Son Güncelleme: 5 Mayıs 2016 21:01 Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, Eğitim Bir-Sen Çorum Şubesi tarafından Afra Düğün Salonu’nda yapılan “Sendikal Mücadelede Büyük Türkiye İçin Zirveden Yeni Ufuklara” adlı etkinlikte konuşan Eğitim Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tahir Eşkil’in sendikaları hakkındaki iddialarına cevap verdi.
Aydın, dün akşam Memur Sen Genel Başkanının da katıldığı toplantıda EBS il başkanı Eşkil, Çorum’da Türk Eğitim-Sen’e 790 fark attıklarını ifade eden açıklamalarını basından okuduklarını söyledi.
Eşkil’in konuşmasında Nisan 2016 verilerine göre Türk Eğitim-Sen’e 790 fark attıklarına yer verdiğini belirten Selim Aydın açıklamasını şöyle sürdürdü;
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki başarı eşit şartlar içerisinde yapılacak olan rekabette önde olmaktır. Şartların eşit olmadığı ortamlarda rekabet adil değildir. Son günlerde gerek sosyal medyada gerekse çeşitli yayın kuruluşlarında EBS yöneticileri yaptıkları üye sayılarıyla övünmekte ve bu sayıları elde etmeyi ciddi sendikacılık yaptıklarına bağlamaktadırlar. İdarecilik zafiyeti geçiren adeta aş eren kimi yönetici olma hastalığına düçar kişiler sendikalarını değiştirip pusuda yatmaya başlamışlardır. Mülakat ya da görevlendirmeyle getirilen idareciler diyet borçlarını ödemekte elinden geleni yapmaktadır. Aday öğretmenler tedirgin olduklarından tedbir amaçlı “Mecbur Kaldık” anlayışı ile üye olmaktadır. Bu çabayı yetersiz bulan sendika temsilcisi okul kurum müdürlerine ev ödevi gibi üye yapma mecburiyeti getirmektedir. Bir ilçe Milli Eğitim Müdür Vekiline aday öğretmenleri ziyaret ederek bizzat kendisinin üye yaptığını söylüyorum. “Evet yanlış ama sendikadan rica ettiler o yüzden yaptım”. Siz beni koltuğumdan mı etmek istiyorsunuz diye de cümleler kurmuştur. Zamanın eski AKP il başkanına “Başkanım siz hangi listeyi verdiyseniz ona göre işlem yaptık” diyen tetikçi şube müdürleriniz olduğu müddetçe sizlerin de mülakatlarda %100 başarı sağladık açıklamalarınız her şeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. İşte şartlar ortada ve takdir kamu çalışanlarının……..
Bunlar açıkça ortada iken pişkinlik yapıp niceliğiniz ile övünmelerinize kendilerinizden başkasının inanması da asla söz konusu olamaz. İşte makamlara alın teri, bilgi, tecrübe ve liyakat ile gelinmiş olsaydı hiç kimse diyet ödemek zorunda kalmaz, koltuğundan endişe etmez ve bu sendikanın büyümesi için makamını kullanarak üye kaydıyla uğraşmazdı.
YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIRMIŞ.
Nisan 2016 verilerine göre Türk Eğitim-Sen’e 790 fark attıklarının vurgulayan Eşkil, bunu değiştirmek için memur ve hizmetlilere müdür odalarında Türk Eğitim-Sen tarafından baskı yapıldığını iddia etmiştir.
İnsanda biraz ar olur. Kamu Çalışanları üzerinde siyasetten aldığı güç ile baskı unsuru oluşturan Eşkil, sendikamızı baskı yapmakla suçlamıştır. Hodri Meydan sayın Eşkil, gel İlimiz genelinde kamu çalışanlarına yönelik şeffaf bir şekilde anket çalışması yapalım. Hangi sendika baskı yapıyor diye ?
Her ne kadar genel başkanınız itiraf etse de “ Sendikacılığımız tenkit değil teklif esaslıdır” Ki doğru söylemiştir. ( Gel seni müdür/müdür yard., memur,şef,Başhemşire v.s yapalım). Bir insanın inanmadığı şeyleri söylemesi, üstüne üstlük olayı çarpıtması ancak bu kadar olur. Güler misin, ağlar mısın? O halde, delikanlılık bizde kalsın, ben itiraf ediyorum,
Türk Eğitim Sen, stajyer öğretmenlere üye olmaları için baskı yapmaktadır!!!
Görev süresi dolan idarecilerin görevlerine devam edebilmeleri için baskı yapmaktadır!!!
Görevde yükselme sınavlarına giren memur, şef adaylarına baskı yapmaktadır!!!
İl içerisinde görevlendirme talebinde bulunan öğretmene baskı yapmaktadır!!!
Danışman öğretmen görevlendirmeleri Milli Eğitim Müdürlüğünden değil, bizden geçmektedir diye baskı yapmaktadır!!!
Okul müdürlüğü için mülakata girecek olanlara “ sana yardımcı oluruz diye” baskı yapmaktadır!!!
Memuru eşiyle çocuğuyla Türk Eğitim-Sen tehdit ederek üye Yapmaktadır !!!
BU NASIL BİR RİYAKARLIKTIR. EL İNSAF
Eşkil, “mağdur ve mazlumun, cinsiyetine rengine bakmıyoruz çünkü bizde güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğuna iman etmişiz” şeklinde konuşmasına devam etmiştir.
Bu nasıl bir riyakarlıktır. Dilinizde tüm insani ve kutsal değerleri kirletiyorsunuz. İnsanın söylemleri ve eylemleri tutarlı olmalıdır. Samimiyet budur. Madem bu şekilde kendinizi tanıtmışsınız; soruyorum size; madem mağdur ve mazlumun cinsiyetine bakmamaya iman ! etmişsiniz,
Defalarca haklılıkları tescillenen okul müdürleri için Ülkemizde yargı kararları uygulanmıyorken nerdesiniz?
Bir yönetmelikle binlerce okul müdürü, müdür yardımcısının görevine son verilirken neden sesiniz çıkmadı?
Aday öğretmenlerimize, ilimizde, ağır hakaret içeren cümleler sarf edilirken buna göz yumma gerekçeniz nedir? ( Ki hakaret eden de sizin üyeniz , mağdur olan aday öğretmenlerin % 60 da sizin üyeniz)
Eğitim çalışanlarını fişleyerek tasnif eden ilçe milli eğitim müdürü için ne yaptınız?
Hani nerde mağdur ve mazlumun rengine bakmamak, haklının gücüne iman etmek ?
GÜZEL AHLAK SADECE LAFTA KALMAMALIDIR.
Güya Sendika mücadele anlayışlarının hakkı üstün tutan, adaleti savunan, liyakat ve emniyeti esas alan, bilgiyi ve hikmeti öncelediğini ifade eden bir sendikaya! Bu sessizlik yakışır mı? Görünen o ki sizin ruhunuza işlemiş, minareyi çalıp sonra da kılıfına uydurmak.
Danıştay 2015 de yapılan sınavsız 4 yıllık görevlendirmeleri iptal etmişti. Bu karar ortadayken 2015 ve 2016 da 4 yılı dolanların sınav kazananlardan önce atanması ahlaksızlık ve hukuk tanımamazlık iken bunu biz sağladık diye de beyanat vermek, sınava girenlerin mağdur olmasına neden olmak güya hakkı üstün tutan, adaleti savunan sendikanıza yakışıyor mu?
Güzel ahlak sadece lafta kalmamalıdır. Etrafınıza bakın, kimler okul müdürü oluyor, kimler hastane müdürü oluyor, kimler adliyede göreve geliyor. Eğer sizler bu sorulara, gerçekten bütün yüreğinizle “İşin ehilleri makam sahibi oluyor” cevabını verebiliyorsanız o zaman mesele yok ama ‘Sayın Başkan, ne yazık ki işin ehli olan dışlanıyor, kabiliyetsiz ve liyakatsizler iş başına geliyor’ diyorsanız o zaman Türkiye’de herkes kendini sorgulamak zorundadır ve tabii en başta yönetenlerin de kendilerini sorgulaması gerekir.
Ey Memnun-Sen’in yöneticileri, siz bizi anlayamazsınız. Sizin anladığınız, “Beslendiğiniz yere hizmet ederek, memurun emeği ve alın terini onlara peşkeş çekmektir.” Siz hep güçlünün yanında yer alır, adamın, adamı olursunuz. Zalimlikte sınır tanımazsınız. Bugün 790 fark ile övünebilirsiniz ancak biliniz ki, “Güvendiğiniz dağlara karlar yağacak.” Güvendiğiniz siyasi iktidar elbet bir gün yerle yeksan olacak, yaptıklarınız yanınıza kar kalmayacaktır. “Hakkı tutup kaldıranlar” zalimlere haddini elbette bildirecektir. Unutmayınız, herkesin bir hesabı varsa, “Yüce Yaratan’ın da bir hesabı vardır.” Allah ihmal etmez, imhal eder( mühlet verir)



“20 Maddelik Talepler Bakan Işıkhan’a Sunuldu”
İmparator 380 Bine Satıldı
Hemşehrimiz Dekan Oldu
Yargı Mensuplarından Belediye Başkanı Şerif Arslan’a Ziyaret
Zehir’den Çorum Emniyeti’ne Polis Haftası Ziyareti
