İnsan yaratılan canlılar içerisinde, düşünen, muhakeme yapan, yaşamak için kural ve kaideler koyarak tertip ve düzeni sağlayan, hayatın zorluklarını akıl ve tecrübe ile hafızasında oluşturduğu iyi ve kötüyü irdeleyerek aşan farklı yaratılmış varlıktır.
Düşünerek analiz yapıp, geçmiş hadiseleri günün anlam ve önemine binaen güncelleyebilirse yarın hata oranı sıfıra yakın olur.
İnsan beşerdir, şaşabilir fakat canını yakan çirkinlikleri ve zarar veren olayları asla unutmaz onları hafızasının bir köşesine yazar. Meselemiz yapılanlara kinayen ve kindar cevap vermeyi savunmuyoruz, buradaki gayemiz toplum hafızasının kıyısında köşesinde kalmış, unutulmaya yüz tutmuş zararlı fikir ve savunucularını anlatmak ve de olayları bugün ile özdeşleştirmek, bunlardan ders çıkartarak yarına emin adımlarla, az kayıpla ileriye atılmak. İnsan hadiseleri kolay unutabilir, bunların hatırlatılması da bizlerin asli vazifesidir. TÜRK milletinin bir ferdi olarak toplumsal hafızayı silkeleyerek siz değerli okurlarımızı doğru istikamete sevk etmek, yoksa buralarda iki süslü yağlı yazı yazarak bazılarının egolarını tatmin ettirebiliriz, tabii onun içinde şişirilmiş balon ve yalanlar olacak, buda bizlerin karakterine uymayan düşüncelerdir.
TÜRK milleti yaşadığı zaman içerisinde siyasetten asla kopamaz ama bu bağnazlığa gitmemeli, hoş görü ve saygı daima ön planda olmalı, demokrasinin anlatmak istediği de bu değil mi? Peki ne kadar hoşgörülü ve demokratız, demokrasiye aşinayız? Ölçüyü kaçıranlar iktidar olamayınca küfür ve hakaretlere müracaat edenler, karşı fikir ve inançlara saygısızlık yapanlar, şimdi bunlar demokrasi havarisi mi ya da egolarını tatmin eden bencil ve sefil yaratıklar mı?
Ülkemizde çoğulcu demokrasi hakim, fakat garip bir durum var toplumun bir kesimi her seçim sonrası kayıplarını örtmek için devamlı surette kazanan kitleyi aşağılamakta ve kabul etmemektedir.
Yasaları ve kanunları çiğnemekte, kendi başına ayrı bir kuvvet oluşturma gayretindedir.
Daha öncede belirtmiştim iktidarın millet yararına yapılanlara destek, zararına yapılanlara mani olmak vazifeleridir. Muhalefet ülkemizde farklı işlev yapmakta iyi yapılanlara karşı, olumsuz olanlara destek ve önerilerde bulunmakta, muhterem ne diyor “hükümet dünyanın en doğru işini yapsa bile yanında olmayacağız” neden? Mesele biz yapamadık onlarda yapmasın, bu doğrumu tabi ki değil. Bu ülke ve asil TÜRK milleti kalkınması ve gelişmesi için muhalefetin iktidar keyfinimi bekleyecek. Tartışmalar da ve diyaloglar da devamlı surette “Tayyip Erdoğan, yarın düşsün isteriz, net! Demokratik yollarla, seçim konulsun, yarın iktidarı terk etsin isteriz. Bunun için de canımı veririm. Vallahi de billahi de desin ki, canın mı, al canımı derim. Bu kadar bilenmiş ve adanmışım.”
Kirli bir siyaset ve propaganda yolu izlenmekte toplumun hassas olduğu değerlere saldırmakta, kışkırtıcılık yapılmaktadır. Bir sohbette ‘’ artık bıçak kemiğe dayandı şayet bir isyan çıkarsa gereğini yaparız’’ cevaben; bu ülke sahipsiz ve kimsesiz değil böyle bir harekete kalkışacak olanlar sahiplerinin ayaklarının dibine düşerler. Teskere konusunda hayır oyu niçin verilmişti ‘’ Hükümet, tezkereyi iktidarın süresini uzatmanın aracı olarak kullanıyor. Bunu kabul edemeyiz. Partimizin ‘hayır’ oyu vermesi gerek parti tabanında gerek ülkede çok ciddi bir olumlu tepki aldı. Sempatiyle karşılandı.” Hafızayı beşer işlesin bakalım neler çıkacak . Bir zamanlar bu ülkede anarşi yaratarak milleti isyana teşvik edip Kaos çıkartarak iktidarın önünü kesme gayreti hasıl oldu, beceremeyince orduyu vazifeye çağırdılar ‘’ ordu göreve’’ mitinglerde pankart açanlar demokratik yönden yenemediklerini darbeyle indirme çığırtkanlığı yaptılar, Peki bunların neresi demokrat?
Milletin değerleriyle dalga geçenler, adet ve gelenekleri hiçe sayanlar, saygıyı ve hürmeti unutup sadece ve sadece kendi fikirlerini dayatanlar ne kadar halkçı?
İnancımızla alay edenler, yapılan ibadetlere saygısızca, fütursuz saldıranlar ‘’ CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel skandallarına bir yenisini daha ekledi. 4-6 yaş grubunun gittiği Kur’an Kursları için “orta çağ düşüncesi” ifadelerini kullanan Özel, bu kurumların bilim dışı eğitimler verdiğini belirtti’’ bunlar ayan beyan ortada muhakeme yapmaya dahi gerek yok yalın ve sade öz TÜRKÇE kullanılmış. İP müdüresi değilmiydi?
hacı, bacı milliyetçi, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan inanç kavramı milliyetçilikte esastır, peki ne demişler ‘’ İP’li Belediye Meclis Üyesi İsa Dal’dan geldi.
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Dal, “Az bile tanımlamış. Kur’an kurslarından çıkıp ülkeye dünyaya faydalı olabilen birini gösterin” basitçe yararından bahsedelim.
Hani Çukurova’da üretilir, kozalarda gelişir top, top olur beyaz var ya işte onları bu zındıkların mevtalarında kullanırlar, kabaca tabiri ile.
Topluma önderlik edenlerin nerde ne zaman, ne söyleyeceklerini iyi analiz edip dillendirmesi doğrusudur, zira dilin kemiği yoktur.
Bolu belediye başkanının yediği nane tamamen ahlaki boyutları aşmış “Bana niye el sallıyorsunuz, ben evli barklı adamım ayıp oluyor” dedi.
Tepki çeken sözlerin ardından Başkan Özcan sosyal medya hesabından, söz konusu konuşmayı paylaşıp, “Görüyorsunuz ben orada sadece iffetimi korumaya çalışıyorum” diye açıklama yaptı’’ adamcağıza saldırarak tacizde bulunmuşlar garibim naçar kalmış sahip çıkanda olmamış oda hezeyanda bulunmuş. Sokakta izzet ve iffeti ile giden herhangi biri ister kadın isterse erkek olsun böyle bir taciz asla kabul edilmez halk linç eder.
Yazımızın başında da izah ettiğimiz gibi toplumsal hafıza asla silinmez, mutlaka bir yerden patlak verir bunu diyenler ve oyunu kurgulayanlar altında kalır.
Tüm bu yaşananlar aslında toplum mühendisleri tarafından halkın kışkırtılması ve olası bir isyanın ayak sesleri, kimi kılıcını, kimisi baltasını ve tabancasını alıp meydana inmekten bahsediyor, fakat unuttukları bir husus var TÜRK milleti asla bu tip eylemlere müsaade etmez, varsa cesareti olan buyursun meydana.
Bu asla düşünülmemeli ve sırf muhalefet edeceğiz diye sosyal dokuyu ve zedelememeli, zira bu birkaç defa denendi hepsi de hüsrana uğradı. Temennimiz toplumsal hafızayı incelemeliler ve sonuçlarını hadisenin başında öğrenmeli ve toplumun tarihin çöplüğüne bilet keseceğini de iyi bilmeli.
Hafıza toplumun geleceğe açılan tecrübe ve birikimidir, hafıza kaybı demek geleceği unutmak, tarih sahnesinden silinmek demektir, bu bize husumet besleyen komşu ülkeler içinde geçerlidir, temennim onlarında hafızalarını tazelemeleridir. Bu gün ki halleri ile attıkları yanlış adımlar hafızalarının uyuştuğu ifade etmektedir.
BEYİN FIRTINASI; DÜŞÜNMEDEN ÖNCE KONUŞMA EYLEMİDİR.
GEÇMİŞİ UNUTANLAR, YARINA GÜVENLE BAKAMAZ.
ALLAH’A EMANET OLUN/ Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
