Blog

  • Çine Madranspor – Çorum Belediyespor

    Çine Madranspor – Çorum Belediyespor

    Çorum Belediyespor bugün deplasmanda oynadığı maçta Çine Madranspor’a 1-0 mağlup oldu.

    STAD: Dr. Çine Yüksel Yalova.

    HAKEMLER: Ali Adıgüzel , Fatih Karatağ , Fahri Dere

    ÇİNE MADRANSPOR: Taylan , Yunus , Hüseyin Çiray , Çağlar , Barış (Dk. 77 Muhittin ), Atilla (Dk.61 Furkan ), Mustafa , Ramazan (Dk. 87 Refik), İbrahim , Osman

    ÇORUM BELEDİYESPOR: Gökhan Siverek , Eşref Korkmazoğlu, Hakan Doğru , Akın , Uğur , Oğuzhan , Emre , Çağrı (Dk.69 Gökhan Kılınç ), Hakan Yağmurkaya (Dk.69 Ömürcan ), Yılmaz (Dk.82 Kudret ), Ercan

    GOL: Dk.38 Çağlar

    KIRMIZI KART: Dk. 72 Mustafa (Çine Madranspor)

    SARI KARTLAR: Eşref Korkmazoğlu, Ercan (Çorum Belediye), Çağlar (Çine Madranspor)

    DAKİKA 11: Soldan gelişen Çorum Belediye atağında, Çağrı’nın düşürülmesi sonucu kazanılan serbest vuruşu kullanan Oğuzhan arka direğe ortaladı, Yılmaz’ın vuruşunda kaleciden dönen topu savunma uzaklaştırdı.

    DAKİKA 27: Çorum Belediyespor atağında, Hakan Yağmurkaya ceza yayından sert vurdu, az farkla aut.

    DAKİKA 38 (GOL): Çine Madranspor’un golü geldi. Sağdan ceza sahasına giren Hüseyin Çiray’ın arka direğe ortaladığı topu, geçen sezon Çorum Belediyespor forması giyen Çağlar kafayla ağlara gönderdi: 0-1.

    DAKİKA 45+1: Çorum Belediyespor savunmasındaki anlaşmazlık sonucu araya giren Hüseyin Çiray, kaleci Gökhan’la karşı karşıya kaldı, vuruşunda Gökhan ayaklarıyla gole izin vermedi, boşta kalan topu savunma uzaklaştırdı.

    DAKİKA 48: Çorum Belediyespor atağında, Oğuzhan’ın pasına hareketlenen Eşref Kormkazoğlu soldan bindirdi, ortasında kale alanı içerisinden Yılmaz kafayı vurdu, top kaleci Taylan’da kaldı.

    DAKİKA 56: Çorum Belediye penaltı kaçırdı. Soldan topla ceza sahasına giren Yılmaz pasını Ercan’a verdi, Ercan savunmanın müdahalesiyle yerde kalınca hakem Ali Adıgüzel penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Oğuzhan’ın yerden kalecinin sağına gönderdiği top direğe çarparak auta çıktı.

    DAKİKA 69: Çorum Belediye atağında, Ercan’ın pasında topla buluşan Yılmaz sağdan ceza sahasına girdi, vuruşunda top uzak kale direğinin dibinden auta çıktı.

  • İşte Marketlerin Et Fiyatları

    İşte Marketlerin Et Fiyatları

    Tarım Bakanlığı ile görüşen marketler, “Keşke tavan fiyat uygulamasında biz de yer alsaydık. Biz de dahil olmak istiyoruz ama belirlediğiniz fiyat bizi kurtarmıyor” dedi. Marketler, kıyma için 35 lira, kuşbaşı et için 38 TL önerisinde bulundu.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in, et üreticileri ve kasapları uzlaştırmasıyla kıyma için 32 lira, kuşbaşı et için de 34 lira “tavan fiyat” belirlenmişti. Kasaplar Federasyonu, ülke genelindeki kasaplara gönderdiği genelge ile söz konusu fiyatlara uyulmasını tavsiye etmiş, perakendeciler bu sürecin dışında kalmıştı.

    “YAĞ ARTARSA FİYAT DÜŞER”
    Bu gelişmeler üzerine harekete geçen marketler, Tarım Bakanlığı’nın kapısını çaldı. Market temsilcileri, bakanlık yönetimine, tavan fiyat sürecinin içinde bulunmamaları nedeniyle sitemlerini ileterek “Keşke biz de karar mekanizmasına dahil olsaydık. Biz de bakanlığın uygulamasında yer almak istiyoruz. Ancak bu fiyatlar bizi kurtarmıyor. Bazı etlerde buna uyabiliriz” dedi. Marketler, kıymada 35 lira, kuşbaşında 38 liralık fiyat talep ederken, “Aksi halde yağlı et satmış oluruz. Ancak yağ oranı artarsa bu fiyata satılır” görüşünü savundu.

    ‘MÜEYYİDEMİZ YOK’
    Bakanlık yetkilileri, her işletmenin başta kira olmak üzere maliyetlerinin farklı olduğunu, bu nedenle tüm satıcıların buna uyamamasını doğal karşıladıklarını belirterek “Bizim bir müeyyidemiz yok. Bu fiyatı biz değil, üretici belirledi. Kasaplar da buna dahil olmak istedi. Bizim isteğimiz, ahır aşamasında fiyat yüksek çıkmasın. Tavan fiyat açıklama niyetimiz de yoktu. Taraflar kendisi uzlaştı. Üretici fiyatı artırmazsa, kasap da market de artırmaz” dedi.

    SAKATAT DA ZAMLANDI
    İthal karkas et etkisiyle, geçen yıl kilosu 5-8 TL olan dana karaciğeri 20 liraya, 8-10 TL’ye satılan kuzu karaciğeri 22-25 liraya yükseldi.

    KDV DÜŞERSE FİYAT DÜŞER’
    Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Mustafa Altunbilek, bakanlıkla yaptıkları görüşmeye işaret ederek, bakanlığın perakendecinin kâr marjını yüzde 5 olarak hesapladığını belirtti: “Biz bu fiyatlarla çıkamayız dedik. Bu tavan fiyatla, yağlı et satmak zorunda kalınacak. Aksi halde tüketiciyi kandırmış oluruz. Vatandaşı memnun etmek bizim için daha önemli. Bu fiyatlar kurtarmaz, zarar ettirir. Ancak KDV düşerse fiyat düşer. Tarım Bakanlığı’na vergi konusunu ilettik. Konunun farkındalar ama yetki Maliye’de” dedi.

    ‘KAMUNUN ETİ PİYASADAN ALINMASIN’
    Altunbilek, et fiyatlarının düşmesi için yeni bir öneriyi daha gündeme getirerek “Kamunun eti piyasadan alınmasın. Asker, yurtlar, hastaneler gibi kamu kurumları, piyasadan çok yüklü miktarda et çekiyor. Bu da arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kamu kendi etini kendisi ithal etsin. Et ve Süt Kurumu kanalıyla etini bu şekilde temin etsin. Aksi halde vatandaşın yiyeceği etin fiyatı yükseliyor” diye konuştu.İHA

  • Ceritoğlu, Meclis Taksi’nin Bu Haftaki Konuğu

    Ceritoğlu, Meclis Taksi’nin Bu Haftaki Konuğu

     

    IMG-20160205-WA0009

    Siyaset dünyasının ünlü isimlerini konuk eden “Meclis Taksi’’ nin bu haftaki konuğu AK Parti Çorum Milletvekili Lütfiye İlksen Ceritoğlu Kurt olacak.

    “Meclis taksi” isimli programın çekimleri için direksiyon başına geçen Ak Parti Çorum Milletvekili Ceritoğlu, Çorum caddelerinde hem vatandaşları gidecekleri yere ulaştırmış, hem de birbirinden sıcak sohbetler yapmıştı.

    Çorum’da çekimi yapılan program Pazar günü (Yarın) saat 20.45’te TRT Haber ekranlarında yayınlanacak.

    Çorum’un tanıtımı için TRT Haber ekranlarında vatandaşlarla buluşacaklarını belirten Ceritoğlu, Çorum insanının tüm samimiyetini ve doğallığını Türkiye’ye tanıtmak adına bu hafta “meclis taksi” programının konuğu olarak ekranlara geleceğini söyledi.

    Çorumun tanıtımı için her platformda mücadeleye devam ettiğini ifade eden Ceritoğlu, direksiyon başındayken taksici olarak Çorum’u, siyaseti ve gündem konularını hemşerileri ile değerlendirme fırsatı yakaladığını kaydetti.
    Ceritoğlu, Çorum halkını yarın (21 Şubat Pazar) 20.45’ te TRT Haber ekranlarında buluşmaya davet etti.

    12688344_204551803231874_5958667430450432991_n

  • Hastalara tarhana çorbası vermeyin

    Hastalara tarhana çorbası vermeyin

    Uzman Diyetisyen Işın Sayın, Anadolu mutfağının vazgeçilmezi tarhana çorbasının bebek ve çocuklar için besleyici değerlerinin yetersiz olduğunu belirterek, hastalara da bu çorbanın içirilmemesi gerektiğini söyledi.

    Anadolu mutfağının vazgeçilmezi tarhana çorbası bebeklerin ilk ek çorbalarından biridir Tarhana çorbası, içerdiği domates, yoğurt , biber sebebiyle besleyici olduğunun akla getirir. Uzman Diyetisyen Işın Sayın ise tarhana çorbasıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.

    Uzman Diyetisyen Işın Sayın içerisinde un barındıran tarhana çorbasıyla ilgili, “Evet, tarhanada domates ve yoğurt vardır, ancak beyaz un o kadar baskındır ki; 1 çorba kaşığı tarhanaya karşılık 1 su bardağı su bile bazen az gelir. Gerçekçi olmak gerekirse yararlı içerikten çok, beyaz unun sakıncalarından söz etmek mümkün. Herkesin ezbere söylediği bir bilgiyi yıkmak zordur. Ancak tarhanayı daha sağlıklı hale getirmek için beyaz una biraz yakından bakmak gerekiyor. Düşünün ki; buğday tanesi kabuk, liflerinden, tüm faydalı kısmından ve hatta ruşeyminden ayrıştırılıyor, dövülüp öğütülüyor. İçine beyazlatıcı kanserojen bileşikler ekleniyor. Böylece beyaz un elde ediliyor. Toplumda insulin direnci ve hipoglisemi sorunu çok yaygın. Bu hastalıkların tedavisine eklenen ilaçlar (oral antidiyabetikler ve/veya akarbozlar) beyaz un ile buluşunca; tedavi edici etkisi ortadan kalkıyor, ilaçların yan etkileri hortluyor. Dahası, ‘tatlıyı bıraktım, sakinleştim’ deseniz bile beyaz undan elde edilen bir çorba sinsice tatlı tat bile vermeden, kan glukoz seviyenizi olumsuz etkiliyor” dedi.

    “HASTALARA TARHANA ÇORBASI VERMEYİN”
    Nekahat dönemindeki hastalara verilen çorbalardan biri olan Tarhanayı geleneksel yöntemlerle pişirdiğinizde, çorbayı içtikten sonra bir takım rahatsızlıklar görülebileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Işın Sayın, “Toplumda geniş sayıda hastada, tarhanayı takip eden saatlerde: Aniden şiddetli acıkma, tatlı veya unlu mamül tüketme arzusu, tahammülsüzlük, uyku bozuklukları, esneme nöbetleri, halsizlik, zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü, sinirlilik, duygusal hassasiyet ve alınganlık, öfke kontrolünün elden çıkması gibi reaktif hipoglisemi ile uyumlu belirtiler de beraberinde hortlayabiliyor. Reaktif hipogliseminizin ne kadar şiddetli olduğuna bağlı olarak bu belirtilerin bir kısmı ortaya çıkabilir. Sadece insulin direnci ve hipoglisemide yanlış bir çorba değildir tarhana ve beyaz unlu çorbalar. Adet düzenleyici, antidepresan, kortizonlu ilaç tedavisi, menapoz ve polikistik over sürecindekiler için de, yatan hareketsiz hastalar için de, beyaz unlu çorbaların; ilgili durumlarla uyumsuz kimyaya sahip olduğu tartışılmazdır. Bebek ve çocuklar açısından da, besleyici değerinin yetersiz olduğunu söylemek zorundayım” diye konuştu.

    “El emeği göz nuru tarhanalarımızı çöpe mi atacağız dediğinizi duyar gibiyim” diyen Uzm. Dyt. Işın Sayın “Elbette ziyan etmeden kurtarabiliriz. Beyaz unun kanda glukoza dönüşerek istenmeyen sonuçlara neden olmasını önlemek , geciktirmek, besin kalitesini artırmak üzere, kullanabileceğimiz ilave malzemeler ve pişirme tekniği geliştirebiliriz” ifadesini kullandı.

    Sayın tarhana çorbasının nasıl pişirilmesi gerektiğini şöyle anlattı:
    “Çok derin tencereye malzemeleri rastgele üst üste ekleyin ve el blendırından geçirip karıştırarak kaynatın. Piştikten sonra kaseye koyup üzerine 1 tatlı kaşığı ruşeym ekleyin. Ruşeymi pişirerek besin değerini düşürmeyin. İşte eklemeniz gerekenler: 1 çorba kaşığı kepek / tam buğday / tam çavdar unundan biri, 4 çorba kaşığı el yapımı toz tarhana, 5 su bardağı içme suyu , 1 çorba kaşığı yoğurt, 1 çay bardağı süt, 1 çorba kaşığı tepeleme kuru nane, 2 çorba kaşığı tereyağı,1 çorba kaşığı zeytinyağı,1 çorba kaşığı tuzsuz kırmızı biber salçası,1 çorba kaşığı tuzsuz domates salçası, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 çay kaşığı ucuyla kimyon.”İHA

  • TÜBİTAK’tan Eğitime Destek

    TÜBİTAK’tan Eğitime Destek

    TÜBİTAK 4006 Bilim fuarları ile bilimin ve bilimsel çalışmaların yeni nesiller tarafından benimsenmesini teşvik etmek amaçlanmaktadır. Bilimi günlük hayatla ilişkilendirmek, bilimsel raporlamayı ve bilimsel sunum becerilerini tabana yayarak genç bireylere kazandırmak hedeflenmektedir.

    Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu iş birliğinde düzenlenen “TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları” başvuru sonuçları açıklandı.

    İl Milli Eğitim Müdürü Seyit Ali Büyük, “TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarlarına 2013 yılında ilimiz 6 okul, 150 proje ve 310 öğrencimiz ile; 2014 yılında 11 okul, 275 proje ve 585 öğrencimiz ile; 2015 yılında 27 okul, 930 proje ve 1731 katılmıştır. 2016 yılında ise 35 okul 1031 proje ve 2615 öğrencimizin katılımıyla fuarlarımız gerçekleşecektir. Bu fuarlarda her bir okulumuz projelerin hazırlanmasında kullanılmak üzere 5.000’er TL, İlimiz toplamda 175.000TL destek alacaktır. Başvurusu kabul edilen okul sayısının her geçen yıl artması İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bizleri gururlandırmaktadır. Bu vesileyle, projelerin hazırlanmasında emeği geçen yönetici, öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

    Çorum’da yıllara göre TÜBİTAK Bilim Fuarı sayıları ile okul türlerine göre 2016 yılı başvurusu kabul edilen okullarımızın dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

  • Yoksulu İşe Alana Devlet Desteği Yolda

    Yoksulu İşe Alana Devlet Desteği Yolda

    Sosyal yardım alan yoksullar işe girdiğinde, işveren priminin devlet tarafından ödenmesi için çalışma yapılıyor.
    Hükümet, istihdamı artırmak ve işverenin prim yükünü azaltmak için bir adım daha atıyor. Bu kapsamda, sosyal yardım alanların işe girmesi hâlinde, bu kişinin sigorta işveren payının devlet tarafından üstlenilmesi için çalışma yapılıyor. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bazı gazetecilerle sohbetinde sosyal yardımlardan yararlananların istihdamı için yapılan çalışmanın detaylarını anlattı. Sosyal yardımlarla istihdamın bağlantısını güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade eden Yılmaz, “Sosyal yardım alanları iki gruba ayırıyoruz. Bir, çalışabilecek durumda olanlar, ikincisi de çalışamayacak durumda olanlar. Çalışamayacak durumdakilere yardımlar devam edecek. Ama çalışacak durumda olanların yardıma bağımlı olmaktan çıkmaları lazım” dedi.
    Bu konuda daha önce bazı adımlar atıldığını, yoksulların yardım alabilmesi için İŞKUR’a kayıt mecburiyeti getirildiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi: “Bu kişiler, ‘yeşil kartlarının’ iptalinden korktukları için kayıt dışı sigortasız çalışıyorlardı. Biz bir sistem kurduk ve dedik ki; işe girdiğiniz zaman kart iptal edilecek ama işsiz kalırsanız yeniden devam edecek. Şimdi bu süreçlerin devamı olarak, bir adım daha atıyoruz. Sosyal yardım alanlardan işe girenlerin işveren SGK prim payını devlet üstlenecek. Böylece hem işverenlerin prim yükünü hafifleteceğiz, hem de istihdama katkı sağlayacağız. Aynı zamanda yardım alanları yardıma bağımlı olmaktan çıkaracağız Bir yandan da sosyal yardım alanlara mesleki eğitim vereceğiz. İş gücüne katılımları daha kolay olacak. Hatta mesleki eğitimin sosyal yardım alanlara zorunlu olması düşüncesi var ama henüz bu konuda bir netlik yok.” İHA

  • AB’den Türkiye’ye 15 Gün Süre

    AB’den Türkiye’ye 15 Gün Süre

     

    AB zirvesinde, mülteci akınını azaltabilmesi için Türkiye’ye Mart ayına kadar süre verildi.
    5 Mart’ta Ankara ile toplantı yapılması planlanırken Frontex, Türkiye’den Yunanistan’a geçen mültecilerin günde 4 bin seviyesine tırmandığını açıkladı.
    Türkiye ile imzalanan ortak mülteci eylem planını görüşmek için Brüksel’de toplanan Avrupa Birliği (AB) liderleri, Türkiye ile 5 Mart tarihinde yeni bir zirve kararı aldı. Zirveden sonra konuşan Almanya Şansölyesi Angela Merkel, AB üyelerinin Türkiye ile imzalanan mülteci planı konusunda uzlaşmaya vardığını belirtirken, Mart ayındaki zirveye kadar anlaşmanın değerlendirileceğini söyledi. Merkel, AB’nin mülteci krizi ile mücadelede önceliğinin Türkiye ile imzalanan anlaşma olduğunu vurguladı.
    ‘HAVA ŞARTLARINA BAĞLI’
    Türkiye ile varılan anlaşmanın yeterli olmayacağını savunan Doğu Avrupa ülkeleri, zirve öncesinde sundukları ‘B Planı’nda, Balkan ülkeleri arasındaki sınırların dikenli tellerle çevrilmesini savunmuştu. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ise, ”A, B ve C planlarının devreden çıkarılması gerekiyor. Bunların hiçbir anlamı olmadığı gibi AB içinde de ayrıma yol açıyor. Bunun yerine farklı yaklaşımların sentezine bakmamız gerekiyor” dedi.
    AB ile Türkiye arasında kasım ayında varılan anlaşma ile, Türkiye’ye mülteci akışını durdurması karşılığında 3 milyar euro mali yardım yapılması kararı alınmıştı. AB, anlaşma kapsamında 2016 yılında Türk vatandaşlarına vize serbestliği verilmesi ve AB müzakerelerinde yeni konu başlıklarının açılması kararı almıştı.
    AB sınır koruma ajansı Frontex ise, Türkiye’den Yunanistan’a geçen mülteci sayısının 14 ve 15 Şubat’ta 230’a kadar düşmesine karşın 16 Şubat’ta bin 783, 17 Şubat’ta ise 4 bin 611 mültecinin Ege Denizi üzerinden Yunanistan’a geçtiğini açıkladı. Frontex, son iki günde Ege’de bin 700 mültecinin kurtarıldığını belirtti. Sakız Adası’nda bir Yunan sahil güvenlik görevlisi, ”Azalma hava şartları ile alakalı. Türklerin kısıtlama adımlarına bağlı değil” dedi.
    MART’A KADAR DEĞERLENDİRİLECEK
    Merkel, Türkiye’den yılda belirli sayıda mülteci alınmasının, mülteci anlaşmasının başarılı olması durumunda gerçekleşeceğini söyledi. Planın başarılı olup olmadığının Mart ayına kadar değerlendirileceğini vurgulayan Şansölye, Türkiye’den Yunan kıyılarına gelen mülteci sayısında azalma olduğunu ancak bunda kış aylarının rolü olduğunun kestirilemediğini söyledi.

    NATO GEMİSİ EGE’DE

    Alman Der Spiegel dergisi, Merkel’in Almanya’nın en büyük eyaletlerinden Baden-Württemberg’de 16 Mart tarihinde gerçekleşecek eyalet seçimlerinden önce, konu ile ilgili kesin çözüm bulmaya çalıştığını yazdı. Baden-Württemberg’de 2011’deki seçimde Merkel’in Hırıstiyan Demokratlar Partisi (CDU) yüzde 39 oyla birinci parti olmuştu.

    Öte yandan Alman haber ajansı DPA’ya konuşan bir NATO yetkilisi, NATO’nun Türkiye ve Yunanistan arasındaki insan kaçakçılığını engellemek için Ege Denizi’ne gönderdiği geminin dün bölgeye ulaştığını söyledi.
    MÜLTECİLER TRENLE ALMANYA’YA GÖTÜRÜLECEK

    Mültecilerin Almanya’ya geçmek için kullandığı ‘Balkan rotası’ üzerindeki ülkelerin emniyet müdürleri Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de toplandı. Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya’nın katıldığı toplantıda alınan karara göre, mültecilere Makedonya-Yunanistan sınırındaki Gevgeli kentinde adli sicil kontrolü yapılacak, mülteciler buradan Almanya’ya trenle götürülecek. Hırvatistan Emniyet Müdürü Vlado Dominic, planın hemen uygulamaya geçeceğini söylerken; mültecilerin Makedonya’dan trenle Sırbistan ve Slovenya üzerinden Avusturya’ya götürüleceğini açıkladı.
    Sadece Suriye, Irak ve Afganistanlı mültecilerin kabul edileceği belirtilirken, diğer ülkelerden gelenlerin Türkiye ve Yunanistan’a iade edileceği vurgulandı. Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ise bazı ülkelerin mülteci krizini Almanya’nın sırtına yüklemek istediğini söyledi.

  • F-16’lar Böyle Vurdu

    F-16’lar Böyle Vurdu

    Türk Hava Kuvvetleri’na bağlı F-16’ların düzenlediği hava harekatında bölücü terör örgütünün Mardin İli sözde eyalet sorumlusu ve beraberindekiler öldürüldü.

    Güvenliklik birimlerinden alınan bilgiye göre, terörist elebaşlarından biri olan Dersim Saha sorumlusu Baran Kod adlı İsmail Aydemir 16 Eylül 2015 tarihinde alınan istihbarat sonucunda kırsalda yapılan bir toplantı esnasında düzenlenen hava harekatı ile beraberindeki sözde lider kadrosuyla beraber öldürüldü.

    Bir ihbarı değerlendiren Türk Silahlı Kuvvetleri, hiç vakit geçirmeden Mardin ili kırsalında BTÖ mensubu teröristlerin bir toplantı yaptığını öğrendi ve bölgeye sevk edilen Hava Kuvvetlerine ait F-16’lar ile söz konusu grubu bulundukları bölgede imha edildi.

    İstihbarat kaynaklarından alınan bilgiye göre; söz konusu toplantıya başkanlık eden Mardin ili sözde Eyalet sorumlusu Botan kod adlı Faruk Atan ve beraberindeki sözde lider kadrosu imha edildi. Bu ihbarı kendi içlerinden bir haber elemanı yapmış ve ihbarında; Botan kod adlı Faruk Atan’ın Mardin Nusaybin’de ve Şırnak İdil’de operasyon icra eden güvenlik kuvvetleri birimlerine yönelik eylemlerde bulunacağını ve bu nedenle kendi emrindeki lider kadrosuyla bir toplantı yapacağını, ayrıca aynı ilçelerde devlet yanlısı olan vatandaşlara gözdağı vermek, ilçelerdeki terörist unsurları takviye etmek maksadıyla çeşitli eylemler yapma yönünde hazırlık içinde olduklarını bildirdi.

    Ancak yapılan etkili hava harekatı sonucunda grubun tamamı bu hain emellerine kavuşamadan öldürüldü.İHA

  • Hedefi Çorum Rekorunu Kırmak

    Hedefi Çorum Rekorunu Kırmak

    Fırın sahibi Kavakkıran, ilerleyen günlerde Çorum’un en büyük pidesini yapmayı planladıklarını söyledi.

    İskilip’te hizmet veren Bizim Pide Salonu 1.65 cm uzunluğunda kıymalı pide yaptı.

    Fırın sahibi Bahattin Kavakkıran ve fırın çalışanları tarafından yapılan dev kıymalı pide sosyal medyada da ilgi odağı oldu.

    Fırın sahibi Kavakkıran, ilerleyen günlerde Çorum’un en büyük pidesini yapmayı planladıklarını söyledi.

    Kavakkıran ayrıca, talep olduğu takdirde bu büyüklükte özel pideler çıkarmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.(iskilipliyim.com)

  • F. bahçeden Sert Açıklama

    F. bahçeden Sert Açıklama

    Fenerbahçe Kulübü, Bursaspor maçına sarı-lacivertli taraftarların alınmayacak olmasını ‘skandal’ şeklinde nitelendirdi.
    Fenerbahçe, Süper Toto Süper Lig’in 22. haftasında yarın deplasmanda Bursaspor ile karşı karşıya gelecek. Sarı-lacivertli kulüp, cezası nedeniyle Bursaspor taraftarlarının tribünden izleyemeyeceği maça, Fenerbahçe taraftarlarının da güvenlik sebepleri nedeni ile alınmayacak olmasını, ‘skandal’ olarak nitelendirdi.
    Fenerbahçe Kulübü’nden yapılan yazılı açıklamada, “20 Şubat 2015 tarihinde Süper Toto Süper Lig’in 22. haftasında Bursa’da oynanacak olan Bursaspor – Fenerbahçe karşılaşmasına, Bursaspor’un aldığı seyircisiz oynama cezasının ardından, Bursa İl Güvenlik Kurulu’nun aldığını öğrendiğimiz, Fenerbahçe taraftarının da maça giremeyeceği kararı her yönüyle skandal bir niteliğe sahiptir. Valilik ve emniyet birimlerinin en temel görevi, herhangi bir müsabaka veya organizasyonda ortaya çıkma ihtimali bulunan ya da yaşanan bir olayı önlemek ve bu tür olayların yaşanmaması için gerekli önlemleri almaktır.

     

    Ancak Bursa İl Güvenlik Kurulu’nun bahse konu maçla ilgili aldığı karar, bu devirde son derece ilkel, taraflı ve bundan sonraki maçlar için kötü bir emsal olarak tarihe geçmiştir ve hiçbir şekilde anlaşılabilir değildir. Ev sahibi takımın taraftarının olmadığı bir maçta, 2000 civarı Fenerbahçe taraftarının güvenliğinin sağlanamayacağını iddia etmek ve bu yönde karar almak, akıllara ‘Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederim’ sözünü getirmektedir.

     

    Olayın daha vahim yanı ise, Türkiye’de futbolu organize etmekle yükümlü kurum olan Türkiye Futbol Federasyonu, bu yanlı ve yanlış uygulamaya seyirci kalmakta, müdahale etme ihtiyacı duymamaktadır. Aynı durum bir UEFA müsabakasında ortaya çıksaydı, bu karara imza atan kurumların takınacağı tavır, tarafımızca merak konusudur.

     

    Bursaspor’un talebi üzerine ve sırf Bursaspor’a şirin gözükmek adına alınan, Fenerbahçe taraftarının maça güvenlik gerekçesiyle alınmamasını öngören bu kararı yerel idari yapının fanatizminin bir tezahürü olarak değerlendiriyor, takdiri kamuoyuna bırakıyoruz” denildi. İHA