Dimdik Ayakta… Ama Ne Kadar?
Siyasette bazı sözler vardır; sadece söylenmekle değil, arkasındaki hikâye ile de unutulmaz. “Dimdik ayaktayız” işte öyle bir cümle… Ama bazen bir cümle, söylediğini değil, gizlediğini anlatır.
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, CHP’nin “vizyoner belediyecilik” maskesinin altındaki gerçek performansı bir kez daha gösterdi. Ama şaşıracak bir şey yok aslında… Alıştık artık. İhale, kadrolaşma, rüşvet derken işin “özel hizmetler” boyutu da pekala bu tablonun parçası olmuş.
Ankara’da bir otel odası… Sabahın körü… Kapıyı yarı çıplak olarak açan bir başkan… İçeride SGK kaydı var ama otel kaydı yok bir “personel”… Üstüne bir de iç çamaşırına saklanmış telefon… Normal bir senarist, “Böyle şey olmaz” derdi. Ama gerçek hayat, her zaman senaryoyu tokatlamaya hazır.
Ve tabii olay sonrası açıklama: Özgür Özel çıkıyor, “dimdik ayaktayız” diyor.
Evet, doğru… O odada gerçekten dimdik ayakta bir şey vardı. İddialara göre, bu “dirayet”, odadaki bazı “destekleyici haplar” sayesinde gayet sağlam korunmuş.
Soruyorum: CHP’lilerden ne bekliyordunuz? Gerçekten şaşırdınız mı? Yoksa adamın teheccüd namazını kılıp, ardından huşu içinde Nutuk okuyarak güne başlayacağını mı sandınız?
Artık mesele parti meselesi değil… Bu, zihniyet ve karakter meselesi. Ama bazıları hâlâ her şeyi “algı operasyonu” diye açıklamaya çalışıyor. Adam otel odasında yakalanıyor, hâlâ “komplo” diyen var.
Tablo net:
Bir yanda rüşvet iddiaları, şaibeli ihaleler…
Diğer yanda otel odaları, gizli telefonlar, “özel mesai”…
Ve üzerine örülen tek cümle: “Dimdik ayaktayız.”
Kimsenin dik duruşa itirazı yok… Ama unutmayalım: Bazı “diklikler” sadece geçici olur. Zaman gelir, gerçek her şeyi gösterir.
Ve o zaman herkes anlar ki, bazı dirayetler haplara, bazıları ise karaktere dayanır.
ibrahim Küçüker



Bazı Zenginlikler Toprağın Altında Değil, Üstündedir
Bu Hikayenin Sonunda Herkes Toprak Sahibi Olacak!
Postmodernizm
Erken Seçim
Böbürlenenler
