‘’Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır’’( Hadis)
Yaptığın her işi Allah rızasını gözeterek icra et, o doğrultuda yapılan her hareket belki maddi menfaat getirmeyecektir, ancak Allah indinde emeğin zayi olmayacak, mükafatı mutlaka verilecektir, yeter ki samimi, dürüst, liyakatli olunsun. Oluşan sorunları birlikte düşünerek, tartışarak konuşup çözüm alanları yaratmak gerek. Küsmek, tavır takınmak hiç bir meselenin çözümüne katkı sağlamaz.
Samimi insanların mücadelesi hoş olduğu gibi sevabı da büyüktür ve nihayeti zaferdir, yeter ki öküzün altında buzağı aramayalım. Hayatın zor zamanlarında arkasında dayanacağı bir kimse olmadan kendi yüreği ile tüm iftiralara, işkenceler ve saldırılara karşı durarak başını eğmemiş, dimdik ayakta tüm saldırıları püskürtmüş ve hedefine ulaşmış. İnanç ve imam, mücadele azmini ateşleyen mekanizmadır yeter ki alması gerekenleri alsın boş kafa ile değil düşünceleri ile ve icraatları ile kendini göstersin. İmanlı insanların küsme lüksü olamaz çünkü hayırda, şerde Allahtandır ama sen iman etmedikçe şer senin yakanı bırakmaz. İlk etapta her hadise nefsini okşar ancak sonraları yaptıklarından nedamet duyar ve pişman olursun. Kafanda yer eden düşünceyi söylemeden yada icraata dökmeden önce eksisini ve artısını tahlil yapacak ve o doğrultuda istikamet çizeceksin, aksi takdirde kaybeden sen olursun. Yapılacak icraatlarda yada her güzel işte önce Allah rızasını gözetecek kibire ve benliğe kapılmayacaksın zira insan olarak bir hiçsin ne verilirse onu alırsın, iyiyi almak belli safhalar neticesinde zuhur eder insanı kamil olmak gerek. Dostu seçerken belirli kriterler neticesinde iletişim kurabilirsin zira evliliklerde öyledir şayet fikirler ve kafa yapıları uyuşmazsa kısa ömürlü bir birliktelik olur yada menfaate dayalı ki oda çıkar ilişkilerinin bitiminde yok olur, yani öküz ölür ortaklık biter.
İki tarla komşusu varmış ekim zamanı gelince birisi sürmüş toprağı alt üst etmiş tohumu atmış, tabiiki zaman zaman bakımını yapmış ve nihayetinde tevekkülüm yarabbi demiş, diğer komşu tarlanın başına gelmiş sürmeden, ekmeden tevekkülüm demiş zaman geçip hasat zamanı gelince ekip bakımını yapanın çok verimli ürürnü çıkmış, diğer talada insan boyunu aşan ot bitmiş sahibi ey komşu neden benimkinde bu kadar ot bitti diye isyanda bulunmuş, ürünü bol olan sen ekmedin, bakım yapmadın, su vermedin geldin tarlanın başına tevekkülüm dedin ekmeden biçmek yaradana mahsus sen ‘’ biçtiğini beğenmiyorsan, ektiğine bakacaksın.’’
Kimi duasıyla kimi icraatıyla hakkın rızasını kazanmak için çalışır, yeter ki şükredenlerden olsun. Yaşanılan zaman dilimi içerisinde elbette kolaylıklar olduğu gibi zorluklarda zuhur edecektir hele hele inanalar için bu daha da zordur fakat bu meşakkatin sonunda ferahlık ve rahatlık olacaktır, yeter ki akıl süzgecinden geçirerek idrak edebilelim isyanı asla düşünmeyelim.
Karamsarlık inanç kaidelerimizde bulunmaz, zira maddenin sınırları içindedir. İnsan zamanın her safhasında mücadele etmeli bunu yaparken de hakkı ve hakikati bilip, rızayı ilahi gözetilmelidir.
Kibir ve nefsi arzular zaten mensup olduğumuz fikir hareketinde mevcut değildir. Bu yüzdendir güzel ahlakı ve doğruluğu seçmişizdir. Mücadele zaten hakkın ve batılın mücadelesidir, dünde böyle idi bugünde aynı değişen sadece kullanılan terimler ve teknoloji farklıdır, yoksa zihniyet aynı hareket ve tavırlar dünki gibi.
Yürüdüğümüz bu yolda elbette aksaklıklar, olumsuzluklar yaşanacaktır ama yılmadan, caymadan, bezginlik ve yorgunluk göstermeden bize işaret edilen menzile erişme gayretinde olmalıyız. Rahmetli Dündar Taşer’e soraralar ‘’ neden siz lider olmadınız? Bir duvar yıkılacaksa ben üç sefer zorlarım, ama Türkeş o duvarı dişleri ile söker tabutluklarda işkence görmüş, idamla yargılanmış’’ işte imanın ve inanmanın zaferi.
Yeryüzünde bir lider düşünün yıllarca mücadele etmiş zulüm ve işkence görmüş, idamla yargılanmış bir saniye dahi caymamış, bıtkınlık duymamış mücadelesini verdiği fikirlerin meyvesini Bakü Azatlık Meydanı’nda beşyüzbin kişi ile kucaklaşarak kutlamıştır.
Bugün bu büyük hareketin nefesinden, liyakatinden, etiketinden istifade eden birçok yönetici ve bürokrat yetişti, samimi ve ihlaslı olanlar yollarına aynı kulvarda devam ettiler, ancak yolunu şaşırıp kargayı kılavuz yapanlar siyasetin çöplüğünde murdar oldular. Her fırsatta efendim biz neden ….. evet söyleyin ama şunu da kendinize sorun neden terk ettik meydanı bıraktık.
Hareketin imkanlarından istifade ettiniz ama zoru görünce kolay olanı seçtiniz. Mesele makam ve mevki olmamalı, menfaat asla. Rahmetli Başbuğ’a milletvekili olduğu vakitler AP ve CHP’ye gitmemiş zor olanı seçmiş ve nihayetinde başarısı kitleye dönüşüp bugünlere gelmiştir.
80 darbesinden sonra ceza evinden çıktıktan sonra sobası yanmayan genel merkezde mücadelesine devam etmiştir, hiç bir vakit rahatı, rehaveti düşünmemiş diğer partilere göz kırpmamıştır. Zoru görünce kaçmak korkakların ve tembellerin işidir, yerinde ve zamanında haklılığı yüksek sesle haykırarak ben buradayım denmeli. Mücadele zafere ulaşana dek sürmeli. Unutmayın taifte taşlanan Allah’ın Resulü mücadelesinden asla dönmemiş ‘’ Ey amca! Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayıda sol elime verseler yine de bu davadan vaz geçmem ya Allah bu dini hakim kılar yada ben bu yolda yok olurum’’ Siz hiç ibret almadınız mı?,
O ki Allah’ın peygamberi ancak zorlukları aşacak inanca sahip kararlı ve zulme ve zalimliklere karşı dimdik ayakta bizlere bu büyük davayı miras bırakmış.
‘’ Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz’’ (Al-i imran 139. Ayet.)
ALLAH’A EMANET OLUN/Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
