Blog

  • Vali Çalgan’dan, Oğuzlar’da Güvenlik Güçlerine Ziyaret

    Vali Çalgan’dan, Oğuzlar’da Güvenlik Güçlerine Ziyaret

    Çorum Valisi Ali Çalgan, ilçe ziyaretleri programı kapsamında gittiği Oğuzlar’da İlçe Emniyet Amirliği ve İlçe Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    GÜVENLİK GÜÇLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

    İlçe ziyaretlerine aralıksız devam eden Çorum Valisi Ali Çalgan’ın durağı Oğuzlar ilçesi oldu. İlçe temasları kapsamında güvenlik güçlerini de unutmayan Vali Çalgan, Oğuzlar İlçe Emniyet Amirliği ile İlçe Jandarma Komutanlığı’na giderek yetkililerden yürütülen faaliyetler ve ilçenin genel asayiş durumu hakkında detaylı bilgiler aldı.

    FEDAKÂR PERSONELE TEŞEKKÜR ETTİ

    Ziyaretleri sırasında karakollarda görevli polis ve jandarma personeliyle yakından ilgilenerek sohbet eden Vali Çalgan, ilçenin emniyeti, asayişi ve vatandaşların huzurunun sağlanması noktasında mesai mefhumu gözetmeksizin fedakârca görev yapan tüm güvenlik güçlerine teşekkür etti. Vali Çalgan, kahraman kolluk kuvvetlerine çalışmalarında kolaylıklar ve üstün başarılar dileyerek ziyaretlerini tamamladı.

  • Kaderin Geri Vermediği Şeyler

    Kaderin Geri Vermediği Şeyler

    “Eğer satılsaydı; anneme biraz gençlik, babama da bir ömür daha alırdım.”
    Böyle demiş Çorumlu düşünür Hattuşaş…
    Belki de insanlık tarihinin bütün kütüphaneleri yansa, bütün filozoflar sussa, bütün şairlerin dili tutulsaydı geriye yine bu cümle kalırdı.
    Çünkü insanın en büyük trajedisi ölmek değildir.
    Geç fark etmektir.
    Gençken anne ve babasını faniliğin dışında zanneder insan.
    Sanki onlar hep vardı… Sanki hep olacaklar… Sanki dünyanın direkleri onlar üzerine kurulmuş gibi…
    Oysa zaman sessiz bir cellattır.
    Ne bağırır… Ne tehdit eder… Ne de haber verir…
    Bir gün gelir ve çocukluğunu çaldığı gibi annenin saçlarından bir tutam siyahı, babanın omuzlarından biraz kuvveti de alıp götürür.
    Sen ise fark etmezsin.
    Çünkü hayat denilen büyük aldanışın içindesindir.
    Makamlar… Kavgalar… Siyasetler… İdeolojiler… Gündelik hırslar…
    Ve insan en kıymetli hazinesini, ölümsüz sanmanın gafletiyle tüketir.
    Sonra bir gün…
    Annenin yüzünde zamanın parmak izlerini görürsün.
    Babanın sesinde yorgunluğu…
    İlk kez korkarsın.
    Çünkü çocukluğundan beri sırtını yasladığın dağın da aslında taş değil etten ve kemikten yaratıldığını anlarsın.
    Tasavvuf ehli der ki;
    İnsan Allah’ın isimlerini tanımak için dünyaya gelir.
    Rahman ismini annede görür.
    Rezzak ismini babada…
    Biri şefkatle doyurur ruhunu.
    Diğeri alın teriyle korur varlığını.
    İnsan farkında olmadan her gün Allah’ın merhametinden bir parçayı annesinde, kudretinden bir parçayı babasında seyreder.
    Sonra vakit gelir.
    Kader, herkese uğradığı gibi senin kapına da uğrar.
    Ve anlarsın…
    Bu dünyada herkesin bir fiyatı vardır ama anneyle babanın yoktur.
    Çünkü bazı şeyler satın alınamaz.
    Bir annenin gece yarısı ettiği dua…
    Bir babanın kimse görmeden çektiği yük…
    Bir evladın hastalığında sabaha kadar kapanmayan gözler…
    Bir sofrada çocuğu doysun diye eksik yiyen insanlar…
    Bunların piyasası yoktur.
    Borsası yoktur.
    Pazarı yoktur.
    Çünkü bunlar dünyaya ait değildir.
    Bunlar gökyüzünden ödünç verilmiş nimetlerdir.
    Belki de Hattuşaş’ın sözü bu yüzden insanın kalbine saplanıyor.
    “Eğer satılsaydı…”
    Çünkü satılmıyor.
    Parayla olmuyor.
    Servetle olmuyor.
    İktidarla olmuyor.
    Bir devlet kursan olmuyor.
    Bir dünya satın alsan olmuyor.
    Annenin gençliğinden geçen bir günü geri getiremiyorsun.
    Babanın ömrüne bir saat ekleyemiyorsun.
    Ve işte insanın bütün aczi burada başlıyor.
    Bütün kibri burada yıkılıyor.
    Bütün saltanatı burada çöküyor.
    Ölüm, mezarlıklardan önce insanın gururunu gömüyor.
    Sonra insan dönüp geçmişe bakıyor.
    Keşke biraz daha otursaydım yanında…
    Keşke biraz daha dinleseydim…
    Keşke acelem olmasaydı…
    Keşke sarılmak için bayramları beklemeseydim…
    Fakat hayatın en zalim tarafı budur.
    Bazı gerçekleri ancak onları kaybetmeye yaklaşınca öğretir.
    Ve bir gün anneyle baba gidince…
    Ev aynı evdir.
    Kapı aynı kapıdır.
    Sokak aynı sokaktır.
    Ama dünya artık aynı dünya değildir.
    Çünkü insanın içinde bir devlet yıkılmıştır.
    Bir medeniyet çökmüştür.
    Bir çağ kapanmıştır.
    Ve geriye sadece şu cümle kalır:
    “Eğer satılsaydı; anneme biraz gençlik, babama da bir ömür daha alırdım…”
    Ama satılmıyor işte.
    İnsan da ömrü boyunca bunun yasını tutuyor.
    — İbrahim Küçüker

  • Başkan Taner İsbir’den Ankara’da Önemli Ziyaret

    Başkan Taner İsbir’den Ankara’da Önemli Ziyaret

    Çorum’un Ortaköy İlçe Belediye Başkanı Taner İsbir, Ticaret Bakanlığı Personel Genel Müdürü Yasin Aydoğan’ı makamında ziyaret etti.

    Kamu Hizmetleri ve İş Birliği Masaya Yatırıldı

    Gerçekleşen nezaket ziyaretinde kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve personel yönetimine ilişkin güncel konular ele alındı. Görüşmede, kamu kurumları arasındaki koordinasyonun artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

    Ortak Çalışma Fırsatları Değerlendirildi

    Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, karşılıklı fikir alışverişi yapılarak gelecekte hayata geçirilebilecek ortak projeler ve iş birliği imkanları üzerinde duruldu. Taraflar, kamu yararına yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti.

    Aydoğan’dan Teşekkür Mesajı

    Ticaret Bakanlığı Personel Genel Müdürü Yasin Aydoğan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Taner İsbir’e nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.

    Başkan İsbir: Dayanışma Güçlenerek Sürmeli

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir ise misafirperverliği dolayısıyla Yasin Aydoğan’a teşekkür ederek, kamu kurumları arasındaki dayanışma ve iş birliğinin vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

    Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

  • Çorum-Samsun Yolunda Feci Kaza: 4 Kişi Yaralandı

    Çorum-Samsun Yolunda Feci Kaza: 4 Kişi Yaralandı

    Çorum-Samsun Karayolu üzerinde bulunan Güleryüz Tesisleri yakınlarında meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Samsun istikametinden Çorum yönüne seyir halinde olan bir otomobil, aynı yönde ilerleyen TIR’a henüz belirlenemeyen bir nedenle arkadan çarptı.

    Otomobil Hurdaya Döndü

    Çarpmanın şiddetiyle otomobilde büyük çapta hasar oluşurken, araç adeta hurdaya döndü. Kazada otomobil içerisinde bulunan 4 kişi yaralandı.

    Ekipler Seferber Oldu

    Kazanın ihbar edilmesinin ardından olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılara ilk müdahale sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapıldı.

    Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı

    Kazada yaralanan 4 kişi, ambulanslarla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarıyla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

    Araç Kullanılamaz Hale Geldi

    Kaza sonrası otomobilde meydana gelen ağır hasar nedeniyle araç kullanılamaz hale geldi. Hurdaya dönen otomobil, çekici yardımıyla olay yerinden kaldırıldı.

    Polis İnceleme Başlattı

    Kaza nedeniyle bölgede kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, polis ekipleri olay yerinde gerekli güvenlik önlemlerini aldı. Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

  • Öğretmen Akademilerinin Kapanışı Yapıldı

    Öğretmen Akademilerinin Kapanışı Yapıldı

    Eğitimin en önemli gayelerinden biri, öğretmenleri yalnızca mesleki bilgiyle değil; kültürel, sanatsal ve düşünsel birikimle de donatmaktır.

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insanı merkeze alan vizyonu doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Öğretmen Akademileri faaliyetleri, Çorum’da düzenlenen anlamlı bir kapanış programıyla tamamlandı.

    Yıl boyunca büyük bir özveriyle sürdürülen Edebiyat Akademisi, Şiir ve Kültür Akademisi, Müzik Akademisi, Düşünce Akademisi ve Biyografi Akademisi programları, öğretmenlerin kültürel ve entelektüel gelişimlerine önemli katkılar sunuldu. Programa Çorum Valisi Ali Çalgan ve Vali eşi Halide Çalgan, Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, İl Millî Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve protokol üyeleri katıldı.

    Program kapsamında edebiyatını seçkin örneklerinden oluşan şiirler; protokol üyeleri,akademisyenler ve öğretmenler tarafından seslendirildi. Vali Ali Çalgan da Sezai Karakoç’un “Yağmur Duası” şiirini okuyarak geceye anlam kattı. Konuşmalarında Öğretmen Akademilerinin önemine değinen Vali Çalgan, öğretmenlerin kültürel ve entelektüel gelişiminin geleceğin inşasında taşıdığı değeri vurguladı.

    Şiirlerin derin anlam dünyası, gecede seslendirilen türkülerle bütünleşerek katılımcılara unutulmaz anlar yaşatıldı. Mısraların zarafeti ile musikinin kadim nağmeleri aynı gönül ikliminde buluşmuş; sözün hikmeti ve ezginin sıcaklığı salonda eşsiz bir ahenk oluşturdu. Bu anlamlı birliktelik, kültür ve sanatın insan ruhunu besleyen gücünü bir kez daha ortaya koymuştur.

    Program sonunda katılımcılara Vali Ali Çalgan ve eşi Halide Çalgan tarafından çiçek takdim edildi, Türk bayraklarıyla donatılan salonda hep birlikte seslendirilen “Bir Başkadır Benim Memleketim” eseri geceye anlamlı bir final oldu.

    Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, “Öğretmenleri sanat, kültür ve düşünce ekseninde buluşturan bu kıymetli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyor, akademilere katılım sağlayan öğretmenlerimizi tebrik ediyoruz” dedi.

  • Leblebici Hasan Karakuş Hayatını Kaybetti

    Leblebici Hasan Karakuş Hayatını Kaybetti

    Çorum’un tanınmış leblebicilerinden Kadir Karakuş’un babası Hasan Karakuş (71), Ankara’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

    Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi altında bulunan Hasan Karakuş’un vefatı, ailesi ve yakın çevresinde büyük üzüntüye neden oldu.

    Merhumun cenazesi, yarın Cuma namazına müteakip Akşemseddin Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanarak toprağa verilecek.

  • Küçük İnsanlar

    Küçük İnsanlar

    Bizleri en çok meşgul eden; bizim sinirimizi bozan, motivasyonumuzu yok eden insan tipleridir.

    Neredeyse toplumun yüzde sekseni bu insan tipleri ile doludur.

    Karşınıza her yerde çıkarlar.

    Nerede güzel bir şey yeşermeye başlasa, toplumsal temelli bir iş yapılsa, başlarlar olumsuz şeyler konuşmaya…

    Başarıyı değil; küçük aksaklıkları, gözle görülemeyecek eksiklikleri konuşurlar.

    Kendilerine dert edinirler.

    Yok efendim onun asıl nedeni şuymuş, yok efendim o iş göründüğü gibi değilmiş, yok efendim işin içinde iş varmış…

    Bakma sen onun “iyilik iyidir” dediğine…

    İnsanları seviyor gibi gözüktüğüne…

    Ne hinoğluhindir o…

    İyi de “İyilik iyidir” demenin altında ne yatabilir ki, nasıl bir iş olabilir ki?

    Ne dümenler döndürülebilir ki?

    Yapılan iş amme işi…

    Toplumsal…

    Amme…

    Anlayacağınız…

    Beklentisiz, karşılıksız, menfaatsiz; toplum için, ülke için bir şey yapılamaz mı?

    İlla yapılan işin bireysel bir karşılığı mı olmalı?

    Onlara göre evet?

    Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Bandırma Vapuru ile yola çıktı. Samsun’dan başlattı kurtuluş mücadelesini.

    Büyük bir mücadele vererek ülkeyi düşmanlardan kurtardı ve cumhuriyeti ilan etti.  

    Osmanlı devleti Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili yakalama kararı çıkardı.

    Mustafa Kemal Atatürk, esir alınabilir, darağacına çekilebilirdi.

    Neydi karşılığı?

    Kendini bu ülke haklı için feda ettiğinde, bir beklentisi var mıydı?

    Hiçbir beklentisi yoktu.

    Olamazdı da!

    Bilim insanlarına, sanatçılara, edebiyatçılara ne demelidir?

    Bir ömür toplum için mücadele etmekteler hem de hiçbir karşılık beklemeden.    

    Küçük insanların bakış açısı hep şöyledir: İyi bir iş yapılıyorsa mutlaka bireysel bir çıkar vardır.

    Karşılıksız iş yapılmaz!

    Karşılıksız işi enayiler yapar…

    Kafa bu kafa…

    Küçük insanlar; kimsenin görmediğini görür, duymadığını duyar, fark etmediğini fark ederler.

    İşleri güçleri kişilerdir. Kişileri konuşur, kişileri dert edinirler. Varsa yoksa konu kişilerdir.

    “Büyük insanlar fikirleri, vasat insanlar olayları, küçük insanlar kişileri tartışır.”

    Ne kadar yerinde ve doğru bir söz değil mi?

    Küçük insanlar:

    Yalancıdırlar.

    Riyakardırlar.

    Kurnazdırlar..

    İftiracıdırlar…

    “İyilik iyidir” sözü onlar için hiçbir anlam ifade etmez; anlamsız ve içi boş bir laftır.

    Küçük insanlara sadece acıyorum.

    Hem de çok…

    Tanrının verdiği bu beyni, bedenlerinde boşu boşuna taşıyorlar.

    Yazık…

    Mevlâna, Yunus Emre, Hacı Bektaş, Pir Sultan Abdal, Şeyh Bedrettin onlara çok uzak insanlardır.

    Alacakları hiçbir ders yoktur.

    O kadar söz, nasihat boşa mı?

    Öğütler, öğretiler…

    “Bugün varız, yarın yokuz.” Sözü yeryüzündeki bütün canlılaradır.

    Kimse ölümsüz değildir. 

    Küçük hesaplar niye?

    Dar kafalılık niye?

    Büyük düşünmek, büyük adam olmak bu kadar mı zor!

    Ne kaybedersiniz büyük insan olmak için biraz uğraş verseniz?

    Büyük düşünseniz.

    Büyük işler yapsanız.

    Geçenlerde toplumsal temelli bir şeyler yapmaya kalkıştım.

    İyi oldu.

    Güzel bir şeyler çıktı ortaya…

    Takdir gördü, alkışlandı.

    Baktım küçük insanlar çoktan çevresindeki insanları zehirlemeye başlamış.

    Dedikoduma başlamışlar…

    Görevlerini en iyi şekilde yapmaktalar (!)

    Bıktırdılar, kendilerinden tiksindirdiler.

    Biraz akıl ya!

    Çoğu üniversite mezunu, ülkenin beyaz yakalıları…    

    Garip ama gerçek…

    Okumamışları, cahilleri hiç söylemiyorum.

    Olmuyor, inanın olmuyor.

    Hep idealize ettik, varılması gereken yer dedik, bir sürü bir şeyler söyledik.

    Küçük insanlar işte….

    Bizde çokça mevcut…

    Ne diyelim…

  • Meryem Toydemir Son Yolculuğuna Uğurlandı

    Meryem Toydemir Son Yolculuğuna Uğurlandı

    Çorum’un Laçin İlçe Belediye Başkanı Mustafa Toydemir’in annesi Meryem Toydemir, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

    Merhume için bugün (22 Haziran 2026 Pazartesi) öğle namazına müteakip Laçin Bahçelievler Mahallesi Camii’nde cenaze namazı kılındı. Kılınan namazın ardından Meryem Toydemir, dualarla toprağa verildi.

    Cenaze törenine Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Av. Oğuzhan Kaya, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, AK Parti İl Başkanı Av. Yakup Alar, Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, ilçe belediye başkanları, bazı daire müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    Törende Başkan Mustafa Toydemir ve ailesi, taziyeleri kabul etti.

    Merhumeye Allah’tan rahmet, başta Laçin Belediye Başkanı Mustafa Toydemir olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

  • Başkan Aşgın, Şehit Aileleriyle Babalar Günü’nde Bir Araya Geldi

    Başkan Aşgın, Şehit Aileleriyle Babalar Günü’nde Bir Araya Geldi

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Babalar Günü dolayısıyla şehit aileleriyle kahvaltı programında bir araya geldi.

    Çorum Belediyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde Millet Bahçesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa; Vali Yardımcısı Erdoğan Kanyılmaz, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, İl Jandarma Komutanı Kubilay Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Yakup Alar, İl Müftüsü Şahin Yıldırım, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın, şehit aileleri ve gaziler derneklerinin başkanları ile şehit aileleri ve huzurevi sakinleri katıldı.

    Programda konuşan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, babalığın karşılıksız sevgi ve fedakârlığın en güzel örneği olduğunu belirterek, “Baba denilince akla ilk gelen karşılıksız sevgidir. Ailenin devamlılığı için büyük fedakârlık gösterirler. Karşılıksız emek ve sevgiyi görmek istiyorsak babalarımıza bakmalıyız. Tüm babalar kıymetlidir. Bugün aramızda aziz şehitlerimizin babaları da bulunuyor. Onlar başımızın tacıdır. Ellerinden öpüyor, şehit babalarımızın ve ailelerinin Babalar Günü’nü yürekten kutluyorum. Rabbim anne ve babalarımızı başımızdan eksik etmesin. Onlar bizim dua kapılarımızdır. Kendilerine sağlık, sıhhat ve afiyet diliyorum. Vefat eden anne ve babalarımıza da Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi.

    Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Uğur Beker ise konuşmasında, şehit aileleri ve gazilere verilen desteklerden dolayı Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a, Çorum Valiliği’ne ve tüm kamu kurumlarına teşekkür ederek, “Başta şehit babalarımız olmak üzere baba olan herkesin Babalar Günü’nü kutluyorum. Çorum’da her zaman yanımızda olan, maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bu özel günde bizleri bir araya getiren ve hatırlayan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Program kapsamında Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın tarafından şehit aileleri ve huzurevi sakinlerine çiçek takdim edildi.

    Kahvaltının ardından program, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ve protokol üyelerinin golf araçlarıyla şehit aileleri ile huzurevlerinden gelen yaşlı vatandaşlara Millet Bahçesi turu yaptırmasının ardından sona erdi.

  • Siyer-i Nebi Yarışması’nın Ödülleri Dağıtıldı

    Siyer-i Nebi Yarışması’nın Ödülleri Dağıtıldı

    Kaybedeni olmayan yarışma da dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldılar.

    Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından düzenlenen Ortaokullar Siyer-i Nebi Yarışması’nda il de dereceye giren öğrencilere ödülleri dağıtıldı.

    Siyer-i Nebi Yarışması kaybedeni olmayan bir yarışma olduğuna dikkat çeken AGD Çorum Şube Başkanı Selim Cebeci, “Gençlerin yarışmada Peygamberimizin hayatını okumaları bile çok önemli bir kazanımdır. Efendimiz(sav)’in hayatından küçücük kesitlerin öğrenilmesi, bir sözünün hafızalarda kalması belki bir gencin geleceğini şekillendirecektir. Bir gencin ‘insanların en hayırlısının insanlar için faydalı olan kişi’ olduğuna inanması herkesin kazanmasına yol açacaktır. Yarışmayı neden yapıyoruz?  Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar bir çiçekle başlar ve her genç yetiştirilmeyi bekleyen bir çiçektir. Bizim için susuz ve ekilmemiş topraklardaki her gencimiz feda edilmeyecek kadar değerlidir. Baharı başlatacak çiçeğin tohumunu atmak vazifesi ise bizlerindir.  Fidanlar erken yaşlarda eğilirler, şekil alırlar. Bu yüzden gençlerimizin bu yaşlarda Peygamberimizin hayatı ile tanışmaları onların kişiliklerinin oluşmasına büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    “Ülkemiz gençliğinin karşı karşıya olduğu sıkıntılar ortadadır” diyen Cebeci, “Gençlerimize kim olduklarını, hangi sorumluluklar ile mükellef olduklarını, nasıl bir inancın temsilcisi olduklarını ve ideallerini hatırlatmak noktasında yarışmamız çok önemlidir. Türkiye geneli 150 bin öğrencimizin katıldığı Siyer-i Nebi Yarışması bizim açımızdan ülkemizdeki ortaokul gençlerin gönüllerine dokunmak için mühim bir adımdır. Bu yarışma sürecince maddî destek veren hayır severlere, sürecin işlemesinde yardımcı olan Millî Eğitim Müdürlüğüne, okul müdürlerimize, öğretmenlerimize, sınava katılan öğrencilerimize ve onlara manevî destek veren velilerimize bu hayırlı hizmetleri yapmak için karşılık beklemeden çalışan teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Cebeci gençleri 29 haziranda başlayacak olan yaz etkiğine davet etti.

    İl geneli dereceye giren ilk 3 öğrenciye 10 bin 8 bin  6bin para ödülü verildi.

    İl merkezde dereceye giren ilk dört öğrenciye 5 bin 4bin 3 bin 2 bin para ödülü veridi.

    İl merkezde 5. 6. 7. Olan öğrencilere 1500 tl lik giyim çeki verildi

    İl merkezde 8. İle 40. 32 öğrenciye 500 tl lik kırtasiye çeki verildi.

    Yarışmada dereceye giren öğrenciler şu isimlerden oluştu:

    İL GENELİ

    1. ZÜBEYDE KABAKCI (ALACA İMAM HATİP ORTAOKULU)
    2. ELİF AZRA DOĞAN (ÖZEL PINAR ORTA OKULU)
    3. ELİF NUR KÖSE  (İSKİLİP EBU SUDEFENDİ ORTA OKULU)

    MERKEZ DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER

    1. ELİF AZRA DOĞAN (ÖZEL PINAR ORTAOKULU)
    2. ELİF RALE TURP (ŞEHİT OSMAN ARSLAN KIZ İHO)
    3. ZEYNEP KULALIOĞLU (ÖZEL PINAR ORTA OKULU)
    4. EYMEN BARIN  (23 NİSAN ORTA OKULU)