‘’Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz’’ (M.K.Atatürk)
Doğru ve inançla yapılan mücadelenin mutlaka bir gün zaferle taçlanacağı muhakkatır, yeter ki inanarak azimle, kararlı bir şekilde her türlü zorluğa ve engellemelere rağmen ilk günkü heyecanla doğru bildiğimiz yolda ilerleyelim, belki bizler göremeyiz, ancak bizden sonra gelen nesiller zaferi tadacak ve mücadele eden büyüklerini saygıyla, hürmetle yad edeceklerdir.
Bir ülkenin ileri seviyede atılım yapması, geçmişte atılan temellerin eseridir, ancak onun üzerine inşaa edilirse başarı doğru orantılı olur, atıl vaziyette bırakılırsa güncelliğini yitirir ve gündemden düşer. Zamanın gelişimine ayak uydurmak için mutlaka dünün üzerinde çalışılmış olması şarttır.
STK’ lar da oluşan yanlış kadrolaşmalar toplumun huzurunu tesis edeceği yerde belirli zümrelerin egolarını tatmin etme yada pazarlama makamları olarak kullanıldı. Bu örgütlenmelerin en belirgin örneği 1980 ve 2013 arası hareketliliktir basında manşet manşet yayınlanmış, demeçler bir biri ardına sıralanmıştır.
STK olmanın amacı dışında siyasi faaliyet gösterip yaşamış oldukları ülkeyi batıya şikayete kadar gidilmiştir. Bu doğrultuda çalışmış olduğumuz kurumda arkadaşlarla fikir birliğine vararak Türk milletinin aleyhinde devamlı surette olumsuz beyanatlarda bulunanlara karşı hareket etme zorunluluğu hissettik ve oluşumumuzu yaptık, belki o zaman kaybettik ancak bizlerin yaptığı mücadeleyi bırakmayan yeni nesil attığımız temelin üzerine değer katarak o makamları temizlediler.
Geçenlerde değerli bir dostumun davetinde bizleri sendika başkanına takdim ederken ‘’işte bu ağabeylerimizin o gün verdikleri mücadele neticesinde biz bugün o makamlardayız’’ başkan minnet duygularını iletti, elbette bizlerde mutlu oluyoruz, ülküdaşlarımızın o makamlarda oturmaları iftahar vesilesidir.
Dünü unutmayıp, o gün yapılan mücadelenin üzerine artı katarak hedefe ulaştılar elbette bu bizim için gurur verici bir zafer. Bugün etrafımızda adam edası ile dolaşanların, aslında dünle hiç bir ilgisi yoktur. Sokakta anarşinin kol gezdiği zamanlar vitrinlerde boy göstermeyenler, ortalık süt liman olunca kahraman edasıyla büyük iş yapmışcasına dolaşmaktalar.
1987 rahmetli Başbuğ’un cezaevinden çıktığı zaman çevresinde çok az inanmış kişi beraber yürüdü. O yalnızlığa rağmen fikirlerinden ve hedeflerinden asla vaz geçmedi, o azim ülkücü hareketi yeniden diriltti ve bugünlere getirdi. Bugünü göremeyenler bundan sonra yarının hesabını yapamazlar. Anlamak için geriye dönüp dünü olmuş gibi yaşamak gerek ki şimdiki zamanı ve söylemleri anlama imkanına haiz olsunlar. Zamanı analiz etmek, akıl süzgecinden geçirmek doğru yolu gösterecektir, hani derler ya ‘’arife tarif gerekmez’’ akıl ve izan ile hareket edenler anlama kabiliyetine sahip olacaktır. Derdimiz makam, şan, şöhret değil bugünün Türkiye’si ve gelecek nesillerin huzur, refah, mutluluk, bağımsız bir şekilde kendi benlikleri ile emin adımlarla yarına yürümeleridir, günü kurtarırız, bir şekilde makam sahi oluruz, ancak maziyi bilmeyenlerin atisi olmaz, günlük yaşar miadı dolunca çöpe atılır.
Bu tezgahtan çok kimseler geçti sayılarını sayamayız, ancak devrine mühür vuranlar, geleceğe ışık tutanlar asla unutulmaz, tarihte bunların örnekleri çoktu , bilhassa Türk tarihi bu tip şan ve şöhretlerle doludur, elbette ihanet edenlerde unutulmamıştır, unutulmaz zira unutulursa yarın aynı kişiliğe sahip kimseler sahnede yerini alır. Hassasiyetimiz vatanın birliği, bütünlüğü, bayrağımız Türk milletinin adının yaşatılması, varlığının korunması, ilelebet payidar olmasıdır. Bugün atılan adımlar emperyalist ve siyonizmin planlarına darbe, varmak istedikleri hedeflerine engel olmaktır, şimdi tedbir alınmazsa yarın çok geç olur ve yeraltı kaynaklarımız olmak üzere toprak kaybınada uğrarız.
Çevremize şöyle bir bakalım ne değildir, ABD çevremizde 18 adet üs kurmuştur, nedenlerini, niçinlerini irdelemek geleceğimiz için şarttır, büyüklerimizin hezeyanları, söylemleri bu meyandadır, mesele menfaat veya makam değil milletimizin ve genç nesillerimizin güven içinde, emin adımlarla yarından ümit var olması. İlerleyen, gelişen çevresinde sözü geçen, güvenilir ülke olması elbette birilerini rahatsız edecektir, onlar tedirgin oldu diye yönümüzden, yolumuzdan geri adım atacak değiliz.
Dün patriyotları, savaş uçaklarını vermeyenler her ne kadar ülkemizi yavaş ve sinsice kuşatsada devletimiz uyanık ve doğrultuda adımlar atarak yerli savunma sanayiini geliştirmektedir. Adım adım bağımsız bir ülke olarak yoluna devam etmektedir.
Bugünü tahlil edin, söylemleri birleştirin, ortaya çıkan sonucu iyi okuyun işte o vakit haklılığımızı anlayacak destek vereceksiniz. Terör örgütleri sahipsiz değildir mutlaka boynuna tasmayı takan birileri vardır, mesele onu aşikar edip ikazı doğru adrese yapmalıyız, bize dost gözüküp arkadan iş çevirenleri suç üstü yapmalıyız.
‘’ Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için el birliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur’’ (M.K.Atatürk)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
