‘’ Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa, kıyıya o vurur’’ (Mevlana)
İnsanlar düşünce ve görüşlerini beyan etmekte serbesttir, beğen veya beğenme bu demokratik bir haktır, ancak bir kuruma veya benzeri yere intisaplı isen oranın politik çıkar ve fikirlerine aksi hareket büründüğünüz tüzel kişiliğe ve kurumun kural ve kaidelerine muhalefet edersin. Mensup olduğun kurumun politikalarına yapacağınız aykırılık sonunda sizi tarihin çöplüğüne gönderir.
Ekranlarda muhalefetin vekillerinin verdikleri beyanatlar sürekli eleştirildi, parti sözcüleri bizim partimizde her isteyen kendi düşünce ve görüşlerini söyleyebilir, bu partiyi bağlamaz dediler, oysa zatı kişilikte tüzele geçince mensubiyet duyduğunuz yerin tüm kaideleri çerçevesinde hareket etmeniz şart, nihayetinde temsil noktasında kurumunu bağlamaktadır.
Bugün, dün söylenenler unutuldu, tüm vekillere izinsiz demeç verme yasağı konuldu, dün söylediklerinizle bugün ki uygulamalar bağdaşmıyor, çelişki var bunun topluma izahı gerek, zira yasaklar ancak sıkı yönetimlerde ve tek adam rejimlerinde olur. Düşünmeden edemiyorum acaba diktatör mü var ülkemizde yada Faşizim, kavraya bilen varmı?
Demokrasi kurumların veya kişilerin istek ve dilekleri doğrultusunda yol alan bir hareket değildir, kaideleri, kriterleri ve uyulması zorunlu kuralları vardır, o çerçevede hareket edilinirse demokrat olunur, dışında hareket despotizim olur ki bu halkçılığa ve gelişmeye aykırıdır, içe kapalı toplumları yaratır, kimse derdini, ihtiyacını, düşüncelerini paylaşamaz, söylem geliştiremez velhasıl buna dikdatörlük denmektir.
Parti sözcüsü Faik Öztırak danışman Nuşirevan Elçi’nin yaptığı açıklamaya ‘’ sayın genel başkanımızın, parti sözcüsü olarak benim ve grup başkan vekillerimiz dışında her beyan, ancak şahsi görüşleri yansıtır’’ daha sonra tüm yönetimi değiştirdi yeni atamalar yaptı, teşkilatı kendine bağladı tüm yetkililere ‘’ Ben vekil seçildim, istediğim kanala çıkarım, istediğim gibi konuşurum diyenler, izin almadan çıkıyorsa, bu partide yeri yoktur.
Eski hastalıkları hala bir şekilde gündeme getirenleri de uzaklaştıracağım. Söylediği sözün ne anlama geldiğini bilen örgüt ve parti militanı üyeler istiyorum’’ şu iki kararda da çelişki var ikisi de aynı güruhun beyanatı ancak hiç bir biriyle bağdaşır bir durum yok aksine çok tezat. Bu davranış hayra alamet değil daha kötüsü de olabilir, bir an evvel psikolojik tedavi şart zira daha fazla fincan kırmasın. Birde bunların iktidar olduklarını ihtimal ediniz neler yapacaklarını düşünmek dahi istemeyiz.
Önce nedenleri, niçinleri masaya yatırıp hataları tespit etmek, iktidarla arasındaki farkı belirlemek gerek ve nihayetinde oluşan boşluğu katı kurallarla değil insanları multive ederek hazırlamak gerek, bir ileri, iki geri, güvensizlik ortamı oluşturur, konuşulacak olan hataların üzeri örtülmek istenir ve yarın olası bir seçimde yaralar kanar, kan yetmezliğinden mefta olunur.
Mağlubiyetin arkasından önce danışmanları sonra MYK’yı görevden aldı, bu yenilginin müsebbibi sadece danışman ve MYK’mı bu kurumlara kim talimat vermekte?
Elbette genel başkan, peki sorumlu sadece bunlar mı?
Acaba kendisi bu hususta sorumlu hissediyor mu?
Cevaplanması gerekmekte, anacak muallakta kalıyor, hiç değinilmiyor adeta kamufle yapılıyor, yapılan nokta atışları ile gündemden düşürülmek isteniyor. Milletin gözünden hiç bir şey kaçmaz, anlaşılamayan nokta burası çünkü kendilerini toplumun üzerinde akıllı, bilgin, alim olarak görüyorlar ama yanılıyorlar işte ip orada kopuyor, kendini horlayan, tepeden bakanları asla affetmiyor cezasını en yakın seçimde kesiyor, net cevaplar veriyor, ne gariptir yıllarca girdikleri seçimlere bir ümitle başlıyorlar ancak sonları hazin oluyor. Dün geldikleri yerlerde şikayetçi olup ayrılanlar gelinen noktada eski halden daha kötü bir duruma düştüler ve hali hazırda hatalar silsilesi devam etmektedirler.
Bir diğeri partisinden ayrılırken zehir zemberek açıklamalarda bulunmuş kendini tarlalara atmış, sahte imzalarla genel kurul yapmıştı, bilerek veya bilmeyerek ki yıllarca siyaset yapmış birisinin bu kuralı bilmemesi akıl işi değil, genel kurul gündeme tek bir madde ile toplandığı halde hızını alamayan müdüre 13 madde daha ilave ettirmiş fakat bir delegenin itirazı ile genel kurul geçersiz sayılmıştı.
Dün yaptıklarını unutmuş şimdi tam tersini yapmakta, her ne kadar aday çıksın dese de il başkanlarına duyuru hazırlatarak kabahatini bastırma gayretini yüzündeki ifade ve eylemleriyle aynen beyan ortada, aba altından sopa gösteriyor.
İnsanoğlu çok garip bir yaratık bu özellik başka hiç bir canlıda mevcut değil sadece insana has. Sıkışında koltuğun kayacağı aklına geldi ve dün eleştirdiği ne varsa aynısını tedavüle soktu. Birileri demokrasiden söz edip hamaset nutukları atmasın, bizler onların ciğerlerini biliyoruz, yeter ki hangi karakterde yürüyorlar ona baksınlar.
Yapılanların bunlar üzerinde oluşturduğu travmalara göz atmak gerek, ne ümitlerle, hayallerle yola çıkmışlardı ancak hey hat fırtınaya kapılıp dereye sürüklendiler, iftiralarla, alavere, dalavere ile vatan kurtulmaz, iktidar olmayan kalmazdı, şimdi Ağustos Böceği’nin düştüğü duruma düşmezlerdi. Yapılan hiç bir işten memnun olmayan bu cenah iktidar olduğu vakitte doymayacak çünkü kendileri ile barışık değiller ha keza seçmenleri de aynı.
Demokrasiyi özümsememiş kaybedince saldırgan bir hal ve tavır takınıyorlar. Seçim zamanı masadan kalkana, ayrı seçime girenlere, kendi ittifaklarını desteklemeyenlere ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler havada uçuştu, birlikte yol yürüdüklerine dahi iftiralar attılar, sosyal medyadan saldırdılar ne hikmettir ne eyyamcı balon şişiricileri kamu oyu araştırmacıları nede tirolleri sahnede hepsi zayi oldu, tek bir mesele hariç söğüşledikleri milyonlar şimdi keyifle sahiller de yada yurt dışında kendilerine ziyafet çekmekteler, seçmende otursun kara, kara düşünsün. Onların kafasında biz vazifemizi yaptık gerisi sahada varlığını gösteremediyse bize ne deyip işin içinden sıyrılıp kayboldular.
Yeni asrın getirdiği yeniliklerden biriside ar-ge her kurumda olması şart, yapılan araştırmanın sebep sonuçlarına göre eksikleri gidermek, yeni yol haritası çizmek, toplumun ihtiyaçları ve sesini duyurmak nihayetinde sorunlara rahat ve kolay çözümlemeyi getirir. Günü analiz edemeyenler yarına hazır değildir, bir hedef koyamaz olanla yetinir, zamanla oda güncelliğini yitirir, gözden kaybolur.
‘’ İnsanoğlunun edepten nasibi yoksa insan değildir. İnsan ile hayvan arasını ayıran edeptir’’
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
