‘’Gözlerinde ihanet olanın, Sözlerinde bir damla sadakat olmaz’’
Terörün dili, dini, ırkı ve yaş gurubu olmaz, amacı sansasyonel olay ve kaos yaratmak, toplumu tedirgin etmek ve devlete karşı kin ve nefret oluşturmak. Bu hadiseleri yapanlar sadece zavallı kimselerdir, çünkü onlara verilen vaatler havada kalır, olayın gelişmesi ve oluşumu sonucunda yakalanır yada öldürülür, mesele arkasındaki gücün kamufle olmasıdır.
Emperyalist ve kapitalist ülkeler pazarlarının el değiştirmesini, yok olmasını asla istemezler.
Bir kimsenin terörist olabilmesi ve eylemde bulunması çok basit bir hadise değildir. Lojistik destek, maddi imkan, mühimmat temini bunlar olmadan eylemi bir kişi kendi başına yapamaz.
Barınması, günlük harcırahı, geliş gidiş, çevresel faktörler ve istihbarat bunlar birbirlerine bağlı zincirin halkaları, bu halkalardan bir tekinin olmaması yapacakları eylemi, sabotajı, psikolojik algıyı oluşturamaz. Bunu tutan bir elin olması gerek, o elde bu maşalar vasıtasıyla ateşe maruz kalmadan tereyağdan kıl çeker gibi suya sabuna dokunmadan kendini kamufle eder, olan eylemi yapana olur akibeti hayrolmaz, yakalanır godeste çürür.
Bazen eylemcinin itiraf etme durumu hasıl olacağı anlaşılırsa ya öldürürler yada kendini itlaf etmesini emrederler. Ülkemizin gelişmesi belli bir noktaya gelmesi, dışa bağımlılıktan kurtulması kapitalist canavarların canını sıkmakta bir an önce yutmak için saniyeler saymakta ve bunun içinde maşaları servis etmekteler. Maddi ve lojistik destek sağlayan istihbarat örgütleri zihinlerini yıkadıkları bu zavallıları birçok vaat ile kandırarak sahneye sürmekte riskin oluşması durumunda hiç gözünü kırpmadan adamını harcarlar yeter ki geride delil olmasın.
İstiklal Caddesi’nde meydana gelen olay basit bir kadının yapacağı eylem değildir, bu istihbaratçılar tarafından planlanmış servis edilmiş hadisedir, kişi piyondur arkası karanlıktır, emniyetimizin titiz çalışması sayesinde fail ve tedarikçisi yakalanmıştır.
Bir takım gerçekler aşikar olacaktır bundan kaçış yoktur, elbette mesulün kim olduğunu bilmekteyiz deliller daha sonra işaret edecektir. Azmettiren olaydan sonra cenazeye katılabilmekte, soğukkanlı hiç bir şeye karışmamış gibi mübarek baş sağlığı dilemekte sanki sütten çıkmış ak kaşık. Burada tuhafımıza giden siyasilerin söylemleri ve eylemleridir, zurna başka, davul tokmağı başka makam çalmakta hakikaten anlam vermek çok zor. İnsanlar ağızlarından çıkan kelimeleri düzgün seçmeli ki yarın başına bela olmasın. ‘’ Yine tekrar ediyorum. Kasım ayını bekleyin.
Bay Kemal’i bekleyin’’ Kasım ayının tam ortasındayız hayırdır ne olacak acaba benim aklıma gelen siz okurlarımında aklına geliyor mu?
Bu söz çok su götürür derinliği hesap edilmeli ve iyi bir analiz yapılmalı. Emperyalist ve kapitalistler elbette boş durmayacak gelişmeyi ve ilerlemeyi sabote edecekler bu yönde planlar yapacak devşirdikleri uşaklarını saha sürecekler bunları bilmekteyiz ve ona göre tedbir alıyoruz lakin içimizde bizden gözüken ama hainlik peşinde olanları tespit edip gereğini yapmak boynumuz borcudur.
Olayı gerçekleştiren örgütün ismini zikretmeden kınama sadece ve sadece terörü ve teröristi cesaretlendirmektedir, bu söylemler destek mahiyetinde kalır. Saldırının yapıldığı yerde bulunan kitlenin siyasi veya dini görüşleri bellimidir elbette hayır öyle ise neden örgüt ismi telafuz edilmemektedir.
Sadece ve sadece kınama mevcut.
Ne diyor masanın 6’sı yayınladıkları bildiride ‘’ Saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hayatını kaybedenlerin sayısının artmamasını için dua ediyoruz. Milletimizin başı sağolsun.
Terörü terör, örgütlerini ve terörden medet umanları lanetliyoruz. Bizler, Türkiye’yi terör saldırılarıyla dizayn etmek isteyenlere karşı kararlı duruşlarımızdan asla taviz vermeyeceğiz’’ bu bildirinin bir kısmı, hiç bir yerinde hangi terör örgütü ve maşayı tutan elden bahsedilmiyor, tamamını okuma imkanına herkes sahip yeter ki okuyup doğru analiz yapalım, işte o vakit bunların hareket sahalarını daraltırız ve bir daha kıpırdayamaz yeter ki kapı içeriden kilitlensin, anahtar başkasında ise işte o vakit kavganın büyüğü başlar.
Meselemiz iktidar değil ama yapılan eylemlerin amacı iktidarı yıpratarak halkın gözünde düşürmek ve seçimde hezimete uğratmak fakat arada tost olanın ülke ve insanları olduğunu unutup nefsin arzu ve isteklerine teslim oluyorlar.
PKK terör örgütüdür demek herhalde çok zor olmasa gerek ki dilleri bir türlü söyleyemiyor sukut ediyorlar. Bu ülkeyi seviyorsak, onun için her türlü sıkıntıya katlanacağız diyorsak bir ve beraber olmak zorundayız bunun başka tarifi yok.
Dış güçler zaman ve zemin bulduklarında hiç beklemeden yine aynı oyunu tezgahlamadan geri durmazlar. Onların derdi hükümet değişikliği veya politika değildir, kullanılabilecek piyonlara ihtiyaçları vardır.
Toplum olarak içimizde fink atan bu canileri teşhir edip güvenlik güçlerine iletirsek vatandaşlık vazifesini yapmış oluruz, sıkıntı iktidar değildir dediğim gibi kukla aranmaktadır.
Muhalefetin sırf iktidar gitsin ülkeye ne olursa olsun düşüncesi batının istediği bir durumdur ve bundan ziyadesi ile istifade etmektedirler.
Bazen vekillerin açıklamaları milleti hayali sukuta uğratmaktadır. Bombayı iktidar koydurttu diyecek kadar alçalan insani değerleri yitirmiş canlılar mevcut.
‘’ CHP tarafından fonlanan Halk TV’ de iktidara mal edildi. Sözde gazeteci Timur Soykan, yaşananlar üzerinden AK partiyi hedef alıp ‘’ normal bir seçim olmaz mı?
7 Haziran -1 Kasım arasındaki gibi çok canımızın yanacağı, çok acı şeyler yaşayacağımız bir dönem olabilir’’ şimdi bu şahıs afakimi konuşuyor yada bildiği bir durum mu var, var ise bunu devletin yetkili organlarına bildirmesi şart, yoksa toplumu tedirgin edecek söylem ve davranışlardan sakınmalı.
Bu basın ise gerçekten üzerindeki mesuliyetin farkında olmalı, yok aksi ise zaten provakatördür.
Geçmiş yıllar terörün nasıl ve ne şekilde ülkemizde yaşandığını ve ileri gitmesini ve gelişmesini geri plana attığını bilmeyen yok bunlar vesikalarla sabittir. Ülkesini seven hiç bir vatandaş bile bile hainlik etmez, mutlaka kuyruk acısı vardır yada devşirmedir. PKK terör örgütü diyemeyen bir kimse ne milliyetçi olabilir nede ülkücü, açık ve net tavrını koymalı, yüksek sesle kararlı bir şekilde haykırmalıdır.
‘’ ALLAH kimseyi, yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkar edecek kadar da nankör yapmasın’’
ALLAH’A EMANET OLUN/Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
