır’

    30. Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOB) Başkanı Yalçın Kılıç, beraberinde esnaf odaları başkanları ile yılın Ahisi seçilen mobilyacı Kemal Uğurel Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’yü ziyaret etti.


    Ziyaret kapsamında açıklamalarda bulunan ÇESOB Başkanı Yalçın Kılıç, ahiliğin Türk tarihinde ve kültüründe çok önemli bir yeri olduğunu belirterek; “Ahilik özünde yardımlaşma, başkasını gözetme ve yaşatmayı esas edinen bir sistemdir.” dedi

    Ahilik geleneğinin sürdürülmesi ve yaşatılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Kılıç, esnafa verdiği desteklerden dolayı Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’ye teşekkür etti.

    Ahiliğin ahlaki felsefesinin günümüz esnaf ve sanatkarlarınca benimsenmesi gerektiğini belirten Kılıç, bugün Piri Baba Parkı’nda düzenlenecek Ahilik kutlamalarına tüm Çorum halkını davet etti.

    Yılın Ahisi seçilen mobilyacı esnafından 58 yaşında ki Kemal Uğurel de çocuk yaşta başladığı mesleğini bugün halen devam ettirdiğini belirterek, mesleğini severek yaptığını söyledi.

    Yılın Ahisi seçilmesinden dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Uğurel, yılın Ahisi seçilmesinden ÇESOB Başkanı Yalçın Kılıç ve Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’ye teşekkür etti.

    Belediye Başkanı Muzaffer Külcü de manevi değeri yüksek bir Ahilik teşkilatı olduğunu belirterek, toplumları, milletleri birbirinden ayıran unsurların bu tür değerler olduğunu ifade etti.

    Milli ve manevi değerlerin bir toplumu diğer toplumlardan ayıran en önemli unsurlar olduğuna dikkat çeken Külcü, “Modern dünya daha fazla üretmek, daha fazla satmak, daha fazla tüketmek ve daha fazla kar etmek üzerine kurulu ama bizim manevi değeri yüksek bir ahilik teşkilatımız var. Bununla ne kadar iftihar etsek azdır. Toplumları, milletleri birbirinden ayıran unsurlar bu tür değerlerdir. Bizim de bu anlamda çok zengin birikimimiz var. Ahilik ahlakı da bunun en önemlilerinden birisidir.” dedi

    ‘CUMHURBAŞKANIMIZIN VE BAŞBAKANIMIZIN ORTAYA KOYDUĞU TUTUM ÇOK ÖNEMLİ’
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın Ahilik kutlamalarına çok önem verdiğini ve esnafı önemsediğini kaydeden Başkan Külcü, 30 yıldır kutlanan Ahilik Haftası kutlamaların son 10 yılda daha farklı bir noktaya geldiğine dikkat çekti.

    Ahilik konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın farkındalık oluşturmaya çalıştığını belirten Külcü, ortaya koyulan bu tutumun çok değerli olduğunu söyledi.

  • Ahilik Haftası Kutlamaları Başladı

    Ahilik Haftası Kutlamaları Başladı

    Bu yıl 30.’su düzenlenen Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Atatürk Anıtı’nda düzenlenen çelenk sunma töreninin ardından Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOB) Başkanı Yalçın Kılıç ve beraberinde esnaf odaları Vali Necmeddin Kılıç’ı ziyaret etti.

    Ziyaret kapsamında açıklamalarda bulunan Vali Necmeddin Kılıç, ahiliğin önemine değinerek, “Esnafımız dün olduğu gibi bugünde toplumumuzun bel kemiğidir. Sosyal barışın, gelişmenin, kalkınmanın ve toplumda ki sosyal dilimler arasında ki geçirgenliğin en yüksek oranda hissedildiği yer elbette esnaflarımızdır” dedi.

    100 yıl önce Anadolu coğrafyasında medeniyet temelleri atılırken kuvvetli bir sivil toplum inisiyatifi ile Ahilik Teşkilatı’nın kurulması ve bu teşkilatın ilkelerinin halen yaşıyor olmasının hayret edilecek bir konu olduğunu belirten Kılıç, Ahilik teşkilatının çok sağlam temeller üzerine kurulduğunu vurguladı.

  • Hicri Yılbaşı Nedir, Namazı ve Duası

    Hicri Yılbaşı Nedir, Namazı ve Duası

    Hicri yılbaşı nedir, ‘Hicri yılbaşı’nda hangi dualar okunur ve namazı nasıl kılınır? İslam dünyasında takvimin başı kabul edilen hicret, hicri yılbaşı olarak biliniyor.

    Bugün Hicretin 1437’nci senesi. Hicri yılbaşında hangi dua ve ibadetler yapılır. İşte Hicri Yılbaşı ve Muharrem ayı ile ilgili tüm merak edilenler haberimizde…

    Hicri Yılbaşı nedir?

    Hicri Yılbaşı veya 1 Muharrem (kameri) hicri takvime göre Zilhicce ayının son gecesini Muharrem ayının birinci gününe bağlayan zaman dilimidir. İslami takvime göre bir sonraki güne saat 00:00 da değil güneş batması ile (akşam ezanı) geçilir. Bu zaman dilimi ay takvimi esaslı olduğu için bir sonraki hicri yılbaşı 11 ya da 12 gün daha erken bir tarihe denk gelir. Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur’an’da kıymet verilen dört haram aydan biridir. Bu aylarda barış içinde yaşanması, savaş yapılmaması ile ilgili İslam öncesi ve sonrası kurallar mevcuttur. Muharrem ayı, hicrî kamerî yılın birinci ayıdır. Şii Müslümanlar tarafından ise Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü olarak kutlanır. ve dünya bir hicri yılbaşında oluşur.

    Hicri Yılbaşı duası

    Bu duada, Allahü teâlâya hamd edilmekte, Peygamber efendimize, Eshabına ve Ehl-i beytine salat ve selam getirilmekte, yeni sene boyunca, şeytanın ve nefsimizin şerrinden Allahü teâlâya sığınılmaktadır. “Her kim bu duâyı aşûre günü üç kerre okursa ölümden de emîn kılınır.” Hadis-i Şerifiyle önemi vurgulanan Hicri Yılbaşı için özel dua. Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emîn kılar.” (Hadis)

    (Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü’l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es’elüke fîhe’l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.)

    Hicri Yılbaşı namazı

    Muharrem ayında Kılınacak Namazlar

    Bu ay senenin birinci ayıdır. Bu ayın birinci gecesi, akşam ve yatsı arasında ( yani zilhicce’nin son gününü, Muharrem’in birinci gününe bağlayan gece) Allah rızası için iki rekat namaz kılınır.
    Namaza şu niyetle başlanır :

    “Ya Rabbi, bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi, hakkımızda mübarek kılman; avfı ilahine, feyzi ilahine, mazhar kılman; dünyevi ve uhrevi saadetlere nail eylemen için ; Allahu Ekber “

    Her iki rekatta :

    7 Fatihai şerife, 7 Ayetel- kürsi, 7 İhlası şerif, okunur.

    Namaz dan sonra :

    11 defa :

    La ilahe illallahü vahdehu la şerikeleh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yumit. Ve hüve hayyün la yemutü biyedihil hayr. Ve hüve ala külli şey’in kadir.

    11 İstiğfarı şerif,

    11 Salevatı şerife, okunup dua yapılır. Duada, geçmiş senenin günahlarının afvı ve yeni seneye günahsız girmek için iltica edilir.

    Muharrem ayı ilk gecesi tesbih namazı

    Muharremin birinci gecesi ayrıca şu şekilde niyet ederek bir tesbih namazı kılınır :

    “Ya Rabbi, bu yeni senede beni mağfireti ilahine, rızai ilahine ve hidayeti ilahine mazhar eyle. Yeni açılan amel defterimi rızai ilahine muvafık amel ile doldurmayı bana nasip eyle. Beni gadabı ilahine duçar olacak amellerden muhafaza buyur.”

    Tesbih namazında şunlar okunur :

    1. Rekatta : 1 fatiha, 1 Ayetül kürsi,
    2. Rekatta : 1 Fatiha, 1 Amenerresulü… ( sürei Ali İmran’ın ilk iki ayeti de ilave edilerek)
    3. Rekatta : 1 Fatiha, 1 Hüvellahüllezi…
    4. Rekatta : 1 Fatiha, 1 İhlası şerif.

    Not: Okunması gereken süreleri bilmeyenler bildikleri süreleri de okuyabilir. Namazdan sonra istiğfar edilir, selavatı şerife getirilir ve arkasından dua edilir. Muharrem ayının birinci günü 1000 kere ihlas süresini okumak
    Muharremin birinci gününde her birinde besmele çekerek, bir defada 1000 İhlası şerif okuyanları, Cenab-ı Hak lütfuyla, keremiyle huzuruna bu alemden kul borcu ile götürmeyecektir. Dokuzyüz senelik nafile oruca denk muharrem ayı perşembe, cuma ve cumartesi oruçları

    Bu ay içinde; perşembe, cuma, cumartesi günleri peşbeşe oruç tutulursa 900 senelik nafile oruç sevabı verilir.

    Muharrem ayı biri ile onu arası kılınacak namaz

    Muharrem ayının biri ile onu arasında bir defa olmak üzere, 2 rekatte bir selam vererek 6 rekat Namaz kılınır.
    Bu namaz akşamla yatsı arasında kılınır. Bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir.

    Namaza şöyle niyet edilir:

    “Niyet eyledim ya Rabbi senin rızai şerifin için namaza. Her hangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise , bu hakkın ödenmesi için, Allahu Ekber …”

    1. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Ayetül kürsi, 11 İhlası şerif,
    2. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlası şerif.
    3. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Elhakümüttekasür , 11 İhlası şerif.
    4. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlası şerif
    5. Rekatta: 1 Fatiha, 3 Kul ya eyyühel kafirun, 11 İhlası şerif.
    6. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlası şerif, okunur.

    Namazdan sonra dua edilir.

    Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10’uncu gün aşure pişirmek faziletli ibadetlerdendir.

    Bunun yerine getirenlerin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendimizle cennete girecekleri ümit edilir.

    Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10’uncu günleri oruç tutmalıdırlar.

    Resulullah Efendimiz 9’ncu günü seferde bulunuyorlardı. o bakımdan yalnız onuncu günü oruç tutmuşlar ve ” sağ olursak gelecek sene 9’ncu günü de tutarız” buyurmuşlardır.

    Muharrem ayı 9 ve 10. günü teheccüd vakti kılınacak namaz

    Muharrem’in 9. ve 10. geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine 9. 10. geceleri teheccüd vaktinde rızai ilahi için 4 rekat namaz kılınır. Her rekatta 50 şer İhlası şerif okunur.

    Teheccüd vakti: Öğle vakti gündüzün hagi saatinde giriyorsa, gecenin o satinde de teheccüd vakti girmiş olur.

    Muharrem ayında hatmi enbiya devam etmek

    Bu günlerde hatmi enbiyaya devam etmeli, Bilhassa 9. günü akşamı yani onuncu gecesi muhakkak Hatmi Enbiya yapılmalıdır.

    Muharrem Ayı içerisinde mümkün olduğu kadar fazla istiğfar etmelidir.

    Hicri yıl takvimi

    Hicri Takvim, Ömer’in halifeliği zamanında, hicretten 17 sene sonra toplanan bir konsey tarafından, Ali’nin önerisiyle Hicretin gerçekleştiği yıl 1 kabul edilerek oluşturulmuştur. Bundan önce yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmakta idi. Örneğin: Fil senesi, Fil senesinden iki sonraki sene, Kabe’nin tamirinin yapıldığı tamir senesi, sel senesi gibi.

    Hicri takvim, Hicri Şemsi takvim ve Hicri Kameri takvim olmak üzere ikiye ayrılır.

    “Haram ayları” İslam öncesi Arap toplumunda kullanılan ay adlarına göre savaşmanın yasak kabul edildiği Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb aylarıdır. Müslümanlar ayların isimleri için İslam öncesi dönemde kullanılan isimleri kullanmaya devam etmişlerdir. Bunlardan ilk 3’ü ardışık, Recep ise ayrı bir ay idi.

    İslam öncesi dönemde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, uzak yakın bölgelerden hacılar büyük bir güvenlik içerisinde bu panayırlara gelir ve tüccar malını hacılara satar, şiir yarışmaları yapılırdı. Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için “Ficâr savaşı” denirdi.

    İslam öncesi Arap toplumunda Kameri takvime 3 yılda bir 1 ay eklenerek ayların yerleri sabitlenir, aylar hicri takvimde olduğu gibi yılın mevsimleri arasında dolaşmaz, en fazla 1 aylık oynamalar olurdu. Bu duruma nesi ismi verilirdi. İslam Ansiklopedisi’ne göre nesi uygulaması genel gözlemde olduğu gibi sabit bir takvim oluşturmak amacıyla değil, hac ve hac ile bağlantılı panayırların yılın belirli ve uygun bir mevsiminde icra edilmesi amacını taşımaktaydı.

    İslamda da bu anlayış korunmuş ve hac haram aylardan olan Zilhicce ayında yapılmıştır. Kur’an’a göre nesi uygulaması haram ayı helal sayıp savaşa ve yağmaya devam edebilmek için yapılan bir hile idi. Ömer zamanında hicri takvime geçilmesi ve nesi uygulamasına da son verilmesi ile İslamda kutsal aylar (recep, şaban, ramazan, muharrem gibi) her yıl 11 gün önce gelerek yılın her mevsimine uğramaktadır.

    Kur’an’da haram aylardan bahsedilir:

    Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah’ın katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram (ay)lardır. İşte doğru din budur. O aylar içinde (konulmuş yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin. (Tevbe suresi, 36)

    Ey Muhammed! Sana (kutsal) ayı ve o aydaki savaşı sorar­lar; de ki, ‘O ayda savaşmak büyük suçtur.’ (Bakara suresi, 217)

    ”Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip, böylece Allah’ın haram kıldığını helal kılmak için Haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah inkarcı toplumu doğru yola iletmez.” (Tevbe Suresi 9/37)

    Muharrem nedir?

    Muharrem Hicri takvime göre yılın birinci ayı. Muharrem Arapça bir kelime olup, kelime kökü itibarıyla “haram”dan türemiştir. Sözcük karşılığı, haram olan, yasaklanan anlamındadır. Araplar, İslamiyet öncesi dönemde (Cahiliye döneminde) dahi, kabile yaşantısının bencilliklerinden kaçınarak, Arabi ilk ay olan “muharrem” ayında birbirlerine savaş açmak gibi “yasaklanan” fiillerden kaçınır ve uzaklaşırlarmış.

    Aşure Günü nedir?

    Aşure, (Aşura) Arapça’da 10 manasına gelen “aşara” kelimesinden türemiştir. Kelimenin Sâmî diller arasında ortak bir kelime olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında Büyük Kefaret Günü için kullanılmıştır. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi hicri 61’de Muharrem’in onuncu gününde (10 Ekim 680) Kerbelâ’da Yezid’in ordusunca katledilmiştir. Bunun dışında Aşure Günü’nde gerçekleştiğine inanılan dini açıdan önemli bazı rivayetler bulunmaktadır. Bunlar; Âdem’in işlediği günâhtan sonra tövbesinin kabul edilmesi, İdris’in diri olarak göğe yükseltilmesi, Nuh’un gemisinin tufandan kurtulması, İbrahim’in ateşte yanmaması, Yakup’un oğlu Yusuf’a kavuşması, Eyyub’un hastalıklarının iyileşmesi, Musa’nın Kızıldeniz’den geçip İsrailoğulları’nı firavun’dan kurtarması, Yunus’un balığın karnından çıkması, İsa’nın doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesidir. Bu olaylar saygın hadis kitaplarının hemen hepsinde geçmektedir. Musevilerin de bu günü oruçla geçirdikleri, İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah’ın bu günde oruç tutmayı tavsiye ettiği, Yahudilere benzememek açısından orucun Aşure günü ile bir gün öncesi veya bir gün sonrası ilâve edilerek tutulması gerektiğine inanılır.