‘’Saygıda kusur ettiysem vardır bir bildiğim’’( A.Lincoln )
Tilki kafasında 40 tane planla dolaşır her gittiği yerde ayrı taktik uygular, hiç bir vakit kendinden başkasını düşünmez, her hareketinde mutlaka bencillik yapar, dostluğu menfaat üzeredir asla paylaşmaz ve dost edinmez daima timsah göz yaşları döker. Tek başına avlanır toplu şekilde yaşamaz. Kümese girdiği vakit tüm tavukları öldürür sadece bir tanesini alır çıkar.
Kurt kitleler halinde yaşar katiyen bencillik yapmaz sürüsünde daima lider vardır itaat ederler, hareket ve sevkiyatı o yönlendirir asla bir birlerine karşı bencil değildir, aile bağları güçlüdür bu yüzdendir ormanın hakimiyeti onlardadır. Asla evcilleşmez. Ne hikmettir tilki çıktığı seyahatte bir müddet kendini gizler, sorulduğu vakit kurda gel seninle de orman sefası yapalım, birlikte seyir terasında kahve yudumlayalım der. Hiç bir vakitte kurdun tilki ile yan yana geldiği vaki değildir, bu yaradılış gayesine de aykırıdır. Her daim kurnazlığı ile dillere destan olan bu yaratık çevresindeki dostlarına kazık atmadan asla geri durmaz, kendine rakip olacak olanların ayağını kaydırır ve bir daha onun bulunduğu mekana asla sokmaz. Yaşadığı ormanı değil kendi nefsini düşünür, isterse orman yansın ama aşamayacağı konularda ya icazet alır yada danışır onlarında alimleri, bilginleri vardır uzaklarda olsalar da seyahate çıkarak çözemediği meseleleri sahiplerinin aklıyla onların sufleleri ile sahneye sürer. Her rüyada mutlaka kümes görür, içlerinden bir tavuğu nasıl aşırdığını hayal eder ancak, kümesin sahibi yakalarsa işte o zaman vay haline düşünmek dahi istemezsiniz.
Kurtla kardeş olamayacağını bildiği halde yüksek sesle çığırtkanlık yaparak etrafındakilere şirin gözükerek al beni yaratmaya gayret etmektedir. Unuttuğu bir husus var ederinin bir dolar olduğu, ama hiç bir kimse benim çöplüğüm kokuyor demez bu hele hele tilki olunca düşünmek dahi istemezsiniz bir dadandımı işte o vakit yollamanın karada kolayı yok ancak üzerine takılan chipin sahibi komut verirse o zaman musallat olduğu yerden kaçar aksi durumda o ortamı karıştırarak kaos yaratır, etrafında bulunan tüm haşeratları saldırmaya, bozgunculuğa davet eder. Birde kızıl tilkimiz mevcut, o daha akresif, haşin ve hırçın adeta sinirlendiği vakit masayı yıkar. İstek ve dilekleri bitmek bilmez, nefsi arzuları tavan yaptığı vakit ne yanında durulur, nede çevresinde, istedikleri mutlaka yapılmalı, çok tehlikelidir görüldüğü yerde itlaf edilmelidir. Tilkiler, çakallar, sırtlanlar kurda karşı ittifak yaparak önünü kesip yok etmeye gayret ediyorlar büyük, büyük babaları biçtiği rolü dağıtarak birer birer vazifelendirmekte, dün olduğu gibi medeni ve demokratik ortamda değil de kargaşa ve terör estirerek gidişatı kendi lehlerine çevirmek için var güçleri ile her yola baş vurmaktalar. Belirli zaman diliminde bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapmaktadırlar fakat henüz kümese girme cesareti gösteremediler. Mesele bütünlük ve demokrasi olmalı ancak kendi benlikleri ile başaramayacağını anlayınca ormanların kıralı aslana müracaat ederek ‘’ biz bu kurtla mücadele edemiyoruz bize yardım edin, ormanın hakimi olalım’’ ama unuttukları bir husus var aslan öyle bedava hiç yardım eder mi?
Bugün yapar ama yarın mutlaka karşılığını ister. Hani biz söz var ‘’Yardım almaya alışanlar, yarın emir almaya da alışır’’ bir kez paçayı kaptır gör neler oluyor. Tilkinin, çakalın, sırtlanın rüyası sahiplerinin gerçek yüzünü göstermesi ile sona erer kullanıldıklarını anlarlar ancak artık iş bitmiş elleri ayakları prangalanmış vaziyette hayatlarına devam ederler. Varlık sürdürmek yaşam kalitesini artırmak için birilerinin desteğine ihtiyaç yoktur, yerli ve milli olan malzemelerle başarılar elde edilebilir. Kendini güçsüz sandığın vakit aciz kalmış mücadeleye başlamadan mağlubiyeti kabullenmişin demektir, hayat her zaman mücadele ile geçmekte, her safhası başka bir hikaye oluşturmaktadır, hani bir başkasının değil de senin olanla yaptığın icraatlar daha hoş ve güzel gelir, çünkü sonunda emeğin, alın terin vardır, yeter ki kararlı, mücadeleci akıl yoluyla düşünerek hareket et. Bir hareket yapılmadan önce onun getirisi ve zararı mutlaka müteala etmeli ona göre plan program hazırlayarak riskleri asgari düzeye indirmeli.
Etrafında ki kimseleri küçümseme zira her canlı etten ve kemikten ibarettir, mesele doğruyu idrak edebilmektir, aksi durumda yer yüzü çok tilki, çakal, sırtlan vs. Gördü hepsi bu tezgahtan geçti kim kimdir bilinmekte zarar ve ziyan hesap edilmiş yol verilmiştir bundan sonra rahat dolaşamayacak devamlı kontrol altında tutulacak yeri ve zamanı gelince düğmeye basılarak sahneye sürülecek verilen vazifeyi yapacaklar. N demiş atalarımız ‘’ Asıl azmaz, bal kokmaz kokarsa yağ kokar, onunda aslı ayrandır’’ Bazen hedefimizde yada gönlümüzde bulunan elde etmek için gayret sarf ettiğimiz her canlıyı, nesneyi inceleyip akıl süzgecinden geçirdikten sonra sahiplenmeli, uzaktan emir ve komutlarla benliğimize ve varlığımıza hükmetmelerini önlemeli bunun içinde gayret göstererek gelecek zamanda vuku bulacak oluşumları engellemiş oluruz.
Her gördüğü rüyayı gerçek sananlar uyandıkları vakit hayali sukuta uğrarlar, acıdır ama sahidir ne muadili vardır, nede sahtesi tamamen aslidir. Kolay olana elde etmek basittir mesele zor olanı kendi mücadelenle kazanmak ve meyvesini ağız tadıyla yemektir. Mesele vatan olunca gerisi teferruatır. Haine, riyakara, ahlaksıza pirim yoktur, asla fırsat verilmez. Tilkiler, çakallar, sırtlanlar inlerine, bozkurt ise tahtına layıktır.
Yolda bulduklarımızla değil, birlikte yola çıktıklarımızla, azim ve kararlılıkla yılmadan inandığımız istikamette hedefe varana kadar yürüyeceğiz. Bizim tilkiye, çakala, sırtlana ihtiyacımız yok. Bizim gibi inanan aynı kulvarda koşan gayesi aynı hedef olanlarla yürürüz. Siz kahvaltınızı nerede kiminle hangi çakalla yaparsınız bilmeyiz.
‘’ Tilki vaaz vermeye başladığında gözünüz tavuklarda olsun’’
ALLAH’A EMANET OLUN/ NAMIK GEDİK



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
