Yazar: Heri Haber

  • “Sakarya,Nihai Zaferin Habercisidir”

    “Sakarya,Nihai Zaferin Habercisidir”

    AK Parti İl Başkanı Av. Mehmet Karadağ, Sakarya Meydan Savaşı’nın 96. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Karadağ, mesajında, Kurtuluş Savaşı’nın önemli dönüm noktalarından biri olan Sakarya Zaferi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan yolda millete moral ve güç verdiğini belirtti.

    Karadağ, Sakarya Zaferi’nin uluslararası alanda Meclisin itibarını yükselttiğine, bağımsızlığın ve nihai zaferin habercisi olduğuna dikkat çekerek, kahramanlığın, şecaatin, hamiyetin ve fedakarlığın milli manevi nişanelerini taşıyan destanların büyük millet olmanın en belirgin tezahürü olduğunu kaydetti.

    Karadağ, Mustafa Kemal Paşa komutasındaki ordunun Kurtuluş Savaşı’nın her safhasında olduğu gibi Sakarya’da da benzersiz bir cesaret ve fedakarlık örneği gösterdiğini, 21 gün süren şiddetli çarpışmaların ardından elde edilen zaferin halka büyük moral ve güç kazandırdığını hatırlatarak, “Sakarya Meydan Muharebesi’nde sergilenen azim ve kararlılık bugün de milletimizin en büyük ilham kaynağıdır. İstiklalimizi, cumhuriyetimizi ve demokrasimizi tehdit eden bütün şer odakları karşısında azim ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. Sakarya Zaferi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını rahmet ve şükranla anıyoruz”dedi.

  • % 5’in Üzerinde Büyümeyi Hak Ediyoruz

    % 5’in Üzerinde Büyümeyi Hak Ediyoruz

    Çorumlu İşadamı, Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz, yıl sonu büyüme oranını yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngördüklerini belirtti.

    Çorumlu İşadamı, Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz, yıl sonu büyüme oranını yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngördüklerini belirtti.

    TÜİK verilerine göre bu yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinde gerçekleşen %5,1’lik büyümeyi değerlendiren Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz; “Büyümenin artışında aktif sektörlerin başında geliyoruz. Sektörümüzün ihracat ve üretimdeki gücüyle elde ettiği ortalama %7,5’lik büyümenin, Türk ekonomisindeki büyümeye ciddi katkılar sağladığı inancındayız. Sektör olarak beklentimiz yıl sonuna kadar %9’luk bir büyüme gerçekleştirmek” dedi.

    Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte gerçekleştirdiği büyümenin, üçüncü çeyrek ve yıl sonunda daha ileri taşınacağına inandığını belirten Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz; “Türkiye, beklentileri aşan %5,1’lik ekonomik büyüme oranı ile gelişmekte olan ülkeler içerisinden ayrışarak oldukça önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Bu başarının arkasındaki hayati etken Türk insanın birlikteliği, çalışkanlığı ve üreticiliğidir. Şimdi, ekonomide oluşan bu güven ve istikrarın devam etmesi için çalışacağız” dedi.

    “İHRACATTAKİ ARTIŞ OLUMLU ETKİ YAPTI”

    “Şimdi daha çok üretme ve ürettiğini ihraç etme zamanı” olduğunu vurgulayan Çenesiz, şöyle devam etti: “Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki döneme göre % 10,5 artış gösterdi. Seramik sektörü ise iç pazarda büyüme olmasına karşın ihracat ağırlıklı bir büyüme ile ilk 8 ayda seramik kaplama malzemelerinde %8, vitrifiye banyo seramik ürünlerinde ise %7 oranında büyüme gerçekleştirdi. Yıl sonu büyüme oranımızı yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngörüyoruz.

    “2018 İHRACATTA SERAMİK SEKTÖRÜNÜN YILI OLACAK”

    Türkiye, seramik sanayisinde Dünya’da kaplama malzemelerinde 8’inci, sağlık gereçlerinde 4’üncü en büyük üretici ülke konumunda. Seramik karolarda ve sağlık gereçlerinde Dünya’nın 4’üncü büyük ihracatçısı olurken, karolarda Avrupa üçüncüsü, sağlık gereçlerinde ise Avrupa’nın en büyük tek ihracatçısı konumundayız. Özetle hem üretiyor, hem de ihraç ediyoruz.

    TÜİK verilerine göre inşaat sektöründe %6,8’lik bir büyüme var. İhracattaki gibi, inşaat sektörüyle paralellik gösteren sektörümüzde iç pazarda da son iki çeyrekte ciddi sıçramalar yaşanacak. Seramik sektöründeki bu gücümüz Türk ekonomisindeki büyümeye olumlu yansımıştır.”

  • Çorum’da Araç Sayısı 166.446 Oldu

    Çorum’da Araç Sayısı 166.446 Oldu

    Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 27.763.103 oldu.

    Ülkemizde trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 27.763.103 oldu.

    Çorum’da ise trafiğe kayıtlı araç sayısı Temmuz ayı sonu itibarıyla 166.446 olarak tespit edildi.

    Türkiye İstatistik Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre; Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 21 milyon 763 bin 103 adet taşıtın %53,9’unu otomobil, %16,4’ünü kamyonet, %14,1’ini motosiklet, %8,3’ünü traktör, %3,8’ini kamyon, %2,2’sini minibüs, %1’ini otobüs, %0,3’ünü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
    Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 128 bin 88 taşıt içinde otomobil %58,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla %17,7 ile motosiklet, %15,9 ile kamyonet, %4,2 ile traktör takip etti. Taşıtların %3,5’ini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
    Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %34 arttı. Bu artış otomobilde %28,6, minibüste %40,7, otobüste %92,1, kamyonette %71,7, kamyonda %39,7, motosiklette %37,6, özel amaçlı taşıtlarda %3,4 olarak gerçekleşti. Traktörde ise %5,9 azalış oldu.
    Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında %41,1 artış gerçekleşti. Bu artış otomobilde %37,6, minibüste %51,9, otobüste %78,6, kamyonette %38,1, kamyonda %14, motosiklette %63,9, traktörde %33,3 olarak gerçekleşti. Özel amaçlı taşıtlarda ise %22,2 azalış oldu.
    Ocak-Temmuz döneminde 730 bin 11 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 57 bin 332 adet taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 672 bin 679 adet arttı.

    Devri yapılan toplam 615 bin 390 adet taşıt içinde otomobil %69,9 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla %15,8 ile kamyonet, %6,2 ile motosiklet, %2,7 ile traktör takip etti. Temmuz ayında devri yapılan taşıtların %5,4’ünü ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
    Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 11 milyon 740 bin 823 adet otomobilin %38,7’si LPG, %34,7’si dizel, %26,2’si benzin yakıtlıdır. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise %0,4.
    Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan 75 bin 174 adet otomobilin %18,3’ünün Renault, %11’inin Volkswagen, %8,3’ünün Fiat, %7’sinin Hyundai, %6,7’sinin Opel, %6,5’inin Toyota, %5,8’inin Dacia, %5,3’ünün Ford, %3,8’inin Mercedes-Benz, %3,6’sının Nissan olduğu, %23,7’sinin ise diğer markalardan oluştuğu görüldü.

  • Genç İHH İstişare Yaptı

    Genç İHH İstişare Yaptı

    Çorum İHH Genç Üniversite birimi Darıca’da istişare ve planlama kampına katıldı.

    Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlanan etkinlikte, Genç İHH Genel Başkanı Fatih Yazıcı açış konuşması yaptı.

    Burkina Faso’da yapımı devam eden MalcomX Lisesi için başlatılan kampanyalarda Genç İHH gönüllülerinin kısa bir süre zarfında gerekli maddi bütçeyi sağladıklarının belirten Yazıcı, bu konuda emeği geçen ve yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür etti.

    Program MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat’ın “Türkiye’de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı” isimli sunumuyla devam etti. Yapılan anket ve istatistik çalışmalarının neticesinde Türkiye’de dine olan yönelimin azaldığının altını çizen Kulat, ülkemizde Müslümanların Kur’an’dan uzaklaşmaya başladıklarını anket sonuçlarına göre değerlendirerek gerekçeleriyle birlikte kısaca anlatarak sunumunu tamamladı.

    Sunumun ardından Türkiye’nin 76 ayrı vilayetinden Genç İHH İl Başkanları, üniversite temsilcileri ve lise temsilcilerinin katılımıyla toplantı yapıldı. Çorum Genç İHH Üniversite Komisyonu’nun da katılım sağladığı toplantıda eğitim ve teşkilatlanma konularına büyük yer verildi.

    Genç İHH komisyonlarında öncelikle eğitim alanındaki çalışmaların ayrı bir önem taşıdığı belirtildi. Bu doğrultuda kitap okuma ve tahlil günlerine ve konferans programlarına ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Genç İHH Üniversiteler Başkanı Tunahan Kurfeyiz, kitap listelerinin hazırlandığını ve bunların Genel Merkez tarafından temin edileceğini söyledi.

    Teşkilatlanma konusunda, her fakülte için bir temsilci olacak şekilde öngörülen yapılanmanın, yapılacak olan çalışmalar açısından büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çekildi.

    Toplantıda, 1 yıllık planlamanın detayları il temsilcileriyle istişare edilerek, özellikle üniversite komisyonları için sabah namazı buluşmalarının, huzurevi ve yetimhane ziyaretlerinin gereğine işaret edildi.

    İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay’ın “Küresel sorunumuz; uyuşturucu bağımlılığı” isimli sunumuyla program üçüncü gün de devam etti. Son 5 yıldır, eroin ve esrardan daha tehlikeli olan bonzai bağımlılığının, ülkemizde ciddi derecede arttığını belirten Atalay, geçtiğimiz yıl Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre 611 kişinin uyuşturucudan dolayı hayatını kaybettiğini söyledi.

    İHH Yönetim Kurulu Üyesi İzzet Şahin “İslam dünyası, İHH ve İnsani Diplomasi” konulu sunumunda Arakan Müslümanlarının temel sorununun vatansızlık problemi olduğunu ifade etti. Ümmet coğrafyasındaki sorunları, fakirlik, cehalet ve ihtilaf gibi nedenlere bağlayan Şahin, bu sorunların akide, ilim, amel ve tebliğ başlıkları altında çözüme kavuşturulabileceğini ifade etti. Ayrıca tebliğ ve davet konusunda dünyaya bakışımızı değiştirmemizin gerektiğini söyleyerek, Misak-ı Milli sınırları dışına çıkmamızın, başta Avrupa olmak üzere, sömürgecilerin uykusunu kaçırdığını dile getirdi.

  • 15 Yaşındaki Kızla İlişkiye Girdi

    15 Yaşındaki Kızla İlişkiye Girdi

    İnternetten tanıştığı 15 yaşındaki kız ile cinsel ilişkiye giren ve ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklu yargılanan 18 yaşındaki sanığa 19 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

    Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanık H.D.(18), tutuksuz sanık Ş.D. ile avukatlar hazır bulunurken, mağdure H.K. ise duruşmaya katılmadı.

    İnternetten tanıştığı mağdure H.K. ile Çorum ilinde ilişkiye girdiği, daha sonra Kayseri’de bir yakınının evine geldikleri iddiasıyla tutuklu yargılanan sanık H.D., “H.K. ile internetten tanıştık. Yaşının 15 olduğunu bilmiyordum, Çorum’da kendi isteğiyle ilişkiye girdik. Daha sonra Kayseri’de bir yakınımızın evine geldik, polis burada yakaladı” derken, tutuksuz yargılanan sanığın babası Ş.D. ise üzerine atılı suçlamaları reddetti.

    Duruşmaya katılmayan mağdurenin talimat ile ifadesi alınırken, mağdure avukatı sanığın cezalandırılmasını talep etti.

    Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucu tutuklu sanık H.D.’ye ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ‘hürriyeti yoksun kılma’ suçlarından toplam 19 yıl 8 ay hapis cezası verirken, sanığın babası Ş.D.’ye ise beraat kararı verdi. İHA

  • Millet İradesi Postallarla Çiğnendi

    Millet İradesi Postallarla Çiğnendi

    Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, darbelerin millet iradesini postallara çiğnetmek olduğunu belirtti.

    12 Eylül’ün yıldönümünde yazılı bir açıklama yapan Saatcı,”1960 askeri darbesiyle başlayan 71 Muhtırasıyla devam edip 12 Eylül’le bütün sistemi askeri anlayışla değiştiren darbeler silsilesi, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve nihayet 15 Temmuz darbe girişimiyle devam etti. Bütün bu darbe süreçlerinde bir başbakanın ve iki bakanın idam edildiği, siyasetçilerin derdest edildiği, binlerce kişinin hapishanelere doldurulduğu, işkencelerden geçirildiği kara günler yaşandı. Bütün ülke baştanbaşa terörize edildi. Millet iradesi postallarla çiğnendi.” dedi.

    Emperyalizmin üzerinde operasyon yapabildiği bir ülke olmaktan çıkmak için Türkiye’nin dış bağımlılıklarının azaltılması veya tümden ortadan kaldırılması ve zayıf noktalarının güçlendirilmesi gerektiğini açıklayan Saatcı, “Bu vesileyle 12 Eylül darbe girişimini, arkasındaki dış merkezi ve her darbede karşımıza çıkan ihanet taşeronlarını bir kez daha lanetliyor, her darbede darbecilerin karşısında ve milletin yanında duran, 15 Temmuz’da meydanlara ilk inen Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olarak bundan sonra da millet iradesini boğmaya kalkan her türlü güç ve girişimin karşısında durma kararlılığımızı yineliyoruz.”dedi.

  • Sınıfları Belirlemek İçin Kura Çektiler

    Sınıfları Belirlemek İçin Kura Çektiler

    Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı ilkokullara yeni başlayan öğrencilerin sınıfları kura ile belirlendi. İsmail Kakaç İlkokulu’nda da 1. sınıfa başlayacak öğrencilerin sınıflarını belirlemek için kura çekimi yapıldı.

    İsmail Kakaç İlkokulu’nda düzenlenen kura öncesi konuşan Okul Müdürü Ender Özcan Özçakır, yeni eğitim – öğretim yılının hayırlı olmasını temenni etti.

    Eğitimin temel amacının öğrencileri hayata hazırlamak, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı ve anayasada ifadesini bulan milletimizin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan, geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan bireyler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Özçakır, öğretmenlere olan inancını ifade etti. Özçakır, Velilerin bu süreçte önemli sorumlulukları olduğunu hatırlatarak kaliteli eğitim için neler yapabileceklerine değindi.

    Daha sonra İsmail Kakaç İlkokulu öğretmenler kurulunun sene başında oluşturduğu komisyon nezaretinde yapılan kura işlemleri gerçekleştirildi. Kura işlemleri için tüm öğrencilerin ismi kurada çekilecek olan kağıtlara yazılarak şeffaf kutular içerisine konuldu. Sınıflardaki kız ve erkek öğrencilerin dengeli dağılması için kız ve erkek öğrencilerinin isimlerinin yazıldığı kağıtlar farklı kutulara kondu. Daha sonra tüm velilerin ve öğrencilerin huzurunda komisyon huzurunda kura çekildi. Kura sonucunda 1-A, 1-B, 1-C ve 1-D sınıfı öğrencileri belirlendi.

  • Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi Başladı

    Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi Başladı

    Türk Isı Bilimi ve Tekniği Derneği kapsamında Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde “21. Ulusal Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi” Meslek Yüksekokulunda başladı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kongrenin açılış konuşmasını 21. Ulusal Isı Bilimi ve Tekniği Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kılıçarslan yaptı.

    Prof. Dr. Ali Kılıçarslan, “ 21. Ulusal Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi kapsamında, ülkemizdeki üniversitelerimizde bilimsel araştırma yapan akademisyenler, sanayide çalışan mühendisler ve sanayicilerimizin bir araya getirildiğini ifade eden Prof. Dr. Ali Kılıçarslan, bu kapsamda Termodinamik, Isı ve Kütle Transferi, Akışkanlar Mekaniği, Isı Tekniği, Enerji Sistemleri, Enerji Ekonomisi ve Yönetimi, Yakıtlar ve Yanma, Yenilenebilir Enerji Sistemleri, Çevre, Kirlilik ve Kontrol, Yeni ve Temiz Enerji Teknolojileri gibi konularda bilgi paylaşımı ve bilimsel tartışmaların sağlanmasının amaçlandığını sözlerine ekledi. Kongrenin tamamlanmasının ardından etkinliğin çıktılarının önem arz ettiğini ve bu sonuçlar doğrultusunda değerlendirilmelerin yapılacağını belirten Prof. Dr. Kılıçarslan, etkinlikte emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek konuşmasını tamamladı.
    32
    Türk Isı Bilimi ve Tekniği Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Türkoğlu ise konuşmasında Dernek hakkında kısaca 1976 yılında kurulan, ısı bilimi ve tekniğinin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlayan bir kuruluş olduğunu ifade etti.
    “Her biri farklı üniversitelerde düzenlenen kongrelerden 21.sini bugün Hitit Üniversitesinde gerçekleştiriyoruz. İki yılda bir düzenlenen bu kongreler derneğimizin geleneksel bir faaliyeti haline gelmiştir. Birincisini 1977 yılında gerçekleştirdiğimiz kongrelerimiz, Türkiye’nin farklı üniversitelerden ve kuruluşlarından araştırmacıları ve uygulamacıları bir araya getiren önemli bir organizasyon olmuştur.” diye konuşan Prof. Dr. Haşmet Türkoğlu, her yapılan Kongreye yüksek sayıda bildiriyle katılımın olduğunu ve bu kapsamda etkinliğin belirlenmiş olan hedeflere ulaşmadaki hizmetini kanıtladığını belirtti. Aynı zamanda Isı Bilimi ve Tekniği Dergisi ile ısı bilimi ve tekniği alanında faaliyet gösteren araştırmacılar ve uygulamacılar arasındaki bilgi paylaşımına katkıda bulunduklarını da ifade eden Prof. Dr. Türkoğlu, kongrede emeği geçen, maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.
    33
    Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, şu anda ülkelerin en önemli problemlerinden birinin enerji yönetimi olduğunu, enerji yönetiminin bulunduğumuz çağ itibarıyla çok önemli bir konu olduğuna vurgu yaparak “Bundan sonra değişecek sınırların ve ortaya çıkan/çıkacak savaşların özünde enerjiye sahip olan yerlerde en yoğun şekilde yaşandığı görmek, bunun en somut ifadelerinden biri.” değerlendirmesinde bulunan Prof. Dr. Alkan, geleceği belirleyen unsurların enerji, enerjinin yönetimi ve bu anlamda belirlenecek politikaların ülke politikası haline gelmesine olduğunu ifade ederek enerji yönetiminin Ülkemizin bakanlıklar düzeyinde politikası haline geldiğini de sözlerine ekledi. Üniversitemizde alternatif enerji konusunda yaptığımız çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımında bulunan Rektörü Prof. Dr. Alkan, şunları söyledi: “1976 yılında kullanılan Meslek Yüksekokulumuzda, bizler trijenerasyon sistemini kurduk. Bizler için çok güç bir sistemdi. Bu sistemin mantalitesini anlatmakta başlarda çok zorlanmıştım. Kararlı ve ısrarlı bir tutumla 400 kwa’lık bir sistemimiz MYO’da faaliyette. Kendi ihtiyacımızı karşılayarak aynı zamanda aylık yaklaşık 25-30 bin elektrik satarak kâra geçmiş durumdayız. Ayrıca inşaatı devam eden Kuzey Kampüsümüzde 1200 kwa’lık güneş enerjimiz de bittiğinde muazzam bir ısı ya da enerji tasarrufu yapacağımızı ümit ediyorum. Bunlara ek olarak, çok kısa bir süre içinde faaliyete geçecek olan 1400 kwa’lık bir sistem olan güneş enerjimizle beraber Üniversitemiz enerji konusunda, ihtiyacının büyük bir kısmını alternatif enerjiden karşılayacak bir üniversite haline gelecek. Bizler kamu üniversitesi olmamıza rağmen ürettiği enerjinin fazlasını da satarak ciddi bir gelir elde etmeye başlayacağız.”
    34
    Aynı zamanda Üniversitenin diğer çalışmalarından da bahseden Rektör Prof. Dr. Alkan, “Yeşil kampüs adı verilen TSE’nin bize verdiği bir belge var. Başta enerji verimliliği olmak üzere kullandığımız her şeyin ölçüldüğü bir sistem. Bu yıl, Green Metrics sıralamasında Türkiye’de 3. cü üniversite olduk. Ayrıca Mühendislik Fakültesi MÜDEK Akreditasyonuna sahibiz ve yeni kurulan üniversiteler için böylesi süreçler çok zor. Bizler sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda dünyanın gelişmiş ülkelerinin üniversitelerinde uygulanan sistemleri, kurumumuzda Üniversitemizde taşıma görevini de misyon edindik. Bu anlamda epeyce yol kat ettiğimizi düşünüyorum.” diye konuştu. Alkan, konuklara çağrıda bulunarak Üniversitenin akademisyenlerimize BAP Projeleri ve uluslararası etkinlikler kapsamında çok ciddi destekler veriyoruz. Arkadaşlarımızla yapacağınız ortak projelere de desteğimiz devam edecek. Akademik iş birliklerinin ortaya konulması çok önemli ve bu tür iş birliklerine her zaman açığız. Geri dönüşleri ve somut çıktıları olan bir etkinlik olmasını diliyor emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.
    36
    Protokol konuşmalarının tamamlanması, plaket töreninin gerçekleştirilmesinin ardından son olarak, Kongrenin ilk açılış bildirgesini Prof. Dr. Sadık Kakaç sundu. “21. Ulusal Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi”nde yapılacak 26 oturumda 184 adet sözlü bildiri, 13 adet poster bildiri sunulacak olup “Endüstride Isı-Akışkan Uygulamaları” ve “Enerji Verimliliğinde Isı Yalıtımının Rolü” adlı konularda 2 panel gerçekleştirilecektir. Aynı zamanda Prof. Dr. Sadık Kakaç, Prof. Dr. Leonard L. Vasiliev, Prof. Dr. Bakhtier Farouk, Prof. Dr. Ali Koşar, Doç. Dr. Selin Aladağ ve Dr. Boris. V. Kosoy davetli konuşmacı olarak sunum yapacaklar. Ayrıca Kongrenin sosyal programı kapsamında, Amasya şehir gezintisi ve müze ziyaretleri, Çorum Müzesi ve Hattuşa’da (Boğazköy) bulunan müzeler ziyaret edilecek.
    31
    35

  • Ömrünü Yeğenine Adadı

    Ömrünü Yeğenine Adadı

    Çorum’da yaşayan 68 yaşındaki Pakize Memiş, ömrünü engelli yeğenine adadı.

    Bedensel ve zihinsel engelli yeğeni 41 yaşındaki Murat Memiş’e bakabilmek için yuva kurmaktan dahi vazgeçen ve tek başına engelli yeğeninin tüm ihtiyaçlarını karşılayan hala Pakize Memiş’nin vefa örneği ve azmi büyük takdir topluyor. Annesini 28 yıl önce, babasını da 8 yıl önce kaybeden Murat Memiş, halasıyla birlikte Yeniyol Mahallesi’nde müstakil bir evde yaşam mücadelesi veriyor.

    Yeğenini çok sevdiğini dile getiren Pakize Memiş, “İçimden gelerek bakıyorum. Ben sadece halası değil, annesi, ablası olarak ne görüyorsanız artık. Allah Murat’ın yüzüne baksın. Uzun ömürler versin. Rabbim bana da sağlık sıhhat versin. O kadar çok seviyorum ki ne deyim. Peşinden koşuyorum. Allah göstermesin bir şey olsa baktıklarım hep boşa gidecek. Evin dahi işini bırakıyorum hep Murat’ın peşindeyim” dedi.

    Kalp hastası annesi hayatını kaybettikten sonra Murat’ın kendisine kaldığını dile getiren Memiş, “Murat doğdu doğalı benimle birlikte. Yüksünmüyorum, ben Murat’a alıştım. Ona bir şey olsa Allah korusun çok üzülürüm. Allah’ım acısını göstermesin” ifadelerini kullandı.

    Engelli yeğenine bakmak için evlilik dahi yapmayan Memiş, “Nişanlandım sonra nişandan döndüm. Benim evlilik araya girdi. Evet, onu bırakamadım. Kim bakacak. Hepsi var. Hep iyi gün dostları. İnşallah sonumuz daha iyiye gider. Şimdilik iyiyiz. Murat’ın dayısı, teyzeleri var ama hepsi iyi gün dostu. Ama kolay değil. Komşular diyor ki ‘Pakize abla niye zayıfladın.’ Kolay değil. Murat hastalanınca 1-2 gün uyuyorum” şeklinde konuştu.
    Yeğeninin fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu dile getiren Memiş, “Bir Fenerbahçe var. Hiç sormayın. Fenerli. Ölmek var dönmek yok. Ben takım tutmuyorum ama artık Fenerbahçeliyim. Maça falan bakmıyordum. Ama Murat’ın sayesinde Fenerbahçeli olduk. Utandırmasın Rabbim. İnşallah şampiyonluğa ulaşırız. Şampiyon olursak maça gideriz” diye konuştu.

    “Allah, halamdan razı olsun”
    Kendisine annesi gibi bakan halasına teşekkür eden Murat Memiş ise, “Allah razı olsun. Çok yardımı oluyor. Sabahları kahvaltımı hazırlıyor. Halam olmasa halim çok perişan olurdu” ifadelerini kullandı.

    Yeniyol Mahalle Muhtarı Seydi Demiray ise Pakize Memiş’in Murat’a ömrünü adadığını belirterek, “Murat bakıma muhtaç. 40 yıldır bakıma muhtaç Murat. Halası bir anneden daha üstün. 40 yıldır bebek gibi bakıyor Murat’a. Allah halasından razı olsun. Halası olmasa Murat perişan hallere düşebilirdi. Allah halasına uzun ömürler versin” şeklinde konuştu. İHA

  • ‘Eski Hastane Hizmete Devam Edecek’

    ‘Eski Hastane Hizmete Devam Edecek’

    AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, AK Parti İl Başkanı Mehmet Karadağ, Çorum’da sağlık sektörünün geldiği noktayı değerlendirdikleri toplantıda sektörün sorunlarını da muhataplarıyla birlikte masaya yatırdı.

    Ceylan, sağlık kompleksinin yıl sonuna kadar tamamlanacağı müjdesini verirken, AK Parti İl Başkanı Mehmet Karadağ da Çorum’un sağlıkta cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.

    Devlet Hastanesi’nin yeni yapılan 800 yataklı hastaneye taşınmasının ardından Bahçelievler Mahallesi’nde yaşanan sorun eski hastanede poliklinik hizmetlerinin yeniden başlaması ile çözüme kavuştu.

    AK Parti Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan düzenlediği basın toplantısında il merkezinde ki sağlık yatırımları hakkında açıklamalarda bulundu.

    Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen basın toplantısına AK Parti İl Başkanı Mehmet Karadağ, Kamu Hastaneleri İl Sekreteri Ömer Sobacı, Sağlık Bakanlığı-Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Yard. Doç. Dr. Sinan Zehir, İl Sağlık Müdürü Metin Öztürk, Halk Sağlığı İl Müdürü Ahmet Barış, Çorum Eczacı Odası Başkanı Sönmez Çalışkan, Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hasan Kızıltepe ile eczacılar katıldı.

    800 yataklı yeni hastanenin söz verdikleri gibi 10 Temmuz’da hizmet vermeye başladığını belirterek sözlerine başlayan Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, “Bizler Çorum’u sağlıkta bölgenin yıldızı yapmak hedefiyle yola çıktık. Çorum’dan sevkleri azaltmayı amaçlıyoruz. Birçok bölümde bunu başardık. Zamanla diğer alanlardan da sevkler azalacak. Buna karşın çevre illerden de sevkler gelmeye başladı” dedi.

    Gülabibey Mahallesi’nde bulunan Göğüs Hastalıkları Hastanesi ile Hasan Paşa Poliklinikleri hakkında kamuoyunda bilgi kirliliği olduğunu ve yaptıkları basın açıklamasına ile bilgi kirliliğine son verdiklerini kaydeden Milletvekili Ceylan, her iki kurumunda bundan önce olduğu gibi bundan sonra da aynen hizmete devam edeceklerini söyledi.

    C BLOKUN TADİLATI ERTELENDİ

    Bahçelievler bölgesinde sağlık hizmetlerinin devam etmesinden yana olduklarını vurgulayan Ceylan, “Taşınma işlemi sonrasında boşalan A,B ve D bloklar çürük oldukları için yıkılacak, C blok ise tadilattan geçirilecek ve buda 6 ay sürecekti. Burada tadilat kararımızı bir süre erteledik ve önceki günde poliklinik hizmetleri yeniden verilmeye başlandı. Mevcut yapıyı bozmadan bölgeye sağlık hizmet vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    HASTANE TRAFİĞİ İÇİN ÇÖZÜM BATTI ÇIKTI YAPMAK

    Yeni hastane çevresinde yaşanan trafik sorunu hakkında da açıklamalarda bulunan Milletvekili Ceylan, “Yeni hastanede günlük 20 bin kişilik bir sirkülasyon var. Bölgede yaşanan trafik sorunun çözümü için Valilik, Emniyet ve Belediye temsilcileri ile Trafik Komisyonu bir toplantı yaptık neler yapılabileceğini konuştuk. Birkaç alternatif belirledik ve bunlar üzerinde çalışmalar devam ediyor. Soruna çözüm bulacağız. En uygun çözüm battı çıktı yapmak ve bu konu da teknik çalışmalar devam ediyor. Bizim derdimiz Çorum ve tüm Çorum’a hizmet etmek zorundayız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Toplantı da konuşan Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hasan Kızıltepe ise Milletvekili Ahmet Sami Ceylan’ı tüm Çorum’un milletvekili olarak gördüklerini ifade ederek, yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti.

    Çorum Eczacılar Odası Başkanı Sönmez Çalışkan da eski hastane çevresinde bulunan eczanelerin mağduriyetlerinin giderilmesinden dolayı teşekkür ederek, “Burada olaya nokta koymadık sadece bir virgül koyduk. Eski hastane büyük bir bölgeye hizmet veriyordu. Yeniden sağlık hizmeti verilmesinden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

    Çorum Eczacılar Odası eski Başkanı Şevkat Güler de Ulukavak ASM’de bazı sorunlar yaşandığını ve çözüme kavuştuğunu dile getirerek, bundan dolayı da bölgede hizmet veren eczacılar adına teşekkür etti.