64 yıllık saat tamircisi Mehmet Kazancı, 1957 yılında abisi Tevfik Kazancı’nın yanında çırak olarak başlayarak, bu mesleğe adımını attığını söyledi.
76 yaşında olan Mehmet Kazancı, hala 64 yıl önce açtığı dükkanına gelerek, duvar saatinden, köstekli saatlere, kol saatlerinden, cep saatlerine kadar gelen her türlü saatleri tamir etmeyi sürdürüyor.
11 yaşında başladığı çıraklık dönemlerine ait anılarından da bahseden Kazancı, “1957 yılında ağbim Tevfik Kazancı’nın yanında başladığım çıraklık dönemimizde mesleği öğrenmek için ustalarımızdan yemediğimiz dayak kalmazdı. ama şimdiki gençler kendilerine bir laf bile söylemiyor, biraz mırıldansak hemen çekip giderim lafları duymaya başlıyoruz” dedi.
“Ustaya saygı diye bir şey vardı bizim zamanımızda” diye başladığını sözünü Kazancı, “Bizler sabahtan, akşama kadar dükkanda çalışır, akşam olunca da ustamızın evine yardım etmek için giderdik. Ustamızın bir sözü annemizin babamızın sözüyle eş değerdi. Bir çırak önce kalfa sonra usta olup kendi dükkanını açtıktan sonrasında bile yani yuvadan uçtuktan sonra bile, sık sık ustasını ziyarete giderdi. Başta çok sık olurdu bu ziyaretler, çünkü bizim işte mesleği oturtana kadar ustaya hep ihtiyaç olur. Tamir edemediğimiz bir saati özenle bir kutuya koyar, “ustanın elini öpmeye” giderdik. Hep bir seremoni içinde geçerdi bu ziyaretler; önce ustanın eli öpülür, hâl hatır sorulur, çaylar içilir, ardından mevzuya gelinirdi. Usta saati tamir ederken yine onun yanında çırak olunur yanı başında yaptığı izlenirdi. Bu sırada ustanın nasihatleri özenle dinlenirdi. Sadece meslekle ilgili de olmazdı bu nasihatler” şeklinde konuştu.
Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de yetiştirecek çırak bulamadıklarından yakınan Kazancı, “Arkamızdan yetiştirecek gençlik bulamıyoruz, çünkü bu eğitim sisteminde ancak 18 yaşında çırak bulabiliyorsun, bu yaşta da kimse çıraklık yapmak istemiyor. Bu işin okulu yok. Olmadığı için de saat tamircisi, yorgancı, ayakkabıcı gibi meslekler yavaş yavaş yok oluyor. 20 yıl sonra yerimize saat tamiri edecek usta olmayacak. Sanat öğrenmenin birkaç senelik zamanı var ama kimsenin buna vakti yok” diye konuştu.
Şimdi ki zamanda gerçek ustalara zor rastlandığını belirten Kazancı, “Her saatin kapağını açan kişi kendini saatçi ustası sanıyor. Bir saat ustası biraz mühendis, biraz da sanatçı olmalıdır. Hem pratik zekalı hem yaratıcı olmalıdır. Bir saat makinesinde kayıp bir parçayı bir mühendis gibi zihnimizde yeniden tasarlayıp üretmemiz gerekebiliyor. Çünkü bazı saatlerin üretimi durmuş olduğundan parçalarını bulmak mümkün olmayabiliyor. Ya da özellikle antika bir saatin dış süslemelerinde kırılan, kaybolan işlemeleri bir ahşap ustası gibi yontarak yeniden işlememiz, bir ressam gibi yeniden boyamamız gerekebiliyor” dedi.
Bir saat ustasında olması gereken vasıflardan da bahseden Kazancı, “Benim için her meslekte başarılı olmanın yolu işine saygılı olmaktan ve iş ahlakını korumaktan geçer. Bu meslekte uzun yaşamak istiyorsanız dürüst olmalısınız, size gelen saati kendi saatiniz gibi görmelisiniz. Kendi saatinize nasıl davranıyorsanız, müşterinin saatine de aynı ihtimamı göstermeniz lazım. Bilginizi, yeteneğinizi kötüye kullanmamanız lazım. Bunlar kısa vadede karlı değilmiş gibi görünebilir ama uzun vadede mutlaka getirisi vardır. Saatçilik gibi az bulunan ve uzmanlık gerektiren işlerde güven bizim bir numaralı pusulamız. Saat dediğimiz şey kapalı bir kutu; insanlar nasıl çalıştığını bilmez, bu yüzden tamire gelen her saat, biraz da saatçinin insafına kalmıştır. Ona bir emanet gözüyle bakmayı bilen bir saatçi bana göre gerçek bir saatçidir” şeklinde konuştu.
Eski zamanlarda saat almanın zorluklarından bahseden Kazancı, “Bir mahalleden bir diğer mahalleye ‘saat kaç?’ diye sormaya gidilirdi, yada ‘iftara ne kadar var’ diye. 1957 yıllarda birisi saat alınca herkes ona hayırlı olsun ziyaretine giderdi. İnsanlar askerliğini yapmadan saat sahibi olamıyordu. O zamanlar saat daha kıymetli idi” dedi.
1968 yılında kendi dükkanını açarak, 5-6 çırak yetiştirdiğini açıklayan Kazancı, yetiştirdiği ustaları ile 1983 yılında Çorum saat kulesinin katranlarını tamir ederek, tekrar taktıklarını kaydetti.
Çorum Elektrik, Elektronik, Su Tesisatı Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Tuncay Yalçınkaya, üyeleri olan yılların ustası Mehmet Kazancı’yı odanın hazırladığı birlik ve beraberlik gecesine davet etti.







“20 Maddelik Talepler Bakan Işıkhan’a Sunuldu”
İmparator 380 Bine Satıldı
Hemşehrimiz Dekan Oldu
Yargı Mensuplarından Belediye Başkanı Şerif Arslan’a Ziyaret
Zehir’den Çorum Emniyeti’ne Polis Haftası Ziyareti
