Özgür-Der Çorum Temsilciliği 2026-2027 programları kapsamında seminerlerine başladı. Bu hafta ilk seminerde Yalçın Atalık ve Murat İslam “ Tüketim Alışkanlarını Değiştirme İradesi Olarak; BOYKOT” başlıklıbirsunum gerçekleştirdi.
Bugün Siyonizm varlığı hiç olmadığı kadar sorgulanıyor!
İşgal, soykırım ve ablukanın 07 Ekim 2023 Aksa Tufanı ile başlamadığını hatırlatarak sunumuna başlayan Murat İslam, ancak, 7 Ekim’in Filistin mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Aksa Tufanı sonrası Gazze özelinden tüm Filistin halkı ciddi bedeller ödedi ve ödemeye devam ediyor. Tüm insani ihtiyaçlarından mahrum bir şekilde hayatta kalmaya çalışıyorlar, aynı zamanda Hamas başta olmak üzere direniş örgütleri de bu süreç de çok büyük bedeller ödedi, ciddi kayıplar verdi. Ancak; Filistin davasının kendisi, dünya çapında benzeri görülmemiş kazanımlar elde etti. Filistin halkına duyulan sempati önemli ölçüde artmakla kalmadı; bugün giderek daha fazla insan, daha önce çok az kişinin sormaya cesaret edebildiği Siyonist projenin meşruiyetine dair soruları yüksek sesle dile getiriyor.
İki devletli çözüm bir yalan ve aldatmacadır!
Dr. Azzam Tamimi ifade ettiği gibi iki devletli çözüm bir yalan ve aldatmaca olduğunu söyleyen Murat İslam, bu söylemin Filistin’in sömürgeci işgalini güvence altına almanın ve sürdürmenin bir yoludur dedi. Müslümanlar özelinde tüm dünya için bir tehdit olan Siyonizm, Apartheid rejimi Güney Afrika’da nasıl sona erdiyse, Fransızlar sonunda Cezayir’den nasıl çekildiyse ve ABD Vietnam’da ve Afganistan’da nasıl aşağılayıcı yenilgiler yaşadıysa, Siyonizm de aynı akıbeti yaşayacağını söyledi.
Filistin halkı üzerine düşeni yaptı, bizler üzerimize düşün görev ve sorumlulukların farkına vararak her fırsatta mücadeleye devam etmeliyiz diyen konuşmacı, hayatın tamamını kapsayacak şekilde bir direniş bilincine ulaşmamız, toplumu da bu anlamda bilgilendirmemiz gerek. Modern hayat ve popüler kültür her birimizi kuşatıyor. Bu kuşatmanın en önemli ayağı hiç kuşkusuz ekonomik boyutudur. Bugün “Boykot” başlığı ile bu konuyu ele almaya çalışacağız dedi ve sözü Yalçın Atalık’a devretti.
“Boykot” kavramı ve kelimesinin etimolojisi hakkında bilgiler vererek sözlerine başlayan Yalçın Atalık, Boykot, bireylerin veya grupların belirli bir ürün, hizmet, şirket, kuruluş ya da ülkeden ekonomik ve sosyal ilişkilerini gönüllü ve bir amaca yönelik olarak kesmesidir. Genellikle haksızlıklara karşı şiddet içermeyen bir protesto ve baskı aracı olarak uygulanır.
Boykot bereketli bir eğitim, evrensel bir okuldur!
Boykotun tarihi ve önemli boykotlar değinen Atalık, Boykotun Özgür İrade, Etik, Ahlak ve Yaşam Mücadelesi açısından önemine vurgu yaptı. Korku ve öğrenilmiş çaresizlik, toplumsal tepkisizliğin en büyük nedenlerindendir. Oysa boykot akıllıca usûlüne uygun olarak uygulandığı takdirde sadece azılı düşmanı durdurmak için bir silah olmayacak bunun yanında Müslüman bireylere ve toplumlara da sayısız yararlar sağlayacak, bereketli bir eğitim ortamı, evrensel bir okul gibi hizmet edecektir. Boykot eyleminin içinde çok yönlü bir ibadetin olduğunu görürüz: Zalime karşı durma, Mazlumun ve hakkın yanında olma diğerkâmlık yani îsâr yani kardeşini kendi nefsine tercih etme var. Allah için insanları sevme ve Allah için buğzetme, İslam kardeşliğini pekiştirme var. Cihat ve zalime darbe indirme var. Allah için bir ve beraber olma, birbirini sevme, din kardeşliği duygusunu yaşama ve pekiştirme var.
Boykot direniş ve diriliş eylemidir!
Boykot eylemi, direnmeyi bütün hayatımızın ayrılmaz bir parçası kılmayı, mücadele duygusunu sürekli bir biçimde yaşamayı, sabretmeyi öğreneceğimiz bir eğitim kampı adeta. Boykot çocuklarımızla, torunlarımızla paylaşabileceğimiz bir direniş ve diriliş eylemidir. Hayatı bilinçli ve dikkatli, değerlerimize uygun, Allah’ın rızasını gözeterek, başkalarının acılarına duyarlı olarak yaşama hususunda onlara örnek olabileceğimiz bir imkândır. Boykot aynı amaca yürüyen el ele tutuşabilen birbirinin acısını duyabilen ve duyarlı olan bir toplum yani ümmet olabilmemiz ve bir ümmet olarak yaşayabilmemiz yolunda da bize ivme kazandıracaktır. Boykotun diğer bir faydası millî sanayimizin, ekonomimizin ve kendi tarım teknolojilerimizin gelişmesine imkân tanımak olacaktır. Zorluklar ve mahrumiyetler çoğu zaman buluşların icatların anası olmuştur.
Program soru cevap ve dinleyicilerinde katkılarıyla sona erdi.







Yorumlar