‘’Ütüsüz gömlet giymeyen şu nefis, yakasız gömlek ile gidecek bu dünyadan’’ (Mevlana)
Teknolojinin gelişmesi elbette çağın zirvesidir, fakat ne gariptir teknoloji ivme kat ettikçe toplum ve fert ahlakı yozlaşmakta, insanlık kavramından, şeytani tavır ve hareketlere meil etmektedir. Yapılan ve yapılacak her müsbet hamlenin karşısında yer almaklardır. İnsani değerler artık hiçe sayılmakta, sözü dahi edilmemektedir, utanma, ar, edep, haya hayatı terk etmiş, insanlık alemi dejenere olmuş.
Toplumların birlikte yaşam sürmeleri için bir takım ortak kural ve kaidelerin hasıl olması ve nizami bir biçimde uyulması zorunludur, aksi olursa millet olma hasletleri biter, devlet kavramı ortadan kalkar. Aile vasfının yozlaşması, büyük, küçük ayrımı ve karşılıklı saygı ve sevginin maddi düzeyde seyretmesi gelecek nesillerin millet olma şuuru aile ile birlikte biter gider, yeryüzünden silinir, sadece ve sadece adı kalır. Tarihin tozlu sayfalarında benliklerini ve değerlerini yitirip silinip giden bir sürü devlet ve imparatorluklar vardır.
Sağlam temeller üzerine inşa edilmiş bir millet her ne surette olursa olsun yıkıldığı vaki değildir, o millet küllerinden yeniden doğar bunun en güzel örneği Selçuklu, yerine Osmanlı yerine, Türkiye cumhuriyeti doğmuştur bu millet olma, yani devlet kurma iradesinin tezahürüdür. Türk milleti töreyi esas alan bir yapıya haizdir, bunun bozulması devlet kurma iradesinin yitirilmesi anlamını ifade eder, bizim değinmek istediğimiz nokta burası.
Emperyalistler entrikalarla ve kalkışmalarla yıkamadıkları devletlerin temeline saldırarak yavaş yavaş yıkma peşindeler. Basını, yayını, bilim adamı, aydın, okul müfredatları, üniversiteler ve orta öğretimde verilen derslerle genç nesillerin beyinleri sulandırılmakta, yarının bürokratlarının beyinleri yıkanmaktadır. Eğitim ve toplum insanları her daim milli şurur ve millet olma hasletlerini genç nesillere anlatmalı ve dışarıdan gelebilecek sepikilasyonlara aldanmayacak zemin hazırlanmalıdır.
Bu yazılı ve görsel basında devamlı surette işlenmiş ve devam etmektedir, yetkili makamlar bu hususları çok inceden irdeleyerek gerekli tedbirleri almalı. Eğitim, basın ve yayın, görsel etkileşim araçları denetim altında tutularak beyin yıkamalarına müsaade edilmemeli. Etkileşimin en çok olduğu ve işlendiği alan malum çocuklardır, çizgi filmler, dijital oyunlar, sinemalar senaryoların orta kısımlarına enjekte edilen propagandalarla evlerimize ve aile ortamına rahatlıkla girmekte ve hayat sürmekte, kendimizin olmadığı müddetçe başkalarının yapımları ve görselleri revajta olacaktır, etkileşimleri devam edecektir. Milli kültürün tesisinde geç kalındığı müddetçe bunlar meydanda at koşturacaktır bu kaçınılmaz.
Boş kalan yerler birileri tarafından doldurulacaktır, tesisi önce aile, okul ve toplum önderlerinin dayanışması ile olur, yıkılmayan milletlerde böyle olmuştur. İyi bir nesilin yetişmesi, sağlam temel üzerinde ilelebet yaşayacak devlet anlamını ifade eder.
Edepten, hayadan yoksun, büyüğünü, küçüğünü tanımayan, gelişi güzel yaşayan bir nesil gelecekte devlet olma şuurunu yitirecek ve yavaş, yavaş kozmapolit toplum olup dağılacak, asimile olacaktır. Tarihin sayfalarında gezinelim, olan hadiseleri ve güncel olanlarla kıyaslama yapalım ne nerede hangi düzeyde, değişenleri sorgulayalım.
Dün;
Büyükler sayılır, incitmemek için itina gösterilirdi,
Küçükler sevilir asla, şımartılmazdı,
Yardımlaşma, hat safhada,
Menfaat değil, Allah rızası vardı,
Ahlak, edep, adap yerinde,
Vatan, millet, bayrak sevgisi her ferdin gönlünde,
Aile kavramı, birliği, ortak akıl, bir hareket
Yalan, riya, üç kağıt, hırsızlık, alavere, dalavere yok,
Emanete ihanet asla olmazdı,
Borcu olanlar sadık, yeri ve zamanında kapatırdı,
Müşgülün, fakirin, mazlumun, yetimin hakkı gözetilir, asla mahrum bırakılmazdı,
Genç nesil edep ve haya üzeri yetişir, asla kötü düşünmezdi,
Köy ve mahalle kültürü vardı.
Bunları daha fazlası ile sıralayabiliriz sadece bir kısmı, maalesef bugün artık bu hasletler yok yerine menfaate dayalı hal ve hareketler, tutumlar sergilenmekte, insani duygular geri planda kalmış sadece göstermelik olarak vitrindedir.
Küfür edenler, sokakta bir birlerine yapışıp edep dışı davrananlar, ahlakı hasır altı edenler, terazide, metrede, kiloda çalanlar, fahiş fiyat uygulayan esnaflar, camiye gelip haram olduğunu bile bile faizde parası olanlar, mazlumu, fakiri, garibanı velhasıl iyiliği bir tarafa atıp nefis ve madde peşinde koşan, bananeci, duygusuz, sevgiden ve saygıdan yoksun gelişi güzel yaşayan bir nesil türemekte.
Bu gidişata dur diyecek, kendi milletinin özünü yansıtacak bilgi ve beceriyi artıracak, milli şuuru yerleştirecek eğitim şart, bu konuda aile ve toplum önderleri duyarlı olması dışarıdan gelebilecek kültür yozlaşmasını önleyecek, yıkım planlarını bertaraf edecektir.
‘’ Kendini büyük görme ayağının altında biten ot, yarın mezarının üstünde bitecek’’ ( H.B.Veli)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK