‘’Ey müslüman! Sen din gayretini mecusi den mi? Öğreneceksin? O dini için canından oldu. Senin gayretin nerede? (Feridedin Genc-i şeker hz)
İnsanların bir birlerine karşılıklı gösterdikleri üslup, hürmet ve saygının getirmiş olduğu vasıftır. Her insan bu vasfa haiz olamaz, tavır ve davranışları, ahlaki ölçüsü, dili velhasıl her olumlu hareketi kişiye bu özelliği kendisi değil toplum tarafından layık görülür, bunun tam zıddına da vardır yani şeref yoksunu, itibarsız, ahlaki ölçülerden yoksun, laubali ciddiyetten uzak, her türlü hakareti liyakatmiş gibi kabul edenler. Bu tipleri kapıdan kov, bacadan girer asla pes etmezler çünkü sinirleri alınmış hakaretleri lütuf olarak kabul ederler.
Yaratılış itibarı ile insanoğlu canlılar içerisinde en şerefli varlıktır, ancak bu liyakati layıkı ile yerine getirmek ve kendine düstur edinmek çok basit değildir, belirli evrelerden geçtikten sonra o mertebeye gelebilirsin. Her düşüncenin eylemi hedefe varabilmesi için kuralları ve kaideleri mevcuttur o vasfı elde etmek belirli zorluklardan sonra sahip olunmakta.
Toplumumuzun genelinde insan olma gayesi değil de nasıl zengin, kısa yoldan mevki ve makam sahibi olurum düşüncesi hakim bunu gerçekleştirmek içinde her türlü yolu mübah sayarlar işte o vakit şerefi kaybederler.
Hani bir seçim sürecinde ölülerden dahi oy devşirenler gibi, nasıl olsa iktidar olurum yapılanları ters yüz eder meşru hale getiririm. Şerefli duruş inandığı davayı her ne pahasına olursa olsun savunan mücadeleyi yılmadan kendinden sonrakilere aktarandır. Satmaz, satılmaz, iki paralık olmaz bir dolara hiç gitmez. Bizler bu yala çıkarken çilenin, ızdırabın, sıkıntıların olacağını biliyorduk rahat döşekte herkes yatar, mesele rahat yatağı hak etmek ve hakkın yolundan sapmamaktır. Toplumu dinlemek ve konuşmalardan kıssa kapmak çok önemlidir, bazen seviye o kadar düşüyor ki cahillikler an be an aşikar oluyor , insan üzülüyor acaba diyorum ve kendime soruyorum, bunlar hiç araştırma yapmıyor mu, kitap, gazete okumuyorlarmı?
Bilgisizlik çok kötü bir durum, oysa ellerinde çeşitli imkanlar mevcut yeterki o argumanları kullansın. Ekranlara birisi çıkıyor iftiralar havada uçuyor meydanı boş buldu ya ama ne demişler ‘’ çakalın hükmü kurt ayağa kalkana kadar’’ Bir hadisenin önünü arkasını araştırmadan hiç alakası olmayan kişileri suçlamak abesle iştigaldir işte buna şerefsiz denir.
‘’Ülküdaşlarım’’ ben yetim çocuklara sahip çıkacağım, bu davanın takipçisiyim’’ bayım senin yanında yörende bulunanlar kaç tane ülkücünün kanına girdi, kimini öksüz, kimisini evlatsız bıraktı, sen ülkücüsün ya haydi ülkücü şehitlerin ailelerine yardım et, bre gafil sen Adana’yı, Mersin’i aldığın vakit orada çalışan ülkücülerin işine son vermedin mi? hangi sıfatla çıkıp bu demeçleri veriyorsun, sana inananlarda senin gibi boş teneke. Siz baya destek verdiklerini söyleyen sözde ülkücüler niye sormuyorsunuz adam anayasanın ilk dört maddesini ve 66. Maddesini değiştireceğiz diyor kalkıyorsunuz TC’ ler kaldırıldı diyorsunuz, ana dilde eğitimden, özertlikten bahsediyorlar hayırdır söz konusu Ülkücüler ve MHP olunca bülbüle dönüyorsunuz ama bölücülük yapanlara gelince suspus oluyor kıyı bucak kaçıyorsunuz, sizler şimdi söyleyin şeref bunun neresinde? 80 öncesi rahmetli Demirel’e zürriyetsiz diyen bu güruh çocuğunun olduğunu bildiği halde bu kelimeyi maalesef propaganda aracı olarak kullanmışlardır, oysa iki yaşında kızı vefat etmiştir. Sizler dirayetli, vakur duruş sergilerseniz bu sahtekarların maskesi düşecek velhasıl ‘’ takke düşecek kel görünecek.’’ Kendiniz akıl süzgecinden geçirerek tartın iman terazisinin neresindesiniz, hani derler ya biz Müslümanız iyi ya haydi vazifenizi icra eden.
Ekranlarda boy gösterip her gün beyanat verenler şu dillerine doladıkları hamiliği buyursunlar belediyelerinde icra etsinler gerçekten samimiyetlerimi, aldıkları büyük şehir belediyelerinde binlerce masum ülkücüyü işten attılar peki yerlerine kimler alındı tabiki PKK’ lılar, bunları dinleyip çemkirenler bay Kemal’e sorun bu işçilerin anası, babası, çocuğu, geçindirmekle mükellef bir ailesi yok mu?
Vicdandan bahsedenler ölüden kredi çıkartmaya çalışanlar görevinizi icra ediniz. Devlet adamlığı çok basit sıradan bir memuriyet değildir, noter hiç değildir ama şu rezalete bakınız ki o makama oturacak olan şahıs sadece orada bir kişinin oturması gerektiği için koltuk işgal edecek yani 1980 öncesi duruma dönecek yine krizler, anlaşmazlıklar çıkacak, işte şimdiden ip uçlarını veriyorlar ‘’Cumhur başkanı içeriden veya dışarıdan olsun, genel başkanlar doğrudan karar süreçleri içinde imza yetkisine sahip olarak bulunacaklar. Genel başkanlar cumhur başkanı kadar, cumhur başkanı gibi ister içerden, isterse dışarıdan olsun her stratejik karara da imza yetkisine sahip olacak’’ Vekil listelerine gelince elbette iki partinin listelerinden seçime girecekler aldıkları vekillerden bir kısmı elbette partilerine gidecekler bir de ters düşerlerse veya bir dolara satılırlarsa işte o zaman seyreyle cümbüşü.
Bu kafamı ülke yönetecek Peşmergeyi 29 ekimde topraklarımızdan geçiren, atamızın türbesini kaçıran bu zavallımı devlet idare edecek soruyorum sizlere yarın batı bölgemizden de çıkar oraları yunana bırakırsak şaşmayalım.
Kişilerin fikir ve düşünceleri Türk milleti yararınamı yoksa zararınamı iyi irdelenmesi şart bazen geri dönüşü olmayan yollar vardır ve devlet idaresi ciddiyet ister. Bil hassa göz bebeğimi, medarı iftiharımız komuta kademesine dil uzatmak hangi aklın işidir, kime hizmet eder onu da siz sahip çıkanlar düşünün, hani şerefi arıyoruzya işte tamda kışlanın önünde kaybettik . ‘’ Karıyerist kafadan asla hayır gelmez. Onun için komuta kademesi haddini bilsin. Siyaset askerin işi değildir. Herkes haddini bilecek. Herkes bulunduğu makamın ne olduğunu bilecek. Siyaset mi yapmak istiyorlar?
Çıkartsınlar o kutsal üniformaları dizilsinler Erdoğan’ın yanına’’ Şimdi sormak gerek 1960 ihtilali, 1972 muhtırası kime niçin verildi, kimler dayatma yaptı mesela rahmetli Menderes’in idamı kimin isteği doğrultusunda oldu? Sorular çoğalır şeref sıfatı azalır. Ayak oyunları her devirde zuhur etmiştir rakibini doru dürüst politikalarla yenemeyeceğini anlayan bu insani duygulardan uzak şeytanlık yaparak alt etmeye yönelirler. Hiç bi zaman reel politikalar izlemezler. Türk siyasi tarihinde bunların örnekleri mevcut yeter ki araştırın öğrenin. Bay kemalden belediyelerde işten atılan ülkücülerin ya işe iadesini yada bunların çocuklarının iaşesini karşılamasını en doğal istek olarak talep ediyoruz diyor ya ülkücüleri hamisiyim e o arkadaşlarda bizden haydi bakalım göster samimiyetini.
Asalet boydan değil, soydan gelir. İktidar olmak için kırk takla atanlar, her türlü kirli pazarlığı yapanlar, her ne surette olursa olsun bir gün mutlaka bu millete ihanetlerinin hesabını verecekler.
‘’ Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın’’



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
