Blog

  • Otomobil Tarlaya Uçtu:4 Yaralı

    Otomobil Tarlaya Uçtu:4 Yaralı

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı.

    Edinilen bilgilere göre, kaza Sungurlu-Kırıkkale karayolunun 16. kilometresinde meydana geldi. Ankara istikametinden Sungurlu istikametine seyir halinde olan Ahmet Kurt (23) yönetimindeki 39 EZ 810 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tarlaya uçtu.

    Kazada, otomobil sürücüsü Ahmet Kurt ile otomobilde yolcu olarak bulunan Hayriye Deniz ve iki kişi yaralandı.

    Yaralılar olay yerine çağrılan ambulansla Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kazayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.İHA

  • ‘Bugünkü Oy Oranına Layık Değiliz’

    ‘Bugünkü Oy Oranına Layık Değiliz’

    Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl Başkanı Av. Bekir Çetin, partisinde olağan üstü genel kongre isteyen illerin başkanlarının görevden alınması ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

    Çetin, olağan üstü genel kongre isteyen illerin başkanlarının görevden alınmasının demokrasi ve parti adına uygun bulmadığını, bu tür tasarrufların partilerini büyütmeyeceğine, aksine küçülteceğine inandığını söyledi.

    47 yıllık şerefli bir maziye sahip MHP’nin bu günkü oy oranına layık olmadığını belirten Çetin, “Milli devlet, güçlü iktidarla bezenmiş Milliyetçi Türkiye’ nin kurulması için besmele çekip zora talip olan, mücadelenin iman, sabır ve çileyle yoğrulması gerektiğine inanan, “zaferle değil seferle yükümlü olduklarını” bilen, tabutluklardan başlayıp idam sehpalarına kadar uzanan bir hayata tâlip olan, gençliklerini yaşamadan en güzel yıllarını zindanlarda, hücrelerde geçiren başta rahmetli başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere ülkü devlerinin bize bıraktığı emaneti dünya döndükçe, güneş doğdukça koruma yüceltme ve yükseltme karar ve azmi ile göreve talip olduk. Ve Yüce Allah bu kutlu görevi bizlere nasip etti” dedi.

    Bu gidişatın nedenlerinin acilen araştırılması gerektiğine inandığının ifade eden Çetin, açıklamasını şöyle sürdürdü:
    “Bizler, birilerinin müsaade ettiği kadar milliyetçilik yapmayı, egemen güçlerin izin verdikleri oranda inançlı olmayı kabul etmeyen; kalemi, kelâmı ve selâmı Kıble’ye dönük olan, gönlü Türk Dünyası’nı kucaklayan, kalbi Türkiye için çarpan, önce ülkem sonra partim sonra ben diyen, inandıkları yolda dimdik yürüyen, kırılmayı göze alan, fakat hiç bir zaman bükülmeyen bu ülkeyi karşılıksız seven, davasına ölümüne bağlı insanlarız.

    Bu güne kadar inandığımız ve kutsal saydığımız davamızın emrinde, gece gündüz demeden her türlü maddi ve manevi fedakarlıklarla, tüm siyasi baskılara rağmen yılmadan yıkılmadan, kimseye eyvallah etmeden görevimizi yapmaya çalıştık. Eksikliklerimiz olmuştur, lakin kesinlikle bilerek yanlışımız olmamıştır ve olmayacaktır.

    Türkiye’nin içinde bulunduğu bu arzu edilmeyen durumdan kurtulması ancak güçlü ve iktidar alternatifi olacak bir MHP ile mümkündür. 1 Kasım Milletvekilliği Genel Seçimleri sonrasında mensubu olmaktan gurur duyduğumuz partimizin, çok büyük bir oranda oy kaybederek eli kanlı teröristlerin siyasi temsilcisi olan bir partinin gerisine düşmesi, bu davaya gönül vermiş dava arkadaşlarımızı derinden yaralamıştır.

    Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli 18 yılı aşkın sürede sağlığı dahil maddi ve manevi fedakarlıklarla, partimize zeval vermeden, ülkücüleri utandıracak her türlü durumdan uzak kalarak devlet adamı ciddiyeti ile görev yapmıştır.

    Ancak 47 yıllık şerefli bir maziye sahip partimiz bu günkü oy oranına layık değildir.

    Bu gidişatın nedenlerinin acilen araştırılması gerekmektedir. Güçlenmeyen bir Milliyetçi Hareket Partisi olmaksızın ülkemizi daha karanlık günlerin beklediği aşikardır.

    Ülkücü hareketin büyük bir ekseriyetle talebi, ülkücü iradenin olağanüstü kongrede bir araya gelerek sorunlarını ve sıkıntılarını tartışması, partimizi daha da ileriye götürecek adımların atılmasıdır.

    İlimizdeki dava arkadaşlarımızın bu yöndeki talepleri doğrultusunda biz de olağan üstü kongre talebi içeren dilekçemizi diğer 542 dava arkadaşımız ile birlikte Genel Merkezimize ulaştırmıştık.

    Bizler gibi partimizin ufkunu açacağına, iktidara taşıyacağına inandıkları ve Siyasi Partiler Kanunu ile Parti Tüzüğümüzün verdiği hakkı kullanarak bu taleplerini açıklayan Aksaray, Kilis, Uşak ve Denizli il teşkilatlarımızın Genel Merkezimiz tarafından feshedildiğini öğrenmiş bulunmaktayız.

    Bu tür tasarrufları demokrasimiz ve partimiz adına uygun bulmadığımızı, bu tür tasarrufların partimizi büyütmeyeceğine, aksine küçülteceğine inanmaktayız” şeklinde açıklamada bulundu.

  • Zara’ya, Terör Saldırısı Tepkisi

    Zara’ya, Terör Saldırısı Tepkisi

    Zara, Ankara’da terör saldırısının olduğu gün saçının fotoğrafını paylaştı ve eleştiri yağmuruna tutuldu.

    Ünlü sanatçı Zara Ankara’da meydana gelen ve 28 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısı sonrası saçının fotoğrafını paylaştı ve ‘saç şekil denemeleri’ yazdı.

    Zara’nın bu fotoğrafına büyük tepkiler gelirken bazı hayranlarının ‘Saçını yolmak lazım senin’ şeklinde yorum yaptıkları görüldü.

    Ünlü sanatçı gelen tepkiler üzerine Türk bayrağı fotoğrafı paylaştı ve ‘Demek ki gerçekten hissetmek yetmiyor.. Bin rahmet gidenlere’ yorumunu yazdı.İHA

  • ‘İlişkilerde dürüst ve samimi olmak’

    ‘İlişkilerde dürüst ve samimi olmak’

    Türk Ocakları Çorum Şube Başkanı Porf.Dr. İrfan Çağlar ilişkiler sisteminde es geçtiğimiz iki temel değer adabı muaşeret kuralları ve ahde vefa ile ilgili açıklama yaptı.

    Çağlar, İnsanı ya da toplumu değerli kılan, sahip oldukları kültürel, etik ve ahlaki değerler olduğunu söyledi.

    “Ancak en çok görmezlikten gelinen ya da es geçilenler de bu değerlerdir. “ diyen Çağlar konu ile ilgili açıklaması şöyle;

    “Bunlar, adabı muaşeret kuralları ve ahde vefa olmak üzere ilişkiler sisteminin merkezini teşkil eden iki temel değerdir. Bu değerlerin sosyal sorumluluk ve ilişki gibi iki farklı boyutu vardır. Ancak iki boyutta da belirleyici gerçek, karşılıklı olma durumudur. Yani size karşı sorumlu bir davranış sergileyen ve ilişkilerinde sizin kayba uğramamanız için gayret sarf eden kişi ya da kişilere karşı siz de, aynıyla mukabelede bulunma ihtiyacı hissedersiniz. Zaten doğru ya da etik olan da budur. Bahse konu bu mütekabiliyet,  etkin bir şekilde sürdürülebilirse,  uzun süreli dostlukların da kaynağı haline gelebilir.

    Değerlerin üretilmesi, korunması ve uygulamaya aktarılmasında; dinin, ahlakın ve etik kuralların yeri ve önemi büyüktür. Bu normların ilişkilerde dikkate alınması, adabı muaşeret de denilen moral boyutlu kuralların önem kazanmasına vesile olur. Adabı muaşeret kuralları; bir yandan yaşanılan ortama zarafet kazandırırken, öte yandan da insanı maganda çizgisinden insan çizgisine taşır. Bu yüzden, adabı muaşeret kurallarını ihmal etmemeli, bilakis onları içinde yaşadığımız çevresel ortama yeniden ve daha güçlü bir şekilde kazandırmalıyız.

    Tarihin süzgecinden geçerek gelen ve zaman içinde  süzülerek oluşan bu adabı muaşeret kuralları, aşağıdaki gibi sıralanabilir:

    * İlişkilerde dürüst ve samimi olmak,

    *İnsanları güç durumda bırakmamak,

    * Onları kalıbının ve tarzının dışında olmaya zorlamamak,

    *İnsanları itibarsızlaştırmamak ama hak ettiklerinden fazla da itibar kazandırmamak,

    *İnsanların kusurunu örtmede gece gibi olmak,

    * Yargılamadan önce anlamaya çalışmak,

    *Empati yapmak,

    *Sabretmek,

    *İletişimde bir uslup sahibi olmak,

    *Paylaşımcı ve yardımsever olmak,

    *Düşenin dostu ve kaldırıcısı olmak vb.

    Sıralanan bu kuralların sayısı artırılabilir. Aklımızda var olan başkaca hassasiyetler de buraya kural olarak eklenebilir.  Toplumun hayat kalitesini artıran bu kuralların, korunması ve yaygınlaştırılabilmesi önemlidir. Bunun için toplumun sorumlu bireylerine görev düşmektedir. Yani emri bil maruf, nehyi anil münker ( iyilikleri telkin, kötülüklerden uzak durulması konusunda tembih) görevi. Toplumun önemli kesimi ilişkilerin kurulmasında, böyle bir duruş sergileyebilirse (sorumlu davranabilirse ) kuralların yaygınlığı, kalıcılığı ve etkinliği sağlanabilir. Sevgi medeniyetini inşa etmek istiyorsak ya da böyle bir iddianın sahibi isek, bu kurallara çok ama çok ihtiyacımız var.

    İkinci önemli toplumsal değer de, ahde vefa davranışıdır. Maalesef hayatımızda ve ilişkiler sistemimizde, en çok ihlal edilen ve görmezlikten gelinen ya da acımasızca infaza uğrayan değer budur. Ahde vefa; sevgi, saygı ve bağlılık gibi duyguların bir kompozisyonu ve eyleme dönüşmüş biçimidir. Karşılıksız yapılan iyiliğin karşısında beklenen saygıdır ahde vefa. Beklenen, ama çoğu zaman gelme noktasında nazlanan bir karşılığı simgeler bu duygu. Günümüzde “Allah rızası için iyilik yaptım, karşılığında saygısızlık ve kötülük gördüm” sızlanışına sıklıkla muhatap oluruz. “ Besle kargayı oysun gözünü ” özdeyişi de,  ahde vefa konusundaki yanlış karşılığın bir başka ifadesidir. Bir büyük zata derler ki; falan kişi senin hakkında yanlış şeyler söylüyor. O muhterem zat düşünür ve tebessümle “ ben ona herhangi bir iyilik yapmadım ki” cevabını verir. Yani bu asimetrik yaklaşım tarzı ( iyiliğe kötülükle cevap verme ), insanlık tarihi ile özdeş ve bütün insanlar ve dönemler için geçerli bir durumu ifade eder.

    Peki, bu yanlışın( ahlaki ve etik olmayan asimetrik karşılığın ) sebebi nedir? Aslında bu asimetri üzerinde biraz kafa yordum. Çünkü bu yanlış eylem biçimine, içinde yaşadığımız toplumda, herkes gibi bende muhatap olanlardan birisiyim. Hem de sıklıkla. Konuyla ilgili vardığım kanaat şudur. İnsanların ilişki düzleminde kendilerine yapılan iyilik ve katkıya iki tür refleks gösterme durumu söz konusudur. Birincisi iyiliğe aynısı ile mukabelede bulunmak. Bunun için adam gibi adam olmak gerekir. İkincisi de iyiliği reddetmek veya onu yok saymak. Buna işin kolayına kaçmak dendiği gibi, adam gibi adam olamayanların tercihi de denebilir. Söz konusu bu tercihin sahipleri, çevrenin yargısına muhatap olmamak için bir de senaryo yazarlar ve mazeret üretirler rahatlamak adına. Böylece içinde bulunduğu mahcubiyetten, zahiren kurtulmuş olurlar. Ancak iç dünyalarında, o konuyla ilgili yaşadıkları meşruiyet problemini, hiçbir zaman çözemezler ve sorun onların iç dünyasında daima bir rahatsız unsuru olarak kalır.

    Bu asimetrik boyutlu toplumsal sorunu çözmek için; önce kul olduğumuzu, içinde yaşadığımız dünyanın geçici olduğunu ve dünyevi hırsların insanları yıkıma götürdüğünü anlamamız gerekiyor. Öte yandan linç duygusunun; insani, islami ve etik bir davranış biçimi olmadığını kabul etmeliyiz ki, iç dünyamızda olumsuz duygular gelişemesin. Toplumsal huzurun karşılıklı paylaşma, paslaşma ve değer üretmeden geçtiğini bilirsek, sanırım hep birlikte daha pozitif ve sorumlu bir noktaya ulaşabiliriz. Hayat belli ölçüler çerçevesinde yaşanabilirse , (sevginin de nefretinde bir ölçüsü olursa) insanoğlu kötülük merkezi olmaktan çıkıp, iyilik merkezine dönüşebilir. Bu duygularla, herkesi iyilik anlamında aslına rücu etmeye ve elini taşın altına koymaya davet ediyorum”

  • Ceylan Esnafı Unutmuyor

    Ceylan Esnafı Unutmuyor

    AK Parti Çorum Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ahmet Sami Ceylan, esnaf ziyaretlerine devam ediyor.

    Meclis çalışmalarının dışındaki zamanını genel olarak Çorum’da değerlendiren Milletvekili Ceylan, her fırsatta esnaf ziyaretlerini sürdürüyor.

    Sancaktar Camii civarı ve Eğridere Çarşısı’nda bulunan tüm esnafı ziyaret eden Ceylan, hem sorun ve talepleri dinledi, hem de sohbet etti.

    Esnafın yoğun ilgisiyle karşılaşan Ceylan, hükümetin düzenlemeleri ve yeni çalışmaları hakkında da bilgiler verdi.

    Ceylan, ülkemizde son günlerde yaşanan terör olaylarından dolayı da esnafa birlik, beraberlik ve sağduyu çağrısında bulundu.

    Ayrıca Ceylan, tüm şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi.

    Esnafın sorunlarını da dinleyen Ceylan, aldığı notları gerekli mercilere ileteceğini, çözüm noktasında gereken çabası göstereceklerini söyledi.

    Samimi ve sıcak tavırlarıyla dikkat çeken Ceylan’a esnaf ziyaretleri sırasında; AK Parti Merkez İlçe Başkanı Av. Yaşar Anaç, AK Parti eski Merkez İlçe Başkanı Mustafa Köse, bazı AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve bazı oda başkanları da eşlik etti.

    DSC_0065

  • Spor Şöleninin Kayıtları Başladı

    Spor Şöleninin Kayıtları Başladı

    Çorum Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan kurumlar arası spor şölenine kayıtlar tüm hızıyla devam ediyor.

    Kayıtlar, 22 Şubat Pazartesi günü sona erecek.

    Çorum Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek olan spor şöleninde kamu çalışanları beş branşta kıyasıya yarışacak.

    Voleybol, masa tenisi, satranç, bowling ve dart branşlarında erkek-kadın tüm personelin katılabileceği turnuvaya isteyen tüm kamu personeli katılabilecek.

    kurumlararasisporsoleni

     

  • Anne Olanlara 720 Lira

    Anne Olanlara 720 Lira

    Doğum yapan kadınlara çifte ödeme yapılıyor.

    İlk çocuğunu doğuran anne 420 lira alırken üçüncü çocukta bu ödeme 720 lirayı buluyor. Ödemeyi iki ayrı kurum yapıyor. Doğum yapan annelerin yarım gün çalışıp tam maaş almalarını sağlayan yasa da yürürlükte. Buna göre hem memur anneler hem de işçi anneler ilk doğumda 2 ikinci doğumda 4 üçüncü doğumda ise 6 ay yarım gün çalışıp tam maaş alabilecek.

    Çocuk sahibi olan kadınlar çalışsın çalışmasın devletten çifte ödeme alıyor. Annelere çocuk sayısına göre 300 lira ile 600 lira sarasında doğum yardımı yapılırken 2016 yılı için süt parası da 120 lira olarak belirlendi. Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren yasaya göre her doğum yapan anneye çocuk sayısına göre ödeme yapılıyor. Buna göre ilk çocukta 300 lira verilirken eğer doğan çocuk ikinci çocuksa 400 üçüncü çocuksa bu ödeme 600 liraya kadar çıkıyor. Bu parayı alabilmek için kaymakamlıklarda bulunan Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığı birimlerine başvurmak yeterli oluyor. Takvim’in haberine göre, ikinci ödeme ise doğum yapan kadına süt ve emzirme parası olarak ödeniyor. Bu parayı almak için kadının çalışıyor olması ya da kendi işini yapması veya eşinin kendi işini yapıyor ya da bir yerde çalışıyor olması yeterli oluyor. Her yıl süt parası yeniden belirleniyor. 2016 yılı için belirlenen rakam ise 120 lira. Buna göre üçüncü çocuğunu doğuran bir anne 600 lira doğum parası ile 120 lira da süt parası alabiliyor. Böylece kadına ödenen para 720 lirayı buluyor.

    YARIM GÜN ÇALIŞACAK
    Doğum yapan annelerin yarım gün çalışıp tam maaş almalarını sağlayan yasa da yürürlükte. Buna göre hem memur anneler hem de işçi anneler ilk doğumda 2 ikinci doğumda 4 üçüncü doğumda ise 6 ay yarım gün çalışıp tam maaş alabilecek. Anneler isterlerse bunu haftanın 3 günü çalışıp 3 günü tatil şeklinde de kullanacak. Özçel sektördeki annelerin yarım günlük maaşını işveren kalan kısmını da İŞKUR ödeyecek. Anneler ayrıca evlat edindiklerinde de bu haktan yararlanabilecek. Çocuklar okul çağına gelene kadar da yarım çalışma imkanı bulunuyor. Bu kez ödenecek maaş da yarım olacak.(Kaynak:türkiyegazetesi)

  • Survivor’da eleme sistemi değişti

    Survivor’da eleme sistemi değişti

    Ekranların reyting rekorları kıran yarışması Survivor’da yeni bir eleme sistemine geçildi.

    TV 8 ekranların sevilen yarışması Survivor!da eleme sistemi değiştirildi. Acun Ilıcalı ada konseyinde yarışmacılara yeni sistemi anlattı. Yeni şu şekilde olacak Survivor’un başında smste en çok oy alan yarışmacı bir aday gösteriyodu, ada konseyinde bir aday çıkıyordu, sms’i en çok olan arkadaşımız ikinci adayı gösteriyordu ve bu ikisinden biri Survivor’a veda ediyordu.

    Bu sene aday sayısı 3 olacak. Brinci adayı ada konseyi belirleyecek, 2’nci adayı smste en çok oy alan belirleyecek, 3’ncü adayı da kaybeden takımının kişisel dokunulmazlık oyununu kazanan belirleyecek.İHA

  • Helin Avşar dünyaevine girdi

    Helin Avşar dünyaevine girdi

    Hülya Avşar’ın kız kardeşi Helin Avşar, hayatını Serhan Bora ile birleştirdi.

    Hülya Avşar’ın kız kardeşi Helin Avşar, İstanbul’da düzenlenen sade bir törenle dünyaevine girdi. Gelinlikli fotoğraflarını sosyal medyadan takipçileriyle paylaşan Avşar, altına şu notu düştü: “Kayınvalidem ve görümcem ve eşim, ciğerimin köşesi, yüreğimin neşesi, bahçemin can ağacı ile bir ömür…”

    Az sayıda davetlinin katıldığı törende Hülya Avşar ile eski eşi Kaya Çilingiroğlu da, Helin Avşar’ı yalnız bırakmadı.İHA

  • Şevket Erzen Yeniden Başkan Seçildi

    Şevket Erzen Yeniden Başkan Seçildi

    Çorum Gazeteciler Cemiyeti Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldı.

    Tek liste halinde gerçekleştirilen genel kurulda Çorum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şevket Erzen oybirliğiyle yeniden Cemiyet Başkanlığına seçildi.

    Turgut Özal İş Merkezi Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleşen genel kurula cemiyet üyeleri katıldı.

    Divan Başkanlığını Şahin Örgel’in üstlendiği genel kurulda Bülent Özkaleli, Nihat Karalar, Ali Özdemir ve Mehmet Akçay katip üye olarak görev aldı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda faaliyet, denetim ve bütçe raporları ayrı ayrı okunarak ibra edildi.

    Gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından yapılan oylama sonucunda Yönetim Kurulu Şevket Erzen başkanlığında şu isimlerden oluştu: Bülent Özkaleli, Sadık Örgel, Mustafa Demirer, Taner Şimşek, Murat Özülke, Serdar Özel, Mustafa Külcü, Bilal Çevrim. Yedek Üyeler: Recep Mebet, Volkan Sınayuç, Muttalip Yalçın, Barış Sol, Murat Özten, Recep Serbes, Bekir Bıçakcı, Ahmet Kaya, Halil Öztürk,

    Denetim Kurulu: Kemal Mesci, Nihat Karalar, Ali Özdemir. Yedek Üyeler: Şahin Örgel, Elvan Şimşek, Gani Aksan. Federasyon Delegeleri:  Şevket Erzen, Bülent Özkaleli, Sadık Örgel, Murat Öztürk.

    Genel Kurulda konuşan Şevket Erzen, birlik ve beraberliğin önemini vurgulayarak

    tüm Cemiyet üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti.

    Genel Kurul’da ayrıca Çorum Haber Gazetesi Genel Müdürü Mehmet Yolyapar Çorum Gazeteciler Cemiyeti’nin Onursal Başkanlığına oy birliği ile seçildi.

    Genel kurul sonrası ise Hanoğlu Konağı’nda cemiyet üyelerine yemek ikram edildi.