‘’Gizli yanan ateşin közü olmaz. Gül dikeni hor görse de diken güle batmaz. Mekanlar ayrı olsa da gerçek dost unutulmaz’’
Yarenlik etmek, dertleşmek, içini dökerek beyinde oluşan tıkanıklığı gidererek vücudu rahatlatmak. İnsanlar konuşmak sureti ile bir birlerini anlama, var olan sorunları çözme imkanı bulurlar, Kestirip atmak, sert çıkış, hiç görüşmemek çözümsüzlüğe yelken açmak demektir, içinden çıkılamaz hal alır. Devlet meselesi olunca işler daha farklı bir boyut kazanır. Konuşarak, kavga etmeden, tartışarak, birlik ve beraberlik içerisinde daha rahat müsbet sonuç elde edilir. Bu milli bir görevdir.
İletişim kurmamak, sert çıkışlar, oraya, şuraya gitmememe serzenişleri çözümsüzlüğe, yani kaosa sürükler. İnsanların iki gözü vardır, elbette görür, ancak işin içerisinde olanla dışarıdan bakan farklı görür, eksikleri ve tamamlayıcı fikirleri önerir, bu ancak ve ancak düzgün iletişimle mümkün olur. Yıllarca ülkemizde siyasiler doğru zeminde tartışma yerine devamlı surette kavgaya yönelik davranış ve tutum sergileyerek milleti iki kutuba ayrıştırmıştır. Kimi zaman genelin benimsediği kültüre şiddetle karşı çıkarak cephe açmış ve bundan istifade edenler olmuştur.
Cumhuriyetin kuruluşundan on beş yıl sonra başlamış ve halen bu gelenek sürdürülmek istenmektedir, oysa halk milli meselelerde bir ve beraber görmek arzusunda, milletin ve devletin güvenliği gibi hassas konularda duyarlı olmayı istiyor. Ülke ve insanımızın menfaatine oluşan gelişmelerde pasif değil aktif, destekleyici hal ve tutum sergilenmelidir, oysa bırakın uzlaşıyı bir teskerede dahi yan çizmekte, geri adım atmaktadır, gelişen savunma sanayiinden rahatsız olanlar mevcut, bu şahısların kendilerine veya egolarını yükseltecek bir durum değildir.
Meyveli ağaç taşlanır, ancak taşı atan içeride ise o gelişime ve donanıma karşı olma anlamı ifade eder. İktidar ve muhalefet bir birlerini eleştirirken üsluplarına dikkat etmeli belden aşağı asla inmemeliler, bu bir nevi örnek teşkil etmektedir. Toplum önderleri hal, hareket ve söylemlerine azami özen göstererek örnek şahsiyetler ihtiva etmelidir. Gerek aile yaşantısı, gerekse davranışları dikkat cezbetmektedir, bu pencereden bakılınca attığı adımı, nereye bastığını bilmek zorunda, abuk subuk beyanatlar, hareketler, itici sözler kazandırmaz kaybettirir.
Siyaset millet ve devlet yararına yapılmaktadır, bu doğrultuda hareket toplumda birliğe ve beraberliğe sebep olur ki kutuplaşmalar ortadan kalkar, insanlar bir birlerine sevgi ve saygı ile bakarlar, bunu temin etmek sorumluluk alanların omuzlarında yüktür, bu yükü sırtlanıp zirveye taşıyanlar devlet adamı, aksi hareket edenler ise tarife hacet yok malumun ilanıdır.
İşçi bayramı adı altında kutlama yapılıyor izlenimi vererek yeni bir gezi hadisesi hortlatma manevrası yapıldı, klasik hareket, ben gelir konuşurum meydanı terk eder etmez siz gereğini yapın düşüncesi siyasetin bel altı vuruşlarıdır, sağ duyu hakim olmuş kurgu yapanlar elleri boş dönmüştür. Çiçeği burnunda muhalefet lideri bay bayın aksine cumhur başkanı ile bir araya gelip görüşecek temennim yukarıda izah ettiğim gibi iyi niyet hasıl olur, arkadan şişeleri devirmez zira kuru gürültü çıkartır sonra mum ışığı gibi söner gider.
Aklıma 17 ağustos 2015 geldi hani bir zamanlar batının sevdiği Haburcu, Dolmabahçeci, Oslocu, türbe kaçıran, meğri, meğri diye mırıldayan bir bb vardı, o tarihte hükümet kurmak için istikşafi görüşmeler yaptı MHP lideri Dr. Devlet Bahçeli’yi de ziyaret etti, tam 2.5 saat sürdü sonra çıktı ‘’ hükümete ortak olmuyor‘’ oysa teklif edilirse pazarlık için bakanlık dağılımı hazırdı, ancak müptezel azınlık hükümetine destek vermek için teklifte bulunur, tabiiki bu kabul görmez, basına ‘’ koalisyonu kabul etmedi’’ açıklamasında bulundu. Siyaseti böyle yalanlarla dolduranların sonu hep hüsran olmuştur. Şimdi bir balon şişti yerel seçimlerde başarı yakalamış zafer edası ile fink atıyor, değişik bir şeyler yaparak gündem oluşturma gayretinde, fakat millet yemez niyet farklıdır, şirin gözükerek el altından arı kovanına çomak sokmak istiyor, bunun en büyük delili işte 1 Mayıs’ta yaşananlar, fitili ateşledi geçti karşıya seyre daldı.
Bu millet ne çektiyse daima ben diyenlerden, arzu ve isteklerini despot şekilde empoze etmek isteyenlerden çekti. Elbette uyumlu, diyaloğlar kurulsun, yıkıcı değil yapıcı olsun, o vakit ülke kalkınmada daha hızlı çağ üstü zirveye oturur, ancak yapılanlar hiçe sayılıp, yıkmak için el oğuşturanlar olursa o vakit ne uzlaşı nede samimiyet kalır. İçten pazarlıklar bir kenara bırakılarak gelecek nesillere güvenli, refah seviyesi yüksek, dirençli doğru istikamet temin edilmelidir, söylemlerle eylem bir olmalıdır ki huzur gelsin.
Yaşanan her olayda kendine kıssa çıkartmayanlar günlük hayat sürenlerdir, böyle bir hadisenin zuhuru hiç bir vakit gelecek vaat etmez sonu daima hüsranla biter, ömürleri kelebek kadar olur. Devleti önce, sonra ahalisini, daha sonra kendini düşünenler her zaman kahramandır, söylemle değil yaşamakla olur.
‘’ Ağaç dalındayken bilmezmiş yaprağın kıymetini. Düşünce anlarmış onu ne kadar sevdiğini …’’(Mevlana)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
