Dalkavuklar peşrev okur,
Münafıklar fitne dokur.
İhanetler fokur, fokur,
Bu zehir aslı gibidir.
Milletin gözünü boyayıp, sanki milletin ali menfaatini düşünüyormuş gibi gözüküp, aslında içinde bulunan kötü niyetin icraata yansımasıdır, yıllarca toplumun içerisinde bu olageldi,
TÜRK milletinin müşfik ve merhametinden istifade ederek, o vicdani duyguları kendi egolarına maskeleyen güruh her devirde sirayet etmiştir.
Bazen korku ve endişe ile meydanlara çıkmayıp izbe, kuytu köşelerde ellerini oğuşturarak fırsat kollamıştır. Meydanı boş bulduğu vakit sahneye çıkarak star olmaya gayret etmiştir.
Vatan sevgisi deyince her kesimden ses geliyor ‘’ biz bu vatanın asıl sahibiyiz KUVAY-İ MİLLİYEYİZ’’ peki nedir, ne zaman hangi gaye ve amaçla kurulmuş, hangi faaliyetlerde bulunmuş? İş söylemlere kalmasın bilelim, aydınlanalım gerçekten dedikleri gibimi bakalım.
KUVAY-İ MİLLİYE 19 Aralık 1918 yılında Adana’ nın işgali ile Fransızlara karşı ilk mücadelesini vermiş, daha sonra tüm yurt sathına yayılmıştır,
İnönü muhaberesi ile düzenli orduya dönüşmüştür. Bu konuyu GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK şöyle izah ediyor;
‘’Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askerî bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, ulusun ve devletin bağımsızlığını koruyacak kuvvetlere emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle, devlet ve ulusun araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da.
Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ‘ordu’ adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu.
İşte bunun içindir ki yurdu savunmak ve korumak olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya, ulusun kendisine kalıyor.
Buna Kuva-yi Milliye diyoruz’’ şimdi bu izahattan sonra kimler KUVAY-İ MİLLİYE, kim değil siz anlayın. Her meydanda haykırıyorlar, dillerinden düşürmüyorlar ama gerçeğe bakalım o vakit kim, kimdir anlarız.
HDP terör örgütünün siyasi uzantısı, bunları ilk meclise taşıyan kim 1991 seçimlerinde meclise SHP soktu ve kürsüde anayasaya aykırı yemin ettiler.
Daha sonraki seçimlerde yine kol kanat gerildi bir oy HDP ye iki oy CHP’ ye dendi ve meclise oldular.
İşleri TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ nin temeline dinamit koymak olan bu hainlerin sırtını sıvazlayan,
Her fırsatta hainlere özgürlük teraneleri atanlar KUVAY-İ MİLLİYE’ci olabilirler mi?
Büyük ATATÜRK, ün yukarıdaki tarifine uyuyor mu?
Siz değerli okurlarımızın teveccühüne bırakıyorum.
Suriye’ ye girmeyelim,
Libya’ da ne işimiz var,
Karabağ savaşında militan gönderdi,
Devlet dersimde katliam yaptı,
YPG terör örgütü değildir diyenler,
Aziz ATATÜRK’ ün Cumhuriyete ve ilkelerine aykırı hareket edenler, Halkı isyana teşvik edenler,
Öğrenci hareketlerini körükleyenler,
Devletin bekasını baltalayanlar,
AB ve ABD, den medet uman mandacılar KUVAY-İ MİLLİYE’ ci olabilir mi?
Tüm çıplaklığı ile her hadise ayan beyan ortada.
Bu gün KUVAY-İ MİLLİYE ÜLKÜ OCAKLARI’nda tezahür etmiştir, vatanın zorda olduğu her zaman ellerini taşın altına koyarak sahip çıkmış, çilesini çekmiş, şehadet şerbetini içmişlerdir.
Bugünde, yarında bu ülke sahipsiz kalmayacaktır. TMT ye iftira atanların aynı şekilde ÜLKÜ OCAKLARI’nı da dillerine dolamışlardır. Emperyalistlerin işlerinin rahat hareket etmeleri ve emellerini gerçekleştirmeleri için milli duruşu olan kurum ve kuruluşların yıpratılması, toplum nazarında gözden düşülmesi onların amaçlarına biraz daha yakınlaşması manasına gelir.
Amaç ve gayelerine engel olacak kişiler ve örgütler istememektedirler, onlara hizmet edecek fikirlerini topluma enjekte edecek uşaklara ihtiyaçları var.
Bu gün özgürlükten bahsederler yarın amaçlarına ulaştıkları vakit ilk önce uşaklık edenleri ortadan kaldırırlar. Özgürlük narası atanlar dün kahrolsun ABD diyenler şimdi onların trenine binmiş gidiyor, biz bu vaatleri Irak, Suriye ve Libya, da gördük.
Şuan cereyan eden Ukrayna sahnesinde tiyatro oynanıyor ‘’ROLÜ BEN KESERİM, PERDEYİ BEN AÇAR, KAPATIRIM’’ diyor emperyalistler.
Zor günler için nasıl birikim yapıyorsak vatan içinde zor zamanlarda yükü sırtlanacak kahramanlara her daim ihtiyaç vardır, bundan rahatsız olanlar KUVAY-İ MİLLİYECİ olamaz, KUVVAY-İ MİLLİYECİ vatan hainleri ile beraber olamaz, yol yürüyemez, ihanet edemez, aynı söylemleri sarf edemez.
Milleti aldatmaya, kandırmaya gerek yok çıkacaksın meydana mertçe ben bu ülkeyi istemiyorum diyeceksin, camide imam, kilisede papaz olmanın alemi yok.
Birisi çıkar aaa kıral çıplak der.
Karanlıklar çer çöpü gizler fakat güneş doğunca koku yayılır, çöp gözükür.
Vatan deyince gözü dolmayanlar, bayrak nedir bilmeyenler söylemlerle milleti aldatanlar sirkteki cambaza benzer.
Rahmetli Nida Tüfekçi, ye soruyorlar sanatçı kimdir?
‘’Sanatçı okuduğu zaman gözünden yaş gelendir’’
Vatan sevgisi budur,
Karşılıksız aşktır,
Maddi değer biçilemez,
Üstün maneviyatı vardır.
İstiklal marşı yazıldığı vakit mecliste okunması için MEHMET AKİF, te davet edilir, fakat hava soğuktur, paltosu yoktur Neyzen Tevfik’in kardeşinin paltosunu giyer, verilen ödülü de kabul etmez işte KUVAY-İ MİLLİYE’ci .
Vatan sevgisinin maddi değeri yoktur,
Manevi değeri vardır,
Bunun mükafatı mahşeri vicdanda vukuu bulacaktır.
Kimse bizi aptal yerine koymasın,
Masallarını kılıç artıklarına anlatsınlar,
Boş laflara karnımız tok.
Her devirde kendilerini bu şekilde tasvir edenler olacaktır ama bunlar içi başka dışı başka olanlar yeri ve zamanı gelince toplumdan dersini alacaktır.
‘’DALKAVUKLAR NE KADAR YÜKSELSELER, KENDİLERİNİ YÜKSELTEN TEKME İZLERİNİ ARKALARINDAN SİLEMEZLER’’
ALLAH’A EMANET OLUN-Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
