‘’İnsanlığın şerefi aklıyla, asaleti diniyle; şahsiyeti ahlakıyladır.’’ ( Hz. Ömer)
Yaşamış olduğumuz toplumun kurallarına, kaidelerine, gelenek, görenek ve inanç sistemine aykırı hareket edip, düzen bozmak, sapkın fikirlerin, adabı maşiret kurallarına ters ve yok sayarak aleni yapılan davranışlar.
Milletin huzur ve ahengini bozmak varlık sebebi olan yaşam standartlarına uymayan, sözlü ve görsel davranışları sergileyenler.
Bir milleti bir birine bağlayan, bekasını oluşturan kuralları ve kaideleri hiçe sayarak aksi hareket ederek nifak sokmak, ahlaki çöküşü temin etmek. Kriz, kaos, anarşi yaratarak toplumun dengesini bozup ar, edep ve utanma duygularını yok sayıp örnek gösterilerek idol olmaları sağlanarak hal ve hareketlerinin taklit edilmesi arzu edilmektedir.
Sporda başlayan bahis tantanası ve nihayetinde bizlere ünlü diye yutturulan, ekranlarda boy, boy gösterilen hatta reklamları yapılan bataklığa saplanmış güruhun itirafları, evet kutu açıldı, inciler, mercanlar saçıldı, gizli odalarda yapılanlar ne alemlermiş, özel jetlerde fuhuş, bize devamlı surette empoze edilen bu ne idüğü belirsiz güruh.
Bir bir itiraflar ve şantaj kayıtları beraberinde somut ikrarı getirdi, karakteri zayıf kişilikler, manevi duygudan yoksun sadece ve sadece menfaatlerini, yani her harekette bencilliklerini ön plana çıkartarak onurlarını ve edeplerini kaybederler, bu düsturda ahlaki düşünceleri olmayanlar zayıf karaktere haiz kişilerdir, çünkü tek düşünceleri günlük elde edecekleri menfaattir. Bu davranışlar aile yapısını bozduğu gibi, bozulan yapının millet vasfını yitirilmesine sebebiyet vermektedir, beraberinde şiddeti, uyuşturucuyu, fuhuşu teşvik ederek insani ilişkileri yozlaştırarak çöküşe sebebiyet vermektedir.
Muhafazakâr yapıya sahip olan milletin bu tutumunun kırılması yavaş, yavaş tefrikanın sokulması için 1932 yılında süfle alan sözde yazar, çizer ve aydınların düzenledikleri güzellik yarışmasıyla bunu başarmışlar ‘’ bir dönem Şeyhülislamlık yapan Hasan Fehmi Efendi’nin torunu Keriman Halis güzellik yarışmasına aday gösterilmek istenmiş ancak ailenin tutucu olması teklifin reddini getirmiş, yarışma iptal edilmiş, çeşitli çevrelerin ısrarı sonucu ikna edilerek tekrar seçim yapılarak birinci ilan edilmiş, özellikle neden bir Şeyhülislamlık yapmış zatın torunu üzerinde durulmuş bu analizi siz değerli okurlarım yapsın.
Bir ay sonra Belçika’nın SPA şehrinde yapılan yarışmada dünya güzeli seçilir, bu bilinçli bir şekilde hayat bulmuş, mesele Avrupa podyumlarında geleneğine, göreneğine, inanç sistemine aykırı olarak dünya güzeli seçilmiştir.
Batı için normal karşılanan bir takım davranışlar Türk Milletinin hayat felsefesine aykırıdır, buradaki mesele mevcut tutum ve davranışlar üzerinde sabotaj yaparak kırma ve alıştırma pratiğidir, malum çorapta meydana gelen sökük devam eder gider, düşünce ve akabinde planlama bu kapsam dahilinde uygulanmaktadır.
Güncel olarak teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması faydalı olduğu kadar, yıkıcı ve yakıcı faaliyetlerin sahaya sürülmesi toplumun ahlakını bozmakta, yozlaşmaya doğru sürüklenmekte, magazin programları ile propaganda yapılmakta.
Aile içerisindeki sorumluluklarını bir tarafa bırakıp gününün tamamını sosyal medyada geçirmek insanın dar bir alana hapsedilmesi anlamına gelir, bu ilerledikçe psikolojik travmalara ve yalnızlığa yelken açar, bundan hasıl olan derin yaralar toplumun temelini sarsar, yetkililerin bu hususlarda acilen sıkıntının büyümesine müsaade etmeden tedbir almaları elzemdir. Cephelerde yenilmeyen milletin milli kültür alanında yozlaştırılması, biz olmaktan çıkıp ben olması alarm zillerinin çalmasına sebep olmaktadır.
Bilinçli bir şekilde hali hazırda yazılı ve görsel olarak teşhir edilmektedir, bilhassa hafta sonları milli kültüre yönelik yayın yapması gerekenler bataklığa saplanmış, yozlaşmış, her türlü ahlaksızlığı rezaleti sergileyenleri gündemde tutarak örnek kişilikmiş gibi afişe etmektedirler.
Bu tip yayıncılığa engel olmak demokrasiye aykırı değil, durdurulamazsa millet olma özelliklerinde ağır tahribata yol açacak, gece saat 00 da milli kültür programları düzenleyenlerin hafta sonları uygun saatlerde sunulması yararlı olacaktır.
Milleti millet yapan hasletleri hiçe sayanlar bu mihmalde tutum, davranış sergileyen yazılı ve görsel basına çeki düzen vermek makamları işgal edenlerin asli vazifesidir.
Kimin neye nasıl inandığı, kimseyi ilgilendirmez, ancak demokrasi çoğulcudur, emperyalistlerin uşağı ve kölesi olmuş azınlıktaki yayıncı, yazar, çizer, spikerlere bu hususta gerekli ikazlar yapılarak toplum geleneğine, ananesine, örf ve adetlerine aykırı hal ve harekette bulunanların afişe edilmesi önlenmelidir.
‘’ Irz ve namustan mahrum olanlar, Millet ve vatan hissi taşımazlar, böylelerinden sakınmalıdır.’’ (Mevlana)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK



İnsanı Geçmişiyle Taşlamak
Bir Annenin Gözünden Epstein
Yan Baktın!
Diyarbakırlı Ramazan Hoca
Ekabir
