Bazı isimler vardır; zaman onları unutur gibi görünür ama onlar zamanı unutturur.
Bazı ömürler vardır; dar siyasetin, çıkar hesaplarının içine sığmaz; inancın ve ahlakın yükünü taşır.
REİS… Sen, bu çağın gürültüsünde istikametini kaybetmeyen nadir yol erlerindendin.
Siyaseti bir makam meselesi değil, bir emanet bildin.
Davanı kuru bir söylem değil, “İ’lâ-yı kelimetullah” niyetiyle taşınan bir kulluk şuuruyla yürüttün.
Sözün de, susuşun da aynı hakikate yaslanırdı; doğruyla yanlışın, menfaatle sadakatin birbirine karışmadığı bir çizgi.
Senin yolun; yalnızca meydanların değil, gönüllerin yoluydu.
Bir yanın mücadeleydi, bir yanın teslimiyet…
Elinde irade, kalbinde edep, dilinde dua taşıdın.
Serdengeçtiliğin cesaretten, alperenliğin hikmetten beslenirdi.
“Üşüyorum” dediğinde, bir hapishanenin soğukluğundan öte…
bu çağın vefasızlığını, bu milletin sahipsizliğini haykırıyordun.
O söz, bir vedadan değil; bir mirastı.
Anlayan için derin bir sızı, anlamayan için sadece bir cümle…
Ardından yürüdüğünü söyleyenler çoğaldı.
Adını diline dolayan çok, yükünü omuzlayan az.
Varlığında seni anlamayanlar, yokluğunda seni anlatır oldu.
Ama dava, isimle değil, istikametle taşınır.
Ve istikamet, menfaatle değil, sadakatle korunur.
REİS…
Sen yaşarken yanında duramayanlar, şimdi adının gölgesine sığınıyorsa;
o gölge onları büyütmez, sadece hakikati daha görünür kılar.
Adını pazara çıkaranlara, hatıranı menfaate çevirenlere sözümüz nettir:
Utansınlar!…
Çünkü sen;
siyasetin kirine bulaşmamış bir ahlak,
davanın yükünü hafifletmeyen bir omuz,
ve bu toprakların irfanıyla yoğrulmuş bir ömürdün.
Bugün geriye kalan bir hatıra değil;
bir ölçü, bir mihenk taşı…
Bir yön, bir sızı, bir hasret…
Her anıldığında içimize düşen ince sızı,
her duada yankılanan bir özlem…
Sen artık bir hatıra değil, bir hasretsin.
Bir yol, bir yük, bir miras…
Ve her nefeste yeniden doğan.
REİS…
Sen gittin, ama ardında bir iz değil, bir istikamet bıraktın.
Ve biz, o istikametin yetim kalmış yolcularıyız.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
İbrahim Küçüker



Niçin Kitap Okunur!
Özlemmm
Çalmayan Sadece Sen misin?
Siyaset ve Basın
O Kızıl Elmaya Ne Oldu?
