‘’Kamış ses verince ney oldum sanır. İp gerilince yay oldum sanır. Sarayda oturmakla padişah olmaz kişi. Aptal ata binince bey oldum sanır’’
Eleştirmek, yerden yere vurmak yalan beyan üzerinden can yakmak adalet olmazsa gerek, zira böyle fevri davranışlar da bulunanlar ya bilerek yada bilinç altına yerleştirilen fobileri sebebiyle içindeki kinin dışa yansıması oluyor, oysa hak ve hukuk gözetilmiş olsa doğrular terazinin kefesinde tartılsa işte o vakit liyakat, asillik sahnede yerini alacak.
Son zamanlar da siyasi arenada bir yerden başka bir cenaha savrulanlar, bu davranışlarına kılıf arayarak güya mızrağı çuvala sokmaya gayret ediyorlar. Adam boyuna posuna, kilosuna bakmadan kendinden güçlü yiğitlere kafa tutuyor, sopayı yiyor hani güzel bir ata sözü var ‘’ yenilen pehlivan güreşe doymaz’’ her fırsatta bu rüzgar güllerine anlattık yine de anlatacağım.
Efendim HDP denilen bölücü parti neden devlet hazinesinden yardım alıyor, Devlet bey neden engel olmuyor? Siz dili bir karış pabuç olupta çok konuşanlar oy verdiniz iktidar olduda MHP bu dediklerinizi yapmadı mı?
Yediğiniz herzelere kılıf hazırlıyorsunuz ama İP Müdüresi ‘’ Haberin tamamını okumadım. Ama şunu söylemek isterim. Güney doğuda şöyle bir gelenek var kan davalınız bile olsa kapınız çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder. Güney doğunun böyle bir özelliği var’’ Kahvaltıyı nerede yaparlar onu bilemem lakin bu sözün anlamı çok büyük analiz edildiği vakit pek güzel sonuçlar çıkacağını sanmıyorum. Bunlar sadece konuşanlara küpe hani ‘’deveye sormuşlar boynun neden eğri, nerem düzgün ki’’ demiş bu konuşanların bir yerlerden paye kapmak menfaat temin etmek için kurguladıkları tiyatro.
Dün MHP’yi yerden yere vuruyorlar hatta 12 eylülle birlikte bitti diyenler mevcuttu o gün rahmetli BAŞBUĞ içinde olmadık sözler sarf edildi, başka siyasi kulvarda isimlerinin başına eski sözünü ilave ederek podyumlarda konu mankeni oldular. Biz diyoruz ki vatanın ve milletin bütünlüğü, bekası fakat onalar menfaatin ne şekilde kimden temin edileceğinin hesabını yapıyorlar, onun içinde pazarda haraç mezat satılıyorlar. Konuşmadan önce kendini tartacak analizini yapacaksın, işte o vakit gerçeği daha net görecek dün konuştuklarında dolayı özür dileyeceksin.
Dil söylerde ispatı olmaz bugün suçlu arayanlar kendilerini hiç hesaba çekmezler, bölücülerle görüşmenin demokratik bir unsur olduğunu ifade ederler. Birlikte Abant toplantılarında anayasanın ilk dört maddesinin de yumuşatılması konusunda mutabık kalırlar bunu da topluma deklare ederler, sıkışınca inkar ederler. Bunlar ve savunucuları bu olaylar cereyan ederken sanırım uzayın derinliklerinde icazet alıyorlardı belki de Pensilvanya’dan uçurdular. Gerçekleri hakikaten görmemek kör olduklarının ispatı ya duymayanlar onlarda sağır hani derler ya ‘’ körler, sağırlar birbirlerini ağırlar’’ 15 temmuz öncesini ve sonrasını iyi tahlil etmeleri gerek ki doğruyu bula bilsinler aksi durumda maalesef kaybeden onlar olacak.
Tiyatro sahnesi kurup rol alanlar sadece ve sadece maddiyat boyutu ile ilgileniyor, aslında kullanıldıklarını bir türlü kabullenemiyorlar. Bir zamanlar İmralı canisinin üçlü koalisyon döneminde getirildiğini iddia edecek kadar alçaklaşanlar gerçek gösterilince sudan çıkmış balığa dönüyorlar. Siyasi bir münazarada aklı evvel bir vatandaş caniyi getirildiğinde üçlü koalisyon vardı Devlet bey BB YRD. idi neden müdahale etmedi? Bunu üstüne basa basa söyleyenler caninin yakalandıktan aylar sonra koalisyonun kurulduğunu belgelerle öğrenince kuyruklarını kıstırarak tartışma ortamını terk ettiler, doğrular bazen acıtır ancak doğru tekdir. Denize düşen yılana sarılır derler fakat bunlar denize düşmedi, tekneleri ala bora oldu. Sözü söylerken arkasını, önünü hesap ederek söylemesi daha doğru bir karardı. Ortaya bir konu atıp onun üzerinden ahkam kesenler bir zaman sonra hayal kırıklığına uğramıştır. Ülkücülüğü MHP dışında arayanlar bunun için delil üretme gayretinde olanlar sizlerin bahsettiği ülkücülük menfaate dayalı, sadece kapalı kapıları açtırmak için kullandığınız basamaktır.
Her canlının kendine has karekteristik özellikleri vardır bu sonraki nesillerede sirayet ederek dünyanın sonuna kadar devam eder, fikirlerinde kendine has karekteristik özellikleri mevcuttur, onun kural ve kaidelerine uyanlar o fikrin insanı olurlar, aksi takdirde taklitçi olurlar ki oda zamanla açığa çıkar topluma rezil olurlar.
‘’ Cins horoz yumurtada iken öter’’ ne güzel söylemiş atalarımız . Bunlar ne idüğü belirsiz kendilerine liman arayan serseri mayınlar nerde ne vakit patlayacakları belli değil, hele birde yapışmaya görsünler illahlah ettirirler. Bunların doğumuna vesile olan CHP dahi aslında rahatsız fakat bir kez yola çıktılar.
Bu meydan kimleri görmedi ki Küba’ya gidip uluyanlar vardı ne oldu sonra rüzgar gülü, söylemlerine tam zıt yerlerde pervane oldu, zavallı dün yaptıklarını unuttu, birinin mektup yazıp ‘’ Ülkücü harekete yabancı dar bir kadronun elinden çıkan politikalarla ‘’CHP ile özdeş parti’’ suçlamalarına çanak tutan bir anlayış sergilenmiştir. Referandumdaki strateji hatası, milliyetçiliğin en yüksek oranda taban bulduğu ve çevreye serpildiği orta Anadoluda başlamak üzere, geleneksel oy bölgemizde çok ciddi zaafiyete yol açmıştır.’’ Mektubun sahibi bugün nerdedir elbette CHP’de belediye başkanıdır, ne oldu 40 yıllık dava aşkını terk edip yerden yere vurduğun CHP ye secde ettin, şimdi düne bakıp bugün dilleri daima zehir saçan bu ve buna benzer kuklalar icraatlarına bahane aramaktalar, gittikleri yere övgü, terk ettiklerine ise kem gözle bakmakta ithamlarda bulunmaktalar.
Her zaman söylüyoruz bu dava dualı olduğu kadar beddualıdır da, idrak edemeyenler zaten dava adamı değildir, onlar figürandırlar kuklacı ip i çektiği vakit oynarlar. Emeğin, alın terinin olmadığı kazanç, kazanç değildir. Zafer hakka inananlarındır, batılın, pazarda alınıp satılanların değil. Biri kendini ülkücü ilan ediyor, bayım sen önce alp ol, sonra alperen ol bakalım o vakit ülkücü olmuş deriz, dille herkes bir şeyler oluyor, lakin onu da eline yüzüne bulaştırıyor.
‘’ Fare deliğe sığmamış, Birde kuyruğuna kabak bağlamış’’
ALLAH’A EMANET OLUN/ Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
