‘’ İnsan inciyi denizden çıkarmayı bilmezse, o, ha inci olmuş, ha çakıl taşı! – ‘’ Yusuf Has Hacib
Başarı, bir işte inanarak çalışıp, emek harcadıktan sora gelen zaferdir. Daima eleştiririz, ancak zafer kazanıldığı vakitte küçümsemeden tebrik etmeyi, o sevince ortak olmayı biliriz. Öncelik millet yararına ve şartlarına uygun olması elzemdir. Ne demiş atalarımız ‘’ çalışan demir pas tutmaz’’ başarı beraberinde zaferi getirir, yeter ki inançlı ve kararlı ol.
Ülkemiz dış politikada büyük bir ivme kat etti, tahıl koridoru uzlaşmayla sonuçlandı, bu dünya ve ülkemiz için hayırlı bir haber. Antlaşmaya ülkemiz ön ayak oldu, masanın her iki ucuna iki ülkeyi oturtup, husumetli devletleri aynı düşüncede buluşturup, imza altına almak, her babayiğidin harcı değildir.
İkna edebilmek belirli bir plan dahilin de prensipler koymak, o istikamette her iki ülkeye de güven sağlamak, gözlemci olmayı, hatırı sayılır ülkeler başarabilir. Ben söyledim de o şekilde oldu, sözü pekte inandırıcı değil.
Söylemekle olsaydı mutlaka belirtisi olurdu, ben değişen hiç bir olay göremiyorum, gören varsa bizi aydınlatsın, olur ya bizde insanız nihayetinde mutlaka bir şeyler değişirdi, ama değişen hiç bir şey yok. Yaşadığımız hayat yalan ve riya üzerine kurulu ise bir gün mutlaka patlar ve olan itibarda yok olur. Akli hareket eden ve muhakeme kabiliyeti olanlar olayları inceler ve bir noktada gerçeği görür. Gayemiz Türkiye’nin başarısı ve söz sahipliği değil mi?
Kimin yaptığının önemi yok, hassas konularda bir ve bütün olmak milli bir görevdir, tabiiki anlayana. Hani ne demiş atalarımız ‘’ görünen köy kılavuz istemez’’ Devletimizin ve milletimizin çıkarı söz konusu olduğunda dimdik, o zaferi beraber kutlamak düşmanlara korku, dostlarımıza güven verir. Tasada, sevinçte bir olmak zorundayız zira çevremiz çakallarla dolu.
Ülkemizin güçlenmesi elbette birilerini rahatsız edecek ve yeni oyunlar kuracaklar, işte ırakta sivillerin katledilmesi, bir örnektir, bu hadiseye piyon olan ırak hükümeti, anlamadan dinlemeden ulu orta aleni beyanatlar, art niyetliliği göstermektedir.
Düne kadar ABD askerlerinin çizmeleri altında inim, inim, inlerken, namusları yerle yeksan olurken, gıkı çıkmayanlar bize karşı aslan kesiliyor, ey aklı gıtlar siz hangi efendinizin talimatı ile meydana çıktınız, önce namusunuzu temizleyin, sonra bize gelin.
Bu beyanatlara karşı muhalefetin hiç bir tepkisinin olmaması da çok manidar, öyle ya nasıl olsa eleştirilecek, zayıflatılacak bir iktidar var, bize ne devletin geleceğinden, düşüncesiyle hareket ediyorlar.
Yapılan her işin zaferi sonrası ‘’ben demiştim, bak iktidar yaptı’’ ‘’eğer tek liderden bahsedecekseniz; muhalefeteyken taşerona kadro, emekliye iki maaş ikramiye verdiren, 3600 ek göstergeyi çıkartan, öğrencilerin KYK borçlarından faizleri sildirten tek lider Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsediniz.’’ vay be neymiş bu, biz görememişiz gözümüzün önünde, ülkeyi bu cendereden çıkartacak lider varmışta bizim haberimiz olmamış, kaçırmışız.
İcraatların senin olmasını istiyorsan evvela büyük şehirleri idare eden başkanlarınız sosyal yaşamı icraata döksünler, suyu, ekmeği, vergileri, otobüs biletlerini ucuz tarifeden yapın bakalım, gerçekten yarın iktidar olursanız hakikaten samimi olacakmısınız?
İşte icra alanı buyurun. Hayal eken, rüya biçer ‘’Nasrettin Hoca’ya rüyasında dokuz yüz doksan dokuz akçe verirler, ancak Hoca;
“Bin olmazsa kabul etmem.” diye direnirken uyanmaz mı?
Elinin boş olduğunu gören Hoca tekrar yatar ve avuçlarını açarak;
“Verin, kabulümdür, dokuz yüz doksan dokuzu veren Allah birini de verir!” deyiverir. Birisi bunları bu rüyadan uyandırmalı ve güzel nasihatte bulunmalı, yoksa bu şekilde yerinde sayacak, devamlı sayıklayacak.
Neden bükemedikleri bileği öpmezler, takdir etmezler anlamak mümkün değil. Dün hendeklerin kazıldığı, şehirlerin göbeğinde patlatılan bombaları, Suriye sınırından atılan roketleri, havanları ne çabuk unuttuk, sonrada dönüp bizim Suriye’de ne işimiz var diyorsunuz, bu büyük bir çelişki değil mi?
15 Temmuz başarılı olsaydı güney doğuda teröristler rahatlıkla sınırdan gireceklerdi, bunun delili o bölgedeki askerin çekilmesidir. Siyasi partilerin seçim için vaadleri vardır, bunları iyi analiz edersek sanırım doğruyu buluruz, söylemlerle olsaydı dilim kemiği yok iyide söyler, kötüyü de, mesele kalp ile dilin bir olması ve icraat.
Siyasi partiler millete hizmet etmek için bir araçtır, düzgün seyrederse elbette olumlu hizmetler ifa edecektir, ancak içerisinde hain var ise her fırsatta sabote edecek, olmaması için kaos yaratacaktır. İçimizdeki emperyalistlerin maşaları ne ilerlememizi nede güçlü, hakim olmamızı isterler, aynı kalacağız ve devamlı sömürüleceğiz, bu isteklerin başarılı olması içinde içeride piyonlar vasıtası ile her işte olumsuz hava yaratma gayretinde olacaklar.
TÜRK milletinin her zaman uyanık ve sağduyulu olup olaylara yaklaşırken dünü bilerek, yarını ona göre dizayn etmesi şarttır. Unutma su uyur, düşman uyumaz demiş atalarımız.
– Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar. (Hz. Ali (R.A.))
ALLAH’A EMANET OLUN /Namık Gedik



Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Mehter
Edep Yahu!
İyi İnsan Kimdir?
Toprağın Altındaki Altın mı, Üstündeki Hayat mı?
