‘’İki çeşit insan vardır. Zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen. Zaman geçtikçe yüzsüzleşen.’’ (M. Akif)
Dünü başka, bugün farklı olanlar, saati saatine uymayanlar, geçmişte söylediklerinin şimdi tam tersini icra edenler. Kısa tarifi; Bir davranışın düşüncenin veya ifadenin kendi içerisinde mantıksal bütünlüğü haiz olmaması, tezatlıklarla sarmal olması. Psikolojideki karşılığı ‘’bilişsel çelişki’’ bir kişinin, birbiri ile çelişen inanç, düşünce ve değerlere sahip olması yada inandığı şeylerin aksine davranması.
İlmi olarak ta tespit edildiği gibi, günümüz insanında bu çok yaygın bir hal aldı, dünü hatırladığım vakit elbette zamanın getirileri ve gelişen ilmin ve bilimin ışığında geçmişte doğru bildiklerimiz bugün yanlış olabilir bu hakikattir, kendimizi o doğrultuda dizayn ederiz, ancak savunduğumuz inanç, fikir, düşünce güncel minvalde erozyona uğratılıyorsa, ana temayı unutup tam zıddı şekillenirse o zaman yukarıda psikolojinin tarifine tam manası ile oturur, kişilik bozukluğu hasıl olur, yani ak’a kara, karaya ak dersek işte tamda tarifi bu olur.
Bu davranışları etkileyen en büyük faktör karakteri gelişmemiş beyninde oluşan, sadece ve sadece nefsin arzu ve istekleri istikametinde ilerlemesi yani bencilliğin getirileri.
Geçmişi asla unutma, kendini zaman zaman hesaba çek ve terazide tart eksilmişmisin, artmışmısın, zira günümüz teknolojik ve kültürel gelişmelerle ilerliyor ayak uyduran kalır, uyduramayan zamanla kitle içerisinde eriyerek kaybolur.
Bu tavır ve davranışlar siyaset sahnesinde çok sık görülmekte, dün tu kaka dediklerini şimdi göklere çıkartıyorlar, atalarımızın dediği gibi ‘’ Kör ölünce badem gözlü olur’’ misali açık ve net çıplak gözle rahatlıkla hadiseler cereyan etmektedir, insanın garibine giden yakın tarihimizde bizlerinde canlı şahit olduğumuz hadiselerde sözler, hakaretler havada uçuştu, aradan geçen zaman yaptıklarını unuttular ki şimdi övgü dolu sözler sarf ediyorlar, yukarıda bunun tarifi çok güzel yapılmış ne eksiği nede fazlası var.
1992 yılında meydana gelen siyasi ayrılıklarla sarf edilen sözler hiç bir zaman hafızamızdan silinmedi, bizler balık hafızalı değiliz, her hadisenin dününü ve bugününü gayet net hatırlıyor ve bilgi sahibiyiz, hal bu durumda iken dün bu olaylar sanki hiç yaşanmamış gibi rahmetli Başbuğ şimdi ‘’devlet aklı’’ oldu videoları sosyal medyada cirit atıyor, kendi kendime soruyorum rahmetli bu denli sevilen sayılan, devlet adamı niteliği kazandırtılan bir zamanda diliminde madem çok değerli idi neden hakaretler ederek ayrıldınız?
Çeşitli iftiralarda bulunuldu?
Ya siz yanlışsınız, yada rahmetli. Geçmişte ne ise sonrası da aynı doğrultuda ilerlemiştir.
Üzülmemek elde değil varlığında değerini bilmediğiniz, ölümünden sonra sözlerine itibar ettiğiniz adama övgüler yağdırıyorsunuz.
Ne değişti, söylemleri, kitapları, yazıları, yorumları yapay zeka ile mi süslendi?
Ya bizler anlamakta güçlük çekiyoruz, yada bilerek algı yaratma peşindesiniz. Partilerinin tüzüğünde ona haiz bir söylem, resim yok, ama lafa gelince mangalda kül bırakmıyorlar. Bir insan ya kötüdür, yada iyidir, ikisi bir arada asla olmaz, tekrar dünyaya gelip fikir ve düşüncesini değiştirmedi, şuan olmadığına göre bu değişim aslında sizlerin kafasında var.
Psikolojik olarak rahatsızlık olabilir, zira bugünü ve geçmişi ile çelişkili, bir nevi ikircikli olur. Bir kişi hem sevip, hem sevmeme, istemek ve istememek, zıt duyguların zuhuru akıl ve kalbin değişik yönlere çekilmesi birbiriyle inatlaşması kişinin dışa yansımasında tutarsız davranışlara sebep olmakta.
Bu tip hal ve davranışlar kişiler arasında güven duygusunu zedeliyor, inandırıcılık ortadan kalkıyor, dün söylediklerinin zıddını dillendiriyorsa psikolojik bozukluğun zuhurudur, kötü ya kötüdür, yada iyi daima iyidir, bunun alternatifi yoktur ki eşyanın tabiatına da aykırı, tezatlık oluşturur.
Nedamet duymak, pişman olmak elbette güzel nihayetinde yanlıştan dönülüyor, ama beden başka yerde, beyin başka mecrada geziyorsa iş sadece söylemlerde kalır, mesela düşündüklerimizi icraata dökmekle gerçeğe ulaşılır, aksi durumda kendimizle kavga eder dururuz, buda istikrasızlığa sebep olur, toplum içerisinde kıymeti harbiyesi kalmaz.
İtimat çok önemli bir vasıftır, her insanın yerine getireceği bir kavram değildir, adaletli, ahlaklı, faziletli, erdemli olmakla olur. Sağlam kafa, sağlam vücutta olur, yani beden ve zihin sağlığının paralel bir şekilde hareketi ile mümkün olur. Fizikken ve beynen bütünlük, aynı istikamette ilerlemek, insanı kamil olmanın vasıflarından biridir, yaradılış gayesine uygun hayat tarzı sürdürülsün.
Tarih yanlışı da, doğruyu da kayıt altına alır ve zamanı gelince aşikar olur, cümle aleme yayılır, söyleyeceğiniz sözleri önceden tartın, ‘’yüz dinle, bin düşün, bir kelamda söyle’’ kem söz yalansa ve iftira ise mutlaka sahibini bulur. Her daim ölçülü düşünerek hasbihal edelim sonra yüzümüz kızarmasın.
‘’ Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkar eder.’’
(İbn-i Hldun)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK







Yorumlar