‘’Muhit’de denmiştir ki : Bir kimse küfür olduğunu bilmekle beraber, küfür olan lafzı söylese, eğer inanaraktan telaffuz, etti ise, kafir olur. Eğer inanmadan veya o lafzın küfür olduğunu bilmeyip söyledi ise fakat lafzı kendi isteği ile söyledi ise, Amme-i ulamaya göre kafir olur. Bilgisizlik (cehl) ile özür olmaz.’’ (Molla Hüsrev)
İnsanların hal ve hareketlerinden doğan sonuçları kabul etmemek, tepki göstermek, bunu yaparken hakaret derecesini aşıp küfre yönelmek, insan olmanın en aşağı halidir (Belhüm adal).
Dil nasıl kullanılırsa o şekilde hitap eder, mesele kalbin ve niyetin bozuk olmasından hasıl olan sonuç. Hiç bir canlının kafasında yarattığı düşünceler bir başkasının görüşleri ile birebir örtüşmez.
İnsanlar kendilerine karşı yapılan hakaretleri, söylemleri aşırı tepki ile, ancak kendileri yaptığı vakit doğal olarak karşılamaktalar. Siyasi harekette malum seçildiği partiyi beğenmeyip başka siyasi partiye geçmek olmaması gerekirken, ne gariptir cereyan etmekte, istifa eden kendi partilerine geldiği vakit sorun yok, ancak üyelerinden birisi istifa edip değiştirdiği zaman aşırı tepkiler, hakaretler havalarda uçuyor, aile büyüklerine hakarete varan sözler sarf ediliyor.
İnanç sistemimizde haramlardan birisidir, şayet iman ettiysen, önce öfkeni koruyacak onu şiddet ve hakarete varmadan sabırla dizgin altına alman gerekecek. Sokağı bırakalım, evin içinde cereyan eden bir tartışmada öfke kontrolü yoksa bu istenmeyen sonuçları doğuracak, buradaki sorun sokağa yansıyacak, her hangi bir olumsuz harekette şiddete yönlenecek.
Siyasette baş döndürücü transferler geçmiş tarihimizde cereyan etmiş yolu açılmıştır ‘’ Güneş Motel’’ hadisesi kara bir leke olarak maalesef tescillenmiştir. Bugüne kadar muhalefet cumhur ittifakında çatlak oluşması için var gücü ile hareket etmekte MHP nin bölünmesi ve desteklenmesi için İP’ e 15 vekil gönderdi, sırf baraj altı kalsın diye destek verildi, ancak garip olan rüzgar kayadan toz aparır edasıyla umduğunu bulamadı, yetmedi devşirmeler başladı sözüm ona bir zamanlar paye alanları satın alarak yazılı ve görsel basında boy gösterttiler, oda itibar görmedi.
Kazdıkları kuyuya kendileri düştü, bu sinir krizlerine sebep oldu, onun vermiş olduğu psikoloji ile saldırılar başladı. Parti içerisinde hakimiyeti sağlayamayan bir lider, otoriteyi dikta ile sağlamaya çalışmakta. Partisinden istifa edip kendine gelenleri gülle, kendisinden istifa edenleri söverek, hakaretlerle tehdit etmektedir.
Malum Keçiören Belediye Başkanı İP’ ten istifa ederek CHP den aday olur, ancak aşırı istek ve arzular, çevre ve şehircilik bakanı ile ilçesinin sorunlarını görüşmesi aksi tesir etti, hakaret ve küfre maruz kaldı, baskılar sonucu nihayetinde istifa etti vay senmisin istifa eden gece yarısı
Köpek
Yalaka
Hak ettiğin yerdesin sana yakışan yerdesin
Sende karakter olsaydı yola çıktığın Mansur Yavaş’ı satmazdın
Gün gelecek o yola çıktıklarını bir yere varacak sen o hak ettiğin yerde kalacaksın
Sen varya sen ne oradasın ne buradasın tam hak ettiğin yerdesin
Sana bir şey söyleyim mi seni doğuran ana senden utanır (saat 0011)
Bir tane bozuk tohum karınca ‘’özeleştiri, özeleştiri yapacaksın. İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur.
Yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. Bozuk tohum Mesut’la gidilmez, Mansur Yavaşla, Ekrem başkanla gidilir (Anka Ö.Özel)
Mansur Keçiören halkının iradesinden söz ediyor sayın yavaş siz nereden gittiniz, seni seçen seçmenin iradesine neden ters hareket ettiniz? Birde eleştirdiğin CHP’ ye gittin, şimdide çıkıp millet iradesinden bahsetmek absürtlüktür. Kurduğunuz partide bulunanlar bir zamanlar MHP den ayrılmadılar mı?
Burası Ülkücü iradenin vücut bulduğu yer değil mi?
Şimdi çıkıp iradeden bahsetme. ‘’ Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner’’ ‘’alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’’ üzerinizde Ülkücü gazilerin ve şehitlerin bedduası vardır ihanetin affı olmaz.
İP kurucuları hangi partide idiniz, istifa ettiğiniz partinin seçmenine ihanet değil mi?
Sonra gidenlere hakaret, küfür gani.
Peki siz istifa ettiğiniz vakit Devlet Bey hakaret etti mi?
Hareketi tarlada nadasa çekmeye çalıştınız, olmadı mahkeme kapılarına düşürdünüz, ancak sizi organize eden CHP umduğunu bulamadı ve şimdi ektiği tohumu biçiyor.
Unutulmamalı ki yılan eken ekin biçmez, ne ektiysen onu biçersin, fitne eken elbette ihanet biçer, ihanetin bahanesi olmaz. Baraj altı bırakmak için yazılı, görsel basında boy gösterenler, bir zamanlar paye alanlar hesap üstüne hesap yaptılar, ama Yaradanında bir hesabının olduğunu akıllarından geçirmediler, çünkü ALLAH korkusu ve vicdan yoksunlarısınız.
‘’ İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, oda sana öyle bakar.’’ (Mevlana)
Ramazanı şerifiniz kutlu olsun.
ALLAH’A EMANET OLUN.
Namık GEDİK



Niçin Kitap Okunur!
Özlemmm
Çalmayan Sadece Sen misin?
Siyaset ve Basın
O Kızıl Elmaya Ne Oldu?
