“Cumhur İttifakı, Türk tarihinin bir anında tesadüfen, siyasi pazarlık neticesinde ortaya çıkmış gelip geçici bir heves, iş bitimi dağılacak kuru bir ortaklık değildir, asla da böyle görülmemelidir.” Dr.D.B
Siyaset çok yönlü her an değişen şartlar neticesinde istikamet değiştiren, iktidarları yıkan ve güçlendiren politik bir basamaktır. Siyasi konjöktürde liyakatli, ilkeli olmak hedefi tayin etmek ikicikli değil dürüst, ağzından çıkanı konuşmadan tartan ahlak kurallarını düstur edinmiş kişiler aşama kaydeder. Her gün üslup değiştiren bir gün batı diliyle, başka bir gün doğu diliyle konuşma yapanlar toplumu aptal yerine koymaktalar.
Dün insanların gözünün içine bakarak yalan söylemek onları gözünde siyasetin alavere, dalavere olduğunu izah ediyor, hani rahmetli Demirel’in bir sözü vardı o da onu düstur edinmiş ‘’ Dündündür, bugün bugündür’’ şimdi dünü hatırlayalım,
Mesela ben dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve ‘Kahvaltıya geldik’ derdim, açıklamasında bulunmuştu. İP lideri Meral Akşener de “Güneydoğu’da şöyle bir gelenek var, kan davalınız bile olsa kapınızı çaldığı zaman içeri alırsınız. Evin en yaşlısı tarafından karşılanır. Sonra kapıdan çıkıp gittikten sonra davanız devam eder” Fakat bugün ne değişti sert tepkiler geliyor acaba şu 4 Eylül yiğidoların ayağa kalkışı İP müdüresini korkuttumu?
Şimdi farklı bir seslendirme yapıyor bizde aptalız ya yedik. Bugün ne diyor bakalım vallahi ben yorum yapmıyorum sadece alıntı yapıyorum ‘’ ”Böyle bir cümle kurduğuna göre partisinin görüşlerini iletiyor demektir. Biz o masada İYİ Parti olarak hiçbir siyasi partinin başka siyasi partilerle nasıl ilişki kuracağına dair dayatmaya girişmedik” dedi.
HDP olan bakış açılarının çok net olduğunu belirten Akşener, ”Bunu defalarca kez söyledik. Bizim tutumuzu açık net, Kürtleri incitmemek üzerine kurulan bir tutumdur. Kimse Kürtlerin hamisi de sahibi de değildir” işte bunların siyaseti bu.
“İki derviş varmış biri ayakkabı tamircisi, diğeri dağda çobanlık yaparmış, günlük keçilerini sağar katık torbasında süt getirir ayakkabıcı dükkanın da çiviye asarmış, satar tekrar dağa çıkarmış, yine böyle bir günde çoban derviş sütü katık torbasında (bez torba) getirmiş, torbayı asmış, o arada ayakkabıcıya bir hanım gelmiş usta ayakkabımı tamir ettireceğim baka bilirmisin demiş, usta kalkacak vaziyette değil çoban dervişe – gardaşım hanım efendinin ayakkabısını verebilirmisin- derviş ayakkabıya uzanmış alırken kadının topuğunu görmüş, duvarda asılı olan bez torbadan süt damlamaya başlamış- eskici derviş bak gardaşım dağda evliyalık kolay şehire gelde seni görelim, daha bir topukta sütün damlarsa vay haline demiş’’ Siyaseti basit laf ebeliğ olarak görenler o soğuk suyun içine girince tedbirli ve dikkatli olmazsan zaturiye olursun.
Milletin hafızası ile alay etmenin elbette bir bedeli var oda seçimlerde gündemden düşmek tarihin tozlu raflarında kendine yer bulmak. Yıllarca tecrübeli kimselerin yanında siyaset yapmalarına rağmen hali hazırda hiç bir şey öğrenememiş, durmadan saçmalıyor, oysa tecrübe bilgi yolda rahat yürümeni temin eder. Siyaseti yapanları çoğunluğu gündem, yada iktidarın icraatları üzerine kendilerini kurguluyorlar, ancak fikir hareketlerinin siyasi uzantıları öyle değil, onlar siyaset üretirken fikirleri doğrultusunda üretmekte ve o istikamette icraatlar yapmaktadır, bazen başarılı olunur, bazen olunmaz mesele fikirlerin beyanı ve bunda MHP haylice yol kad etti.
Kimse küçümsemesin, gençlik yıllarımızda dilimizden hiç düşürmediğimiz TÜRK illeri TDT adı altında yapılandı, sınırların açılması ile Türk dünyasıyla olan bağlantı tamamlanacak ( Zegezur Kolidoru) Dün teskereye hayır deyip YPG/PKK ya yol açma gayretinde olanlar ‘’Suriye’de ne işimiz var demişti’’ iyiya bombalar sana atılmıyor ki, sen rahat yatağında cici cici uyuyorsun sen onu gel de sınırda yaşayanlara sor.
Bir bir cephedeki surlar yıkılıyor anketçiler 4 Eylül’de Sivas’ta patlayan bombanın etkisinde, bir türlü sindiremediler, onların zihinlerinde yok olan, düştü artık kalkamaz diyenler hayali sükuta uğradılar, her şey tepe taklak oldu İP dün söylediklerini unuttu, bugün Milliyetçi oldu.
Yukarıda izah ettiğim iki dervişin hikayesi aslında tamda bunların ruhu haliyetini izah etmektedir. Varlıklarını koptukları yere bağlayan ancak hareket sahalarını tam zıttına oturtanlar, bu iki farklı harekette geçişi sağlamakta zorluk çekiyorlar, kalpleri ile dilleri aynı söylemde ve düşüncede değil, dün söylediklerini unutup, bugün faklı fikirlerle gündem oluşturarak seçmene şirin gözükmeye çalışıyorlar. Diyarbakır’da ziyarete gittiğinde ‘’ benim ailem buradan isyan çıkması üzerine Selanik’e gönderilmiş’’ bu söz üzerine eski sur Belediye Başkanı Cemal Toptancı bir TV kanalında o dönemde Diyarbakır’dan Selanik‘e gönderilenler isyan nedeniyle sürgün giden Ermeniler ‘’ sözü üzerine mahkemeye verildi ve red kararı çıktı. Devlet arşivleri açtı herkes seceresini görebilir, açıklasınlar bakalım millet bilsin.
Toplum kimlere oy veriyor, vekil, bakan yapıyor devletimizi kimler idare ediyor öğrenir. Elbette secere önemli çünkü beka meselesi, korumak, kollamak vazifemiz ancak kimseyi ötekileştirmeden bayrağı ve bu devleti anayasasını ile kabul eden, bu milletin bir parçasıdır mesela 1. Dünya harbinde olduğu gibi genel de Ermeniler tercüman olarak kullanılmış ancak çevirileri yanlış yaparak antlaşmaları bozmuşlar.
Genel Kurmay Atase başkanlığı 5 ciltlik Osmanlıca, Türkçe ve İngilizce olmak üzere belgelerle kitap yayınladı. Sürgünler, tehçir hepsi kayıtlı dileyen oradan tespitlerde bulunabilir.
Meselemiz kimin ne olduğu değil toplum huzurunda doğru istikamette söylemler geliştirmesi yalandan uzak durması. Bir açıklama yaptı Ermeniler için ama “HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Ağıralioğlu’nu kastederek bir tweet attı.
Kenanoğlu, “Yavuz it havlamış yine…!” ifadelerini kullandı.
Kimsenin gıkı çıkmadı ama bugün bakanlık verilebilir deyince ayağa kalktılar feryadı figan ettiler, dünü unuttular bugün türibünlere oynuyorlar, yemezler beyler, yemezler.
Gizli anayasa hazırlayacaksın İbrahim Kabaoğlu açıklayacak, Ümit Özdağ bu yüzden ayrılacak, biz HDP ile birlikte değiliz diyeceksin, bu güneşi balçıkla sıvamaya benzer.
Gelin mertçe kabul edin biraz dürüst olun belki millet size yönelir bu tutum ve davranışla içinizden yıkılıyor bertaraf oluyorsunuz.
“Yazıya göre Müsavat Dervişoğlu, “HDP’li TBMM Başkanvekili oturumları yönetiyor ve hepimiz de onun yönetimine katılıyor muyuz?
Bu meşru mu, gayrı-meşru mu tartışmasına en iyi cevaptır. HDP ile AK Parti arasına sıkışan seçmen çıkış yolunu, üçüncü alternatifi arıyor. Hiç kimse Kürt seçmen kitlesini HDP’nin sadık bendesi olarak görmesin. Siyasetin görevi onlara gidecek yeri göstermektir” değerlendirmesinde bulundu. Bugün ise ‘’ Müsavat Dervişoğlu da Ağıralioğlu’nun paylaşımını alıntılayarak “İYİ Parti’yi ve onun ilkelerini anlamayanlara karşı ders vermek gerekirse, geri durmayacağımız unutulmamalıdır.
Herkes haddini ve hududunu bilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu. Şimdi bu çelişkiyi gelin siz çözün, bu arada eski dönem hasbel kader Ülkücü camiada kalmış insanlara diyeceğimiz şu, siz hala oradamısınız, gerçekten vatan millet sevdası varsa ve bir dönem mücadele ettiyseniz sizin orada durmanız kendinize zuldür.
Kişiler gelip geçicidir ama dava bakidir, samimiyet davanın yücelmesi zafere gitmesi anlamını taşır, bugün verilen mücadele menfaat veya makam mücadelesi değildir, bir dönem çekilen sıkıntılara rağmen dimdik ayakta duran ülkü erlerinin ektikleri tohumların yeşermesidir.
Haydi yiğit haydi yiğit haydi yeni akına
Ülkümüzün, gücümüzün cihan varsın farkına
Ülkümüzün gücümüzün cihan varsın farkına
ALLAH’A EMANET OLUN / Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
