‘’Vatan hainlerinin milli kahraman gibi gösterildiği çok komik bir çağda yaşıyoruz.’’ (H.N.Atsız)
Gözünü daldan, budaktan sakınmayan, inancı için imanı gereği serden geçenler. Aldığı vazifeyi bi tamam karşılık beklemeden, nefsine değil, yaratılış gayesine hizmet eden, tarihimizde deliler diye nam salan yiğitler. Hiç bir menfaat beklemeyen sadece ve sadece ALLAH rızasını gözeten iman erleri.
Her millette olmayan, özel vasıflı kişilik sahipleri. Türk milleti tarih sahnesine teşrif etmesiyle devletleşmiş ve bunu koruyup kollayacak, sıkıntıya girdiği vakit sahneye çıkan adsız kahramanlar her devirde var olmuştur, ‘’alemde şer, Oğuz’da er bitmez’’ demiş atalarımız.
İnsanlık tarihinde devamlı surette devlet kuran, her yıkılan devletin yerine daha güçlüsünü inşaa eden ve yaşatan değerler, hiç bir ülkenin tarihinde böylesi yoktur. Bu millet Osmanlının yıkılışı ile küllerinden yeni bir devlet kurmuş, düşmanlarını topraklarından atıp ayağa kalkmış, ben varım demiştir.
Kahramanlar hiç bir vakit isimlerini zikrettirmezler, sadece yaptıkları icraat afişe olur, asla benlik davası gütmezler, devletinin verdiği vazifeyi eksiksiz fazlası ile yerine getirirler, yargılayıp ceza kesildiğinde sitem etmez, başka bir ülkeye şikayet etmez, yaptıkları işin ALLAH rızası, milletin geleceği olduğu bilinci ile hareket ederler. Bazen toplumun belli bir kesimi bilinçli veya bilinçsiz sahte kahramanlar yaratırlar, bunlar;
Vatan sever,
Atatürkçü,
Bağımsız Türkiye,
Tek yol devrim,
Bütün ülkelerin işçileri birleşsin,
İktidar namlunun ucunda,
Emekçiler göreve, genel greve,
Fabrikalar tarlalar, siyasi iktidar, her şey emeğin olacak. Okullarda boykotlar, eğitimin engellenmesi, beka vadisinde gerilla eğitimi başkent sokaklarında gerilla parkası ile gezmek, banka soymak, adam kaçırmak, askerle, polisle çatışmak, Çin ve Moskova’nın güdümünde destekli ve haberli hareket.
İstiklal marşı yerine enternasyonal marşı, yakalarda orak çekiçli rozetler, Atatürk’ün değil Marxsın, Leninin, Mao’nun felsefesini benimsemek, propagandasını yapmak. Bu olayları yapan ve yaşatanlar kahraman, bunlara karşı mücadele eden, devletinin yanında saf tutanlar hain, faşist.
Bu tiplerin yanında Türk demek, Millet demek suç, halkların kardeşliği demek normal.
Millet ırkçılığı çağrıştırıyor, halk ise insanların tümü olarak kabul görüyor, haddi zatında bakıldığı vakit Millet Bir aileyi tasvir eder, manalandırır, Halk yığınları; ortak hiç bir değeri olmayan topluluktur, bunların gelecek ülküleri yoktur, bazen zorluklardan doğan birlikteliklerdir, hiç bir zaman ortak tarih, kültür, inanç, dil birliği gibi kavramlar söz konusu dahi değildir, millet kavramının yozlaştırılması, geri planda bırakılması kozmapolit bir kitlenin zuhuru ve yıkım, bu Türk milletine husumet besleyenlerin ekmeğine yağ sürer, büyük lokma yutulmaz, ancak küçük lokmalar kolay yutulur.
Millet olma özelliğinin yok olması işgal altında olan soydaşlarımızın umut ışıklarını söndürdüğü gibi, özgürlük mücadelelerini sekteye uğratır.
Geçmiş zaman diliminde bizdeki yerli maşalar ve emperyalist, Komünist güruh dilimiz üzerinde oynamış tarihle ve akraba topluluklarla olan dil bağını koparmaya yönelik yenilik adı altında kelimeler türetip aradaki mesafeyi daha da aralayarak unutturma gayreti içine girdiler. Böyle bir hareketin engellenmesi için kahramanlar mücadele ettiler ve başardılar, hazmedemeyen hainlar ihtilallerle ve kalkışmalarla durdurmaya çalıştılar, kısmen başarılı olsalar da milli, manevi hareketi engelliyemediler. Torun dede arasındaki iletişimi koparamadılar.
Devlete yönelik terör eylemleri Avrupa ülkelerinde çok canımızı yaktı bilhassa ermeni terör örgütü, elbette finansmanı batı idi, ancak yukarıda da bahsettiği gibi ‘’ Alemde şer, Oğuz’da er bitmez’’ hesabı yiğitler destekçilerinin ininde kasaları ile yok ettiler. İşte kahraman budur, Devlete değil onun temeline balta vurana karşı dik durmak, karşılıksız sevmek, gerekirse uğrunda can vermek.
‘’ Yiğit olan sırrını kimseye demez, kötü kalbindekini dile getirir.’’ (Karacaoğlan)
ALLAH’A EMANET OLUN
Namık GEDİK
