(Bir Ülkenin İçinden Geçen Gece)
Bu şehir artık sabahı hak etmiyor.
Güneş doğuyor ama aydınlık yok.
Çünkü ışık bile kimin üzerine düşeceğini seçmek zorunda bırakılmış.
Sokaklar kalabalık—ama kimse birbirine değmiyor.
Herkes aynı cümlenin içinde,farklı korkularla susuyor.
Bir çocuk vardı mesela, geleceği çiziyordu defterine.
Sonra biri geldi, silgi bile kullanmadan sildi hepsini.
Söyle bana—hayallerimi kim çaldı?
—
Birileri konuşuyor sürekli,ama kelimeler boş.
Çünkü gerçek,yüksek sesle söylenince tehlikeli oluyor.
Adalet denilen şey artık bir kelimeden ibaret.
Anlamı var ama yeri yok.
Ve en garibi—herkes bunu biliyor ama kimseilk cümleyi kurmuyor.
—
Gece uzuyor burada.Sadece saatlerde değil, insanın içinde.
Uykuya dalanlar bile rahat değil.Çünkü rüyalar bile izleniyor gibi.
Bir pencere açıyorsun,temiz hava değil,yorgunluk doluyor içeri.
—
Bazıları kayboluyor,ama “kayboldu” denmiyor. Bazıları susuyor, ama “susturuldu” denmiyor.
Kelimeler bile korkuyor artık—yanlış yerde durmaktan.
—
Bir zamanlar umut vardı bu topraklarda. Şimdi hatırlayan az, inkâr eden çok.
Çünkü hatırlamak yük getirir insana. Unutmak ise rahatlatır—en azından bir süreliğine.
—
Ben bağırmak istiyorum, ama sesim bana geri dönüyor. Duvarlar cevap vermiyor, çünkü onlar da biliyor.
Bu düzen, yanlışlıkla kurulmadı. Bu sessizlik, tesadüf değil.
—
Söyle bana—hayallerimi kim çaldı?
İbrahim Küçükler



Niçin Kitap Okunur!
Özlemmm
Çalmayan Sadece Sen misin?
Siyaset ve Basın
O Kızıl Elmaya Ne Oldu?
