Kategori: Yaşam

  • ‘Darbeciler Bedel Ödemeli’

    ‘Darbeciler Bedel Ödemeli’

    Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı gündeme ilişkin değerlendirmelerde, bulunarak yazılı basın açıklaması yaptı.

    Saatçi, yaptığı açıklamada; ”Müstağni ve mütekebbir bir edayla ‘bin yıl sürecek’ denilen baskı ve zulümler, millete kurulan tuzaklar milli iradenin gücüyle 10 yılda çöpe atıldı. Kökü dışarıda olan güç odakları dün askeri vesayetle, tetikçi karargâh medyasıyla, ‘Darbe gerekiyorsa destekleriz’ diyen adı sivil beyni üniformalı çetelerle yaptıklarını bugün çukurlarla, paralelle, terörle yapma denemelerine millet iradesi fırsat vermeyecektir. Bugün tanklar yürümüyor, tanklar doğru yerde. Tanklar sınırlarda duruyor, sinirleri germiyor. Bu son derece önemli. Türkiye 28 Şubat’ta önemli bir süreci yaşadı. AB müktesebatı açısından zarar görmemesi noktasından hareketle postmodern darbe gerçekleştirerek askerin bizzat içerisinde olduğu sivil unsurları alana çekerek, Türkiye’de sivil bir darbe gerçekleştirildi.Ülke ekonomik anlamda örselenmiş, kaynakları hortumlanmıştır. Meclis darbeleri araştırma komisyonunun verdiği rakamlara göre 28 Şubat o zaman 381 milyar dolarlık bir maliyeti beraberinde getirdi. Eğer ülke bu kırılmayı ekonomik anlamda da yaşamamış olsaydı, bugün ekonomik olarak çok daha ileride olduğu, milli gelirin çok daha ileride olduğu bir dönemi yaşıyor olabilirdik.O dönem haksız kazanç elde ederek bugün sefahat içerisinde yaşayanlar mevcuttur. 28 Şubat’ın askeri sanıkları, sanık sandalyesinde ifade verirken bürokratik sanıkları, kravatlıları, medya organları, iş adamları ve sivil toplum kuruluşu diye ifade edilen ama adı sivil, beyni üniformalı olan, darbeye çanak tutan ‘Darbe gerekiyorsa destekleriz’ diyen sendikaları, o günkü muhatapları sanık sandalyesine oturup yaptıklarının hesabını ödemediler. 28 Şubat’a ilişkin o gün yapılanlar bir anlamda yanlarına kar kaldı ve milletin içerisinde kamufle olarak şuan duruyorlar. Hâlbuki 28 Şubat’ın bütün yönleriyle ele alınması gerekiyor. Askeri brifinglerle 28 Şubat’ta talimat alan yargı mensupları, aldıkları brifinglerle o gün adil olmayan hukuk dışı kararlara imza atmışlar, birçok insanın hayattan kopmasına neden olmuşlardır. O gün askerden yargı brifingi alan üniversite rektörleri, milli eğitim müfettişleri brifing adı altında kıyım yapmışlardır.

    Dün topuk selamı ile siyaset yapanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihin çöp sepetine atıldı ve tarihten silindiler. Bu anlamda AK Parti dönemlerinde atılmış olan adımları son derece önemsiyoruz. ‘Bin yıl sürecek’ denen zulümler 10 yılda ortadan kalktı. Bu ülkede bin yıllık süren şey milletin kardeşliğidir, birliğidir, beraberliğidir. Bu ülkeye çelme takmaya çalışan küresel operasyonun Türkiye’deki aparatları, ırgatları, uşakları bu amaçlarına ulaşamayacaklar.

    FETÖ ve PDY 28 Şubat’tan güç almıştır. FETÖ ve PDY 17-25 Aralık’ta darbe girişiminde bulunmuştur. 28 Şubat’tan güç alanlar milletten himmet diye aldığı paraları, yaptıkları olimpiyatlarda milletin sempatisini kazanmak suretiyle onları kurşun asker olarak görmelerini, dershane ve benzeri oluşumlarla kendilerine rant devşirenler, hortumlarının kesileceğini görenler, o süreçte ‘biz de bir 28 Şubat yaratabiliriz’ diyerek küresel bir operasyonun parçası olmaya ve Türkiye’ye 17-25 Aralık’ta bir darbe yapmaya kalkıştılar. Ülkenin seçilmiş başbakanını yargılama tutanaklarını, mahkeme ifadelerini ve hazırlıklarını bile önceden tasarladıklarını bazı organize çalışmaların içerisine girerek bu millete bir operasyon çekmeye kalkıştılar ancak bu kez sert kayaya çarptılar. Millet iradesine sahip çıktı. 17-25 Aralık’ta Türkiye’ye operasyon çekmeye kalkışan paralel yapı çakıldı ve şu an düştüğü çukurdan kurtulmaya çalışıyor.”dedi.

  • İşbaşı Eğitim Programları 1 Yıla Uzatıldı

    İşbaşı Eğitim Programları 1 Yıla Uzatıldı

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye’de bir süredir uygulanmakta olan İşbaşı Eğitim Programı’nı (İEP) revize ederek, uygulama süresini 6 aydan, 1 yıla uzattı.

    TSO’dan yapılan açıklamaya göre, Yapılan değişiklikle ayrıca, yüzde 50’sini istihdam edeceğini taahhüt eden işletmeler, İEP kapsamında bir yıl süreyle 30 kontenjandan istifade edebilecek.

    Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Kurumsal Danışmanı Zafer Eyvaz, İşbaşı Eğitim Programı’nın amacının; belli bir vasfa sahip olmasına karşın iş tecrübesi bulunmayan bireylerin tecrübe edinmesine, mesleği olmayan bireylerin meslek edinmesine, öte yandan işletmelerin de hem personel maliyetinin azalmasına, hem de yeni işe alınan personelin eğitim ve alışma sürecine altyapı hazırlamak olduğunu söyledi. İşletmelere ayrıca 12 aylık süre zarfında işçiye günlük asgari ücretin net tutarı, iş kazaları ve meslek hastalıkları sigorta pirimi ödemeleri şeklinde destek sağlandığını ifade eden Eyvaz, İşbaşı Eğitimi Programı’ndan yararlanmak isteyen işletmelerin, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası ile ya da Çorum İŞKUR İl Müdürlüğü ile irtibata geçebileceğini kaydetti.

    İEP’DEN KİMLER YARARLANABİLİR?

    Programdan en az 2 işçi çalıştıran, İŞKUR’a kayıtlı işverenler, dernekler, vakıflar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, meslek birlikleri, sendikalar, TSO’lar, noterler, kamu payının %50’nin altında olduğu iktisadi teşekküller ve buna benzer işletmelerin faydalanabileceğini ifade eden Eyvaz, “10 işçinin üzerinde işçi çalıştıran işverenler ise %10 oranında faydalanabilmektedir. Örneğin; 2-10 işçi çalıştıran bir işverenimiz 1 kişi alabilmekteyken, 11 işçi çalıştıran işverenimiz 2 kişi İEP’den yararlandırabilmektedir. Ayrıca; yeni yapılan düzenleme ile işverenlerimiz %50 istihdam taahhüdü verdiği takdirde toplam çalışan sayısının %30’u kadar İEP’den eleman temin edebilmektedir. Örneğin; 100 işçi çalıştıran bir işyeri İEP kapsamında eğer %50 istihdam taahhüdü verirse 30 kişiyi bu program kapsamında işyerinde 12 ay süreyle mesleki eğitime tabi tutabilecektir. Program süresi de yeni yapılan düzenleme ile 12 aya çıkarılmıştır. Programa 15 yaşını doldurmuş, işsiz olan herkes katılabilir. Lise, ön lisans, lisans öğrencileri de bu programdan faydalanabilirler. Ancak; işverenlerimizin 1 ve 2. derece akrabaları, eşleri, program başlamadan önceki 3 aylık dönemdeki işçileri bu programa katılamazlar” dedi.

    İŞ VE MESLEK EDİNDİRDİME FAALİYETLERİ

    İşsizlik oranında Türkiye ortalamasının neredeyse yarısına eşit olan Çorum’da işsizlikten ziyade mesleksizlik sorununun bulunduğunu belirten Eyvaz, İşsizliği azaltmaya, mesleksiz iş arayanları işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu mesleklerde yetiştirmek üzere TSO-İŞKUR işbirliği ile birçok alanda çalışmalar yapıldığını söyledi.

    İŞKUR’un işverenlere ve iş arayanlara yönelik; işgücü yetiştirme kursları, işbaşı eğitim programları (İEP), girişimcilik eğitim programı, TSO-İŞKUR ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile yürütülen UMEM Beceri’10 Kurs ve Staj Programları gibi faaliyetlerin, Çorum’un istihdam yapısına müspet katkı sağladığını ifade eden Eyvaz, “Bu programların hepsi, işverenlerimize ve iş arayanlarımıza destek olan, İşverenlerimizin yetiştirme maliyetlerini hafifleten, iş arayanlarımıza da gelir sağlayıcı destek programlarıdır. Son zamanlarda; işverenlerimizin ve iş arayanlarımızın en çok ilgi gösterdiği ve yararlandığı programların başında İşbaşı Eğitim Programları (İEP) gelmektedir” şeklinde konuştu.

    Zafer Eyvaz, özellikle işletmelerin personel maliyetlerini azaltacak olan İşbaşı Eğitim Programı fırsatının Çorum Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri tarafından en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Survivor’dan Kim elendi?

    Survivor’dan Kim elendi?

    Survivor adasındaki elemede beklenen oldu.Konseyden Semih Öztürk ismi çıktı.

    Survivor adasındaki elemede beklenen oldu. Gizem Kerimoğlu kişisel dokunulmazlığı kazanırken Semih Öztürk rekor bir oylama elenmesi istenen kişi oldu.Semih Öztürk ise elenmek üzere Efecan Dianzenza’nın adını yazdı. Survivor ada konseyindeki oylama neticesinde rekor oyla Semih Öztürk birinci elenme adayı oldu. Kişisel dokunulmazlığı kazanan Gizem Kerimoğlu da elenmek üzere bir isim verdi. O isim de Efecan Dianzenza oldu.İHA

  • Ertuğrul Obaya Döndüğünde Neler Yaşanacak?

    Ertuğrul Obaya Döndüğünde Neler Yaşanacak?

    Sungur Tekin, Noyan’ı öldürebilecek mi? Noyan ve Tangut arasında neler yaşanacaktır? Kayılar’ın geleceğini etkileyecek olan görevi, Ertuğrul’a veren kişi kimdir? Ertuğrul’a verilen yeni görev ne olacak? Hayme Ana, Goncagül’ü sorgulayıp bir bilgiye ulaşabilecek mi? Ertuğrul obaya döndüğünde yaşananlara tepkisi ne olacak?

    TRT 1 ekranlarının fenomen dizisi Diriliş “Ertuğrul”un 48.Bölümünde İki devlet arasında yapılan anlaşma gereği Noyan’ın serbest kalacak olması devletle Kayı ve Dodurga obalarını karşı karşıya getirmiştir. Oba beyleri sonuç ne olursa olsun Noyan’ın idam edilmesi gerektiğini düşünürler. Ancak Saadettin Köpek, her iki obanın beyleriyle konuşarak onları, Noyan’ın idam edilmemesi için ikna etmiştir. Noyan idamdan kurtulmuş, Saadettin Köpek tarafından götürülmüştür. Noyan’ın idam edilmemesi, obada büyük bir hayal kırıklığı yaratırken, Saadettin Köpek, bir yandan Noyan’ı idamdan kurtarırken, diğer yandan Tangut’la başka planlar yapmıştır. Ertuğrul’un gördüğü rüya onu çok etkilemiştir. Yaptıkları uzun yolculuktan sonra obaya geri dönmek için yola çıkan Ertuğrul ve alpları, izleyenlerin meraklarını daha da arttırırken, obaya döndüklerinde yaşanacaklar şimdiden merak konusu olmayı başardı.

    Sungur Tekin, Noyan’ı öldürebilecek midir? Noyan ve Tangut arasında neler yaşanacaktır? Kayılar’ın geleceğini etkileyecek olan görevi, Ertuğrul’a veren kişi kimdir? Ertuğrul’a verilen yeni görev ne olacaktır? Hayme Ana, Goncagül’ü sorgulayıp bir bilgiye ulaşabilecek midir? Ertuğrul obaya döndüğünde yaşananlara tepkisi ne olacaktır? Ertuğrul, kimin ölüm haberiyle yıkılır? Saadettin Köpek, Ertuğrul karşılaşmasında neler konuşulur? Selcan bildiklerini kendisine söylediğinde, Korkut’ Beyin tepkisi ne olacaktır? Ertuğrul ile Gümüştekin’in arasındaki tartışmanın sonucu obaya nasıl yansıyacaktır? Tüm bu soruların cevapları Diriliş “Ertuğrul”un 48. bölümünde.

  • Çok sıcak ve sık banyo egzama yapabilir

    Çok sıcak ve sık banyo egzama yapabilir

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, çok sıcak ve sık banyonun cildin ihtiyacı olan yağı eksilteceği için egzama ve deri hastalıklarını ortaya çıkarabileceğini söyledi.

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, doğru ve etkili cilt bakımı için önerilerde bulundu. Prof. Dr. Berna Şanlı, stresli ve yoğun geçen yaşam boyunca kişinin cilt bakımına özen göstermesi gerektiğini belirterek, genç görünmenin mümkün olduğunu söyledi.

    “EMEK VERMEDEN GÜZEL CİLDE SAHİP OLUNMAZ”
    İnsanların kozmetik ürünler satan mağazalardan aldıkları ürünleri düzenli ve bilinçli bir şekilde kullanmalarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Şanlı şöyle konuştu:

    “Büyük olasılıkla cilt bakımınıza yeterince, belki de hiç zaman ayıramıyorsunuz. Kozmetik markete gidip pek çok ürün alıyorsunuz, birkaç gün düzenli devam edip bıkıyor belki de kullanmayı bırakıyorsunuz. Ne yapsak da, ‘Az zaman ayırarak sağlıklı bir cilde sahip olsak?’ sorusu muhtemelen aklınıza geliyordur. Açıkçası biraz olsun emek vermeden olmuyor. Ama kendinize biraz daha özen göstererek ve sağlıklı yaşam tarzını benimseyerek doğal yaşlanma sürecinizi geciktirebilir, çeşitli cilt problemlerini önleyebilirsiniz” dedi.

    SİGARANIN CİLDE ETKİSİ
    Prof. Dr. Şanlı, ‘Altın’ niteliğinde önerileri sıraladı. Sigaranın cilde olan etkisinden söz eden Dr. Şanlı, “Sigara kırışıklıkları ve lekeleri arttıran ciddi bir faktördür. Sigarayla derideki kılcal damarlar daha da incelir, derinin kan dolaşımı azalır. Deri sağlığı için gerekli olan oksijen ve besinler deriye yeterince ulaşamaz. Diğer yandan sigara derideki kollagen ve elastin yapılarına da hasar verir. Derinin sıkılığı ve elastikliği zarar görür. Güneş deri yaşlanmasındaki en önemli etkenlerden biridir. Ultraviyole ışınları, derideki hücrelerin DNA’sında doğrudan hasara neden olur. Deri kollageninin yapısını bozar. Bronz deri daha hoş ve sağlıklı gibi görünse de, uzun vadede kırışıklılarınızı, lekelerinizi ve en önemlisi deri kanseri riskinizi önemli oranda arttıracaktır” ifadelerini kaydetti.

    “ÇOK UZUN VE SICAK BANYO CİLDE ZARARLI”
    Banyonun uzun süreli ve suyun çok sıcak olmasının cildin ihtiyacı olan yağı eksilttiğini belirten Prof. Dr. Şanlı, “Çok uzun, çok sıcak ve çok sık banyo yapmayın. Banyolarınız ılık suyla ve kısa olsun. Yoksa cildinizin ihtiyacı olan yağı alırsınız ve cildiniz daha kuru, dış etkenlere daha hassas hale gelir. Egzama gibi deri hastalıkları çok daha kolay ortaya çıkar. Sert sabunlar yerine yumuşak temizleyiciler tercih edin. Benzer şekilde temizlik amaçlı kolonya ve ıslak mendil kullanmayın. Çünkü tüm bunlar da cildin yağını-nemini azaltır ve egzamaya davetiye çıkarır” dedi.

    Tıraş sonrasında erkekler için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Şanlı, özellikle erkeklerin tıraş sonrası krem kullanması gerektiğini söyledi. Kılın çıkış yönünde tıraş olunmasına özen gösterilmesini vurgulayan Prof. Dr. Şanlı, “Bir havluyla sürtmeden, tahriş etmeden, hafifçe bastırarak kurulayın. Ardından cilt yapınıza ve deri tipinize uygun bir nemlendirici kullanın” açıklamasında bulundu.

    Dengeli ve sağlıklı beslenilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Şanlı cildin de diğer organlar kadar düzenli ve sağlıklı beslenmeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Bol su içilmesi yönünde tavsiyede de bulunan Prof. Dr. Şanlı, “Öğünlerinizde yağsız, protein içeren besinleri ve tam tahılları tercih edin. Bol bol taze sebze ve meyve yiyin” dedi.

    “BİTKİ DOĞALDIR, ZARARSIZDIR DİYE DÜŞÜNMEYİN”
    Öneri üzerine her türlü kremi ve bitkisel ürünü cilde uygulamanın zararları olabileceğine de değinen Prof. Dr. Şanlı, “Öneri üzerine çeşitli bitki ya da kremi cildinize uygulamayın. Bitki doğaldır, o yüzden zararsızdır diye düşünmeyin. Hiç tahmin edemeyeceğiniz şekilde cildinizde leke, kızarıklık, alerji gibi durumlar meydana getirebilir. Bunun nedeni bazen çok bildiğiniz bitkiler bile olabilir. Unutmayın, cilt bakım ürünlerinizi dermatoloğunuzun önerisiyle almanız en doğrusudur” dedi.

    Prof. Dr. Şanlı, stresin de cilde zararlı olabileceğini belirterek stresin cildin daha hassas olmasına neden olabileceğini ifade etti. İHA

  • ‘Vali’ye Yakıştıramadık, Yakıştırmıyoruz’

    ‘Vali’ye Yakıştıramadık, Yakıştırmıyoruz’

    Eğitim Bir Sen Çorum 1 No’lu Şube Başkanı Tahir Eşkil, Eğitim Bir Sen Genel Merkezi tarafından alınan “Serbest Kıyafet” eylem kararının devam ettiğini belirterek konu ile ilgili açıklama yaptı.

    Şubat soğuğunda buram buram terleyen, Savunan Adam Başbakan Necmettin Erbakan’ın yanı başında müsteşar yardımcısı olarak görev yapan Vali Ahmet Kara’ya bu tavrı yakıştıramadıklarını ifade eden Tahir Eşkil;

    “28 Şubat sürecini buram buram yaşayan adam herkesin içinde nezaketsiz, yakışıksız bir üslupla, bir okul müdürünü medya önünde uyarması doğrusu ciddi bir olduğunu düşündüğümüz valilik görevini nazarımızda hafifletmiştir” dedi.

    Bu yasakçı, dayatmacı ve zorba anlayış, bu tutum ve davranışından vazgeçene kadar da eylemlerinin devam edeceğini belirten Eşkil, açıklamasını devamında şunları ifade etti;

    “Bütün yetkililere, sayın valiye ve kaymakamlara ve siyasilere çağrımız şudur;

    Eğitim hizmetinin kalitesi, verimi öğretmenin kıyafetiyle değil; performansı, çalışkanlığı ve örnek şahsiyet oluşuyla değerlendirilmelidir.Devlet-Millet kaynaşmasının arzulandığı bir zaman diliminde, ülkemizin etrafının savaşlarla yıkıldığı bir durumda, terör belasıyla uğraştığımız bu günlerde, darbecilerce yürürlüğe konulan 82 model bir yönetmelik dayatmasını kabul etmiyoruz.

    Lütfen huzurumuzu kaçırmayın. Eğitimin kalitesine, verimine hiçbir katkısı, etkisi olmayan tali bir husus için eğitimcilerimizi incitmeyelim, üzmeyelim, kırmayalım.

    Kaldı ki disiplin işlemi yapmaktan kimseyi engellemiyor ve alıkoymuyoruz.

    Hukuki olarak Sendika Genel Merkezi kararına binaen üyeler eylem yapıyor. Sayın vali disiplin işlemi başlatmak istiyorsa hiç kimse kendisine mani olmuyor. Şu soruyu sayın valiye de sormak istiyorum. Kendi çocuğunu okula yazdırırken öğretmenin kılık-kıyafetini mi sordu? Yoksa başka bir özellik mi aradı? Dürüst bir şekilde cevaplamasını bekliyoruz.

    Bu tavrı, bu üslubu sayın valiye yakıştıramadık, yakıştırmıyoruz. Savunan Adamın yanında bürokrat olarak yer alan bu adama bu tarz yakışmıyor.

    Bu anlamsız, yersiz ve gereksiz dayatmalardan, zorlamalardan vazgeçelim. Bu yaklaşım eğitimin kalitesine hizmet etmez, verimi artırmaz. İşimizi zorlaştırmaktan başka bir şeye hizmet etmez.

    Lütfen enerjimizi, emeğimizi ve zamanımızı çatışmaya değil; kaynaşamaya, anlamaya, empati yapmaya hasredelim. Nezaket, zarafet, usul ve üslup devlet adamı vakarına daha güzel yakışır. Birbirimizi üzülmeye sevk edecek bir yaklaşım sergilemeyelim. Unutmayalım ki 28 Şubat dayatmalarını yapanların itibarsız bir şekilde millet nezdinde mahkum olarak yaşamaktadır/anılmaktadır

    Şunun bilinmesini isteriz. Ak Parti, devletin şeffaflaşması, demokratikleşmesi ve vesayet odaklarından temizlenmesi hususunda epey bir mesafe kat etti. 28 Şubat döneminde görevden uzaklaştırılan binlerce kamu görevlisini görevlerine iade etti. Çorum’da 6 öğretmen ve 1 hemşireyi görevine iade etti. YAŞ kararları ile görevlerinden ihraç edilen subay, astsubayları görevlerine iade etti. İade-i itibarlarını sağladı.

    Bütün bunları gerçekleştiren Ak Parti hükümetinin, bir bürokratı ve valisi olan Sayın Ahmet Kara’ya çağrımızı yineliyoruz.

    Şubat soğuğunu yaşayan birisi olarak, şubat soğuğunu yaşatmayın. Enerjimizi, emeğimizi ve zamanımızı çatışmaya değil; kaynaşmaya, anlamaya , empati yapmaya hasredelim.

    Çorum’a saygın olarak başladığınız bu görevinizde hayırla anılmak, çok zor olmasa gerek.

    Sizi irfan ehli olarak biliyoruz, o şekilde kalmanızı arzu ediyoruz.”

  • Binlerce Kişi Emekli Olabilir

    Binlerce Kişi Emekli Olabilir

    Emeklilik için gün ve yıl şartlarını tamamlamasına rağmen yaşı dolmayanlar için yeni formüller gündeme geldi.

    Emeklilikte yaşı bekleyenlere iyi haber geldi. 9 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanların emeklilik şartları daha sonra yapılan reformlarla yükseltilmişti. Bu vatandaşlar şartları doldurmalarına rağmen emekli olamamışlardı.

    SÜRE SINIRI GELEBİLİR

    Edinilen bilgilere göre; bu vatandaşlar için yeni bir düzenleme yapılması bekleniyor. Eğer bir düzenleme tamamlanırsa bundan ilk etapta 500 bin kişinin yararlanacağı hesaplanıyor. Ortaya gelen formüle göre bu şekilde emekli olacak vatandaşların maaşlarının yüzde 60 ya da 70’ini almaları durumunda emeklilik hakkı verilecek. Takvim’in haberine göre, ayrıca emekliliğine belli süre kalanların bu haktan yararlanabilmesi de ortaya gelen formüller arasında. Yaşa takılanlar ise belli bir yaşa geldiklerini belirterek, “Bu saatten sonra iş de bulamıyoruz. Çalışamadığımız için sağlıktan da yararlanmıyoruz” dediler.(Türkiyegazetesi)

  • ‘Danışman Öğretmen Uygulaması Hep Soru İşareti’

    ‘Danışman Öğretmen Uygulaması Hep Soru İşareti’

    Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Hukuk Sekreteri Oğuz Ayan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ataması yapılan aday öğretmenlere danışmanlık yapmaları amacıyla “Danışman Öğretmen” belirlenmesi ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

    Oğuz Ayan, “Aday öğretmenlerin mesleklerine daha iyi adapte olabilmeleri amacı ile uygulamaya konan Danışman Öğretmen uygulamasında soru işaretleri var” dedi.

    Anadolu Eğitim Sendikası Hukuk Sekreteri Oğuz Ayan, Bakanlığın daha önceki 4+4+4, idareci-öğretmen rotasyonu gibi uygulamalarında olduğu gibi altyapıyı oluşturmadan hayata geçirmeye çalıştığı aday öğretmenlere yönelik uygulamanın da beraberinde yeni sıkıntılar getirdiğini belirtti.

    Oğuz Ayan açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

    “Bu kapsamda da İl Milli Eğitim Müdürlükleri, Okul Müdürlüklerinden okuldaki öğretmenlerden aşağıdaki kriterlere uygun öğretmenlerin listesini istemiştir. Bakanlığın “danışman öğretmen” olabilmek için belirlemiş olduğu kriterler şunlardır:

    1-Bulunduğu ilde adaylık süreci dâhil en az 10 yıl öğretmenlik hizmeti olanlar. 2-Ulusal ve Uluslararası projelerde koordinatör, danışman veya katılımcı öğretmen olarak görev alanlar. 3-Sosyal ve kültürel faaliyetlere katılım sağlayan öğretmenler. 4-İletişim becerisi ve temsil yeteneği güçlü olan öğretmenler danışman öğretmen olarak seçilebileceklerdir.

    Herhangi bir duyuru yapılmadan, başvuru alınmadan, danışman öğretmen olarak belirlenen öğretmenlerin kriterlere uygun olup olmadığına dair bir belge istenmeksizin, okul müdürlerinin tercihleri doğrultusunda belirlenen danışman öğretmen listeleri İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ve Milli Eğitim Bakanlığına iletilmiştir. Belirlenen listelerde bazı okullar kriteri tutan bütün öğretmenleri listeye dahil ederken bazı okullarda danışman öğretmenler okul müdürünün hangi kıstasları göz önünde bulundurduğu belli olmayan tercihine göre seçilmiştir. İl Milli Eğitim Müdürlükleri, görevlendirmeler öncesinde  listelerdeki öğretmenlerden, belirlenen kriterlere uygunluklarını belgelendirmelerini istememiş, öğretmenlerin görüşü alınmadan tek taraflı, dayatmacı ve  keyfi bir anlayışla bu görevlendirmeler yapılmıştır.

    Söz konusu bu listeler, MEB’e bağlı kurumlara yapılan yönetici atamalarında olduğu gibi yine belli bir eğitim sendikasının üyelerinin çoğunlukta olacağı şekilde hazırlanmış ve yandaşlık iddialarını bir kez daha gündeme taşımıştır.

    Danışman öğretmenlerin özlük haklarının belirsiz olduğu, sorumluluğu fazla, angarya bir görevlendirmeye dönüşmüş, öğretmen seçiminde soru işaretleri barındıran, kırtasiye yüküne boğulmuş bu uygulama eğitim camiasında “Acaba ilerleyen günlerde seçilen öğretmenlere yönelik bazı kazanımlar gündeme gelir mi?” sorusunu akıllara getirmektedir. Danışman Öğretmen seçimleri daha şeffaf yapılmalıdır. Seçimlerin nasıl yapıldığı kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Öğretmen yetiştirmek gibi önemli bir konu ayrışmalara zemin hazırlayan bir konuma gelmemelidir. Benim yaptığım doğrudur, anlayışıyla yapılan bu uygulama farklı sendikaları eğitim çalışanlarını karşı karşıya getirerek, mevcut ayrışmaların daha da derinleşmesine ve çalışma barışının tamamen bozulmasına yol açacaktır. Ayrıca açıklanan aday öğretmen yetiştirme takviminde aday öğretmenin yapması istenilen iş ve işlemlerin bir bölümü mesleki anlamda işine yarayacakken bir bölümü de hem dosyanın kabarık gösterilmesi hem de aday öğretmenin sanki okula yeni başlamış bir öğrenci gibi görüldüğü, bitirdiği okulu, kazandığı sınavı yok sayan uygulamalardan ibarettir. Bu bir yıllık uyum sürecinin sonunda aday öğretmenin gireceği yazılı ve sözlü sınavlar da durumun vahametini daha da arttırmaktadır. Anadolu Eğitim Sendikası olarak, spekülasyonlara ve kuşkulara yol açmayan,belli bir sendikanın değil tüm sendikaların üzerinde mutabık kalacağı çoğulcu ve katılımcı yeni bir düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz.

    Sendikamız, keyfiyet ve yandaşlık gözetilerek yapılan görevlendirmelerin iptalini, görevi kötüye kullanan yöneticiler hakkında disiplin işlemi başlatılmasını, danışman öğretmenlere verilmesi gereken ücretin (varsa puanın) ivedilikle açıklanmasını içeren talebini Milli Eğitim Bakanlığına ulaştırmıştır. Danışmanlık için başvurduğu halde, görevlendirilmeyen, haksızlığa uğradığını düşünen öğretmenlerimiz için örnek dilekçemiz de sendikamızın aes.org.tr adresinde bulunmaktadır” şeklinde açıklamada bulundu.

  • Kenan Işık’la ilgili tweet açıklaması

    Kenan Işık’la ilgili tweet açıklaması

    Beşiktaş Belediye Başkanı Av. Murat Hazinedar, Kenan Işık’ın ölümü ile ilgili kendi sosyal medya hesabından atılan tweet’in kendisine ait olmadığını açıkladı.

    Beşiktaş Belediye Başkanı Av. Murat Hazinedar kendi sosyal medya hesabından Kenan Işık’ın öldüğü yönünde atılan tweet ile ilgili açıklama yaptı.

    Hazinedar tweet’i kendisinin atmadığını belirterek, Twitter hesabından şunları paylaştı: “Dün gece sosyal medyadaki birçok paylaşım üzerine sosyal medya danışmanım Kenan Işık hakkında bir tweet atmış. Bu sırada yurtdışında bulunmam nedeniyle olayın asılsız olduğunu yeni öğrendim. Sosyal medya danışmanım hakkında gereken işlem yapılmıştır. Bu üzücü durumu öğrenir öğrenmez sevgili Kenan Işık’ın eşi Beril hanımı da arayarak üzüntülerimi belirtmiş bulunmaktayım”. İHA

  • Kenan Işık Hayatını Kaybetti

    Kenan Işık Hayatını Kaybetti

    Beşiktaş Belediye Başkanı Avukat Murat Hazinedar, beyin kanaması sebebiyle bir süredir tedavi gören oyuncu ve sunucu Kenan Işık’ın hayatını kaybettiğini söyledi.

    Resmi Twitter hesabından açıklamada bulunan Hazinedar, “Değerli tiyatro sanatçımız Kenan Işık’ı kaybettik. Onu daima gülen yüzüyle anımsayacağım. Mekanı cennet olsun” dedi.Ancak Kenan Işık’ın ailesinden ya da doktorlarından vefat iddiasıyla ilgili bir doğrulama henüz gelmedi. 2014’ün Mart ayında, İstanbul’da gittiği spor salonunda ayağının kayması sonucu yere düşerek başını çarpan Kenan Işık’ın tedavisi Almanya’da sürüyordu.

    KENAN IŞIK KİMDİR ?

    1947 yılında Malatya’da doğdu. Devlet Demiryolları’ndan emekli bir memur çocuğu. Ailesinde sanatla uğraşan kimse olmamasına rağmen ilkokulda müsamerelerden başlayarak hep tiyatro ile ilgili oldu.

    Şiirler okudu, piyeslerde başrol aldı. Ortaokuldayken Malatya Halkevi’nde amatör tiyatro yapmaya başladı. Ankara’da liseyi okurken Meydan Sahnesi’ne girdi. 17 yaşında profesyonel tiyatrocu olan Işık, Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu.

    1972 yılında Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu. Onlarca oyun yazdı, sahneye koydu. Oyuncu, yazar, yönetmen ve seslendirme sanatçısı olarak 30’un üzerinde ödül aldı. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği yaptı. “Kim Beş Yüz Bin İster?” yarışma programının sunucusu olarak daha geniş kitle tarafından tanındı.(türkiyegazetesi)

    222