‘’Terörün dili, dini, ırkı yoktur; hedefi doğrudan insandır ve insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçtur.’’
Uluslararası terörizmi finansa edenler, başka ülkelerin iç dinamitlerini ateşleyenler, ayrılıkçılıklara destek vermek suretiyle ülkelerin ilerlemesini sekteye uğratmak, gelişmeyi engellemek gayesi ile gerek inanç kavramı, gerekse etnik ırkçılığı körükleyerek bölme, parçalama ve küçülterek zayıflatıp işgal etme amacıyla planları yapanlar. Karşılarında direnç görünce kırmak, bertaraf etmek için her türlü alavere dalavereyi sahaya sürmekteler.
40 yıldır ülkemiz terörle mücadele ediyor, bu hususta çok şehit verdik, gelişmemiz engellendi, kendimizi güncelleyeceğimiz yerde terörden gözümüzü açamadık, maddi ve manevi yıpratıldık. Kimler finansa etti bunu?
Çok iyi irdelemek gerek ki bugün ateşi harlamak için planlar yapanlar, karşılarında dimdik duran, engel olarak gözüken kitleleri ve örgütleri kara propaganda ile yıpratmaya, etrafında oluşan insanları dağıtarak planlarını tedavüle sokmak istemektedirler.
Yeryüzünde fitneyi harlayan bundan nemalanan bir güruh var, bir yerlere bağlı olarak faaliyet gösteren silah tedarikçileri, ne kadar anarşi, kavga, gürültü çıkarsa o kadar mühimmat sevkiyatı yapar ve para kazanır. Zihnimizi şöyle bir zorlayalım Suriye’de bölücü örgütün finansmanı, lojistik desteği sağlayan kimler?
ABD silah, Fransa lojistik destek sağladı tünellerin yapımında kullanılan betonu ‘’ Lafarge’’ şirketi temin etti, Almanlar, Belçika, Hollanda, Yunanistan ülkelerinde faaliyet gösterttirerek maddi desteği temin ettiler, batı ülke sınırları içinde ve dışında kayıtsız, şartsız katkıda bulundular. Düşünün Suriye’de ABD desteğini çekince ağlayanlar, yalvaranlar oldu, bunlar şahitli ispatlı olarak hafızalarımızda kazılı, son İran ABD, İsrail savaşında İran’ın sınırları içerisindeki PEJAK’ı kullanmak için teçhizat gönderdi, ancak Türk hükümetinin baskısı geri adım attırttı.
Çevremize baktığımız vakit NATO ittifakına düşmanca husumet besleyecek sınır komşuları yok, ancak ne hikmettir etrafımızda ABD üsleri var Yunanistan, Bulgaristan, Irak, Suriye, Gürcistan, Güney Kıbrıs …
Bu ülkeler Türkiye’ye sınır komşular, hangisi ile itilafımız var?
Hiç birisiyle, ancak kuşatılmışız.
Bu bile aba altından sopa gösterildiğinin delili değil mi?
Nedenleri, niçinleri daima sorgulamalıyız ki diri olalım, tedbir alalım. Dış güçler malum ülkemizin ileri gitmesini, güçlenmesini istememektedirler, onu makul karşılarız da, ya içimizdeki devşirmeler onlara ne demeli? Milletin milli değerlerini koruyan, kollayan, savunan, yaşatanlar göz önünde bulundurup sahip çıkanları, kıskaç altına almak istenmektedirler, bunun içinde AB parlamentosunda rapor düzenlenerek Ülkü Ocakları’nın terör kategorisine alınması öneriliyor.
Ülkücülere elbette karşı çıkılacaklar, neden PKK veya sol örgütler değil de Ülkü Ocakları, bugüne kadar bu sözde ileri, medeni, demokratik ülkelerin sınırları içerisinde hangi anarşist faaliyetleri gösterdi?
Bankamı soydu?
Eylemler mi düzenledi?
Yağmamı yaptı?
Güvenlik güçleri ile çatıştı mı?
Haraç topladı mı?
Gösterebilirler mi?
Hayır asla. Peki sıkıntı ne?
Türk milletinin hasletlerini, töresini, kültürünü yaşatmak ve sahip çıkmak, çünkü milletin titreyip kendine dönmesini temin etmekte, kim olduğunu, hangi vasıfları iç dünyasında barındırdığını aşikar ediyor. Yüz yıllardır Türk milletine husumet besleyen batı kendi iç dünyasında cereyan eden asilikleri hiç bir zaman affetmemiştir, derhal gerekeni yapmış destekleyenleri de düşman olarak görmüştür.
Haklı olsa dahi savunulmalarına, beslenmelerine kati surette müsaade etmemiştir.
Ülkemiz onlar gibi Almanya Baader-Meinof, İspanya Eta, İtalya Kızıl tugaylar, İngiltere Ira, Yunanistan 17 Kasım terör örgütü…
Bunların örneklerini çoğaltmak basit, bizim burada izah etmek istediğimiz ülkemize karşı faaliyet gösteren ne kadar örgüt var ise batının kayıtsız şartsız desteği malum, şu yukarıda saydığımız örgütlerin hangi birisinin sınırlarımız içerisinde faaliyeti ve eğitim kampları mevcut?
Hiç birisinin peki onlar neden aleyhimize faaliyet gösteren ne kadar bölücü örgüt var ise desteklemekte?
Milletin varlığının teminatı olan Ülkü Ocaklarını terörle intisaplandırıp oylamaya kalkışmak millete yapılmış en büyük hakarettir, hoş tarihin tozlu sayfalarına bakalım devletin temeline dinamik koymak isteyen ne kadar hain var ise bünyelerinde asalak, piyon gibi beslediler.
Olmayanı olmuş gibi dünyaya yutturmaya çalıştılar, sözde ermeni olayları, bunun en büyük örneği asala terör örgütüdür, ab ülkelerinin göbeklerinde her gün bir elçimiz şehit ettiler, Fransa Paris Orly katliamı ( 15 Temmuz 1983) eylem planlayıcısı Varujan Garbisyan yakalanmış ancak bir müddet hapiste yatmış, sonra sınır dışı edilmiştir.
Türk’e ve Türk devletlerine ne kadar husumet besleyen anarşistler var ise her daim sırtları sıvanmış, Türk milletini savunanlar terörist ilan edilmiştir, vazifeleri tamam olup tedavülden düşenleri saf dışı bırakıp şartlı bize teslim etmişlerdir. Milletin varlığının teminatı olan kurum ve kuruluşlar kayıtsız şartsız desteklenmelidir.
‘’ İmtihan içinde imtihan vardır, derlen toplan da ufak bir imtihana satma kendini.’’ (Mevlana)
ALLAH’A EMANET OLUN Namık GEDİK
