Heri Haber

Edep Yahu!

Edep Yahu!
İbrahim KÜÇÜKER( [email protected] )
15 views
08 Mayıs 2026 - 19:33
Son Güncelleme: 8 Mayıs 2026 19:34

“Saygılı ol.” “Efendi ol.” “Haddini bil.”
Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz bu sözler, kulağa güzel gelen bir ahlak öğretisi gibi duruyor.
Gerçekten de saygı, edep ve ölçü olmadan toplum kabalaşır, insan ilişkileri çürür.
Fakat insan büyüdükçe başka bir gerçekle yüzleşiyor:
Biz gerçekten ahlak mı öğreniyoruz…
Yoksa güçlülerin karşısında küçülmeyi mi?
Bugün toplumun her alanında görünmez bir hiyerarşi var.
Ve bu hiyerarşi çoğu zaman “edep” adı altında korunuyor.
Bir devlet dairesine gidiyorsun mesela…
Hakkın olan bir şeyi soruyorsun.
Karşındaki memur, sanki devletin sahibiymiş gibi: “Sen devlet memuruyla konuştuğunu biliyor musun?” diyebiliyor.
Aslında bu cümlenin gizli anlamı şu: “Yerini bil.”
Oysa o memur da maaşını halkın vergisinden alan bir kamu görevlisi.
Ama toplum olarak makamı insandan büyük gördüğümüz için birçok insan refleks olarak sesini düşürüyor, geri çekiliyor, hatta özür diler gibi konuşmaya başlıyor.
Aynı şeyi dini yapılarda da görüyorsun.
Bir şeyhin, hocanın ya da cemaat büyüğünün karşısında insanlar normal insan gibi davranamıyor.
Bacak bacak üstüne atmaktan çekiniyor, gözünün içine bakarken bile geriliyor.
Sanki karşısındaki insan değil de dokunulmaz bir makam…
En küçük eleştiri ise hemen “edepsizlik” ilan ediliyor.
“Hocaya karşı öyle konuşulur mu?” “Şeyhin yanında haddini bil.”
Halbuki sorulan soru belki de gayet normal: “Neden?” “Bu doğru mu?” “Bunun dindeki yeri nedir?”
Ama bizim toplumda soru sormak çoğu zaman saygısızlık sayılıyor.
Çünkü insanlar hakikatten çok otoriteyi korumaya alışmış.
Ve işin daha tehlikeli tarafı şu:
Bizde değer vermek çoğu zaman ölçüyü aşarak kutsallaştırmaya dönüşüyor.
Bir hocanın ya da şeyhin yanına gidiyorsun…
Daha oturmadan insanlar el pençe oluyor.
Konuşurken sesi titreyenler var.
Sanki karşılarında etten kemikten bir insan değil de hata yapmaz bir makam duruyor.
Kimse yanlışını söylemiyor.
Kimse “o da insandır” diyemiyor.
Çünkü toplum, saygıyla kutsamayı birbirine karıştırmış durumda.
Ve insan psikolojisi, sürekli yüceltilmeyi çoğu zaman kaldıramıyor.
Bir insana yıllarca: “Sen seçilmişsin…” “Senin kalbin farklı…” “Sen hata yapmazsın…” “Sen Allah dostusun…” dersen, bir süre sonra o insan da kendisini sıradan biri gibi görmemeye başlıyor.
Önce fikirleri sorgulanmaz oluyor…
Sonra sözleri mutlak doğruya dönüşüyor…
Sonra insanların vicdanı yerine düşünmeye başlıyor…
Kiminle evleneceğine karışıyor,
nasıl yaşayacağına karışıyor,
kime oy vereceğine karışıyor,
hatta insanların Allah ile arasına bile girmeye başlıyor.
Çünkü artık kendisini sadece bir insan, bir öğretici, bir nasihatçi olarak görmüyor.
Farkında olmadan kendisini Allah’ın dininin sahibi, hatta adeta Allah’ın yeryüzündeki vekili gibi görmeye başlıyor.
Ve ironik olan şu ki;
onu bu hale getiren biraz da toplumun kendisi oluyor.
Çünkü biz, insanlara hak ettiği saygıyı göstermek yerine; onları ulaşılmazlaştırıyor, dokunulmazlaştırıyor, kusursuzlaştırıyoruz.
Halbuki kusursuzluk yalnızca Allah’a aittir.
Sadece devlet ve din alanında da değil…
Bir holding patronunun yanında insanların tavrı değişiyor.
Garson bile zengin müşteriye başka, sıradan müşteriye başka davranıyor.
Bir ortamda itibarlı biri varsa herkesin sesi yumuşuyor, dili değişiyor, omurgası eğiliyor.
Bir genç yüksek sesle fikrini söylese “terbiyesiz” deniliyor;
aynı tavrı makam sahibi biri yapınca “ağırlığını koydu” deniliyor.
İşte toplumun bilinçaltına yerleşen hastalık tam burada başlıyor.
Biz insanlara küçüklükten itibaren ahlaktan çok statüye göre davranmayı öğretiyoruz.
Kime karşı eğilineceğini, kimin yanında susulacağını, kimin karşısında sesin kısılması gerektiğini öğretiyoruz.
Ve belki de bu yüzden, gelişmiş toplumlarla aramızdaki en büyük fark teknolojiden önce insan psikolojisinde ortaya çıkıyor.
Avrupa’da sıradan bir vatandaş belediye başkanıyla konuşurken sesini kısmıyor.
Polise soru sorarken titremiyor.
Profesörle konuşurken kendini aşağı hissetmiyor.
Çünkü orada sistem, insana çocukluktan itibaren şunu öğretiyor:
“Sen de insansın.”
Bu yüzden insanlar özgüvenli ama kaba değil.
Rahat ama saygısız değil.
Devlet görevlisine saygı duyuyorlar ama korkmuyorlar.
Öğretmene değer veriyorlar ama kutsamıyorlar.
Bizde ise birçok insan makam görünce refleks olarak küçülüyor.
Sanki karşısındaki insan değil de başka bir tür…
Çünkü bizde saygı, çoğu zaman eşit insanlar arasındaki nezaket değil; alt tabakanın üst tabakaya karşı geliştirdiği kontrollü bir davranış biçimine dönüşmüş durumda.
Bu yüzden birçok insan; amirinin yanında başka,
zenginin yanında başka,
halkın içinde başka biri oluyor.
Çünkü karakter değil, güç merkezli bir saygı anlayışı oluşmuş durumda.
Halbuki gerçek ahlak, güçlüye göre şekil değiştirmez.
Gerçek edep; fakire nasıl davranıyorsan zengine de öyle davranabilmektir.
Gerçek saygı; makamdan korkmak değil, insana insan olduğu için değer vermektir.
Gerçek tevazu ise; kendini ezdirmek değil, kibirlenmeden dik durabilmektir.
Bir Müslüman’ın vakarı da tam burada ortaya çıkar.
Şeyhin karşısında eğilmeden edepli durabilmek…
Devlet görevlisinin karşısında ezilmeden konuşabilmek…
Zenginin karşısında nimetini Allah’tan bilip küçülmemek…
Çünkü kula kulluk, hiçbir zaman ahlak olmadı.
Belki de bugün toplum olarak en büyük problemimiz şu:
Biz saygıyı karakterde değil, güçte arıyoruz.
Bu yüzden insanlar adaletten çok nüfuzun, ahlaktan çok makamın, hakikatten çok otoritenin peşinden gidiyor.
Ve böyle toplumlarda çocuklar ya ezilmeyi öğreniyor…
Ya da güç bulunca ezmeyi.
İbrahim Küçüker

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Pendik Escortbuy tiktok followersPendik EscortKadıköy Escortpostegro girişAnadolu Yakası Escortbuy followers twitterDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetgrandpashabetslotograndpashabetramadabet güncel girişramadabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobethttps://sweethomemedical.com/funbahistümbetbetosferdeneme bonusuCasitapCasitorosCasino Spinotaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbet1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren siteleristanbul escortgrandpashabetgrandpashabetmanavgat escortmeritkingpokerklasPusulabetslotbarpalacebet girişperabetbetlikerealbahiscasibomcasibom girişmarsbahisperabetdeneme bonusu veren sitelerparmabetJojobetQueenbetBetcioJojobetGalabet girişGalabetganobetbetgitholiganbetpalacebetextrabet girişextrabetgalabetroyalbetlocabetholiganbet girişcasino apisloganbahis kayıtpokerklasrealbahisrealbahismeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetimajbetbahiscasinobetzularomabetmatadorbetmatadorbetjojobetJojobetmeritkingbahiscasinocasinopercasinopercasinofastmatbet güncel girişsekabet girişpusulabet girişvdcasino girişbetebetvdcasino girişholiganbetbetebetmarsbahisBetwooncasibomcasibom girişbetexper girişsonbahis girişsonbahissonbahisbetpuan girişcasinowonbetpuancashwin girişbetplaycashwinesbet girişMercurecasino güncel girişesbetbetbey giriştambet güncel girişbetbeytambet girişwbahis güncel girişJojobettambetwbahis girişwbahisnesinecasinoCasibomsweet bonanzaMarsbahisdizipalCasibomJojobetbetpuan güncel girişmarsbahismatbetmatbetsekabetimajbetpusulabetvdcasinocasibomjojobetholiganbetgrandpashabetbetixirtaksimbetsekabetmatbet