Siyaset öyle bir kurum ki ağzından çıkan söz bazen kurşun gibi olur, geri dönüşü olmaya bilir.
Konuşurken, demeç verirken itina ile sözler seçilerek konuşulması millet ve devlet bütünlüğü için önem arz etmektedir.
Devletin kuruluş felsefesine aykırı, yıkıcı tavır ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Anayasaya aykırı tutum ve davranışlara karşı yasalar çıkartılarak yürütmenin eli güçlenmeli, yıkıcı faaliyetlerde bulunan ve destek verenlerin bekletmeksizin o makamlardan atılması, milletin yüreğine su serpecektir.
Devlet geleneğine aykırı söz sarf edenler derhal derdes edilerek yargıya çıkartılmalı, bulunduğu makamdan alınarak ceza evine gönderilmelidir. Esnek yasaların karın boşluğundan istifade ederek vurun abalıya hesabı polise, askere, güvenlik güçlerine pervasızca saldırmaktalar.
Bugün anayasaya aykırı yer isimlerini bilerek kamuoyuna deklare etmekteler, birde bunlar rahmetli Atatürk’ün kurduğu parti olunca, insanı düşündürüyor, bilinçli ve isteyerek yapıyorlar.
Geçmişte bunlar denendi hiç bir eşkiya başarılı olamadı. Dün Fatsa’da bir hain çıkıp ayaklanma yaptı fakat duyarlı vatanseverlerin müdahalesi ile bozguna uğradılar ve devlet gereğini yaptı.
Bölücü faaliyetleri çağrıştıran yer ve eşkiya isimleri mümkün mertebe kullanılmamalı, bir lakabı veya sıfatı yüz sefer tekrarlanması, en sonunda tekrar edende inanır.
Devletin kuruluş felsefesi açık ve nettir kaldı ki anayasanın ilk 4 maddesi değiştirilemez ve teklif dahi edilemez ibaresi konulmuştur. Üç beş oy alacağım diye şaklabanlık yaparsan kaybeden sen değil daha kötüsü devlet olur, olmayan bir devlette de siyaset yapamazsın. Malum ülkemizdeki bölücülüğü ve mezhep çatışmalarının altında yatan batı emperyalizmidir.
Geçmişte nasıl kullandıkları uşakların yok edilmesine sesleri dahi çıkmadı, ya asıldılar yada yok oldular. Devletin büyüklüğünü bir türlü kabullenmeyenler üç beş eşkiya ile başaracaklarını sanıyorlar, oysa onların her hamlesi sonrası devlet kendini yeniliyor ve o meyanda tedbirler alıyor. Hiç bir devirde eşkiya başarılı olamamıştır. İnsanlık adına yola çıkanlar nihayetinde içlerindeki asıl gayeyi dışa vururlar ve güneşin karanlıkta kaybolan ne kadar çer çöp varsa açığa çıkarttığı gibi belli bir müddetten sonra afişe olurlar, asıl zihniyetleri açığa çıkar. Geçmişte hata olmadığı gibi yapılan müdahaleler yerinde ve zamanında olduğunu kabul etmemek, gerçekleri inkar anlamına gelir.
Bölücü mihrakların ve onların ağ babalarının propagandasının anaforuna kapılanlar altlarındaki koltuğun kimin olduğunu unutup, kendi his ve gayelerine hizmet etmek için kullanmaktadır. Geçmişin kini zamanla aleni olarak dışa aksediyor ve fırsat buldukça bu kinlerini ya eylemle, ya da kışkırtıcılıkla ifa etmeye çalışıyorlar. Dün dersim isyanının bastırılmasında bu gün CHP Bursa vekili ‘’ Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili PM Üyesi Orhan Sarıbal’ın “Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim katliamında yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum” paylaşımda kime atıfta bulunuyor elbette ki o dönemin Cumhurbaşkanına ve hükümetine peki o devirde cumhurbaşkanı ve hükümet kimdi?
Cumhurbaşkanı GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, başbakan İsmet İnönü’dür neden isimler zikredilerek söylemiyorlar, üstü kapalı imada bulunuyorlar, tabii ki o vakit bindikleri dalı kesecekler. Devletin kuruluş gayesi açık ver net ortada, buna rağmen demokrasi, hümanizim nağraları atanlar bunları kılıf olarak kullanıp içlerindeki asıl şeytanlığı gizlemekteler.
Nutuk iyi okunursa bugün ki muhalefetin ATATÜRK, le ilgili bir tasarrufunun olmadığı aksine zıt duruş sergilediği açık ve net gözükecektir. Yer isimleri yasalarla belirlenir, devleti töhmet altına düşürecek tavır, davranışlar, beyanatlar ülkenin menfaatine değil zararınadır. Bugüne kadar hiç bir kim senin kafatasına bakılmadı, taki devlet 2018 de secereyi çıkartıncaya kadar, şimdi kimin ne olduğu bilinmektedir gizleyecek bir durum yok. Devlete asi olanların kim oldukları aşikar, kin besleyenler ve öç alma uğruna kırk takla atanlar malum, mesele bunları aydın geçinen, sözde ulusalcı olanların idrak etmesi gerek. Ne demiş rahmetli ‘’ CHP Atatürk’ün Çizgisinden Çıkmamış Olsaydı; Ben MHP’yi Kurmazdım”(Başbuğ Türkeş).
Bazı izlenimleri öğrendikçe hakikaten doğru bir söz olduğu su götürmez bir gerçek. Devlete karşı hıncı olanla birlikte, dışarının maşasına selam yollamaları bunların hepsi bir koltuk için değer mi, ülkemin, milletimin menfaatimi önemli yoksa benim mi. Devletin çöktüğünde ne malın kalır, nede paran, esir olur daha fazla özgürlük derken, var olan hürriyetinde kaybolur. Yeri ve zamanı gelince bölücülere gereken cevap bekletilmeden verilmelidir.
Şayet yukarıda bahsettiğim gibi, hiç bir makamda bırakılmamalı, gereği derhal yapılmalıdır. Yıllarca hukuk katledildi, asker, polis karıştırıldı vazife yapamaz oldu. Batının çocukları onlara verilenleri harfiyen uyguladılar ve şu an fırsat bulsun yine yapacaklar. Tarihin derinliklerine baktığımız zaman için genç TÜRK hanedanlarına Hakan dışında kurt başlı tuğ yollayarak biz seni hakan olarak tanıyoruz dedi kaos yarattılar. Şuan cilaladıkları avarel aynı pozisyonda. Toplumun bilinçli hareketi onun ömrünü de kısaltacak.
Mesele bilmek ve irdelemek ama toplumumuzun genelinde bu eksik, neden, niçin, kime oy kullandığını bilmeyen kitle mevcut. Bizim işimiz o kör noktayı bulup aydınlatmak. Milleti bilinçlendirmek.
Peşinden gittiğiniz insanların ruh halini iyi tahlil ediniz. “…”
(Kısakürek 2003: 107). İnsan, bir mes’ut zâlim, insan bir mağrur cahil;
Tekne kırık, su azgın ve kayıplarda sahil’’
ALLAH’ A EMANET OLUN /Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
